EKONOMİ - 17 Ekim 2017 Salı 10:27

Kalıcı yaz saati uygulamasından 3 dev getiri

A
A
A
Kalıcı yaz saati uygulamasından 3 dev getiri

Yaz saati uygulamasının kalıcı hale getirilmesi meyvelerini verdi. Uygulamanın sağlayacağı tasarruf ve kazanımlarını daha önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına sunan İstanbul Teknik Üniversitesi, uygulamanın birinci yılının sonuçlarını da raporlaştırdı. Rapora göre, faturada 540 ila 801 milyon TL tasarruf sağlandı.

Uygulamanın sağlayacağı tasarruf ve kazanımlarını daha önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına sunan İstanbul Teknik Üniversitesi, uygulamanın birinci yılının sonuçlarını da raporlaştırdı. İTÜ’nün raporuna göre, yaz saati uygulamasının tüm yıl boyunca kullanılması ile geçilen SSU (Sabit Saat Uygulaması) sadece elektrik tüketiminde tasarruf getirmedi, aynı zamanda 2 milyar dolarlık potansiyel bir yatırımı da zorunlu olmaktan çıkardı. Uygulama ile Türkiye, 1 milyon 308 bin 297 MWh daha az elektrik tüketti. Bu tasarrufun maddi karşılığı ise tek zamanlı tarifeler için 538,6 milyon, üç zamanlı tarifler için ise 801,6 milyon TL’ye karşılık geliyor.

İTÜ raporu ışığında yaz saati uygulamasının kazanımlarına değinildi. İTÜ heyeti raporun hemen başında, kamuoyunda gündeme gelen değerlendirmelerin yeterli veri ışığında, belirli bir metodolojiye dayanmadan yapıldığına dikkat çekerek, tüm verilerin elde edilerek raporun hazırlandığına vurgu yaptı. İTÜ heyeti, yaz saati uygulamasının etkili olduğu saatlerdeki elektrik tüketimini bir yıl önceki yılın aynı dönemindeki tüketimler ile gün gün karşılaştırdı. Çıkan tasarruf miktarı, bir önceki yıla göre çok daha sert geçen kışın etkisi ve Türkiye’nin büyüme rakamlarının elektrik tüketimine etkisinden arındırıldı. Yaz saati uygulamasının, etkilediği saatlerde tüm diğer etkenlerden bağımsız olarak, nasıl bir tüketim değişikliği sağladığı ortaya konuldu. Sonuç olarak elektrik tüketiminde yaz saati uygulaması ile sağlanan toplam tasarruf değeri 1 milyon 308 bin 297 MWh olarak hesaplandı. Elde edilen bu değerin ekonomik karşılığı tek zamanlı tarifeler için 538 milyon 689 bin 139 TL ve üç zamanlı tarifeler için 801 milyon 602 bin 430 TL’ye tekabül ediyor.

Akşam tasarrufu sabah tüketiminin ötesinde

Sabah 06.00-09.00 saatleri arasında SSU’dan (Sabit Saat Uygulaması) sonra elektrik tüketiminde düşük seviyede bir artış gözlendi. Fakat SSU ile ilgili diğer saatlerindeki tüketim düşüşleri sabah oluşan artışı fazlasıyla telafi ederek, SSU elektrik tüketimi bütün dönemde tasarrufla sonuçlandı. İTÜ raporu, kamuoyunda gündüz bazı illerde hava karanlığında güne başlanmasından dolayı artan tüketimin israf getirdiği iddialarını da çürütmüş oldu.

Fiyat artış riski kalktı

İnsanlar sabah erken uyandıklarında sadece aydınlanma için elektrik tüketirken, akşam saatlerinde ise tüm ihtiyaçlarını karşılamak için elektrik tüketiyorlar, bu da kışın iş dönüşünün karanlık saatlere denk gelmesi ile özellikle 17.00-22.00 saatleri arasında aşırı tüketime sebep oluyordu. Havaların geç kararması ile bu saatlerdeki yoğun tüketim de azalmış oldu. Tüketimin en yüksek olduğu zaman dilimi olan, puant, elektrik fiyatlarının da en yüksek olduğu zaman dilimi oluyordu. Bu dengeleme ile gün içi piyasada fiyatların artması da engellenmiş oldu.

Çalışmada 2016 ve 2017 yıllarının SSU sürecinden etkilenen aylarına ait elektrik yük değerleri saatlik olarak detaylı incelendi. Kış Saati Uygulaması (KSU) sisteminde, günlük olarak puant saatlerde öğlen ve akşama doğru olmak üzere iki defa pik yük oluşmakta iken, SSU sonucu sadece öğlen saatlerinde bir pik yük zaman aralığı kaldı. Akşamın ilk saatlerinde oluşan puant aralığında ortalamada 1879 MWh’lik yük tasarrufu gerçekleşti.

2 milyar dolar yatırıma gerek kalmayacak

Puanttaki bu tasarruf ile akşam saatlerinde güç sisteminin hareket kabiliyeti önemli oranda arttı. Elektrik tüketiminin bir iki yıl içinde yaşanacak tüketim artışı ile geleceği seviye göz önüne alındığında, puanttaki 1879 MWh’lik talebi karşılamak için yaklaşık 2 milyar dolarlık santral yatırımı gerekecekti. Ya da sistem puanttaki bu rakamları karşılayamayacak ve tüketimin en yüksek seviyeye çıktığı bu saatlerde kesintiler zorunlu hale gelecekti.

Uyku başlangıç saati olarak ifade edilen 22.00-24.00 aralığında, elektrik tüketim oranında ciddi bir düşüş gözlendi. Bu durum sadece toplam elektrik tüketimini azaltmakla kalmadı, aynı zamanda kişilerin sağlığı açısından büyük öneme sahip olan daha erken saatlerde uykuya yönelmeyi getirdi.

Uygulama ile batıda mesai bitiş ve okul çıkış saatleri hava kararmadan sağlanarak, hem sosyal hem de psikolojik açıdan büyük kazanım sağlandı. Bu kazanımın doğudaki yansıması ise daha farklı oldu. Zira Ankara’nın doğusundaki hemen hemen tüm iller kışın saat 16.00 itibari ile karanlığa gömülüyordu. Doğuda da aydınlıktan daha fazla yararlanılmasının, sosyal hayata, ulaşıma, ısınmaya ve güvenliğe oldukça olumlu etki ettiği kaydedildi.

Öğrencilerin sorunu çözüldü

İlk ve Orta öğrenim öğrenci velileri, çocukların sabah gün ağarmadan yola çıkması nedeniyle şikayette bulunuyordu. Özellikle batıdaki büyük şehirlerde bu durumun göz önüne alınarak okul başlangıç saatlerinde valilikler aracılığı ile düzenlemeye gidildi. Böylece hava karanlıkta yola çıkılması sorunu çözüldü.

Öte yandan, İstanbul gibi büyükşehirlerde, kış saatinin uygulandığı dönemlerde dahi, özellikle trafik sebebiyle öğrenciler karanlıkta güne başlıyor ve evlerinden karanlıkta çıkıyorlardı. Yaz saati uygulaması kapsamında Valiliklerin aldığı karar ile öğrencilerin büyük kısmının mağduriyetleri giderilirken, Türkiye genelinde tüm öğrencilerin hava kararmadan okullarından çıkarak dönüş yoluna çıkmaları sağlandı.

Batı daha erken aydınlığı değil, daha uzun aydınlanmayı seçti

Türkiye gibi, daha uzun süre aydınlanmadan faydalanma amacı, batının saat tercihinde de etkili oldu. İstanbul’da yaz saati uygulaması sebebiyle 08.20’de havanın aydınlandığı 1 Ocak günü, Avrupa’nın önemli başkentlerinde de benzer zamanlarda hava aydınlanıyor. Aynı gün, güneş, Paris’te 08.40’ta, Berlin’de 08.14’te, Amsterdam’da 08.38’de, Madrid’de 08.40’ta doğuyor. Ancak Avrupa başkentleri, güne aydınlıkta başlamak için saatleri 1 saat daha geri almayı tercih etmiyor.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dolandırıcı zabıt katibinin yargılanmasına devam edildi Bakırköy Adliyesi’nde zabıt katibi olarak görev yaparken yüksek kar getirisi vaadiyle 8 vatandaşı milyonlarca lira dolandıran zabıt katibi ve diğer 14 sanığın yargılandığı davanın görülmesine mahkemenin verdiği aranın ardından devam edildi. Duruşmanın devamında savunma yapan sanık Süleyman Demirel’in kız kardeşi. “Ağabeyim özünde çok iyidir, çok zekidir. Yaşamayı severdi Süleyman” dedi. Bakırköy Adliyesi’nde zabıt katibi olarak görev yaparken yüksek kar getirisi vaadiyle 8 vatandaşı milyonlarca lira dolandıran zabıt katibi Süleyman Demirel ve diğer 14 sanığın yargılandığı davanın görülmesine mahkemenin verdiği aranın ardından devam edildi. “Yaşamayı severdi Süleyman” Duruşmada savunma yapan sanık Süleyman Demirel’in kız kardeşi sanık Dilek Demirel. “Kişilerin hiçbirini tanımıyorum. Ağabeyim bana icralık olduğunu ve hesabının bloke olduğunu söyledi. Bu nedenle bana para gönderiliyordu. Ağabeyim özünde çok iyidir, çok zekidir. Olayın içeriğindeki birçok şeyi yeni öğreniyorum. Benim çocuğum ile kendime ait bir hayatım var. Süleyman’ın özel hayatına vakıf değilim. Normal sjs kardeşin edebileceği muhabbetler oldu aramızda. Yaşamayı severdi Süleyman. Bana o kadar para gelmesi garip geldi. Sordum ‘Seni ilgilendirmez’ dedi. Ne yaptığını sorguladım bana ‘Benim hayatım’ dedi. Ben istemiyordum hesabıma para atmasını” ifadelerini kullandı. “Ben 33 yıl adalete hizmet etmiş zabıt katibiyim” Sanık Süleyman Demirel’in annesi sanık Hamiyet Çoban ise, “Ben 33 yıl adalete hizmet etmiş zabıt katibiyim. Bugüne kadar hiç usulsüz sorgulama yapmış biri değilim. Oğlumu vuran kişilere zaman zaman sorgulama yaptım. Dosya detaylarını da görme imkanım yoktur. Ben bu kişilerin kişisel verilerini sorgulama amacıyla bir işlem yapmış değilim” şeklinde konuştu. Müşteki Rukiye Kumral ise, “Sanık Büşra Çatak eski arkadaşımdı. Bana liseden bir arkadaşı olan Süleyman’ın yurt dışından para transferi yaparak kazanç sağladığını söyledi. Bana ‘Kendisi adliye çalışanıdır, ailesi de adliye çalışanıdır’ dedi. Büşra beni sürekli arayarak ‘Düşünüyor musun sende?’ gibi sorular sordu. Beni bu şekilde işe soktu. Bana kesinlikle bir ticaret olduğunu söyledi, parayı kendi hesabına attırdı. Ben toplam 750 bin liraya yakın ödeme yaptım” dedi. Müşteki beyanlarının ardından duruşma, 10 Mayıs Cuma günü görülmesine devam edilmek üzere ertelendi. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Süleyman Demirel’in Bakırköy Adliyesi’nde zabıt katibi olarak görev yaptığı belirtildi. İddianamede Demirel’in, birkaç yıl önce tanışmış olduğu Levent Sırataş’a, adli personel olması nedeniyle zaman içinde mahkemelerde dosyası olan birçok iş adamı ile tanıştığını, bu iş adamlarına yatırımlarında kullanmaları için çevresindeki tanıdıklarından para temin ederek karşılığında komisyon aldığını söylediği aktarıldı. Sanık Demirel’in kar payı kazanmak için para vermek isteyen kişilerin üzerlerine kayıtlı mal varlıklarını UYAP sistemleri üzerinden kendi şifresi ya da hakim şifresi ile sorgulayarak tespit ettiği de iddianamede açıklandı. İddianamenin devamında “Mal varlıklarını şahıslara yine kar payı vereceğini vaat ederek teminat adı altında kurmuş olduğu suç örgütü içerisindeki Bülent Sevinç, Levent Şahin, Abbas Kırmızı, Sevgen Atilla, Cemal Karaoğlu, Evel Karısık, Semih Gündoğdu ve Sadettin Volkan Durak isimli şahısların üzerine geçirdiği, bu şahıslar arasında bahse konu mal varlıklarının sürekli el değiştirdiği, sistem içindeki herkesin bu yöntem ile para kazandığı yapılan araştırmalarda anlaşılmıştır” ifadeleri kullanıldı. Müştekilerden Levent Sırataş’ın, zabıt katibi Süleyman Demirel ve onun aile üyelerine bir kaç kez para verdiği, Demirel’in her seferinde bu paraları ödemeyi taahhüt ettiği kar payı ile birlikte Levent Sırataş’a geri ödeyerek güvenini kazandığı, bu şekilde müşteki Sırataş vasıtası ile müşteki Büşra Nur Güldorum ve annesi müşteki Nurdan Canbıçak ile tanıştığı, tanıştıktan sonra onlardan da kar payı ödemesi teklifi ile paralar istediği iddianamede belirtildi. Süleyman Demirel’in müştekiler ile yaptığı görüşme ve konuşmalarda birlikte çalıştığını söylediği aile üyelerinden Büyükçekmece Adliyesi Memur Suçları Bürosunda zabıt katibi olarak çalışan eski eşi Vildan Öz’ü, Büyükçekmece Adliyesi Soruşturma Kaleminde katip olarak çalışan annesi Hamiyet Çoban’ı, özel bir şirkette çalışan kardeşi Dilek Demirel’i müştekilere güven vermek ve dostluk kurmak amacıyla tanıştırdığı da iddianamede kaydedildi. Örgüt lideri Süleyman Demirel’in hesaplarında bloke bulunması ve icra takiplerine konu olması nedeniyle büyük meblağlı paraları kendi hesabına almayarak örgüt üyesi olan Büyükçekmece Adliyesi zabıt katibi annesi Hamiyet Çoban ve yine Büyükçekmece Adliyesi zabit katibi olan eski eşi Vildan Öz’ün hesaplarını kullanarak işlem yaptığı, gayrimenkul yatırımları ile ilgili para devir alacağı tapuları da örgüt yöneticileri olan Abbas Kırmızı, Cemal Karaoğlu, Bülent Sevinç, Levent Şahin, Sevgen Atilla isimli şahısların üzerine almasını sağladığı da iddianamede belirtildi. İddianamede müşteki Büşranur Güldorum ve annesi Nurdan Canbıçak’ın örgüt lideri Süleyman Demirel ve diğer örgüt üyeleri tarafından toplamda 8 milyon 133 bin 480 TL zarara uğradıklarını beyan ettikleri açıklandı. Öte yandan ifadeleri alınan Gökhan Aytekin, Neriman Aytekin, Büşra Çatak, Ayhan Doğan, Cihan Könülşök ve Fatih Çetinkaya’nın zabıt katibi Süleyman Demirel’in kendilerinden kar payı ödemesi teklifi ile paralar aldığını ancak ödemiş oldukları paraları geri alamayarak mağdur olduklarını beyan edip şikayetçi oldukları aktarıldı. Bakırköy Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesinde çalışan zabit katibi Süleyman Demirel’in müşteki şahısları, kar payı vermek vaadiyle almış olduğu yüksek meblağlardaki para ve menkulleri, gayrimenkulleri, ziynet eşyalarını kurmuş olduğu suç örgütünde tefecilik yapan üyeleri ile birlikte dolandırarak menfaat temin ettikleri iddianamede belirtildi. Örgüt lideri zabit katibi Süleyman Demirel’in adliyede çalıştığı için çevresinin geniş olduğunu bu sayede bazı işler yaptığını bu işlerin bazılarının sosyal medya hesabı reklam geliri, memleketi olan Tokat’tan yaprak, salça getirip satması gibi işler olduğunu söyleyerek memur olmasına rağmen yaşadığı lüks hayatın bu sayede olduğuna müştekileri inandırdığı iddianamede belirtildi. Demirel’in bu sayede insanların yatırım amaçlı kendisine ve telkinleri sonucu etrafındaki tefeci olduğu bilinen kişilere para verilmesini sağladığı da iddianamede ifade edildi. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin zabıt katibi Süleyman Demirel’in tefecilik yapan bir örgütle ortak hareket ettiği, parasını yüksek faizle kullandırmak isteyen vatandaşların gayrimenkullerini geçici olarak devralma karşılığında kar payı vaadinde bulunduğu, gayrimenkulünü devraldığı kişilere birkaç ay göstermelik ödemeler yaptığı ancak devam eden süreçte hileli yöntemlerle gayrimenkulleri tefeci örgütle iltisaklı farklı şahıslar adına sıra sıra tescil ettirip mağdurların mal varlıklarını ele geçirdiği, akabinde çete üyelerinin gayrimenkulleri farklı kişilere satma şantajıyla mağdurlardan para talebinde bulunmayı sürdürdüğü iddianamede aktarıldı. Demirel’in birlikte çalıştığı hakimlere ait UYAP şifrelerini kullanarak eriştiği kişisel verileri dolandırıcılık suçu için kullandığı, yine UYAP sistemi üzerinden edindiği bilgilerle icra mahkemelerindeki alacaklılarla irtibat kurup maddi menfaat karşılığında uyuşmazlığın mahkeme dışında çözülmesine yönelik girişimlerde bulunduğu yönünde tespitler yapıldığı da iddianamede açıklandı. Zabıt katibi Süleyman Demirel’in ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’, ‘dolandırıcılık’, ‘tefecilik’, ‘bilişim sistemine girmek’, ‘verileri hukuka aykırı olarak vermek ya da ele geçirmek’ suçlarından toplamda 40 yıldan 154 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. İddianamede diğer 13 sanığın ise değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
İstanbul Mauro Icardi: "Adım adım gitmemiz gerekiyor" Galatasaray’ın Arjantinli futbolcusu Mauro Icardi, her maçın ayrı önemi olduğunu belirterek, adım adım gitmeleri gerektiğini söyledi. 70. Gillette Milliyet Yılın Sporcusu ödül töreninde 2023 yılın enleri sahiplerini buldu. Galatasaray’ın Arjantinli futbolcusu Mauro Icardi, yılın futbolcusu seçildi. Törenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Icardi, "70 yıldır yapılan böyle bir organizasyonda ödüle layık görüldüğüm için teşekkür ediyorum. Geçen sezon şampiyon olduk. Harika bir sezon geçirdik. Bu sezon da inşallah şampiyon olacağız. Yaptığımız şeylerle gurur duyuyorum" diye konuştu. Şampiyon olmaları için her maçı kazanmaları gerektiğini söyleyen 31 yaşındaki futbolcu, "38 maç var, maksimum sayıda maçı kazanıp onun sonunda şampiyon olunuyor. Her maçın benim için ayrı önemi var. Adım adım gitmemiz gerekiyor. Fatih Karagümrük maçını da kazanmamız gerekiyor. Sonra derbi için hazırlanacağız. O maçı da kazanmak için sahaya çıkacağız" şeklinde konuştu. "Sahada yaptığım şeylerle çocuklara örnek olabilmek çok önemli" Türkiye’deki çocukların ona olan ilgisinin hatırlatılması üzerine Mauro Icardi, "Çocuklara da dokunuş yapıyor olmamız çok önemli. Futbol herkesin ruhunu harekete geçiren bir şey. Sahada yaptığım şeylerle çocuklara örnek olabilmek çok önemli. Yaptığımız şeyleri görerek çocukların da hayalleri büyüyor. Onlar da büyük başarılara imza atacak ve biz de bunlarla gurur duyacağız" diyerek sözlerini tamamladı.