KENT HABERLERİ - 21 Ağustos 2014 Perşembe 15:12

Kartal’da Karadeniz rüzgarı esti

A
A
A
Kartal’da Karadeniz rüzgarı esti

Kartal Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali'nde Karadenizli sanatçılar bir araya geldi.

 Karadeniz yayla şenliklerini aratmayan görüntülerin oluştuğu şenlikte Kazım Koyuncu, Neşat Ertaş gibi sanatçılarda unutulmadı.

Kartal Belediyesi’nin düzenlediği 14. Uluslararası Kültür Sanat Festivali coşkuyla devam ediyor. Her akşam ünlü sanatçıların bir araya geldiği meydanda dün akşam Karadenizli sanatçılar buluştu. Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı festivalde ilk olarak Kamil Unutkan’ın sahneye çıktı. Birbirinden güzel şarkıları Kartallılarla birlikte seslendiren Kamil Unutkan’ın ardından Karadenizin beğenilen sanatçılarından Hülya Polat sahne aldı. Polat seslendirdiği türkülerle dinleyicilerden büyük alkış alırken sahne alan son isim ise Resül Dindar oldu. Trabzon Spor formasını giyerek sahneye çıkan Dindar’a dinleyiciler Kartal Spor’un atkısını hediye etti. Bunun üzerine Dindar, daha önce 7 yıl Kartal’da oturduğunu ve Kartal’ın kendisinde ayrı bir yeri olduğunu belirterek Kazım Koyuncu’nun “Ayrılık” adlı şarkısını seslendirdi. Dindar konser sırasında hem büyük usta Neşat Ertaş’ı, hem de Ahmet Kaya’nın eserlerini de seslendirdi.

Konser sonrası sanatçılara ayrı ayrı Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz adına başkan yardımcıları plaket takdim etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kaçak hafriyat dökümüyle 80 milyar liralık kamu zararı oluşmuştu, Cebeci Maden sahası sanığı savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, Cebeci’deki boş maden sahasının sahte döküm alanı yapılarak bölgeye yatması gereken paranın kendi ekosistemlerine aktarılmasıyla ilgili kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol alan Cebeci Maden sahasındaki kaçak döküm sisteminin mali işlerinden sorumlusu tutuklu sanık Adem Başer, "Bu bölgede kaçak bir döküm olduğunu ben görmüyorum. Ama kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır. 80 milyon TL kamu zararından söz ediliyor. Maden çukuru, madeni alınmış rezervin kalmadığı bir alan olarak görünüyordu" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 29. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Güney Cebeci Madencilik Şirketinde Genel Müdür Yardımcısı olan tutuklu sanık Adem Başer’in savunması alındı. İddianamede sanık Adem Başer’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin mali işlerinden sorumlu olduğu belirtilmişti. Başer’in kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı da iddianamede aktarılmıştı. Öte yandan iddianamede Alibeyköy Havza Koruma Kuşağı içerisinde yer alan Cebeci Maden Bölgesi’ndeki kaçak hafriyat dökümü ve atık döküm işlemleri sonucu insan sağlığı, can ve mal emniyeti açısından riskli durumların oluştuğu ve bu usulsüz, kontrolsüz işlemler nedeniyle maden alanının ciddi oranda daraldığı kaydedilmişti. 2020- 2025 yılları arasında maden sahasına toplam 185 milyon ton kaçak hafriyat dökülerek yaklaşık 80 milyar TL kamu zararına yol açıldığı iddianamede açıklanmıştı. "Kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır" Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ifadesi veren Adem Başer iddianamedeki suçlamalara karşı, "Genel Müdür Yardımcısı olarak sınırlı yetkilere sahiptim. Şirketteki mali sorumluluk ve yetki bana ait değildi. Cebeci maden sahasındaki izin işlemleri Murat Gülibrahimoğlu tarafından yürütülmekteydi. Ben dökümden sorumlu olmadığım için sınırlı bilgiyi sizinle paylaşacağım. Bu bölgede kaçak bir döküm olduğunu ben görmüyorum. Ama kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır. 80 milyon TL kamu zararından söz ediliyor. Maden çukuru, madeni alınmış rezervin kalmadığı bir alan olarak görünüyordu. Maden sahalarında kontrolden sorumlu kurum MAPEK’tir. MAPEK maden çukurunun doldurulmasına izin verdiği için bir tutanak tutmamıştır, bir işlem başlatmamıştır. Ben kayyum ile 4 ay çalıştım. 4 ayın 3 buçuk ayında döküm faaliyetine devam ettiler. Ben bir kaçak döküm sistemi kurmadım, yönetmedim bu sebeple suçlamayı reddediyorum" dedi. "Cebeci Maden sahasındaki yaptığımız işlerden dolayı plaket almayı umuyorduk" Tutuklu sanık Başer, "Murat Gülibrahimoğlu’ndan izin alınır ve satın alma işlemleri gerçekleştirilir. Bazı satın almaları Gülibrahimoğlu kendisi gerçekleştiriyordu. Murat Gülibrahimoğlu’nun sosyal çevresini tanımadan, çıkarım olmadan nasıl müşterek faillik yapabilirim? Bu iddiayı kabul etmiyorum. Bana göre örgüt üyeliği de ağır bir suçlama. Çalıştığım süre boyunca dürüst, kimseyi kırmadan tırnaklarımla geldim. Cebeci Maden sahasındaki yaptığımız işlerden dolayı bir teşekkür yazısı, plaket almayı umuyorduk. Ama şu an yaptığımız işlerden dolayı buradayız. Ben maaşlı bir çalışanım, görevimi yerine getirdim. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Duruşma sanık avukatlarının savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.