VOLEYBOL - 09 Aralık 2011 Cuma 15:08

Kılıç'tan Rum Kesimi'ne tepki

A
A
A
Kılıç'tan Rum Kesimi'ne tepki

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Galatasaray Bayan Voleybol Takımına yönelik saldırılar sebebiyle Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni sert bir dille uyardı. Bakan Kılıç, Dışişleri Bakanlığı ve Avrupa Birliği Bakanlığı ile de görüşerek Rum Kesimi'nin kınanması ve uyarılması konusunda girişimde bulundu.

Türk takımlarına yönelik saldırıları alışkanlık haline getiren Rumların, yakın bir gelecekte AB dönem başkanlığını üstleneceğini hatırlatan Bakan Kılıç, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Haksız ve hukuksuz bir şekilde AB dönem başkanlığına hazırlanan Rum Kesimi'nin Türk sporcularımıza yönelik şiddetini kınıyorum. Daha önce de örneklerine tanık olduğumuz Rum fanatizminin müsebbibinin Avrupa Birliği olduğunu düşünüyorum. KKTC'de uluslararası spor organizasyonuna bile izin verilmezken Rum tarafının konuk sporculara uyguladığı şiddeti görmezden gelen uluslararası spor camiasını da duyarlı olmaya davet ediyorum. Rum Kesiminin geleneksel şımarık tavırlarına daha fazla sessiz kalınamaz. 

Olimpiyat ruhundan, spor ahlakından ve fair-play anlayışından nasibini almamış Rum Kesimi uluslararası spor organizasyonlarından men edilmelidir. Türk kafilesine karşı kin ve nefret dolu olduğu anlaşılan Rum Kesimi'nin dönem başkanlığı fikri en büyük darbeyi Avrupa Birliği'ne indirecektir. Konuk spor kafilesine bile saldıran ve şiddet uygulayan bir yönetim anlayışının AB vizyon ve değerlerini benimsediği de düşünülemez. Orada konuk olarak bulunan kafilemize saldırıları alışkanlık haline getiren Rum fanatiklerin şiddet eylemlerini önleme yönünde hiçbir çaba sarf etmeyen bu sefil anlayış AB'deki güç kaybının da bir tezahürdür."

Bakan Kılıç'ın girişimi ile Türkiye Voleybol Federasyonu'nu da Avrupa Voleybol Konfederasyonu nezdinde girişimlerde bulunarak Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni şikayet etti. Bakan Kılıç, Galatasaray Bayan Voleybol takımının Rum Kesimi'nden Atina'ya ve oradan da İstanbul'a sağ salim ulaşması için gerekli girişimlerde bulunurken, gelişmeleri yakından takip etti.

RUMLARIN İLK VUKATI DEĞİL

CEV Cup'ta Türkiye'yi temsil eden Galatasaray Bayan Voleybol takımı Rum Kesimi'nden Apollon Limassol takımıyla yaptığı karşılaşmaya olağanüstü güvenlik önlemleri altında çıkarken, maç sonrası seyircilerin saldırısına maruz kaldı. Galatasaray'ın 3-0 galibiyeti ile sonuçlanan maçın son setinde Rum fanatikler, sahaya koltuk, çakmak, ses bombası atarken, olaylara müdahale eden Rum polisinin biber gazından Türk Voleybolcular etkilendi.

Galatasaray Bayan Voleybol takımına saldıran Rum fanatikleri geçmiş yıllarda da benzer saldırılarda bulunmuştu. 2004 yılında Tuborg FIBA Erkekler Avrupa Kupası Güney Konferansı play-off turunda Kıbrıs Rum Kesimi'nden Pizza Express Apollon Limassol takımı ile yaptığı maçta da benzer olaylar çıkmıştı. Rum fanatiklerin Türk takımlarına yönelik en ciddi saldırılarından biri de 2010 yılında gerçekleşti.

FIBA Erkekler Euro Challenge Kupası'nda Güney Kıbrıs'ta oynanan APOEL- Pınar Karşıyaka maçının ardından
olaylar çıkmış, fanatik Rum taraftarları, spor salonunu savaş alanına çevirmişti. Maç sonrası Pınar Karşıyakalı soyunma odasına basan Rum fanatikler gaz bombaları, taş ve sopalarda büyük olaylara neden olmuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum "Köyün neşesi" engelli genç herkesi gözyaşlarına boğdu: İmam ayakta durmakta güçlük çekti Çorum’da "köyün neşesi" olarak bilinen zihinsel engelli gencin cenaze namazını kıldıran cami imamı ve vatandaşlar gözyaşlarına hakim olamadı. Sosyal medyada paylaşılan o anlara ait görüntüler herkesi hüzne boğdu. Çorum’un Merkez ilçesi Üyük köyünde yaşayan 33 yaşındaki zihinsel engelli Dursun Karatepe, 17 Nisan’da rahatsızlanarak hayatını kaybetti. Köyün neşesi olarak bilinen Karatepe’nin cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze namazını kıldıran köy camisinin imamı Mustafa Yıldırım ve vatandaşlar gözyaşlarına boğuldu. İmam Yıldırım, 13 yıl boyunca kendisini hiç yalnız bırakmayan engelli gencin tabutunun başında gözyaşı dökerek, kendisinden helallik istedi. Herkes tarafından çok sevilen Dursun Karatepe’nin cenazesi gözyaşları arasında toprağa verildi. Köy imamının cenaze namazından önce tabut başında ayakta durmakta güçlük çektiği anlar ise bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler, binlerce kişiyi hüzne boğdu. "Karşılık beklemeden herkesin yardımına koşardı" İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Üyük Köyü Camii İmam Hatibi Mustafa Yıldırım, Dursun Karatepe’nin 13 yıl boyunca camide kendisine eşlik ettiğini ve köydeki tüm vatandaşların yardımına koştuğunu belirterek, "Dursun kardeşim 13 yıldır görev yaptığım bu köyde benim dostumdu, kardeşimdi. Cenaze namazını kıldırdığım esnada duygulandım. Sebebi de Dursun kardeşimiz köyün sokaklarında gezerken zihinsel engelliydi, konuşamıyordu ama bedenen çok güçlü biriydi. Bu vesileyle de köydeki herkese yardım ederdi. Hiç kimseden karşılık beklemeden onlara yardım ederdi. Yazları Kur’an kursu için camiye gelirdi. Okuma-yazma bilmemesi halinde sürekli benimle camide olurdu. Camide bir iş olduğunda bana yardım ederdi. Bunları da karşılık beklemeden yapardı. Dursun kardeşimiz sadece benim tarafımdan değil, bütün köylü tarafından sevilen, sayılan bir insandı. Dursun kardeşimizin bu köyde hiç kimseye zararı, kötülüğü olmamıştır" dedi. "Cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı" Engelli gencin vefatının herkesi çok üzdüğünü dile getiren Yıldırım, "Çevre köylerden de onu tanıyan çok kişi vardı. Bu sebeple onun vefatının ardından sadece köyümüzdeki vatandaşlar değil, onu tanıyan herkes üzüldü. Cenaze namazını kıldırdıktan sonra Mevlana’nın ‘İnsan doğarken ağlar, yakınları gülerler. Öyle bir hayat sür ki sen öldükten sonra sen sevin, insanlar arkandan ağlasın’ sözü aklıma geldi. Bu tam Dursun’a göre bir söz. Dursun vefat ettiğinde onun cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı. Bu da Dursun kardeşimizin ne kadar çok sevildiğini, sayıldığını ve insanlarımızın engellilere karşı bakış açısını ortaya koymuştur" diye konuştu.
İstanbul Sanık Karaoğlu: "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 24. oturumunda, İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. İddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ifade edilen Karaoğlu, "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 24. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada geçtiğimiz cuma günü savunma yapan Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz’ün çapraz sorgusu yapıldı. Sanık avukatının savunmasının ardından İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasına geçildi. İddianamede Karaoğlu’nın örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ve sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Karaoğlu, savunmasında görevi boyunca alnının akıyla çalıştığını belirterek, "Bu sürede imar müdürü olmamın ötesinde bir üst yönetimde yer almadım. Kimsenin adamı olmadım, kimsenin torpili ve referansıyla bir yerlere gelmedim. Ben siyasetçi değilim, kamu görevlisiyim. Alnıma leke sürecek en küçük bir hususla karşı karşıya kalmadım. Böylesine asılsız suçlamalarla, iftiralarla karşı karşıya bırakıldığım Boğaziçi İmar Müdürlüğümle ilgili hiçbir ihmali ve suçlamayı kabul etmiyorum. Aksine görevim boyunca dönem dönem tehdit edildim, 7 yaşındaki kızımla tehdit edildim. Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim. Talimatı ilgili yasadan aldım. Örgüt denilen yapılanma nedir açıkçası burada onu da anlamadım. 26 yıl görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? Belediye personeli midir?" dedi. Duruşma, sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.