ASAYİŞ - 08 Aralık 2019 Pazar 19:38

KKTC’de denize düşerek boğulan gencin ölümüyle ilgili cinayet şüphesi

A
A
A
KKTC’de denize düşerek boğulan gencin ölümüyle ilgili cinayet şüphesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kentinde denize düşüp boğulan gencin ölümüyle ilgili yakın arkadaşı, cinayet şüphesiyle tutuklandı.

Kahramanmaraş’tan tatil için geldiği Girne’deki Antik Liman’da denize düşüp boğularak hayatını kaybeden Halil Karakız’ın otopsi sonuçları açıklandı. Lefkoşa Doktor Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi morgunda yapılan otopsi raporunun açıklanmasının ardından olay anında yanında olan arkadaşı 20 yaşındaki Arif Gökçek cinayet şüphesiyle gözaltına alındı. Adam öldürme şüphesiyle tutuklanan zanlı, Girne Kaza Mahkemesine çıkarıldı.

Tahkikat sorumlusu Hasan Gökyay mahkemede verdiği yeminli ifadede, zanlı Arif Gökçek’in Girne Antik Liman Mendirek bölgesinde, Halil Karakız’ın denizde kaybolmasının ardından polise verdiği ifadede, Karakız’la birlikte mendirekte içki içtikleri sırada, Karakız’ın kendisini denize bıraktığını söylediğini aktardı. Otopsi yapıldığını dile getiren tahkikat sorumlusu, otopside, Karakız’ın ölümünün, başına sert cisimle vurulmadan oluşan, yaygın beyin kanamasından kaynaklandığının belirlendiğini anlattı.

Otopsinin ardından, adli şubeye sevk edilen zanlı Arif Gökçek’in, burada gönüllü ifade vererek, adam öldürme suçunu kabul ettiğini dile getiren tahkikat sorumlusu, meseleyle ilgili tahkikatın yeni başladığını alınacak ifadeler, aranan emareler ve incelenecek kamera kayıtları bulunduğunu, zanlının serbest kalması halinde bunlara etki edebileceğini belirterek zanlı Arif Gökçek aleyhine 3 gün tutukluluk talep etti.

Mahkemede kendisine söz verilen zanlı Gökçek de, maktulün 10 yıllık arkadaşı olduğunu, daha önce de intihara teşebbüs ettiğini, ailesiyle sorunları olduğunu ileri sürdü. Olay günü, içki alarak Kordonboyu’na gittiklerini, orada son intihara teşebbüs ettiğinde, babasının olay yerine gelmediğini anlatarak ağladığını, içkilerini bitirdikten sonra yeniden içki aldıklarını, sonra da arkadaşının ’kendine iyi bak arkamdan gelme’ diyerek suya atladığını, kendisinin de yüzme bilmemesine rağmen suya atlayarak onu kurtarmaya çalıştığını, gözü ve yüzündeki izlerin de kayalıklara çarpmaktan kaynaklandığını ve hiçbir suçu olmadığını iddia etti. Zanlı, polisin maktulle mendirekte birbirlerine vurduklarını gösteren kamera kayıtları olduğunu söylediğini ancak bu kamera görüntülerini görmediğini kaydetti.

Girne Kaza Mahkemesi Yargıcı Murat Soytaç da, meseleyle ilgili tahkikatın yeni başladığını, zanlının gönüllü ifadesinin teyit ve tekzibinin yapılması gerektiğini belirterek tahkikatın salimen yürütülebilmesi için zanlı aleyhine 3 gün tutukluluk emri verilmesi ve zanlının Girne Doktor Akçiçek Hastanesinde doktor kontrolünden geçirilmesi emrini verdi.

Girne’de 5 Aralık’ta denize düştükten sonra dalgalara kapılıp kaybolan 25 yaşındaki Karakız’ın cansız bedenine özel harekata bağlı dalgıçlar 30 saat sonra ulaşmıştı.

Emir Abdurrahman Bulut

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Ersoy, Yunan mevkidaşı ile "Romeo ve Juliet" oyununu izledi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni, William Shakespeare’in unutulmaz eseri "Romeo ve Juliet" oyununun Atatürk Kültür Merkezi’ndeki (AKM) gösteriminde bir araya geldi. Oyun, Türkiye’den Devlet Tiyatroları ve Yunanistan’dan Atina Konser Salonu Megaron ve Yorgos Lykiardopoulos kültürel organizasyonu Lykofos ortak projesiyle Ege’nin her iki yakasında tiyatro severlerle buluşuyor. Yunanistan ve Türkiye’den sanat kurumları ile sanatçıları bir araya getiren proje, iki ulus arasında köprü kurmayı hedefliyor. Dün İstanbul’da ilk gösterimi yapılan ve 28 Nisan’a kadar sahnelenmeye devam edecek esere ilişkin AKM’de gerçekleştirilen basın toplantısında Bakan Mehmet Ersoy, Bakan Lina Mendoni ile verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini ve değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi. Basın toplantısında konuşan Bakan Ersoy, "Bugün değerli mevkidaşım, Yunanistan Kültür Bakanı Sayın Lina Mendoni ve beraberindeki heyeti misafir ettik. Verimli bir görüşme gerçekleştirdik; değerlendirmelerde bulunduk. Şimdi ise çok güzel bir sanat birlikteliği vesilesiyle buradayız. Devlet Tiyatrolarımız ile Pire Belediye Tiyatrosunun ortak bir proje çerçevesinde sahneye koyduğu Romeo ve Juliet oyununun İstanbul galasını izleyeceğiz” dedi. "Sanatın evrenselliği insanlık için daima ortak bir çatı olmuş; en güzel, en anlamlı birlikteliklere ev sahipliği yapmıştır" diyen Ersoy, sözlerine şöyle devam etti: “Bizler de buna sahip çıkmanın, katkı ve değer sunmanın gayretindeyiz. İnanıyorum ki bu proje sadece bir başlangıç olacak, önümüzdeki dönemlerde sanatın diğer alanlarına da yayılacaktır. Romeo ve Juliet, Shakespeare’in eşsiz kaleminden çıkmış ölümsüz bir klasik. Bizler ise bu eseri, sanatçılarımızın kendi kültürel ve tarihsel geçmişlerinden ilham alarak yeniden yorumladıkları bir temsille sahneye taşıyoruz. Oyundaki aileler kendi aralarında anadillerinde konuşurken bir araya geldiklerinde, bildikleri tek ortak dil olan İngilizce ile iletişim kuracaklar. Bu yaklaşım, farklı dillerin ve kültürlerin etkileşimiyle insan doğasının derinliklerine inerek evrensel duyguları keşfetmeyi amaçlamaktadır. Esere günümüz dünyasından açılan bu çağdaş bakış açısı ve yeni yorum vesilesiyle Türkiye ve Yunanistan’ın köklü kültürel mirasını da bir araya getirmiş ve iki ülke arasında derinleşen kültürel diyaloğu sembolize etmiş olacağız. Provalar 18 Şubat’ta, Yunanistan’da başlamıştı. Yönetmen Lefteris Giovanidis’in rejisiyle sahneye taşınan eser, Türkiye’de sanatseverlerle buluşmasının ardından Mayıs ayında, Atina’da perdelerini açacak ve iki ülkede toplamda 13 temsil gerçekleştirilecek. Ayrıca 17-27 Mayıs 2024 tarihleri arasında, Antalya’da düzenlenecek olan 14’üncü ‘Devlet Tiyatroları Antalya Uluslararası Tiyatro Festivali’nde yer almasını da planlıyoruz. Yine yaz aylarında ve önümüzdeki tiyatro sezonunda Türkiye’nin ve Yunanistan’ın farklı şehirlerinde sahnelenmesi, Avrupa’daki prestijli tiyatro festivallerine katılımı söz konusu olacak. Türkiye ve Yunanistan arasındaki kültürel ilişkilerin geliştirilerek daha ileri boyuta taşınması adına bundan sonra da Yunanistan’ın ilgili kurum ve kuruluşlarıyla eşgüdüm ve iş birliği içerisinde çalışmaktan memnuniyet duyacağımızı ifade etmek isterim. Sayın Bakan’a, Pire Belediye Tiyatrosunun ve Devlet Tiyatrolarımızın çok değerli sanatçılarına ve Sayın Lefteris Giovanidisi’in şahsında, sahne arkasında bu esere emek veren bütün ekibe teşekkür ediyorum. Sanatseverleri bu özgün ve özel temsili izlemeye davet ediyor, hepinize saygılar sunuyorum” dedi. Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni ise eserin sahneye konulma sürecinden bahsederek, Türk- Yunan ilişkileri bakımından oyunun İstanbul’da izleyicilerle buluşmasından dolayı mutluluk duyduklarını ifade etti. Romeo ve Juliet’in en güzel aşk hikayesi, aynı zamanda da bir drama olduğunu belirten Mendoni, "Bu oyun bir başlangıç olabilir. İki toplumun kültürel bağlarımızı daha da yüksek hale getirebiliriz. Sadece devlet düzeyinde değil, özel kuruluşlar arasında da ortak projelerin ve ikili işbirliklerinin olduğunu öğrenmekten mutluluk duyuyoruz. Yakın zamanda sizleri Atina’ya 16 Mayıs’ta sahnelenecek oyuna da bekliyorum. Eminim oyun, Atina’da da çok iyi karşılanacak" diye konuştu. Bakan Ersoy ve Mendoni, ortak basın toplantısının ardından AKM Tiyatro Salonu’nda sahne alan "Romeo ve Juliet" oyununu birlikte takip etti.