TEKNOLOJİ - 22 Nisan 2022 Cuma 17:03

Kral Şakir Fiber Games ile dünyaya açılıyor

A
A
A
Kral Şakir Fiber Games ile dünyaya açılıyor

Oyun ekosisteminin önemli oyuncuları arasında yer alan Fiber Games’in kurucu ortaklarından Faruk Akıncı, ilk oyunları Kral Şakir: Macera Adası’nı, dünyanın 154 ülkesinde listelere giren Weld it 3D’yi ve markanın ortaya çıkış hikayesini anlattı. Önceliklerinin “kaliteli üretim” olduğunu ifade eden Akıncı, yakın zamanda Kral Şakir Macera Adası’nı önce MENA Bölgesi’ne, daha sonra ise Kuzey Amerika’ya açmayı planladıklarını belirtti.

Faruk Akıncı, Sinan Akkol ve Volkan Turan tarafından 2018 yılında kurulan 3A Yapım ve Yazılım Danışmanlık Şirketi bünyesinde yer alan Fiber Games, oyun ekosisteminin birçok alanında üretim yapan bir marka. YTÜ Yıldız Teknopark girişimleri arasında yer alan Fiber Games’in hikayesini markanın kurucu ortaklarından Faruk Akıncı anlattı. Hem kendisinin hem de ortaklarının uzun zamandır oyun dünyasının içinde olduğunu belirten Akıncı, “Bu işe ilk başladığımızda piyasada satılan oyun yazılımlarının yüzde 95’i korsandı. Henüz oluşmuş bir ekosistem yoktu, sektörün ekonomik karşılığını bırakın sosyokültürel bir karşılığı bile yoktu. Oyun sektörü dediğimiz zaman herkes bize uzaylı gözüyle bakıyordu.

O yıllarda oyun geliştirmenin, iş geliştirmenin bir eğitimi olmadığı için biz kendi kendimizi yetiştirdik. Bunun yurtdışında da örnekleri böyle. Çok uluslu, halka açık firmaların birinci ve ikinci nesil yöneticilerine baktığınız zaman hepsi alaylıdır. Çok büyük bir kısmı o firmanın çekirdeğinden yetişmiştir ya da en alt kademesinden en üste kadar çıkmayı başarmıştır. Bizim için de durum biraz böyle oldu. Kendi kendimizi yetiştirdik, global network’ler yaptık, çok çalıştık, çok yanıldık.” dedi.

“Taşınabilir araçların gelişmesiyle oyuna erişim kolaylaştı”

2006 yılında profesyonel olarak oyun sektörüne dahil olduğunu belirten Akıncı, GameX Fuarı’nın, ODTÜ’deki oyun geliştirme ve animasyon teknolojileri ön kuluçka merkezinin kurucuları arasında yer alırken, Bahçeşehir Üniversitesi’nin BUG Laboratuvarının kuruluşuna da destek olduğunu ifade etti. Oyunun eğitimle bağdaştığı noktaları “işin tohum kısmı” olarak niteleyen Akıncı, “İlk başlarda ön kuluçka merkezine başvuran firmaların çok iddialı çıkışları vardı. Biz biraz kontrollü gitmeye çalışıyorduk çünkü işin diğer tarafında yatırım yapacak muhatap bulmakta güçlük çekiyorduk. İletişim kuramıyorduk, oyunun nasıl bir ticari ekosistem haline gelebileceğini anlatmakta zorlanıyorduk.

Günümüzde ise oyuncu kavramı ana akım bir hale geldi. Taşınabilir cihazların gelişmesiyle birlikte artık insanların oyuna erişimi çok daha kolay bir hal aldı ve bu durum pazarı çok büyüttü. Türkiye’de de 2007 itibariyle popülerleşmeye başlayan ücretsiz oyunlar hem oyunlara erişimi kolaylaştırdı, hem de piyasada, insanların birbirlerine karşı mücadele edebilecekleri oyunların artmasını sağladı. Bu durum hem oyuncu sayısını, hem de pazarda kişi başına oyuna harcanan paranın artmasını sağladı. Ücretsiz oyun sayısının artmasıyla oldukça yüksek oranda seyreden korsan yazılımların sayısı da azaldı.” diye konuştu.

Faruk Akıncı Fiber Games’in ortaya çıkış sürecini ise şöyle anlattı:

“Hayalimde hep bir oyun stüdyosu kurmak vardı. Üretilmiş bir oyunun pazarlamasına, iş geliştirmesine değil de bir üretim ekosistemi oluşturmak hayalimdi. Ortağım Sinan Akkol’un da bir oyun stüdyosu kurma hayali vardı ki kendisi oyun gazeteciliğinde bu işin duayeni. 2018’in Nisan ayında 3A Yapım ve Yazılım Danışmanlık Şirketi’ni kurduk, Fiber Games de bu şirket altındaki markamız, görünen yüzümüz oldu. Daha sonra Crytek İstanbul’u yıllarca yönetmiş Volkan Turan aramıza katıldı. Kral Şakir projesiyle birlikte hayalimiz için ilk adımı atmış olduk.”

Kral Şakir dünyaya açılıyor

Piyasaya çıkışımız Kral Şakir: Macera Adası ile olduğunu belirten Akıncı, “Bu projeye ilkin çok skeptik yaklaştık. İlk başta çocuk oyunu yapma fikri çok cazip gelmedi. Ancak eski Leman tayfasının bu çizgi filmi yaptığını ve kendine has bir espri anlayışını olduğunu görünce bu durum çok hoşumuza gitti. Kral Şakir’in sadece çocuklara yönelik bir marka olmadığını gördük. Kral Şakir’in kitaplarını okuyup, çizgi filmlerini izlemeye başladık ve sonunda bu oyunu yapmaya karar verdik. Oyunu ilk kurguladığımızda başlayıp biten bir hikayesi vardı. Oyuncu oyuna başlayıp bir süre sonra bitirecekti.

Bu yüzden ilk kurguyu çöpe attık ve tekrar tekrar oynanabilir bir yapı geliştirdik. Kral Şakir Macera Adası oyunu Kral Şakir evreninin tek resmi oyunu. Kitapların, çizgi dizinin hikayesini takip ediyor. Biz oyundaki tüm seviyelere farklı bir mekanik koyduk. Her bölümü açtığınızda algoritma o bölümü baştan yapıyor ve aynı bölümü oynamıyorsunuz. Yüksek skor mantığı oluşuyor. Oyunumuz çıktığı gibi top chart’lara girdi ve çok başarılı oldu. Oyunu sadece Türkiye’de yayınladık ancak Cartoon Network’le birlikte yakın zamanda önce MENA Bölgesi’ne daha sonra da Kuzey Amerika’ya açmayı düşünüyoruz” dedi.

“Weld it 3D ile dünya listelerine girdik”

Türkiye’de hyper-casual iş modelinin patlamasıyla bir anda stüdyolarında kendileriyle çalışmak isteyen yerli ve yabancı yayıncılar görmeye başladıklarını dile getiren Akıncı, “Bu esnada Rollic ile tanıştık. Hyper-casual bize yabancı bir modeldi. Bu nedenle önce tehditlere, risklere baktık ve tüm bu araştırmaların ardından Rollic ile anlaştık. Uzunca bir zamandır kendileriyle son derece verimli bir iş birliğimiz var. CPI (kullanıcı maliyet testi) rekoru kırarak ilk hit oyunumuz olan Weld it 3D’yi çıkardık. Oyunumuz piyasanın en uzun süre yaşayan hyper-casual oyunlarından biri oldu ve Amerika’nın başı çektiği 154 ülkede listelere girdi. Hyper-casual oyun yapmak daha kolay ancak zor ve önemli olan başarılı bir hyper-casual geliştirebilmek. Yüksek prodüksiyonlu bir projeye başladığınız zaman bir pazar analiziniz var, oyunun kimlere hitap edeceği aşağı yukarı belli, daha öngörülebilir, hyper-casual’da ise sınır yok.” diyerek konuşmasını sürdürdü.

Yeni oyun fikirleri için Fiber Jam, mentorlük desteği için Game Dev

Sadece bir oyun stüdyosu olmadıklarına, oyun ekosisteminin her alanında üretim yaptıklarına dikkat çeken Akıncı, “Şu anda yaklaşık 100 bin kişi tarafından takip edilen Disket Kutusu adında bir podcast serimiz var. Bunun dışında oyun fikri bulmanın öneminden yola çıkarak Fiber Jam isimli bir organizasyon düzenliyoruz. Rollic ile yürüttüğümüz bu projede her sezon 90-100 arası oyun fikri alıyor ve seçtiğimiz fikrin yayınlanabilir hale gelmesini sağlıyoruz. Oyunun başarılı olması halinde ise fikrin sahibine ortak oluyoruz. Bir diğer projemiz ise mentorlük hizmeti verdiğimiz dijital ön kuluçka merkezi GameDev.ist; 3A’nın ekosistemi bu şekilde büyümeye devam ediyor.” dedi.

“Yayınladığımız oyunların bir hikayesi olsun istiyoruz”

2021’de Boğaziçi Ventures ile ilk yatırım turunu tamamladıklarını şu anda ise Seri A turunda olduklarını ve yeni yatırımcı adaylarıyla görüştüklerini ifade eden Akıncı, “Önceliğimiz düzgün oyun yapmak ve 25 kişiden oluşan ekibimizin mutluluğu. Tüm stratejimizi buna göre kurguluyoruz. Her tekrarda kaliteyi ne kadar yukarı çıkarabileceğimize bakıyoruz. Kurumsal hafıza bizim için çok önemli. Hyper-casual’da prototip testinden geçme konusundaki metrikleri hafızada tutmazsanız tüm emek boşa gidiyor. Farklı mekaniklerde denenmiş prototipleri kurumsal hafızada tutmaya ayrıca önem veriyoruz. Bir yıl önce yaptığımız prototiplerle şu an arasında dağlar kadar fark var. 1 sene içinde 200’e yakın prototip yapıyoruz. Soft launch’a giren prototiplerimiz oldu ancak istediğimiz karlılığa ulaşmadığımız için bu oyunları yayına sokmadık. Yayınladığımız oyunların bir hikayesi olsun istiyoruz.” diye konuştu.

Geleceğe yönelik olarak hyper-casual’de kalmak istediklerini belirten Akıncı, “Bu değişen ve evrilen bir iş modeli. Bundan sonraki önceliğimiz oyuncunun oyun içinde kalma süresi. Buraya yüksek skor tutma veya başka oyunculara karşı oynama gibi online bileşenler geleceğini düşündük. Hyper-casual oyun yapmanın maliyeti düşük çünkü içinde online bir bileşen yok. Bu konuyla ilgili 1,5 sene önce bir ar-ge çalışmasına başladık, Ticaret Bakanlığından da bunun için fon aldık. 1 sene içinde çalışmayı hazır hale getirdik, Speedy Friends isimli oyunumuz şu anda store’da teste hazır durumda. Hyper-casual bir oyun ama içinde eşleştirme sistemi var, gerçek oyunculara karşı oynayabiliyorsunuz.” dedi.

“YTÜ Yıldız Teknopark’ın büyümemizde etkisi büyük”

Büyümelerinde YTÜ Yıldız Teknopark’ın önemli bir etkisi olduğunu vurgulayan Faruk Akıncı, “Kuluçkadan yatırım almaya kadar giden yolda birlikte yürüdük. Yatırım öncesi ve sonrasında çok fazla destek gördük. Biz de Teknopark’tan aldığımız desteğin karşılığını vermeye çalışıyoruz. Bence YTÜ Yıldız Teknopark Türkiye’nin açık ara en iyi teknoparkı” diyerek sözlerini noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.