DİĞER SPORLAR - 26 Nisan 2021 Pazartesi 12:17

Kübra Dağlı: 'Önümüzdeki yarışmaların hepsinde altın madalya almak istiyorum'

A
A
A
Kübra Dağlı: 'Önümüzdeki yarışmaların hepsinde altın madalya almak istiyorum'

İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un milli tekvandocusu, Red Bull sporcusu Kübra Dağlı, ileriki süreçte yapılacak bütün turnuvalarda altın madalya almak istediğini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un milli tekvandocusu Kübra Dağlı, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine spora başlangıç hikayesi, kariyeri ve hedefleri hakkında açıklamalarda bulundu. Poomsae kategorisinde dünya ve Avrupa şampiyonu Dağlı, babasının boks antrenörü, amcasının tekvando antrenörü olduğunu ve onları görerek bu spora başladığını anlatarak, "Onları görüyordum ama başlamaya bir türlü cesaret edemiyordum. Sürekli spor kulübüne gidiyordum. Yapanları izliyordum çok hoşuma gidiyordu. Yapan kızları görünce çok hoşuma gidiyordu. Hep onların yerinde olmak istiyordum. Daha sonra kuzenimle başladık. Kendi işlettiğimiz kulübümüz var. Babam boks, amcam tekvando tarafına bakıyor. Başladığımız günden beri bırakmadım" diye konuştu.

"Önemli olan kaybettikten sonra devam etmek"

Başarılı olmak için ilk önce yaptığın işi sevmek gerektiğini vurgulayan 25 yaşındaki sporcu, "Benim en önemli kriterim bu. Yaptığımız spora aşığım. Severek yapıyorum. O yüzden bana zor gelmiyor. Bu işi yaparken de disiplinli olman lazım. Hiçbir şeye taviz vermemen lazım. Spora 12 yaşında başladım. O yaştaki çocuk arkadaşlarıyla oynamak, ailesiyle gezmek ister. O yaştan beri büyük disiplinle çalışıyoruz. O yüzden en önemli şey disiplin, azim ve pes etmemek. Önemli olan kaybettikten sonra devam etmek" şeklinde konuştu.

"Gündüzümüz gece, gecemiz gündüz oldu"

Antrenmanlarının nasıl geçtiğini aktaran Kübra Dağlı, "Belirli dönemlerde belirli çalışmalarımız oluyor. Yarışmaya yaklaştığımız zaman yarışmaya yönelik oluyor. Kondisyon, kuvvet, esneklik çalışmalarımız oluyor. Bunu periyotlara bölüyoruz. Normalde her gün antrenman yapıyoruz, 2 saatten. Yarışmaya 2-3 ay kala bu antrenmanlar çifte çıkmaya başlıyor. Ramazan ayı döneminde yine çift antrenman yapıyoruz. İftardan önce ve sahurdan önce 2 saat toplam 4 saat antrenman yapıyoruz. Şu anda gündüzümüz gece, gecemiz gündüz oldu" ifadelerini kullandı.

"Önümüzdeki yarışmaların hepsinde altın madalya almak istiyorum"

Önümüzdeki süreçteki turnuvaları hakkında bilgi veren Dağlı, "Geçen sene dünya şampiyonamız vardı. Covid sebebiyle iptal oldu. Bu sene de Avrupa ve dünya şampiyonaları var. Avrupa olacağını söylüyorlar ama tam net değil. Biz de çalışıyoruz ama iptal de olabilir. Biz hazırda bekliyoruz. Önümüzde inşallah olursa Avrupa Şampiyonası var. Gidişata göre söylenecek. Türkiye Şampiyonası var. Bundan sonra milli takım seçmesi olacak. Milli takım seçmesini de kazandıktan sonra Avrupa Şampiyonası’na gidilecek. Yarışmalar olmayınca insan gerçekten emekleri boşa gitmiş gibi hissediyor. Biz çok sıkı çalışıyorduk dünya şampiyonasına. Şu andaki beklentilerim önümüzdeki yarışmaların hepsinde altın madalya almak. Çünkü bunun için çalışıyoruz, inşallah olur. İlk önce yarışmaların yapılması için bir beklentim var. ’Hedefi olmayan gemiye rüzgar yardım etmez’ diye sözümüz var ya bu gerçekten doğru. Yarışmalar olmayınca insan neye çalışacak diye ikilemde kalıyorsunuz. Ülkemizi temsil etmek istiyorum tekrardan. Çünkü 2013’ten beri Avrupa ve Dünya Şampiyonası’nda yarışıyorum, milli takımdayım" açıklamasında bulundu.

"En çok üzüldüğüm nokta, olimpik olmamasından dolayı daha az değer görmesi"

Poomsae branşının olimpik bir dal olmamasından dolayı üzgün olduğunu belirten Kübra Dağlı, "Hepimiz aynı bayrağı temsil ediyoruz. Bizimkinde en üst dünya şampiyonası. Bizimkinde olimpiyatlar yok. Ama en çok üzüldüğüm nokta, sanki biz bayrağı temsil etmiyormuşuz gibi, olimpik olmamasından dolayı daha az değer görmesi. O beni çok üzüyor. Biz de İstiklal Marşımızı okuttuk. Olimpik olmamasından dolayı biraz daha az değer görünüyor, o yüzden beni üzüyor" dedi.

"Yurt dışında ve ülkemizde seminer vermeyi düşünüyorum"

Kariyer hedeflerinde de bahseden 25 yaşındaki tekvandocu, "Üniversiteden Spor Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldum. Önümüzde atamam var. Öğretmen olacağım, öğretmen olmak istiyordum. Bir şeyi öğretmeyi çok fazla seviyorum. Okul öncesi öğretmenliğini tercih edecektim, olmadı. Sporda ilerleyince beden eğitimi öğretmeni olmaya karar verdim. Onun dışında yabancı dilimi geliştirip, yurt dışında seminer vermeyi düşünüyorum. Ülkemizde de seminerler vermeyi düşünüyorum. Spor hayatıma yapabileceğim sürece devam edeceğim. Şu an 25 yaşındayım. Bizde 30-40-50-60 yaş üstü kategoriler var. Antrenör olarak anca özel ders verebilirim büyük ihtimal. Sporda çok fazla kendim antrenman yaptığım için diğer çocuklara ders versem, kendi enerjimden düşeceğini düşünüyorum. O yüzden yoğun bir dönem oluyor. Tekvando antrenörlüğü yapmayı düşünmüyorum" diye konuştu.

"Bireysel sporlarda destek çok önemli"

Bireysel sporlarda sponsorlukların önemine değinen Kübra Dağlı, "Bireysel sporlarda destek çok önemli. Kendini yalnız hissetmiyorsun. Yanında duran birileri oluyor. Moral, motivasyon açından. Bu konuda da Red Bull’a teşekkür ediyorum. Mesele benim bir hayalim var. Tek başıma gerçekleştirmem zor diyelim. Burada Red Bull oluyor. Bir aile gibi olduk. Onu hayata geçirmek için konuşmalar yapıyoruz. Onların da çok fazla hoşuna gidiyor. Mesela uçak atlayan birisinin kafasında Red Bull var. Hep böyle ekstrem olayların içinde oluyor. Başarılı sporculara çok fazla destek veriyor" dedi.

"Benim antrenman programım çeviklik antrenmanı"

Red Bull Project Pro’da hakkında da bilgiler veren milli sporcu, şu cümlelere yer verdi:
"Özellikle bu dönemde insan plansız, programsız kalınca ne yapacağını bilemiyor. Evde oturuyor, televizyon izliyor, telefona bakıyor. Bu dönemde bu tarz antrenmanların olması çok iyi oldu. İnsana program, rehber oluyor. Karşısına geçiyor ve antrenman yapıyor. Bu çok güzel bir fırsat. Ben de Project Pro’yu ilk başta Ayşe Begüm Onbaşı, Hazal Nehir ve Ayhancan Güven yapmıştı. Bizde ikinci ayağı Toprak ile yaptık. Bende açıyorum esneklik antrenmanları yapıyorum. Benim de programsız kaldığım dönemde açıp yaptığım bir program. Faydasını görüyorum. Benim antrenman programım çeviklik antrenmanı. Bu antrenmanı herkesin yapmasını öneririm. Bir de bu sene Project Pro’da bir sürprizimiz oldu. Benim programımla çalışmalarını yapmadan önce herkes RedBull.com/sehreizinibirak sitesinden kaydolup antrenman boyunca kat ettikleri kilometreleri online haritaya yansıtabilirler."

"Hedeflerini karşılıyorsa o yorgunluğun da uçup gidiyor"

Spor yapmak ile sporcu olmak arasında büyük bir fark olduğunu vurgulayan Dağlı, "Spor yapmanın fiziki anlamda insana çok büyük katkısı var. Kendini daha iyi, daha dinç hissediyorsun. Zihinsel olarak o stresten arınmış hissediyorsun. Kötü düşünceler gidiyor. Sabah spor yapanların gün içinde nasıl dinç olduğunu herkes bilir. Araştırmalara göre netleşmiş bir şey. Moral motivasyon olarak programlı bir insan yapıyor. Ailelere de söylüyorum, ’Çocuklarınızı spora yazdırın’ diye. Öz güven açından da iyi oluyor. Kendini kanıtlayabileceği bir şey oluyor. Sporcu olmak, spor yapmanın ötesinde bir şey. Çünkü artık sınırlarını zorluyorsun. Yapabildiğinin bir üst sınırını zorlamaya çalışıyorsun. O yüzden vücudunu haliyle yoruyor. Ama hedeflerini karşılıyorsa o yorgunluğun da uçup gidiyor. Benim öyle oluyor. 20 yaşında dünya şampiyonluğumu aldım. O yaşıma kadar hedef için o kadar yoğun çalıştım ki... O yorgunluk birden yok oluyor, kuş gibisin. Üzerindeki ağırlık kalkıyor. Onun içinde bence değer" açıklamasında bulundu.

Kübra Dağlı: 'Önümüzdeki yarışmaların hepsinde altın madalya almak istiyorum'

"’İnsanlara örnek olmak istiyorum' diyordum"

Sosyal medyayı aktif kullanmasının hatırlatılması üzerine başarılı sporcu, "2013’te sosyal medya hesabı açmıştım. O günden beri aktif kullanıyorum. Yapabildiğim şeyleri göstermeye çalışıyorum. Bence güzel oldu. Herkes, 'Kübra abla senin sayende ben de bu sporla tanıştım', 'Anneme seni gösteriyorum, onun hoşu gidiyor. Beni de yazdırdı, siyah kemerdeyim' diyor. Kimi Türkiye, kimi Avrupa şampiyonu olmuş. Bunu beni çok mutlu ediyor. Bir arkadaşımız var, halterci. O da bizi görerek başlamış. Şu anda halterde dünya ikincisi olmuş. Kendi branşıma değil, diğer branşlara da katkısı olmuş. Çok seviniyorum, hoşuma gidiyor. Hocam bana 'Hedefin ne diye' sormuştu. Ben de 'İnsanlara örnek olmak istiyorum, yaptığımız işleri anlatmak istiyorum' diyordum. Bunu 17 yaşında söylemişim. O zaman çocuktum. Hocam bunu geçen hatırlattı. Böyle söylemiştin diye. Ben de şaşırdım, unutmuşum öyle söylediğimi. Bunları da görünce insan daha da mutlu oluyor" diyerek sözlerini tamamladı.

Oğuzhan Ort
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Meşe odunlu fırında vazgeçilmez lezzet: Tahinli pide Konya’da Osmanlı’dan günümüze uzanan geleneksel tahinli pide, Ramazan ayında yine iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmezi oluyor. Konya’da meşe odunlu fırınlarda pişen, tahin ve cevizle zenginleştirilen geleneksel lezzet; klasik, tereyağlı, kaymaklı ve özel karışımlı çeşitleriyle Ramazan ayında vatandaşlardan talep görüyor. "En çok tercih edilen cevizli çeşidimiz" Yarım asırdır baba mesleği işini severek yapan usta Fatih Yemenici, tahinli pidenin ana maddesinin hamur olduğunu belirterek, "Güzel bir hamur, güzel bir ustalık. Bu kolay olmuyor. Tabii babamızdan gördüklerimiz, yılların birikimi, ustalığı var. Bunların hepsini harmanlayarak güzel malzeme ve işçilikle beraber iyi bir iş çıkartmaya çalışıyoruz. Tahinli pidemizin içine tahin, ceviz ve eser miktarda da yağ giriyor. Ve tabii ki ustalığımızı da içine katarak güzelce yapıyoruz. Her sene olduğu gibi bu sene de cevizli, cevizli tereyağlı, cevizli kaymaklı çeşitlerimiz var. Bu seneye özel yeni bir ürün tereyağlı atom diye bir çeşit yapmaya başladık. Atom dediğimizde hem ceviz, hem badem hem de fındık kullanıyoruz. Üçünü beraber karıştırıyoruz. Bunun yanında Antep fıstıklı çeşitlerimiz var. Tabii kişiye özel isteyen olursa daha başka çeşitlerde yapabiliyoruz. En çok tercih edilen cevizli çeşidimiz. Yıllardır, hatta asırlardır Türk milletinin yediği bir Ramazan gıdası. Dolayısıyla tahinde de susatmama, tok tutma özelliği var. O yüzden Ramazan’da çok tercih ediliyor. Fırınımız meşe odunu kullanılan bir odun fırını. Haliyle 50 senedir babamızdan gördüğümüz düzen neyse aynı düzende devam ediyoruz. Aynı şekilde imalatımızı yapıyoruz. Tahinli pidede çeşit fazla olduğu için bu sene 200 lira ile 500 lira arasında çeşit çeşit pidelerimiz var" ifadelerini kullandı. Son zamanlarda tahinli pideyi çeşit çeşit yapan ustaları sosyal medyadan gördüklerini ifade eden Yemenici, "Nihayetinde bu bir hamur, hamur işi. Gıda sektörü özellikle fazladan titizlik isteyen, fazladan özen isteyen bir iş. Biz bu özeni elimizden geldiği kadar göstermeye çalışıyoruz. Göstermeyen yerler var. Öyleymiş gibi gösterilen yerler var. Bunda sosyal medyanın birazcık abartmaları, köpürtmeleri var ama bizim üzerimize düşen, bu işi en güzel, en temiz, en hijyenik biçimde müşterilerimize sunmak. Onun için de büyük gayret sarf ediyoruz" diye konuştu. Vatandaşlar da, Ramazan ayında tahinli pidenin vazgeçilmez olduğunu belirtti.
İstanbul Enerjisa Enerji, 7 yıl vadeli 10 milyar TL tutarındaki tahvil ihracını Ak Yatırım aracılığıyla tamamladı Türkiye’nin önde gelen elektrik dağıtım ve perakende şirketlerinden Enerjisa Enerji, 7 yıl vadeli ve 10 milyar TL tutarındaki tahvil ihracını Ak Yatırım aracılığıyla tamamladı. Söz konusu kaynak, Enerisa Enerji’nin hizmet verdiği üç dağıtım bölgesi Ayedaş, Başkent ve Toroslar’ın dağıtım altyapısının modernizasyonu ve daha dayanıklı enerji sistemlerine yönelik yatırımlarda kullanılacak. Enerjisa Enerji, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklama ile 7 yıl vadeli ve 10 milyar TL tutarındaki tahvil ihracını duyurdu. Bu işlemle birlikte şirketin tedavüldeki toplam tahvil tutarı 34,6 milyar TL seviyesine yükseldi. Şirket, 2025 yılı içerisinde reel sektörde tahvil ihraç büyüklüğü açısından iki kez kırdığı rekoru, bu yeni ihraçla bir kez daha yenilediğini duyurdu. Ak Yatırım aracılığıyla, ikinci yılın sonundan itibaren her yıl sonu bir kez kısmi ana para ödemeli olarak toplam 7 yıl vadeli yapılandırılan ihraç, BİST TLREF endeksi değişimi + 150 baz puan fiyatla gerçekleşti. Yeni tarife dönemine başlangıç "Daha İyi Bir Gelecek" vizyonu doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Enerjisa Enerji, 5. tarife dönemine önemli bir finansal zeminle girdi. Artan elektrifikasyon, dijitalleşme ve enerji güvenliğinin, daha akıllı ve daha dayanıklı dağıtım şebekelerini zorunlu kıldığı bu dönemde şirket; altyapısını güçlendirme ve büyütme yönündeki çalışmalarına odaklanarak Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir rol üstlenerek kârlı büyümesini sürdürüyor. Şirketin yıllık yatırım hacminin yaklaşık üçte birine denk gelen bu ihraç, dağıtım iş kolunun öngörülebilir nakit akışı oluşturma kapasitesi ile de uyum içerisinde bulunuyor. Pınar: "Uzun vadeli büyüme stratejimize duyulan güvenin açık bir göstergesi" Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, gerçekleştirilen tahvil ihracına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Beşinci tarife döneminin başında gerçekleştirdiğimiz bu uzun vadeli ve büyük ölçekli ihraç, yalnızca bir finansman işlemi değil; yatırım modelimizle uyumlu bir finansal çerçeve oluşturmaktadır. Dağıtım iş kolumuzun öngörülebilir ve düzenlemeye tabi gelir yapısına uygun olarak tasarlanan bu finansman modeli, bilanço gücümüzü pekiştiriyor. Bu sayede yatırımlarımızı daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir zeminde büyütebiliyoruz. Küresel ve yerel dalgalanmaların sürdüğü bir dönemde bu vade ve büyüklükte bir işlemi başarıyla tamamlamamız, Enerjisa’nın disiplinli finansal yönetimine ve uzun vadeli büyüme stratejisine duyulan güvenin açık bir göstergesidir. Sağladığımız bu kaynakla, dağıtım altyapımızı güçlendirmeye ve Türkiye için daha dirençli ve verimli bir enerji altyapısına katkı sunmaya devam edeceğiz." Ulbrich: "Sermaye piyasalarındaki güçlü kredibilitemizi bir kez daha teyit etmiş olduk" Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, bu tahvil ihracının önemini vurgulayarak, şunları ekledi: "7 yıl vade, 10 milyar TL büyüklük ile gerçekleştirdiğimiz bu ihraç, hem tutarı hem de vadesi itibarıyla reel sektörde rekor niteliğindedir. TLREF endeksi değişimi + 150 baz puan gibi oldukça rekabetçi bir fiyatlama ile başarıyla gerçekleştirdiğimiz bu tahvil ihracı, şirketimizin güçlü bilançosu ve sağlam finansal performansı sayesinde, zorlu makroekonomik koşullara rağmen, yatırımcıları nezdinde sahip olduğu yüksek güvenilirliğin altını çiziyor. Bu ihraç Enerjisa’nın sağlam bilanço yapısının yanı sıra dağıtım iş kolumuzun öngörülebilir nakit akışı oluşturma kapasitesi ile de yatırımcılarımız tarafından oldukça cazip bulundu. Türkiye piyasasında gerek kredi ve tahviller yoluyla gerek ise sürdürülebilirlik stratejimizle desteklenen yapımız sayesinde Uluslararası Finans Kuruluşları kaynaklı fonlamalar aracılığıyla, çeşitli finansman araçlarına erişim kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koymuş olduk. 5.tarife dönemine ilişkin regülasyon çerçevesi uygun bir iş ortamı sağlayacak şekilde kurgulanmış olup, günümüzdeki yüksek reel faiz ortamında dahi karlı yatırımların yapılabilmesini mümkün kılıyor. Ölçeklenebilir ve disiplinli finansman yaklaşımımızla Enerjisa Enerji’yi sağlıklı ve karlı biçimde büyütmeye devam edecek; müşterilerimize her an güvenli enerji erişimi sağlama hedefi doğrultusunda Türkiye’nin enerji altyapısına yönelik gerekli yatırımları kararlılıkla sürdüreceğiz." Erdoğmuş: "7 yıl vadeli ve kademeli anapara geri ödemesine sahip tahvil ihracı ile 2 yeni rekora imza attık" Enerjisa Enerji ile bugüne kadar çok sayıda başarılı ihraç yaparak birçok ilki gerçekleştirdiklerini belirten Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş, "1 Ağustos 2017 tarihinde Türkiye’nin ilk 5 yıl vadeli özel sektör tahvil ihracını tamamladığımız Enerjisa Enerji’nin 18 Temmuz 2025 tarihindeki 5 milyar 250 milyon TL tutarlı tahvil ihracıyla da tüm zamanların en büyük reel sektör tahvil ihracı rekorunu elde etmiştik. Şimdi gerçekleştirdiğimiz 10 milyar TL tutarında ve 2 bin 548 gün vadeli yeni ihraç ile tüm zamanların hem en büyük hem de en uzun vadeli reel sektör borçlanma aracı ihracını gerçekleştirmiş olduk. Ayrıca, bu ihraç eşit taksitler halinde anapara geri ödemesine sahip ilk borçlanma aracı olması açısından da önem taşıyor. Yenilikçi ve hem vade hem de tutar bakımından rekorlara imza attığımız bir borçlanma aracı ihracına daha aracılık etmekten gurur duyuyoruz. Ak Yatırım olarak özel sektör borçlanma aracı ihraçlarındaki lider konumumuzu kesintisiz olarak sürdürmeye kararlıyız" dedi.