GENEL - 13 Mayıs 2008 Salı 15:53

"Leyla Gencer müslümandı"

A
A
A
"Leyla Gencer müslümandı"

Dünyaca ünlü opera sanatçısı Leyla Gencer'in ölümü yakınları tarafından üzüntüyle karşılanırken, amcasının eşi olan ünlü sanatçıyı anlatan piyanist İlham Gencer, "Keşke bu yakılma ve kül olayı olmasaydı da cenaze namazını kılıp mezarına bir gül bıraksaydım" dedi.

İtalya'nın Milano kentinde 80 yaşında hayatını kaybeden dünyaca ünlü opera sanatçısı Leyla Gencer'i anlatan İlham Gencer, Leyla Gencer'in 1953 yılında Türkiye'den ayrılmak zorunda kaldığını belirterek, "Türk milletinin ve Gencer ailesinin başı sağ olsun. Leyla Hanım Türk bayrağını dünyada dalgalandırmış bir sanatçıydı. Herkes için büyük kayıp. Kendisi amcamın eşi oluyor. Amcam da çok genç yaşta vefat etti. Amcam öldükten sonra Leyla Hanım hiç evlenmedi. Kendisi ile çok sık görüşmezdik. Ancak Yapı Kredi'nin bazı sanatsal faaliyetlerine jüri başkanı olarak geldiğinde ben de çiçeğimi alıp kendisini ziyaret ederdim" diye konuştu.

Ölüm haberini gazetelerden okuduğunu söyleyen Gencer, "Mahkemem olduğu için İtalya'ya gidemedik. Perşembe günü yine mahkemem var. Çok üzgünüm. Ancak keşke bu yakılma ve kül olayı olmasaydı da cenazesini karşılayıp namazını kılıp mezarına bir gül bıraksaydım. Bu onun kendi tercihi ama Leyla Gencer, buradayken Müslüman'dı. Yakıldıktan sonra külleri buraya getirilecek. Dini bir merasim olmadığı için cenazeyi, yani külünü karşılamaya katılacağım. Akrabam olmasaydı yine bir sanatçı olarak onu karşılamaya giderdim" dedi.

Asıl adının Osman olduğunu anlatan İlham Gencer, "Göbek adım İlham olduğu için ailem bana 4 yaşından beri İlham diye diye İlham kaldı. Şimdi tüm evrakları tamamladım ve resmen adım Bozkurt İlham oldu. Zaten yeni çıkardığım ve hayatımı sanatımı konulan kitabımın adı da 'Bozkurt İlham Gencer'. Geçmişte işkenceler gördüm, linç edildim ve hatta idamdan döndüm. Hayatımla ilgili her şey bu kitapta var" şeklinde konuştu. Siyasete girmeyi kabul etmediğini de söyleyen ünlü piyanist, "Bundan 3 yıl önce bir siyasi parti bana İstanbul'dan 1. sıradan milletvekili olma teklifi ile geldi. Ben de onlara 'Piyanomla Meclis'e sokarsanız gelirim' dedim. Bu teklifi de kabul etmedim" ifadelerini kullandı.

MUAMMER YAŞAR-İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.