DÜNYA - 23 Ekim 2025 Perşembe 11:20 | Son Güncelleme : 23 Ekim 2025 Perşembe 11:23

Louvre Müzesi'ndeki hırsızlık ve soyguncularının kaçma anı ortaya çıktı

A
A
A

Fransa'daki Louvre Müzesi'nde pazar günü yaşanan ve 88 milyon euroluk zarara yol açan mücevher soygunu yapan soyguncuların hırsızlık ve yük asansöründen inip motosikletle kaçtığı anlar ortaya çıktı.

Fransa'nın başkenti Paris'te bulunan dünyaca ünlü Louvre Müzesi'nde gerçekleştirilen mücevher soygununa ilişkin soyguncuların hırsızlık ve kaçma anları ortaya çıktı. Sosyal medyada yayınlanan görüntüde, üzerinde görevli yeleği bulunan bir kişinin müzedeki içinde eserlerin ve mücevherlerin bulunduğu camlı bölmeye oldukça yakın olduğu anlaşılıyor. Güvenlik görevlilerince kaydedilen bir diğer görüntüde ise, yüzleri kapalı iki soyguncunun yük asansöründen hızlı bir şekilde inerek motosikletle hızla olay yerinden uzaklaştıkları görüntülendi.
Paris Savcılığı soruşturmanın sürdüğünü, çalınan 9 mücevherin ise henüz bulunamadığını açıkladı.

Louvre soygunu

Her gün binlerce ziyaretçiyi ağırlayan ve yaklaşık 35 bin eserin sergilendiği dünyaca ünlü Louvre Müzesi'ne 19 Ekim'de sabah saatlerinde gelen 4 hırsız, bina dışındaki bir kamyonun yük asansörünü kullanmış ve bir pencereyi kırarak Kraliyet mücevherlerinin sergilendiği Apollo Galerisi olarak adlandırılan bölüme girmişti. Hırsızlar, 9 eser çalmış, kaçtıkları sırada ise 3. Napolyon'un eşi İmparatoriçe Eugenie'ne ait tacı ise düşürmüşlerdi. Taç hasarlı halde müzenin dışında bulunmuştu. Hırsızların, soygunu 7 dakika sürmüş ve motosikletlerle olay yerinden kaçmışlardı.

Çalınan mücevherlerin değeri 88 milyon euro

Paris Savcısı Laure Beccuau, müze yetkililerin çalınan mücevherlerin değerinin yaklaşık 88 milyon euro olduğu tahmin ettiğini belirterek, ancak hırsızların mücevherleri eritmesi halinde bu miktarı elde edemeyeceklerini aktarmıştı. Beccuau, soygunla 4 kişinin bağlantısının olduğunu doğrulayarak, yetkililerin olay yerinde bulunan parmak izlerini incelediğini söylemişti.

Louvre Müzesi Müdürü Cars: "sorumluluğunu kabul ediyorum"

Fransa'da soyulan Louvre Müzesi'nin Müdürü Laurence des Cars, Senato'nun Kültür Komisyonu'na verdiği ifadesinde, "Büyük bir başarısızlık yaşadık ve bunun sorumluluğunu kabul ediyorum" ifadelerini kullanarak, müze bünyesinde kalıcı bir polis karakolunun kurulması çağrısında bulunmuştu. Des Cars, "Pazar günü, müze profesyonellerinin en çok korktuğu şey yaşandı. Koruduğumuz eserler çalındı. Bu bizim için büyük bir yara" ifadelerini kullandı. Mayıs 2021'de Louvre tarihinin ilk kadın başkanı olarak göreve gelen des Cars, hırsızlığın güvenlik protokollerine rağmen gerçekleşmesini "kaçınılmaz değil, engellenebilir bir başarısızlık" olarak nitelendirdi. "Müzeler asla bir kale değildir. Onlar doğası gereği açık mekanlardır. Ancak bu, zaafları görmezden geleceğimiz anlamına gelmez" demişti.

Mehmet Gündüz 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur Kiraya verdiği dükkanını 4 yıl sonra harabeye döndüğünü görünce şoke oldu Burdur’un Bucak ilçesinde 4 yıl önce kiraya verdiği iş yeri sahibi dükkanı boşalttıktan sonra kontrol için gittiğinde büyük bir şok yaşadı. Dükkanın adeta harabeye dönen mal sahibi, gördüğü manzara karşısında yıkıldı. Bucak ilçesinde Yakup İnal, 4 yıl önce kiraya verdiği iş yerini boşalttıktan sonra kontrol etmek için gittiği iş yerine gitti. Dükkana girer girmez büyük şok yaşayan İnal, gördüğü manzara karşısında yıkıldı. Uzun süre kiracı tarafından kullanılan dükkânın iç kısmının büyük ölçüde tahrip edildiğini ve iş yerinin adeta harabeye döndüğünü gören İnal, ilk olarak kiracıya ulaşmaya çalıştı. Ancak kiracısının dükkanı tamir etmeyeceğini belirtmesinin ardından İnal, hakkını hukuki yollara başvurma kararı alıp kiracısı hakkında şikayetçi oldu. "Gördüğümüz manzara ile şok olduk, yıkıldık" Yakup İnal dükkanını 4 yıl öncesinde kiraya verdiğini belirterek, "Kiracı lokanta ve dönerci olarak işletecekti. Sonrasında binanın yönetim kurulu bacadan çıkacak olan yangın riski için bacanın sökülmesi ve burada restoran olarak çalıştırılmayacağını bize beyan etti. Biz de bu beyandan sonra kiracıyı dükkandan tahliye etmek istedik. Süreçte bu şekilde başladı. Kiracı daha sonrasında bu dükkandan tahliyesini yaptı. Biz de anahtarımızı aldık ve içeriye girdik. Gördüğümüz manzara ile şok olduk, yıkıldık. Adama burada restoran işletmeciliği yaptı. Ama dükkanın içerisinde berbat bir durum var. Bu şekilde halkın sağlığına zarar vermiş. Bence bu şekilde bir gıda işletmeciliği yapılmamalı" dedi. "Hakkımızı hukuki yönden aramaya karar verdik" Kiracısı ile iletişime geçse de bir sonuç alamadığını ifade eden İnal, "Ben dükkanı bu şekilde gördükten sonra kiracıyı aradım. ‘Ne bu dükkanın hali. Burada sen ne yaptı, nasıl gıda sattın. Dükkanı yaptır, kendine yakıştığı gibi git’ dedim. O da ‘Ben yaptıramam’ dedi. Daha sonrasında da hakkımızı hukuki yönden aramaya karar verdik. Dava sürecim başladı. Avukatımız konuyla ilgileniyor. Süreç de bu şekilde devam etmektedir" şeklinde konuştu.
İzmir Altay’ın kazanamama serisi 5 maça çıktı Altay, TFF 3. Lig 4. Grup’ta hafta sonu deplasmanda Balıkesirspor’a 3-0 mağlup olarak galibiyet hasretini 5 maça çıkardı. TFF 3. Lig 4. Grup’ta mücadele eden Altay, kısa süre önce teknik direktör değişikliğine giderek Yusuf Şimşek ile yollarını ayırdı ve takımın başına Mehmet Can Karagöz’ü getirdi. İzmir temsilcisi, Karagöz yönetimindeki ilk maçında Bornova 1877’yi mağlup ederek iyi bir başlangıç yaptı. Ancak bu karşılaşmanın ardından istediği sonuçları almakta zorlanan Altay, sırasıyla Söke 1970 ve Tire 2021 FK ile 1-1 berabere kaldı. Bu maçların ardından siyah-beyazlı ekibin düşüşü devam etti. Altay, önce İzmir derbisinde Karşıyaka’ya kaybetti, ardından da Kütahyaspor’a mağlup oldu. Son olarak hafta sonu deplasmanda Balıkesirspor’a 3-0 yenilen Altay, böylece ligde 5 maçlık kazanamama serisine imza attı. Düşme hattıyla 2 puanlık fark bulunuyor Sezon ortasında eski yabancı kalecisi Mateusz Stachowiak’a olan borçları nedeniyle FIFA tarafından 6 puan silme cezası alan Altay, bu gelişmenin ardından ligde kalma mücadelesi vermeye başladı. İzmir temsilcisi, 20 puanla düşme hattının bir basamak üstünde 12. sırada yer alıyor. Siyah-beyazlılar, hafta sonu Balıkesirspor’a mağlup olmasına rağmen tehlikeli bölgeye gerilemedi. Bu süreçte Altay’ı sevindiren gelişme ise 18 puanla düşme hattında bulunan Bornova 1877’nin de haftayı mağlubiyetle kapatması oldu. Mehmet Can Karagöz ve öğrencileri, gelecek maçta orta sıralarda yer alan Alanya 1221’i hatasız geçerek rahat bir nefes almak istiyor.
Eskişehir Minik Esila için sağlıkçılar tek yürek oldu Eskişehir’de sağ kulağında mikrotia bulunan 8 yaşındaki Esila Yetim, Sağlık-Sen’in desteğiyle 23 Haziran’da ameliyat olacak. Esila Yetim’in , Kulak kepçesinin doğuştan tam gelişmemesi, küçük kalması veya hiç oluşmaması olarak tanımlanan mikrotia anomalisi ile dünyaya geldi. Ailesinin tedavi için yıllarca kapı kapı dolaştığı Esila için Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanlığı harekete geçti. Sendikadaki sağlık çalışanlarının görüşmeleri sonucunda, minik Esila’nın Konya’da ameliyat edilmesi için 23 Haziran 2026 tarihine gün alındı. Heyecanla ameliyat tarihini bekleyen aile, bu süreçte kendilerine destek sağlayan herkese teşekkür etti. "Çok mutluyuz ve destek olan herkese teşekkür ediyoruz" Konuyla ilgili konuşan Anne Elif Yetim, "Kızımız doğuştan Mikrotia Tip 3 olarak dünyaya geldi. Ameliyat sürecimiz var. Bu süreçte yardımcı olan ve yanımızda duran herkese çok teşekkür ederim, hepsinden Allah razı olsun. Ameliyat tarihimiz 23 Haziran. Çok mutluyuz ve destek olan herkese tekrar teşekkür ediyoruz" dedi. "Konya’ya gidip ameliyat tarihimizi aldık" Baba Rafet Yetim, "Annem bir vakıfla görüşmüş. Vakıf bize Prof. Dr. Osman Akdağ ile bağlantı kurulabileceğini belirtti. Oradaki arkadaşlar, Sağlık-Sen Şube Başkanımız Hasan Hüseyin Köksal ile görüştüler. Kendisi sağ olsun, bir görüşme ayarladı, sonrasında süreç sonuçlandı. Konya’ya gidip ameliyat tarihimizi aldık ve oradan mutlu bir şekilde döndük" şeklinde konuştu. "İnşallah bir gülen yüz ortaya çıkacak" Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal ise, şunları söyledi: "Durumu öğrenince bir sağlık çalışanı olarak öncelikle İstanbul ve İzmir’de neler yapabileceğimize baktık. Konu bize intikal ettikten sonra önce çocuğumuzu tanıdık, konuyu araştırdık ve bir çalışma başlattık. Ardından bu durumu grubumuzla, özellikle kadın kollarımızla paylaştık. Hem Ramazan ayının maneviyatı hem de Sağlık-Sen’in 6 bin kişilik güçlü üye sayısıyla aileye nasıl destek olabileceğimize dair bir çalışma yürüttük. Emek veren tüm kadınlarımıza ve bağışçılarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bir gülen yüz ortaya çıkacak ve biz de Sağlık-Sen olarak buna katkı sunmuş olacağız. Önümüzde yaklaşık 6 aylık zorlu bir süreç var. İnşallah Konya’da özel bir klinikte tedavisi başlayacak; 3 aylık yoğun bir tedavi döneminin ardından tekrar şehrimize dönecek. 6 ayın sonunda inşallah çocuğumuzun hayatına sorunsuz bir şekilde devam etmesi planlanıyor. Uzman ekiplerin oluşturduğu güzel bir çalışma grubu var; araştırma yaparak Türkiye’de bu operasyonu gerçekleştiren iki kişiden birine ulaştık. Alanında yetkinliği oldukça yüksek bir isim. İnşallah Esila kızımızın yüzü gülecek."
İzmir Sosyal Sorumlulukta lider: Ege Üniversitesi Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yayımlanan 2025 Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporuna göre Ege Üniversitesi, hem kurumsal hem de öğrenci bazlı değerlendirmede sosyal sorumluluk projelerine damga vurdu. EÜ, hayata geçirdiği bin 233 proje ile Türkiye birincisi oldu. Egeli öğrenciler de gerçekleştirdikleri 1.991 proje ile EÜ’yü, "Öğrencileri en fazla sosyal sorumluluk projesi yürüten üniversite" yaptı. Yükseköğretim Kurulu tarafından yayımlanan "2025 Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu", Türkiye’deki üniversitelerin toplumsal katkı alanındaki performansını gözler önüne serdi. Rapora göre, 2024 yılında Türkiye genelinde üniversiteler ve öğrenciler tarafından toplam 15 bin 395 sosyal sorumluluk projesi hayata geçirildi. Sosyal sorumluluk kültürünün yaygınlaşmasında öncü bir rol üstlenen Ege Üniversitesi, hem üniversite tarafından gerçekleştirilen projelerde hem de öğrenci projelerinde listenin başında yer aldı. Ege Üniversitesinin yakaladığı başarıyı değerlendiren Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Ege Üniversitesi olarak akademik ve bilimsel başarılarımızı, toplumsal fayda ile taçlandırmayı temel misyonumuz olarak görüyoruz. Gerek akademisyenlerimizin gerekse öğrencilerimizin çevresine duyarlı, toplumsal sorunlara çözüm üreten ve gönüllülük esasıyla hareket eden bireyler olması bizler için en büyük gurur kaynağıdır. YÖK 2025 Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporunun sunduğu bu veriler, üniversitemizde oluşturduğumuz sosyal sorumluluk farkındalığının ne kadar güçlü olduğunun kanıtıdır. Emeği geçen tüm hocalarımızı ve gençlerimizi gönülden tebrik ediyorum" dedi. "EÜ, bin 233 sosyal sorumluluk projesi ile Türkiye birincisi" Rapora göre, sosyal sorumluluk projelerinin sayısında geçtiğimiz yıla oranla önemli bir artış kaydedildi. Bütçesi, hedefi ve somut çıktısı bulunan, en az iki ay süren nitelikli projelerin değerlendirmeye alındığı sıralamada; 123 üniversite toplam 5 bin 839 projeyi başarıyla tamamladı. Bu kategoride toplumsal katkı alanında üstlendiği sorumlulukla dikkat çeken Ege Üniversitesi, hayata geçirdiği bin 233 proje ile Türkiye birincisi oldu.