MAGAZİN - 17 Kasım 2019 Pazar 22:48

Mahsun Kırmızıgül, Yıldız Kenter'in hayatını kaybettiği hastaneye geldi

A
A
A
Mahsun Kırmızıgül, Yıldız Kenter'in hayatını kaybettiği hastaneye geldi

Ünlü sanatçı ve yönetmen Mahsun Kırmızıgül, Yıldız Kenter'in hayatını kaybettiği hastaneye gelerek ailesine baş sağlığı diledi. Hastane çıkışında açıklamalarda bulunan Kırmızıgül, "Çok üzgünüm, çok değerli bir hocayı kaybettik, hocaların hocasını kaybettik" dedi.

Türk Tiyatrosunun 91 yaşındaki usta ismi Yıldız Kenter, fenalaşınca kaldırıldığı hastanede yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Ünlü tiyatrocunun ölüm haberini alan ünlü isimler hastaneye gelmeye başladı. Yıldız Kenter’inde kadrosunda yer aldığı Beyaz Melek filminin yönetmeni Mahsun Kırmızıgül de haberi alır almaz hastaneye gelerek ailesine başsağlığı diledi.

“Değerli bir hocayı kaybettik, hocaların hocasını kaybettik”

Hastane çıkışında zaman zaman duygusal anlar yaşayan Mahsun Kırmızıgül, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çok üzgün olduğunu belirten Kırmızıgül, “Çok üzgünüm, ben ailesinin, hem sanat dünyasında tiyatro dünyasına, sinema dünyasının herkesin başı sağ olsun. Çok değerli bir hocayı kaybettik, hocaların hocasını kaybettik. Benim hayatımda apayrı yeri var. Eğer Beyaz Melek varsa, orada yönetmenlik yaptıysam ben ona borçluyum. Benim o filmi çekmem gerektiğini bana Yıldız Hoca söylemişti. Bunu da ilk kez söylüyorum. Setin ilk gününde, sahnenin ilk planı için hazırlıklar yapıldıktan son motor diyeceğim zaman ‘Bir saniye canikom’ dedi. Biz hepimiz Gazanfer Özcan Nejat Uygur, Erol Günaydın ve çıkıp şunu söyledi, ‘Sen hepimizin hocasısın. Biz sana inanıyor, güveniyoruz’ dediler. İlk kez film çeken birisi için bu çok önemliydi. Çünkü gerçekten büyük bir set, ilk kez film çekeceğim. Bana söylediği o sözle, ekibin bütün oyuncularına o set bitene kadar görmeliydiniz. Birçok dizi ve film setinde bulundum ama Beyaz Melek’in seti beni gerçekten çok anlamlı, bir o kadar farklıydı. Herkesin başı sağ olsun” dedi.

Medeni Topaloğlu
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da üretici don nöbetinde Antalya’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde düşmesiyle birlikte üreticiler, ürünlerini dondan koruyabilmek için seralarında sabaha kadar nöbet tuttu. Üreticiler, sobaları yakarak gece boyunca seraları ısıttı, ürünlerinin zarar görmemesi için gözlerini kırpmadan mücadele etti. Aksu İlçesi Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaklaşık 13-14 yıldır kapya biber üretimi yapan Hasan Arslan, don tehlikesine karşı ilk nöbeti 5 dekarlık serasında başlattığını söyledi. Toplamda 10 dekar serası bulunduğunu belirten Arslan, "İlk don nöbetini buradan başlattım. Allah’ın izniyle diğer seralarımı da sırayla yakacağım. Sabah 07.30’a kadar seranın içindeyiz, bitkilerimiz üşümesin diye nöbet tutuyoruz" dedi. Soğuk havanın etkisini erken saatlerde hissettirdiğini ifade eden Arslan, "Dün gece sobaları 23.30-00.00 civarında yaktık. Bugün ise hava daha erken soğuduğu için 20.00- 20.30 gibi sobaları faaliyete geçirdik. Sabaha kadar don nöbetimiz devam edecek" diye konuştu. Don nöbetinin ailece tutulduğunu dile getiren Arslan, üretimin büyük bir özveri gerektirdiğini vurguladı. "Eşim ve çocuklarım da burada. Odun taşımada, sobaların kontrolünde bana yardımcı oluyorlar. Bu serada 9 soba yakıyoruz. Sabaha kadar sürekli kontrol etmek zorundayız" ifadelerini kullandı. Akdeniz bölgesinde olunmasına rağmen üreticinin soğukla mücadele ettiğini belirten Arslan, "Doğuda insanlar karda kışta yollarla mücadele ediyor. Biz de Antalya’da, sahil kesiminde ürettiğimiz ürünü dondan koruyabilmek için sabaha kadar serada bekliyoruz. Bitkiler üşümesin diye gözümüzü kırpmıyoruz" dedi. Don nöbetinin üreticiye ciddi bir yük getirdiğini belirten Arslan, maliyetlerin her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Bir sobaya sabaha kadar defalarca odun atıldığını ifade eden Arslan, "Her sobaya gecede yaklaşık 150 kilo odun yakıyoruz. Odunun tonu 7 bin lira. Geçen yıl 19 ton odun aldım. Bu şartlarda üretim yapmak giderek zorlaşıyor" sözleriyle yaşadıkları zorluğu dile getirdi. "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz" Kurşunlu Mahallesi’nde domates üreticisi Songül Çimen’de dondan korunmak için gece boyunca serasını terk etmeyen üreticiler arasında yer aldı. 5,5 dekarlık alanda domates üretimi yaptığını belirten Çimen, sobaları akşam saatlerinden itibaren yakmaya başladıklarını söyledi. Çimen, "Saat 20.30 gibi sobalarımızı yaktık. Sabaha kadar, saat 07.00’ye kadar don nöbeti bekliyoruz. Dün de sabaha kadar buradaydık" dedi. Don nöbetinin uykusuz ve yoğun bir çalışma gerektirdiğini ifade eden Çimen, "Bugün hiç yatmadık desek yeridir. Odunlarımızı, kömürlerimizi taşıdık, sobaların başında bekledik. Çalışmasak olmuyor. Bu iş kolaylıkla olmuyor" diye konuştu. Domates üretiminin hem yazın sıcakla hem de kışın soğukla mücadele gerektirdiğini vurgulayan Çimen, "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz. Domates zor ama biz seve seve yapıyoruz. Zorluklarla yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum" Serasındaki domateslerin henüz bir kez hasat edildiğini belirten Çimen, "Domatesimiz bir sefer toplandı, geri kalanı duruyor. Bugün piyasa 45 lira olarak okunmuş. İnşallah umduğumuz gibi olur, yüzümüz güler" dedi. Çiftçinin ayakta kalmasının herkes için önemli olduğunu vurgulayan Çimen, "Çiftçinin yüzü gülerse Türkiye’nin yüzü güler. İlaççının da, komisyoncunun da yüzü güler. Hepimiz mutlu oluruz. Bütün don nöbeti bekleyen kardeşlerime kolaylıklar diliyorum. Mücadele edelim, üretmeye devam edelim. Türkiye’mizi biz doyuruyoruz" ifadelerini kullandı. Devletin verdiği desteklere de değinen Çimen, "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum. Destek oldu, yardımcı oldu. Fiyatlar yükseldi" diyerek sözlerini tamamladı.