GÜNDEM - 20 Ekim 2021 Çarşamba 09:13

Marmara soğuyamıyor, müsilaj tehlikesi kapıda

A
A
A
Marmara soğuyamıyor, müsilaj tehlikesi kapıda

Geçtiğimiz yıl Marmara Denizi'ni etkisi altına alan müsilaj yüzeyden temizlense de tehlike halen devam ediyor. Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi'nin halen daha soğuyamadığını ve müsilaj tehlikesinin yeniden kapıda olduğunu ifade etti.

Marmara Denizi'nde geçtiğimiz aylarda suyun yüzeyini ve derinlerini saran ve "Deniz Salyası" olarak bilinen müsilaj her ne kadar yüzeyde temizlense de denizin derinliklerinde sinsi bir düşman gibi bekliyor. Bandırma On yedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, İhlas Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, müsilaj yoğunluğunun denizin yüzeyinden 8 metre derinliğe kadar olan kısımda hafiflediğini, ancak 8 metre ile 22 metre arasında, yani denizin derinlerinde aşırı alg çoğalması olduğunu belirtti.

Marmara Denizi'nin Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesi teklifi isabetli bir yaklaşım

Bandırma On yedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı Marmara Denizi'ni bekleyen tehlikeler konusunda bir kez daha uyararak Marmara Denizi'nin Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesine dair Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunulmak üzere hazırladığı teklifi ise isabetli bir yaklaşım olarak değerlendirdi. Prof. Dr. Sarı, "Nisan ayından bu yana çok yoğun bir müsilajla karşılaştık. Aslında müsilaj geçen sene Kasım ayından itibaren vardı. Bahar aylarında yoğunlaşıp yaz aylarında devam etti. 17 Ağustos itibarıyla yüzeyde ve su kolonunda müsilaj kalmadı.

Müsilajla mücadele kapsamında 6 Haziran 2021 tarihinde Çevre Bakanımız 22 maddeden oluşan Marmara Denizi Çevre Koruma Eylem Planını açıkladı. Bu planın en önemli eylemi Marmara Denizi'ne bir koruma statüsü kazandırılması idi. Şu anda Marmara Denizi'nin özel çevre koruma alanı ya da bölgesi ilan edilmesi ile ilgili çalışmanın bu planla ilişkili olduğunu değerlendiriyoruz ve çok heyecan verici, memnuniyet verici bir şey. Marmara'yı korumayı ve bundan sonra Marmara'da müsilaj görmemesi istiyorsak Marmara Denizi'ne bir koruma statüsü kazandırmamız, bir şemsiye koymamız gerekiyor. Ondan sonra onun altında özel koruma bölgeleri, tür koruma alanları oluşturabilelim. Onun için çok yerinde ve isabetli bir yaklaşım. Umarım ki bu süreç vakit kaybetmeden hızlı bir şekilde gerçekleşir " dedi.

Marmara soğuyamıyor, müsilaj tehlikesi kapıda

"Şu anda yoğun bir alg çoğalması var"

Marmara Denizi'nde müsilaj tehlikesinin yeniden kapıyı çalabileceği Kasım ayı için uyarılarda bulunan Prof. Dr. Sarı, " Müsilaj birden bire ortaya çıkmıyor. Biz müsilajı deniz yüzeyine çıktığı Nisan ayında fark ettik. Halbuki 2020 yılının Kasım ayından bu yana denizde müsilaj vardı zaten. Bu nedenle geçmiş yıllardaki tecrübeleri de dikkate alarak diyoruz ki, Kasım ayında yeni bir müsilaj oluşma ihtimali çok yüksek. Zira nedenlerini ortadan kaldırmadık. Müsilaja neden olan şartlarda bir değişiklik yok. Nedenler değişmeden sonuç neden değişsin. Yaptığımız incelemeler ne yazık ki şunu gösteriyor.

Şu anda yoğun bir alg çoğalması var. Su kolonunda 8 metreden itibaren başlayan 22 metreye kadar devam eden, görüşün çok az, alg çoğalmasının çok yüksek olduğu bir alan var. Henüz müsilaj yok çok şükür. Ama müsilaj oluşmadan önce algler çoğalıyorlar ve ondan sonra müsilaj salgılanmaya başlıyor. Bundan kaygı duymaya devam ediyoruz. Umarız ki, önümüzdeki dönemde müsilaja neden olan üçlü tetikleyici dediğimiz küresel iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışı, kirlilik ve durağan deniz şartlarından en az birisi devreye girer, yani kırılır ve böylece müsilaj oluşumu engellenmiş olur. Aksi halde yeniden müsilajla karşılaşma durumumuz çok yüksek" dedi.

Marmara soğuyamıyor, müsilaj tehlikesi kapıda

"Müsilaj doğal bir madde; zehirli, zararlı değil"

Müsilaj sorununun ortaya çıktığı ilk günlerden bu yana vatandaşların kafasındaki en önemli soru işaretlerinden biri olan "Marmara Denizi'nden çıkan balık yenebilir mi?" sorusunu da yanıtlayan Prof. Dr. Sarı; "Balık tüketimi ile ilgili olarak yetkili organ Tarım ve Orman Bakanlığı. Bu Bakanlığın altında Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü var, Gıda Kontrolü Genel Müdürlüğü var. Bu otoritelerin sürekli olarak vatandaşı aydınlatıcı bilgiler vermesi gerekiyor. Şu anda neden bu kadar çekimser davranıyorlar anlamış değilim. Bu soruların muhattabı akademisyenler değil, bu otoritelerdir. Bizim düşüncemiz şu. Müsilaj doğal bir madde. Zehirli, zararlı bir madde değil. Tarım Bakanlığı'nın birimleri sürekli olarak Marmara Denizi'nin çevresinde analizler yapıyorlar.

Eğer balık tüketimi zararlı görülürse emin olun ki, derhal açıklama yapacaklardır. Eğer açıklama yapılmıyorsa normal şartlarda balık tüketirken biz neye dikkat ediyorsak aynı özeni göstererek balık tüketmeye devam etmemiz lazım. Diğer taraftan devletin yetkili otoriteleri dışında Tarım Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı gibi yetkili otoriteler dışında hiç kimsenin sözüne itibar etmesinler. Uzmanlığı kendinden menkul televizyonlarda, orada, burada konuşan Fen Bilimci, Gök Bilimci, Asabiyeci, Cildiyeci; bunların görüşlerine itibar etmesinler. Devletin yetkili otoritelerinin yapacağı açıklamalara baksınlar" şeklinde konuştu.

Marmara soğuyamıyor, müsilaj tehlikesi kapıda

Müsilajı oluşturan üç tetikleyiciden biri olan küresel iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışı ve ortadan kalkmayan diğer etkenler nedeniyle Marmara Denizi'nin halen soğuyamadığına dikkati çeken Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Şu andaki gidişat halen daha Marmara Denizi'nin soğuyamadığı yönünde. Uzun yılların ortalaması alındığında sıcaklık halen daha 1,5 derece daha yüksek.

Önümüzdeki aylar ümit ederiz ki böyle olmasın. Marmara Denizi ümit ederiz ki soğusun. Marmara Denizi soğursa hem Karadeniz'den gelecek olan bir balık göçü gerçekleşir ve balıkçılık daha verimli hale gelir hem de müsilaja etken olan üç tetikleyiciden biri devre dışı kalmış olur. Gidişat pek onu göstermiyor. Üzgünüm" diye konuştu.

İbrahim Aldemir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sergen Yalçın: "Ödemelerle ilgili hiçbir sıkıntı yok" Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın, sosyal medyada kendisiyle ilgili yanlış bilgilerin olduğunu belirterek, "Ağzımdan çıkmayan bilgilere lütfen itibar etmeyiniz. Yazılan şeylerin benimle hiçbir alakası yoktur. Ödemelerle ilgili hiçbir sıkıntı yok, biz alıyoruz. Oyuncular da 1-2 ay geriden geliyor. Artık futbolda ödemelerin 1-2 ay geriden gelmesi çok önemli değil, oyuncular da bunu biliyor" dedi. Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Antalyaspor, deplasmanda Fatih Karagümrük’e 4-1 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın, "Kaybettiğimiz için üzgünüz. Bizim için zor bir oyun oldu, çok ciddi eksiklerimiz vardı. Oyun başladıktan sonra da sakatlanan oyuncularla daha da katlandı. Bundan önceki periyotlarda çok fazla maçlar oynadık muhtemelen sakatlıklar yavaş yavaş belirginleşmeye başladı. Bu da kısıtlı olan kadromuzda bizi iyice sıkıntıya sokmaya başladı. Gerideyken 10 kişi kalmak çok daha zor. Maçın ilk yarısında oyunun kontrolü tamamen bizdeydi. Topu biz oynadık, çok ciddi üstünlüğümüz vardı. Golü bulabilirdik ama bu tür oyunlarda bireysel hatalar sonuçları belirliyor. Bugün savunmada çok fazla bireysel hata yaptık, pozisyon hatası yaptık. Bu maçtan çıkaracağımız dersler çıkarıp, en kısa sürede Pendikspor maçına hazırlanacağız. İnşallah önümüzdeki hafta bunu telafi ederiz” diye konuştu. "Ödemelerle ilgili hiçbir sıkıntı yok" Kırmızı-beyazlı yaşanan ekonomik durum ve çıkan haberlerle ilgili Yalçın şu ifadeleri kullandı: "Ödemelerle ilgili; sosyal medyada kirli bilgiler dolaşıyor. Hatta benimle ilgili de yalan yanlış bilgiler dolaşıyor. Doğal olarak bu bizi üzüyor. Ağzımdan çıkmayan bilgilere lütfen itibar etmeyiniz. Yazılan şeylerin benimle hiçbir alakası yoktur. Ödemelerle ilgili hiçbir sıkıntı yok, biz alıyoruz. Oyuncular da 1-2 ay geriden geliyor. Artık futbolda ödemelerin 1-2 ay geriden gelmesi çok önemli değil, oyuncular da bunu biliyor. Oyuncular için bunun bir sorun teşkil ettiğini zannetmiyorum. Bazı oyuncular bunu sorun olarak görebiliyor. O da onların bakış açısına bağlı. Oyuncular rahatlar, antrenmanlarda iyiler. Ödemelerle ilgili bu işin doğasında var." Sergen Yalçın, ligin kalan haftaları için takımı adına, "Sıralama maçları oynayacağız, ligin küme düşme hattının 45 puana gelmesi mümkün değil" dedi. "Emre Uzun’un yakında gündeme geleceğini düşünüyorum" Genç oyuncu Emre Uzun’un performansı ile ilgili gelen soruya 51 yaşındaki teknik adam, "Emre genç bir oyuncu, yavaş yavaş takıma adapte ediyoruz. Bu sezon onun da temposu yükseldi, bireysel çalışmalar da yapıyor. Çalışkan ve yetenekli bir oyuncu. Yavaş yavaş gündeme geleceğini düşünüyorum. Bir sonraki maçlarda oynaması için daha fazla süre vermeye çalışacağım. İnşallah bu sene olmasa da önümüzdeki sene gündeme geleceğini düşünüyorum" yanıtını verdi.