TEKNOLOJİ - 30 Kasım 2011 Çarşamba 11:49

Maybach yine öldü

A
A
A
Maybach yine öldü

Mercedes, Ultra lüks modelini az satması nedeniyle üretmeme kararı aldı...

Lüks Otomobil Denilince Akla İlk Gelen Marka Maybach Mercedes-Benz Cephesinden Alınan Bir Karar Neticesinde Resmen Üretimden Kaldırılıyor

Mercedes-Benz’in lüks markası Maybach istenilen satış rakamlarına ulaşamadığı için üretiminin sonlandırılmasına karar verildi. Konu hakkında konuşan markanın Yönetim Kurulu Başkanı Dieter Zetsche cansız satış rakamları nedeniyle Maybach markasının kendileri için hayal kırıklığı olduğunu belirtti.

BMW’nin Rolls-Royce markasını canlandırması, Volkswagen’in Bentley markasını güçlendirmesinin ardından 2002 yılında alınan bir karar ile Mercedes-Benz bünyesinde yeniden diriltilen lüks marka Maybach, Mercedes-Benz S-Sınıfı temellerinde şekillendirilmişti.

Maybach’in toplamda yalnızca 3000 adet satılması ve 2011 yılı içinde dünya genelinde sadece 200 adet sipariş edilmesi nedeni ile artık karlılık ve imajın ötesinde sorunlu evlat olarak görülmeye başlanmıştı. Aston Martin ile yapılması planlanan know-how çalışmalarının da sonlanması ile marka iyice çıkmaza düştü ve zor durumlara sürüklendi ardından alınan ani bir karar ile üretimi sonlandırıldı.

AutoWeek dergisine konuşan şirket içinden bir yönetici, “Başlangıçtaki satış beklentilerini karşılayamamış bir markayla belirsiz bir geleceğe devam etmek yerine Maybach ile uğradığımız zarara bir son vermenin daha iyi olacağı sonucuna vardık. Maybach 57 ve 62’nin iptal edilmesiyle oluşacak boşluğu gelecek nesil S Sınıfı ile doldurmaya dair planlar yapıldı bile. Yeni S Sınıfı en üst model S600 Pullman da dâhil olmak üzere üç farklı dingil açıklığıyla satışa sunulacak.” dedi.

Mercedes-Benz’i daha da üst segmente itmeye yönelik girişimler şirket içine yapılan bir pazarlama çalışmasının sonuçlarının ardından geldi. Bu sonuçlar, Mercedes-Benz’in ultra lüks segmentte Bentley ve Rolls-Royce gibi markalara karşı Maybach markasına nazaran daha fazla başarı şansına sahip olduğunu gösteriyor.

Zetsche, Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada, “Şirket içinde lüks segmentte hangi yöntemin en fazla başarı şansı vaat ettiğine dair uzun tartışmalar yürüttük ve Mercedes markasının Maybach’a göre daha fazla satış şansına sahip olduğu sonucuna ulaştık” dedi.

Zetsche, “Mevcut Maybach’ın yeni bir modelini geliştirmek mantıklı olmayacaktı,” diye ekledi. Maybach’ı bırakma planına rağmen, mevcut 57 ve 62 modellerinin üretimi 2013’ün başlarına, beşinci nesil S Sınıfı’nın piyasaya sürülmesine kadar devam edecek.

Mercedes-Benz 2002’de Rolls-Royce ve Bentley’i o zamanki sahibi Vickers’tan alamamasının ardından Maybach markasını canlandırmıştı. Volkswagen daha yüksek bir teklif vererek iki markayı satın almış, daha sonra Rolls-Royce’un kontrolünü BMW’ye bırakmıştı.

Maybach modelleri 57 ve 62 isimlerini sırasıyla 5735 mm ve 6170 mm’lik uzunluklarından alıyor. Her iki model de Mercedes-Benz S Sınıfı’nı temel alıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’nda geçişler normal seyrinde devam ediyor. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede tansiyon yükselirken, gözler Türkiye-İran sınırına çevrildi. Muhtemel bir hareketlilik ihtimali nedeniyle Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’ndaki durum merak konusu oldu. Sınır kapısında yapılan gözlemlerde ise herhangi bir yoğunluk yaşanmadığı görüldü. Giriş ve çıkışlarda sakinlik hakim olurken, araç ve yolcu trafiğinin olağan seyrinde devam ettiği belirtildi. Kapıdan hem Türkiye’ye girişlerin hem de İran’a çıkışların rutin şekilde sürdüğü görüldü. Ziyaretçiler programlarını yarıda bıraktı İran’da bir organizasyon için bulunan Fikret Hakan Öngür, yaşanan olaylar nedeniyle planlarını tamamlayamadan Türkiye’ye dönmek zorunda kaldıklarını belirtti. Öngür, konakladıkları otelin yakınında şiddetli bir patlamaya tanıklık ettiklerini ve bölgedeki durumun endişe verici olduğunu ifade etti. Tahran, İsfahan ve Tebriz’e yönelik saldırıların gerçekleştiğini dile getiren İran vatandaşı Nasır Selim ise saldırıların hedefi ve nedenleri hakkında net bir bilgiye ulaşılamadığını belirtti. Selim, bölgedeki ekonomik şartların birçok vatandaşın güvenli bölgelere geçişini zorlaştırdığını söyledi. "Korkumuz yok, ülkemizden ayrılmıyoruz" Tebriz şehrinde yaşayan Mehin Karahan, bölgedeki gerilime rağmen ülkelerini terk etmediklerini ve durumun zorluğuna rağmen dayanışma içinde olduklarını ifade etti. Karahan, çatışma atmosferine rağmen kimseden korkuları olmadığını ve gerekirse kendilerinin de ülkeleri için savaşacağını dile getirdi.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nde "çevre tırı" öğrencilerle buluştu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hayata geçirdiği "Yeşil Kampüs Festivali" kapsamında "çevre tırı", Kastamonu Üniversitesi öğrencileriyle buluştu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı tarafından gençlerin çevre konularında bilinç düzeyini artırmak amacıyla düzenlenen "Yeşil Kampüs Festivali" kapsamında hayata geçirilen "çevre tırı", Kastamonu Üniversitesi öğrencileriyle buluştu. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi otopark alanında gerçekleştirilen etkinlik, gün boyunca öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle takip edildi. Sıfır atık, geri dönüşüm, depozito yönetim sistemi, deniz ekosisteminin korunması ve sürdürülebilir gelecek gibi başlıklarda hazırlanan içerikler, hem bilgilendirici hem de uygulamalı etkinliklerle öğrencilere aktarıldı. Alanında uzman ekipler tarafından yapılan anlatımların yanı sıra interaktif uygulamalar sayesinde öğrenciler çevreye duyarlı yaşam pratikleri hakkında doğrudan deneyim kazanma imkanı buldu. Etkinlik alanında kurulan stantlar arasında geri dönüşüm cam atölyesi özellikle dikkat çekti. Atık camların ustası tarafından hediyelik eşyalara dönüştürüldüğü atölyede, öğrencilerin talepleri doğrultusunda kişiselleştirilen ürünler ücretsiz olarak dağıtıldı. Bu uygulama, geri dönüşümün yalnızca çevresel değil aynı zamanda estetik ve ekonomik bir değer de üretebileceğini ortaya koydu. Hediye çarkı, sanal gerçeklik deneyimi ve değiş-tokuş standı gibi etkinlik alanlarında öğrenciler hem keyifli vakit geçirdi hem de günlük yaşamlarında uygulayabilecekleri çevre dostu alışkanlıklar konusunda farkındalık kazandı. Özellikle sanal gerçeklik deneyimiyle deniz ekosistemine ilişkin farkındalık oluşturan içerikler, katılımcılardan ilgi gördü.