MAGAZİN - 23 Eylül 2019 Pazartesi 13:52

Melike İpek Yalova, yapımcı Altuğ Gültan ile evlendi

A
A
A
Melike İpek Yalova, yapımcı Altuğ Gültan ile evlendi

Türkan Şoray’a olan benzerliği ile dikkatleri üzerine çeken, 57. Hükümet’in Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın kızı Melike İpek Yalova, yapımcı Altuğ Gültan ile evlendi.

Bir Zamanlar Çukurova dizisinde Müjgan rolüyle sahne alan eski Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın kızı oyuncu Melike İpek Yalova, yapımcı Altuğ Gültan ile İzmir’de yaptıkları düğünle dünyaevine girdi.
Düğünde Yüksel Yalova, davetlilerle yakından ilgilenirken, gelin ve damadın mutluluğu gözlerinden okundu.
57’nci Hükümet’in Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın kızı olan 35 yaşındaki Melike İpek Yalova, ilk olarak Muhteşem Yüzyıl dizisinde rol aldı. Daha sonra, Karadayı dizisinde rol alan Yalova, Türkan Şoray’a olan benzerliği ile dikkatleri üzerine çekerek ünlüler kervanına katılan isimler arasında yerini aldı.

İbrahim Kılınç
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Hasta, doktoruna böbreğini verdi Kilis’te aile sağlığı merkezinde hekim olarak görev yapan ve böbrek yetmezliği yaşayan doktor Turgay Happani, yıllardı muayene ettiği hastasının bağışladığı böbrekle hayata tutunarak sağlığına kavuştu. Kilis’te aile sağlığı merkezinde hekim olarak görev yapan, daha önceleri ise Çorum ve Kilis İl Sağlık Müdürlüğü görevlerini de yürüten Turgay Happani (56), yıllardır proteinüri (idrarda protein yüksekliği) rahatsızlığıyla mücadele ediyordu. Yıllar içerisinde hastalığı giderek ilerleyen Turgay Happani’ye böbrek nakli yapılması kararlaştırıldı. Bu kez hasta doktora şifa oldu Uzun arayışların ardından uygun donör bulunamayan, kan uyuşmazlığı nedeniyle yakınlarının da organ bağışlayamadığı Happani’ye, görev yaptığı Kilis’te hastası Mehmet Kın (52) böbreğini vermek istedi. Hastasının duyarlı düşüncesine teşekkür edip ilk etapta organ verme teklifini kabul etmeyen Happani, Mehmet Kın’ın ısrarlarının ardından nakil teklifini kabul etti. Yapılan tetkiklerin ardından uygun görülen böbrek, Gaziantep’te Kahraman Eruslu Böbrek Nakil Hastanesi’nde başarılı bir operasyonla nakledildi. Kronik böbrek hastalığıyla mücadele eden doktor 35 yıl sonra sağlığına kavuştu Yapılan nakilin ardından yıllar sonra tekrar sağlığına kavuşan doktor Turgay Happani, yaklaşık 35 yıldır kronik böbrek hastalığıyla mücadele ettiğini ve tedavi gördüğünü belirterek tekrar sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyledi. Happani, "Yaklaşık 30-35 yıldır proteinüri (idrarda protein yüksekliği) diye bilinen kronik bir böbrek hastasıydım. Nakil için ailemde uygun donör araştırdım ama maalesef kan grubum uymadı. Ailemde uygun bir donör bulamadım. Mehmet Kın kardeşim, aynı zamanda yıllardır hastam. Benim bu durumu görünce çok üzülmüş. Sonrasında böbreğini bana vermek istedi. Yanıma gelerek böbreğini vermek istediğini söyledi. İlk başta açıkçası bunu çok ciddiye alamadım. Çünkü hekim olarak, bu tür durumlarda aile bireylerinin bile bağış konusunda ne kadar zorlandıklarına defalarca şahit olmuştum. Ben de Mehmet beye teşekkür ettim ama ısrarla yine geldi. Hatta ortak tanıdıklarımızı araya koyarak ne kadar ciddi olduğunu anlatmaya çalıştı. Sonrasında eşiyle birlikte yanıma geldi. Bu kararlılığı ve samimiyeti karşısında artık durumu ciddiye aldım ve tahliller yapılarak organ nakli gerçekleştirildi. Çok teşekkür ediyorum" dedi. "İlk başta kabul etmedi" Kendisini defalarca tedavi eden doktoruna böbreğini verdiğini söyleyen Mehmet Kın ise "Kendisi yıllardır aile hekimimizdi. Çocuklarımıza ilaçlarımızı yazdı, her zaman yardımcı oldu. Gerçekten yardımsever ve iyi niyetli bir insandır. Hocamın rahatsızlandığını, ailesinden uygun donör bulunamadığını ve arayış içinde olduklarını duydum. Bir gün tesadüfen kimliğime ve ehliyetime bakarken kan gruplarımızın aynı olduğunu fark ettim. Buna gerçekten çok sevindim. Hocamın yanına gidip durumu anlattım, böbreğimi veririm dedim. Hiçbir karşılık beklemeden, sorgusuz, sualsiz bunu yapabileceğimi söyledim. Hocam bana teşekkür etti ve kabul edemeyeceğini söyledi. Aradan yaklaşık bir hafta geçti. Bu süreçte hocamın durumunu takip ediyordum ve iyiye gitmediğini hissediyordum. Daha sonra hemşirelerle birlikte tekrar yanına giderek niyetimizin ciddi olduğunu söyledim. Hocam da bir süre sonra bizi kırmadı ve bu isteğimizi kabul etti. Ardından tahliller yapıldı ve güzel çıktı. Bu işe gönüllü olarak helali hoş olsun. Rabbim kendisini de bana da sağlık, sıhhat, mutluluk ve huzur versin" diye konuştu.
Antalya Mermerli Plajı’nda deniz dibi temizliği Antalya Muratpaşa Belediyesinin gönüllü dalgıç ekibi, yaz sezonu öncesinde Mermerli Plajı’nda deniz dibi temizliği yaptı. Denizden ambalaj atıkları, teneke kutular, cam şişeler, iskele merdiveni, ahşap ve metal parçalar çıkarıldı. Çalışma, Antalya Valiliği tarafından yürütülen çevre ve deniz koruma hareketi olan Antalya Mavi Deniz İnisiyatifi kapsamında hayata geçirildi. Muratpaşa Belediyesi ile Su Altı Sporları Derneği iş birliğinde düzenlenen etkinliğe, Sup Club Antalya gönüllüleri de destek verdi. Temizlik çalışması, deniz polisinin gözetiminde güvenli şekilde yürütüldü. Sabah saatlerinde limanda bir araya gelen dalgıçlar, ekipman kontrollerinin ardından gruplar halinde metrelerce derinliğe dalış gerçekleştirdi. Gönüllüler, suplarıyla ekibe eşlik ederek çalışmaya destek oldu. Çalışma sırasında ambalaj atıkları, teneke kutular, cam şişelerin yanı sıra oksitlenmiş iskele merdiveni ile çeşitli ahşap ve metal parçalar sudan çıkarıldı. Gerçekleştirilen temizlik çalışmasıyla yaz sezonu öncesinde kıyıların daha sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi hedeflenirken deniz ekosisteminin korunmasına da katkı sağlandı. Kirlilik artıyor Dalış eğitmeni Ercüment Şen, "Çevre Temizlik İl Eylem Planı kapsamında Muratpaşa Belediyesi iş birliği ile tarihi Mermerli Plajı’mızda temizlik yaptık. Bu temizliğimiz, büyük bir organizasyon sonucu gerçekleşti" dedi. Düzenli aralıklarla yapılan deniz dibi temizliklerinin olumlu sonuçlar doğurduğunu belirten Şen, bunun yanı sıra çevresel faktörler sebebiyle temizlenemeyen birçok nokta olduğunun da altını çizerek, "Çevresel etkilerin büyümesi ve artan insan nüfusu ile beraber bu bize katlanarak geri geliyor. Bizler ne kadar temizlersek temizleyelim, bir o kadarı hatta daha da fazlası denizin altında çıkarılmayı bekliyor" dedi.
İzmir Parası çalınan askerin imdadına taksi şoförü yetişti İzmir’de dağıtım iznine gelen ve Şırnak’taki birliğine teslim olmak üzere yola çıkmaya hazırlanan bir asker, ATM’de telefonunu unutunca kabusu yaşadı. Arkasındaki şahsın açık kalan mobil bankacılıktan 80 bin lirasını çaldığı mağdur askerin yardımına İzmirli taksici Yılmaz Özdeniz yetişti. Askeri önce polis merkezine götürüp ardından uçağına yetiştiren ve tek kuruş ücret almayan Özdeniz, örnek davranışıyla takdir topladı. Şırnak’ta görev yapacak olan ve İzmir’e dağıtım iznine gelen genç asker, otogar bölgesindeki bir ATM’den karekod (QR) yöntemiyle bir miktar para çekti. Dalgınlıkla cep telefonunu ATM’nin üzerinde unutan asker, ardından Buca ilçesine doğru yola çıktı. Bu sırada askerin hemen arkasında işlem sırası bekleyen kimliği belirsiz bir şahıs, unutulan telefonu fark etti. Ekranı açık kalan mobil bankacılık uygulamasına giren şüpheli, askerin hesabındaki yaklaşık 80 bin lirayı kendi veya bir başkasının hesabına havale ederek kayıplara karıştı. Taksici zamanla yarıştı Buca’ya ulaştığında telefonunu unuttuğunu ve dolandırıldığını fark eden asker, büyük bir şok yaşadı. Durumu bildirmek için Kaymakamlık binasına gitmek amacıyla bir taksiye bindi. Taksi şoförü Yılmaz Özdeniz, olayı öğrenince askere yol göstererek hemen bölgedeki bir polis merkezine gidip şikayetçi olması gerektiğini söyledi. Ancak uçağının kalkmasına çok kısa bir süre kaldığını ve birliğine zamanında teslim olması gerektiğini belirten askerin çaresizliğine taksici Özdeniz kayıtsız kalmadı. Askeri hızla önce Bornova’daki polis merkezine götürerek şikayetçi olmasını sağlayan taksici, ardından zamanla yarışarak genci uçağını kaçırmaması için Adnan Menderes Havalimanı’na doğru yola çıkardı. Bu süreçte askerin telefonunun olmaması nedeniyle kendi cep telefonundan Şırnak’taki askeri birliği arayan Özdeniz, komutanlara durumu izah ederek askerin uçağa yetiştiği bilgisini verdi. Minnettar kalan asker ise taksicinin telefonuyla yolda bir video çekerek başından geçenleri anlattı ve kendisine yardım elini uzatan Özdeniz’e teşekkür etti. Yılmaz Özdeniz, bu telaşlı yolculuk karşılığında Mehmetçikten hiçbir ücret talep etmedi. Gözyaşlarına hakim olamadı Kahraman taksicinin bu örnek davranışı, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası tarafından karşılıksız bırakılmadı. Oda Başkanı Erkan Özkan, taksici Yılmaz Özdeniz’i makamında ağırlayarak esnaf adına kendisine bir teşekkür plaketi takdim etti. Plaket töreninde o anları tekrar anlatan Yılmaz Özdeniz, duygu dolu anlar yaşayarak gözyaşlarına hakim olamadı. Yine İzmir, yine kahraman taksici Öte yandan, İzmirli taksici esnafının bu duyarlı davranışı akıllara geçtiğimiz günlerde yaşanan benzer bir olayı getirdi. Daha önce de İzmir’de evinin yolunu unutan yaşlı bir kadını aracına alarak güvenle evine kadar götüren ve yine hiçbir ücret talep etmeyen başka bir taksici gündeme gelmişti. Yılmaz Özdeniz’in bu hareketi, ’İzmir’in yardımsever insanları’ geleneğinin gurur verici ikinci tablosu olarak kayıtlara geçti. "İzmir’in kahraman taksicileri bitmiyor" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, plaketle ödüllendirdiği Yılmaz Özdeniz’e teşekkür ederek yaptığı açıklamada, "İzmir’in kahraman taksicileri bitmiyor. Geçtiğimiz günlerde, yaklaşık 10 gün önce de bir taksicimiz; üzerinde parası olmayan ve rahatsızlığı nedeniyle evini bulamamanın paniğini yaşayan yaşlı bir teyzemizi, hiçbir ücret talep etmeden adresine ulaştırmıştı. Bu olay tüm kamuoyuna da yansımıştı. Hemen akabinde yine yürekli bir taksici esnafımız, buna benzer bir davranışta bulunarak taksicilerin ne kadar yufka yürekli olduğunu, insana saygısını ve topluma katkılarını bize iki gün önce İzmir’de tekrar gösterdi. Bize bunları yaşatan esnaf kardeşlerimize, İzmir Şoförler Odası Başkanı olarak teşekkürlerimi iletiyor, minnettarlığımı ifade ediyorum. Çünkü bunlar toplumun beklediği, susadığı güzel örnekler. Taksiciliğe yönelik kötü bir algı oluşturulmaya çalışıldığı bu dönemde, bu örneklerin yaşanması bizi onurlandırıyor, gururlandırıyor ve sevindiriyor. Buradaki Yılmaz kardeşimiz, İzmir’de yıllardır sahada çalışan, duyarlı ve mesleğini severek icra eden eski bir esnafımızdır. 2-3 gün önce, vatani görevini İzmir’de yapıp dağıtım iznine çıkan bir asker kardeşimizin bankamatikte yaşadığı olumsuzluğa şahit olmuş; bu mağduriyetin giderilmesi için ilgili görevlileri aramıştır. Üzerinde para olmamasına ve uçağını kaçırma riski bulunmasına rağmen, vatan görevini yapan bu evladımızı hızlıca uçağına yetiştirmiş ve hiçbir ücret talep etmemiştir. Bu büyük bir erdemdir. Bu erdemliliği bize yaşattığı için oda olarak kendisine bir teşekkür plaketi sunduk. Bu sayıların İzmir’de artması, bizim taksicilik sektörüne verdiğimiz önemi göstermektedir. Arkadaşımıza şükranlarımızı sunuyoruz" açıklamasında bulundu. "Bizim bedenimizi koysak az, para sorun değil. Ben seni uçağına yetiştireceğim" Olay anını anlatan taksi şoförü Yılmaz Özdeniz ise şu sözlere yer verdi: "İzmir Buca’daki durağımdan bir müşteri aldım, Buca Kaymakamlığı’na götürdüm. Oradaki görevli bana bir asker teslim etti. Asker araca bindikten sonra, ’Abi beni en yakın karakola götür’ dedi. Yola çıktık. Biz taksiciler her zaman dert dinleriz; askerimize de derdini sordum. Başkanımın da anlattığı gibi durumu izah etti. Ona, ’Bakın, mağdur olduğunuz yer garaj olduğu için buradaki karakol ilgilenmeyebilir ama içinin rahat etmesi için gidelim’ dedim. Gittik ve oradaki başkomiserimiz de mağduriyetin yaşandığı yere gitmemiz gerektiğini söyledi. Saate baktık, 10.45’ti. Asker, ’Abi 11.50’de Şırnak uçağım var. Devlet tarafından alınmış bir biletim var ama param yok, yetişemiyorum’ dedi. İnsan duygulanıyor, çocuk da mahcup oluyordu. ’Çekinme oğlum, ne istiyorsan söyle’ dedim. Parasının olmadığını söyleyince, ’Sen vatan görevine gidiyorsun kardeşim, bunu açıkça söylesene. Bizim bedenimizi koysak az, para sorun değil. Ben seni uçağına yetiştireceğim’ dedim. Sabah 11.20 civarı arkadaşı havalimanında indirdim." Belki soruşturma geçirecekti Yılmaz Özdeniz, askerin para yerine uçağına yetişmeyi tercih ettiğini de söyleyerek, "Yolda bana olay anını anlattı: ’Abi bu iyiliğini unutmayacağım. Annem de babam da çiftçi. 80 bin lira param vardı, askerden dönünce iş kurarım diye düşünüyordum ama gitti’ dedi. Garajdaki bankamatikten karekodla para çekerken dalgınlıkla telefonunu ve işlemi açık unutmuş. Arkasından gelen şahıs durumu fark edip hesaptaki 80 bin lirayı kendi IBAN’ına aktarmış. Askerimiz ilerledikten sonra telefonunun ve parasının olmadığını fark etmiş. Tüm bunlara rağmen çocuk parayı önemsemedi, ’Ben vatan görevimi aksatmayayım, birliğime teslim olayım. Para bulunur ama vatan görevi bulunmaz’ dedi. O an inanın çok duygulandım. Gerçekten helal olsun. Uçağına son 20-25 dakika kala yetiştirdik. Eğer o konvoya karışıp uçağı kaçırsaydı, belki birliğine teslim olamayacak ve soruşturma geçirecekti" diye konuştu. Komutana ulaştı Telefonu olmayan askere kendi telefonuyla iletişim kurarak yardımcı olduğunu aktaran Özdeniz, "Yolda İl Jandarma’yı aradım; oradaki komutanım sağ olsun kendi telefonunu verdi, ’Şırnak’ta hiç çekinmesin, numaramı ona ver’ dedi. Çocuğu havalimanına bıraktıktan sonra komutanımı arayıp emaneti yerine teslim ettiğimi bildirdim. Ben 30 yıllık esnafım. Temiz toplum, temiz yönetim için mücadele eden bir taksiciyiz. Biz ilk önce devletimize ve milletimize hizmet veriyoruz. Aracım emniyete, jandarmaya, masum ve mağdur insanlara feda olsun; bunun için para aramam. Benim için sınırda nöbet tutan bir insana yapılan hizmet parayla ölçülmez. Vicdanım çok rahat" dedi. Parayı alan kişiye çağrı Askerin parasını kendi hesabına aktaran kişiye de seslenen Yılmaz Özdeniz "Buradan o parayı alan kişiye sesleniyorum: Arkadaşım, o parayı nasıl yedin sen? O telefonu açık gördüğünde annesini, babasını arayabilirdin. Çocuğun çiftçi ailesinin birikimi olan 80 bin lirasını IBAN’ına gönderdin. Eğer gerçekten merhametli ve vicdanlı bir insansan, o parayı geri getirip teslim et kardeşim" çağrısında bulundu.