SPOR - 14 Haziran 2013 Cuma 13:46

Metin Diyadin Gençlerbirliği’ne imzayı attı

A
A
A
Metin Diyadin Gençlerbirliği’ne imzayı attı

10 yıl formasını giydiği Gençlerbirliği’ne teknik direktör olarak imzayı atan Metin Diyadin, Gençlerbirliği’nin yeni teknik patronu oldu. “İlk profesyonel olduğum kulübe teknik direktör olmak gurur verici” diyen Diyadin, takıma 2-3 tane oyuncu takviyesi yapmak istediklerini belirtti.

AHMET TOPAL - CEM GEÇİM

İlhan Cavcav Tesisleri'nde düzenlenen törenle Gençlerbirliği’nin teknik direktörlüğüne Metin Diyadin getirildi. Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav’ın da katıldığı törende Metin Diyadin 1 yıllık sözleşmeye imza attı.

Törende konuşan Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, Metin Diyadin’in Gençlerbirliği içinden yetiştiğine dikkat çekerek, Metin Diyadin’i çok yakından tanıdıklarını anlattı.Teknik direktörün bir futbol takımı için çok önemli olduğunu kaydeden Cavcav, “Ben de Metin hocaya ve ekibine elimizden geldiği kadar yardımcı olarak; Metin hocanın daha evvel seyrettiği, izlemiş olduğu futbolcularla da anlaşmak üzereyiz. Bazı futbolcularımız daha halen temaslarımız sürüyor” dedi.

Yapılan transferler hakkında da bilgi veren Cavcav, Petkoviç’i de satmak istediklerini söyleyerek, "Rusya’dan ve Çin’den talep varmış. Konuşmak istiyorum. Eğer uygun olursa satacağız" şeklinde konuştu.
“Bir santrafora ihtiyacımız var” diyen Cavcav, bir santrafor transfer etmeleri halinde Gençlerbirliği’nin bu sezon ki transfer olayının yüzde 90 tamamlanmış olacağını ifade etti.Cavcav ayrıca TFF’nin 6 yabancı sınırını da eleştirdi. Cavca, “6 yabancıdan fazla oynatmamaya şiddetle karşıyım” diye konuştu.

“BÜTÜN ANKARALININ MESULİYETİNİ SIRTIMIZDA TAŞIYORUZ”

Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, daha sonra yaptığı açıklamada Gençlerbirliği’nin büyük kulüpler gibi illa şampiyon olacak diye bir iddiası olmadığını anlatarak, “Her insanın kalbinde şampiyon olmak yatar ama Ankara’da tek kalmış kulüp olarak bütün Ankaralıların da mesuliyetini sırtımızda taşıyoruz” yorumunda bulundu.Gençlerbirliği’nin ekonomik durumundan da bahseden ve büyük kulüpler kadar transfer noktasında rahat hareket edemediklerini anlatan Cavcav, bu yıl kombine bilet fiyatını 50 TL’den 100 TL’ye çıkartacaklarını kaydetti.

Hesapsız bir şekilde transfer yapılması durumunda takımın ekonomisinin bozulabileceğine dikkat çeken Cavcav, Ankaragücü örneği vererek, “Allah muhafaza yarın ver 3 milyon, 5 milyon, 10 milyon Euro. Tamam veririz. 1 sene sonra işte 103 yıllık bir kulüp yok olmakla karşı karşıya. Gene Ankaragücü'ne saygı duyuyorum. Çok iyi bir taraftarı var. Hakikaten Ankaragücü’nü seven bir taraftarı var. Bizim öyle fanatik taraftarımız maalesef yok” diye konuştu.

METİN DİYADİN: “İLK PROFESYONEL OLDUĞUM KULÜBE TEKNİK DİREKTÖR OLMAK GURUR VERİCİ”

İmza töreninde konuşan Gençlerbirliği’nin yeni teknik direktörü Metin Diyadin ise, ilk profesyonel olduğu kulübe yıllar sonra teknik direktör olmanın mesleki açıdan gurur verici olduğunu ifade ederek, kendisinin teorik olarak farklı bir takım oluşturmak istediğini ifade etti.

“2-3 oyuncu takviyesi yapmak istiyoruz” diyen Diyadin, “Bunu yaptığımız takdirde geçen yıllara nazaran daha farklı bir Gençlerbirliği sahada olacak diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Gençlerbirliği için kendisinin az ama öz oyuncu istediğini dile getiren Diyadin, ofansif oyuncuların çok önemli olduğuna dikkat çekti.

Metin Diyadin gazetecilerin “Bu yıl hedef ne?” şeklindeki sorusuna ise, “Eğer benim kafamdakini teorik olarak gerçekleştirebilirsem, bu hamleleri yapabilirsek son 3-4 sezonun üzerindekinden; en azından oyun olarak da maç kalitesi olarak da iyi olacağını düşünüyorum. Zaten bu heyecanla geldim. İnşallah bunu gerçekleştirebilirim” cevabını verdi.Konuşmaların ardından İlhan Cavcav ve Metin Diyadin hazırlanan mukaveleye imza attı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa ANASİAD Genel Başkanı Hakan Birkan: "Hep birlikte ekonomiye odaklanmalıyız" Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANASİAD) Genel Başkanı Hakan Birkan, Türkiye’nin bir süredir yüksek enflasyon, yüksek faiz ve döviz fiyatlarındaki uyumsuzlukla mücadele ettiğini, bu yüzden tüm kesimlerden siyasi çekişmeleri geride bırakarak sadece ekonomiye odaklanması gerektiğini söyledi. TÜİK’e göre, Tüketici Fiyat Endeksinin nisanda aylık bazda 3,18, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin de yüzde 3,60 artış gösterdiğini, yıllık enflasyonun tüketici fiyatlarında yüzde 69,80, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 55,66 olarak gerçekleştiğine dikkat çeken ANASİAD Genel Başkanı Hakan Birkan, iş dünyası için en büyük sorunun enflasyon olduğunu, bunun yanı sıra yüksek faiz nedeniyle paraya ulaşmanın zorlaştığını bunun da yatırım ve üretimin önündeki engeller olduğunu belirterek, “Ülkemizdeki tüm kesimlerin kısır çekişmeleri bir kenara bırakarak biran önce gerçek gündem olan ekonomiye odaklanmasını gerekiyor. Merkez Bankası, yılsonu enflasyon beklentisini yüzde 36 olarak açıkladı. Ancak iş dünyası olarak bu yılı yüzde 43-44 bandında tamamlanmasını bekliyoruz. Bununla birlikte ihracatın sıkıntıya girmemesi ve ithalatın cazip hale gelmemesi için kur ile enflasyon arasındaki dengenin de kopmaması lazım. Kuru baskılayarak enflasyonu tutmanın kısa vadeli birtakım faydaları olabilir ama bu ithalatı artıran, ihracatı baskılayan unsurdur. Bu da kapatmak için büyük bir mücadele içinde olduğumuz dış ticaret açığımızı olumsuz yönde etkileyecektir" dedi. Yüksek faiz politikası sebebiyle banka kredisi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu belirten Hakan Birkan, enflasyonun yüksek olduğu bir ortamda, kredi maliyetlerinin enflasyon üzerinde konumlanmasının piyasanın bir gerçeği olduğunu kabul ettiklerini ama ticari faaliyetleri devam ettirmek için de kredi kullanımının zorunlu olduğunu vurguladı. Beklentilerinin enflasyonun makul seviyeye inmesi, buna bağlı olarak da faizlerin ve kredi maliyetlerinin daha uygun bir noktaya gelmesi olduğunu ifade eden Birkan, “Elbette kredi maliyetlerinin aşağıya çekilmesi, enflasyonun aşağıya çekilmesiyle uyumlu bir halde olacaktır. Bu yüzde de el birliği ederek önce enflasyonla topyekûn mücadele etmeliyiz. Türkiye 2 yıldır seçim atmosferinde. Uygulanan seçim ekonomisi bütün dengeleri bozdu. Diğer yandan uzun bir pandemi sürecinin ardından Rusya Ukrayna arasında çıkan savaş dünyada ekonomileri alt üst etti. Geçen yıl yaşadığımız deprem felaketi ise ekonomimize büyük bir darbe vurdu. Şimdi el birliği ile bu durumu terse çevirecek hamleler yapmak zorundayız. Başta siyasetçiler olmak üzere toplumun tüm kesimlerinden normalleşme adımları atmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Hakan Birkan önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasında gerçekleşen görüşmenin ve görüşme sonrasında da iade-i ziyaret yapılacağının açıklanmasının ülkede siyasi tansiyonun düşmesinde olumlu bir adım olarak gördüklerini de söyledi. Birkan, “İş dünyası olarak, sadece üretime odaklanmak istiyoruz. Ülkemizin ilerlemesi, halkımızın refah ve mutluluğu için birlik ve beraberlik içinde olmamız çok önemli. Ekonomideki olumsuzluklara, dünyada devam eden savaşlara rağmen gelecekten umutluyuz” dedi.
Bursa BUYSAD Başkanı Coşkun Dönmez, tekrar YESİDEF yönetiminde BUYSAD Başkanı Coşkun Dönmez, YESİDEF yönetimine yeniden seçildi. Dönmez, endüstriyel yemek sektörünün üst kuruluşu olan YESİDEF’in sektörün gelişmesi için çok önemli çalışmalar yaptığını söyledi. Yemek Sanayicileri Federasyonunun (YESİDEF) olağan genel kurulu kısa süre önce İstanbul’da yapıldı. Federasyon Başkanı Hüseyin Bozdağ’ın güven tazelediği kongrede Bursa Yemek Sanayicileri Derneği (BUYSAD) Başkanı Coşkun Dönmez de bir kez daha Yönetim Kurulu üyesi seçildi. Stratejik öneme sahip olan endüstriyel yemek sektörünün ciddi büyüklüğe ulaştığını söyleyen Coşkun Dönmez, ülke genelinde 6 bin dolayında firmada yaklaşık 400 bin kişiye istihdam sağladıklarına dikkat çekti. Günümüzde gıdaya ulaşmanın zorlaştığını ve bu nedenle gıda güvenliğinin daha da önemli hale geldiğini ifade eden Dönmez, “Her sektörde olduğu gibi endüstriyel yemek sektörünün de kendine has zorluları ve sorunları var. Sektörün gelişimini, öncelikle sorunlarımızı çözerek başlamamız doğru olur. Tıpkı yerelde BUYSAD ile yaptığımız gibi, YESİDEF çatısı altında da sorunlarımızı temelden ortadan kaldıracak çözümler üretmek istiyoruz” dedi. Coşkun Dönmez yapmak istedikleri çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Sektörde çoğu işletmenin geleneksel yöntemlerle yemek pişirmeye devam ettiğini fakat enerji verimliliği açısından tüm işletmeleri buharlı pişirme sistemlerine geçmesi gerektiğini söyleyen Dönmez, “Çünkü başta elektrik ve doğalgaz olmak üzere enerji maliyetleri gerçekten can yakıyor. Yemekleri maksimum gıda güvenliği, sıfır tolerans, sıfır risk anlayışı ile tercihen pastörize ederek son tüketim noktalara ulaştırmamak gerekiyor. Temel ihtiyaç olan gıda sektöründeki firmalara yatırım teşvikleri verilmeli. Kaldı ki bizim sektörümüzde her şeyi yerli teknoloji ile yapabiliyoruz. Yani hazır yemek sektörüne verilecek katkı aynı zamanda yerli üreticinin desteklenmesi anlamına geliyor” diye konuştu. Başkan Dönmez, şehirlerin sanayi bölgelerine yakın konumdaki yerlerinde gıda ihtisas alanları oluşturulması, bu alanlar teşvik çerçevesine alınıp gıdaların daha sağlıklı ortamlarda üretilmesinin yolunu açmak gerektiğini de söyledi. Bu alanlarda devletin denetim faaliyetlerinin de daha kontrollü olacağını kaydeden Dönmez, “Her ne kadar işini layıkıyla yapan işletmelerimizde kendilerine ait arıtma sistemleri olsa da, kapsamlı arıtma sistemleri de yapılarak altyapı sorunlarımız giderilebilir” diye konuştu.
Ankara Ankara’da işletmelere yönelik vergi denetimi yapıldı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı, 2 bine yakın işletmeye yönelik Katma Değer Vergisi (KDV) denetimi yaptı. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı, restoran, pastane, fırın, kafe ve eczane gibi işletmelerde KDV denetimi gerçekleştirdi. Denetimler 250’ye gelir uzmanı ile yapıldı. Denetimlerde; KDV oranlarına ilişkin tespitler, ödeme kaydedici cihazlar ve pos cihazı kontrolünün yanı sıra, iş yerinin kira olup olmadığı, iş yeri kiralarının bankalar vasıtasıyla ödenip ödenmediği, kayıt dışı işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı kontrol edildi. Denetimlere Ankara Vergi Dairesi Başkanı Yüksel Duman da katıldı. Duman, yaptığı konuşmada, denetimlerin kesintisiz devam edeceğini belirterek, şu konuların kontrol edileceğini aktardı: "Ankara genelinde 250 gelir uzmanımız ile kafe, restoran, pastane, fırın ve eczane işletmeleri nezdinde denetim faaliyetlerini gerçekleştireceğiz. Bu vergi denetimi kapsamında; kayıt dışı faaliyet gösteren işletmelerin bulunup bulunmadığı, yeni nesil ödeme kaydedici cihaz kullanılıp kullanılmadığı, bir başka ifade ile yeni nesil ÖKC ile bağlantısı olmayan pos cihazların bulunup bulunmadığı." İşletmeye ait olmayan pos cihazının kullanılıp kullanılmadığının da kontrol edileceğini vurgulayan Duman, şöyle konuştu: "Banka hesapları (IBAN) aracılığıyla yapılan tahsilatlara karşılık fatura düzenlenip düzenlenmediği ile başkasına ait banka hesapları üzerinden tahsilat yapılıp yapılmadığı, İşletmede hesap takibinde kullanılan entegrasyon (ROP) sistemi ile ödeme kaydedici cihaz arasında bağlantının kurulup kurulmadığı, işletmede belge düzenine uyulup uyulmadığı, belge düzenlenirken doğru KDV oranının uygulanıp uygulanmadığı, kayıt dışı işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı, iş yeri kiralık ise kira bedelinin banka kanlıyla ödenip ödenmediği konularında çalışmalar yürütülecektir." Kayıt dışı ekonomi ile mücadele kapsamında yapılan çalışmalar artarak devam edeceğine dikkati çeken Duman, "Vergi Dairesi Başkanlığımızca yapılan çalışmaların yanında vatandaşlarımızdan ricamız, satın aldıkları ürün veya hizmete ait ödeme kaydedici cihaz fişi veya faturaları talep etmeleri ve verilen bu belgeler üzerinde KDV oranlarının doğru olup olmadığını kontrol etmeleridir" ifadesini kullandı. Ankara Vergi Dairesi Başkanı Yüksel Duman, belge düzenlemeyen veya yanlış düzenleyen firmalar için vatandaşların doğrudan başkanlıklarına ya da CİMER üzerinden şikayet oluşturarak ulaşılabileceğini de kaydetti. Duman bu konuda hassasiyet ile çalışacaklarını da aktardı.