VOLEYBOL - 03 Temmuz 2013 Çarşamba 16:55

Milli sporcu, kampa katılacak yol parası bulamıyor

A
A
A
Milli sporcu,  kampa katılacak yol parası bulamıyor

Samsun Bafra İşitme Engelliler Voleybol Takımı’nın milli sporcusu, milli takım kampına katılmak için ekonomik destek istiyor.

AHMET ŞÜKRÜ ULUÇAY
SAMSUN


Van’dan liseyi okumak için geldiği Trabzon’da tanıştığı Bafra İşitme Engelliler sporcuları sayesinde 9 yıl önce Bafra’ya gelen milli sporcu sahipsizlikten yakındı. 9 yıldır Türkiye Voleybol Milli Takımı’nda birçok kez yurt içinde ve dışında Türkiye’yi temsil eden İşitme Engelliler Milli Takımı oyuncusu Zafer Kardaş (27), 4-16 Temmuz tarihleri arasında Ankara’da yapılacak olan kampa katılmak için ekonomik destek arıyor. Federasyon tarafından verilen 315 lira şeref aylığıyla geçinmeye çalıştığını söyleyen Kardaş, bir iş bulup çalışmak için çalmadık kapı bırakmadığını, ailesinin durumunun iyi olmadığı için onlara da para göndermeye çalıştığını söyledi.

İşaret dili tercümanı Tugay Kurtgözü aracılığıyla yetkililerden yardım isteyen İşitme Engelliler Voleybol Milli Takım oyuncusu Zafer Kardaş, “BİMER'e yazı yazdım. İŞKUR aracılığıyla defalarca iş başvurusunda bulundum fakat bir sonuç alamadım. 315 lira şeref aylığı alıyorum fakat bu para yetmiyor. Yetkililerden yardım bekliyorum” dedi.
Ankara’daki kampa katılmak için borç para bulmaya çalışan Kardaş, 24 Temmuz-4 Ağustos tarihleri arasında Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da yapılacak olan 22. İşitme Engelliler Olimpiyatları’na katılacaklarını sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da özel bireylerin diş problemlerine etkili çözüm Ordu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinde özel bireylerin ihtiyaçlarına yönelik sunduğu hizmetler ile dikkat çekiyor. Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinin açıldığı 2020 yılından bu yana 543’ü özel bakım gerektiren birey olmak üzere toplam 670 hastanın tüm diş tedavileri tek seansta genel anestezi altında gerçekleştirildi. 2025 yılı içerisinde ise 166’sı down sendromu, otizm spektrum bozukluğu gibi özel bakım gerektiren bireyler olmak üzere toplam 208 hastanın diş tedavisi genel anestezi altında yapıldı. Özellikle kooperasyon güçlüğü yaşayan bireylerde daha önce tamamlanamayan diş tedavilerinin tek seansta ve güvenli şartlarda yapılabilmesi, hasta yakınları tarafından büyük bir kolaylık olarak değerlendirildi. Hasta yakınları ayrıca tedavi süreci boyunca ekip tarafından sağlanan bilgilendirme, iletişim ve koordinasyonun sürecin daha anlaşılır ve yönetilebilir olmasına katkı sunduğu belirtti. Özel bakım gerektiren bireylerde diş tedavilerinin genel anestezi uzmanları ile uzman diş hekimlerinden oluşan sağlık ekibi ve multidisipliner bir yaklaşımla gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eden Diş Hekimliği Fakültesi Dekan V.Prof. Dr. Melih Ömezli, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş’ın destekleriyle Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinde genel anestezi altında sunulan nitelikli sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi ve daha fazla sayıda özel bakım gerektiren hastaya tedavi hizmeti verilebilmesi için çalışmaların aralıksız şekilde sürdürüldüğünü belirtti.
Kayseri Avukat Zeynep Karakuş: "Çocuğun işlediği suçta ebeveynin ihmali olması durumunda sorumluluğu doğabilir" Avukat Zeynep Karakuş; mevcut sistemde ebeveynlerin çocukların suça sürüklenmesindeki ihmal veya yetersizliklerinden dolayı doğrudan ceza sorumluluğunun bulunmadığını, ancak çocuğun işlediği suç ile ebeveynin ihmali arasında somut bağlantı olması durumunda sorumluluğun gündeme gelebileceğini belirtti. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda öğrenciler tarafından düzenlenen saldırıların ardından değerlendirmelerde bulunan Avukat Zeynep Karakuş; çocuğun suça yöneldiğinin bilinmesine rağmen buna göz yumulması, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda ebeveynlerin sorumluluğunun doğabileceğini aktardı. Mevcut sistemde çocukların suça sürüklenmesinde ebeveynlerin sorumluluğunun azaldığını ifade eden Karakuş, yeni bir düzenleme ile suçun azaltılmasına katkı sağlanabileceğini ifade etti. Avukat Zeynep Karakuş; "Çocukların işlediği suçlar bakımından hukuk sisteminde çeşitli düzenlemeler bulunmakla birlikte çocuklar için ceza sorumluluğu azaltılırken, anne ve babalara daha çok özel hukuk kapsamında yükümlülükler yüklenmektedir. Ancak mevcut sistemde, ebeveynlerin çocukların suça sürüklenmesindeki ihmal veya yetersizliklerinden dolayı doğrudan ceza sorumluluğu bulunmamakta. Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan ’ceza sorumluluğunun şahsiliği’ gereği, herkes yalnızca kendi fiilinden sorumlu tutulur. Bu nedenle çocuk tarafından işlenen bir suçtan dolayı anne ve babanın doğrudan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bununla birlikte ebeveynlerin bakım, gözetim ve eğitim yükümlülüklerini ihmal etmeleri halinde çocukların suça sürüklenebileceği de bir gerçektir. Bu noktada bazı görüşler ebeveynlerin özellikle bakım, gözetim ve denetim yükümlülüklerini açık şekilde ihmal etmeleri halinde cezai sorumluluklarının doğması gerektiğini savunmaktadır. Örneğin çocuğun suça yöneldiğinin bilinmesine rağmen buna göz yumulması, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda ebeveynlerin sorumluluğu doğabileceği ifade ediliyor. Ancak böyle bir düzenlemenin hayata geçirilebilmesi için, ebeveynin ihmali ile çocuğun işlediği suç arasında açık, somut ve güçlü bir neden-sonuç ilişkisinin, yani illiyet bağının kurulması gerekiyor. Başka bir ifadeyle; sadece çocuğun suç işlemiş olması yeterli olmayıp, bu sonucun doğrudan ebeveynin ihmaliyle bağlantılı olması gerekir. Aksi halde, sorumluluğun sınırları belirsiz hale gelir; ve ilkenin ihlali durumu doğar. Nitekim Adalet Bakanı Akın Gürlek de yaptığı açıklamalarda, çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin rolüne dikkat çekmiş ve ailelerin sorumluluğunun da tartışılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu yönde yapılacak yeni bir düzenleme faydalı olacaktır" dedi.