TEKNOLOJİ - 12 Ağustos 2020 Çarşamba 15:51

Mimarlar ve tasarımcılar için uygun bilgisayar ve donanımlar

A
A
A
Mimarlar ve tasarımcılar için uygun bilgisayar ve donanımlar

Mimarlık öğrencilerinin, tasarımcıların ve performans arayanların en merak ettiği sorulardan biri de “Bilgisayar seçerken nelere dikkat etmeliyiz?” Bu konuyla ilgili Youtube fenomeni İç Mimar Berna mimarlar ve tasarımcılar için özel olarak tasarlanan Excalibur G900’ü, donanımlarını ve teknik özelliklerini deneyimledi.

Her meslek grubuna göre, bilgisayar ve donanım ihtiyaçları da farklılık gösterir. Bilkent mezunu iç mimar Berna Acar Kasırga, mimarlık ve tasarım öğrencilerinin kendisine performans bilgisayarları ile ilgili birçok soru sorulduğunu, bu anlamda bir performans bilgisayarında hangi donanım ve teknik özelliklerin önemli olduğunu anlattı.

Kullanılan programlar:

Mimarlıkta kullanılan programların her işletim sisteminde çalışıyor olması önemli bir konu ve bilgisayarınızın da tüm işletim sistemleri ile uyumlu olması gerekir. Autocad, Sketch Up, Lumium gibi üç boyutlu çizim programlarının, özellikle de render almak için kullanılan programların verimliliği kullanılan bilgisayarın performansına bağlıdır. İç Mimar Berna: “Müşterilere sunum yaparken onları mekân içerisinde gezdirebiliyorum. Bazı programların çizim kalitesi çok gerçekçi durmuyor. Profesyonel ve daha gerçekçi çizimler için daha yüksek performanslı programlar kullanmam gerekiyor. Kullandığım laptopun da bu programları kaldırması gerek. Excalibur G900 işletim sistemiyle ve donanımıyla bu konuda birçok seçenek sunuyor.” diye belirtiyor.

Ekran özellikleri:

Bir bilgisayarın Hz değeri, ekranın yenilenme ve tarama hızı anlamına gelir. Üç boyutlu çizimlerin sunumunda, projelerin sunumunu yaparken kamera açılarını sağa ve sola kaydırıldığında ekran, gözün algılayamayacağı bir hızda yenilenir. Böylelikle çalışmalarınız çok daha profesyonel ve net bir şekilde görülür.

Ekran özelliklerinden NIT değeri denilen ekran parlaklığı da bu meslek gruplarında önem taşır. Meslek gereği dış mekânda veya güneşli bir ortamda keşif veya sunum yapmak durumunda kalabilirsiniz. NIT değeri yüksek bir laptop kullandığınızda, ekrana ne kadar yüksek ışık gelirse gelsin çalışmalarınızı net bir şekilde görebilirsiniz.

Çalıştığınız laptopun ekran boyutu ve inceliği de önemli konulardan biri olarak görülüyor. İç Mimar Berna’nın da belirttiği üzere; “Çalıştığınız ayrı bir masa üstü bilgisayarınız yok ise, tasarım ve projelerinizde büyük ve ince ekranlı laptopta çalışmak avantaj sağlar. Mimarlar ve tasarımcıların işi görsel bir iş olduğundan ekran kartları da önem taşıyor. Excalibur G900’ün 15.6” lik ince çerçeveli ekranı ve NVIDIA GForce ekran kartları bu çalışmalar için ideal ekran deneyimi sunar.”

Ram ve Depolama:

Mimarlar ve tasarımcıların kullandığı üç boyutlu programları kullanmak ve sunum yapmak için bilgisayarın RAM’i yani “anlık kullanım hafızası” önem taşır. Yüksek RAM, proje ve sunum çalışmalarında aynı anda birden fazla programı açık tutma ve çalıştırma imkânı sağlar. RAM’in tek başına yüksek olması yeterli olmaz, bunu destekleyici güçlü bir işlemciye de ihtiyaç vardır. Bu konuda İç Mimar Berna, “Tasarım öğrencilerinin en çok dikkat etmesi gereken konulardan biri de bilgisayarın RAM’i. Ben öğrenciyken, elimde güçlü olmayan bir bilgisayarım olduğundan, büyük mekân projelerinde, her odanın çizimini bölmek ve ayrı yapmak durumunda kalırdım ki çizimleri açarken bilgisayarım kasılmasın diye. Proje sunumlarında tüm mekânı aynı anda görmek daha profesyonel bir yaklaşım sağlıyor. Örnek verecek olursam; 64 GB’lik Excalibur laptopuna büyük mekânların çizimlerinin tamamını yükleyip sunumlarınızı kolaylıkla yapabilirsiniz.” diyor.

Yüksek performanslı bilgisayarlar ve programlar kullanırken, yapılan tasarımların dosya boyutu da büyük olur. Bu dosyaları bilgisayarda depolayabilmek de önemli bir detay. “Hem diz üstü bilgisayar pratikliğini yaşayıp hem de harici disk taşımaktan rahatsız oluyorum, her şeyimin bilgisayarın içinde olmasını istiyorum. Excalibur G900’da 8 TB’a kadar depolama alanınızı artırabiliyorsunuz. Depolama alanı kadar SSD yani yüksek hızlı sürücülerden oluşuyor olması da önemli.” diye belirtiyor Berna.

Batarya süresi:

Mimar ve iç mimarların çoğu toplantıları sahada geçer. Çünkü mekânın içerisindeyken, müşterinin yapılan tasarımı hayal etmesi daha kolay olur. “Proje çalışmaları devam ederken, kontrole gittiğinizde ustaların birçok sorusu oluyor, onlara anlatırken de üç boyutlu görselleri göstererek anlatmak daha kolay oluyor. Bunun için bilgisayarınızın batarya süresi önemli. Bir toplantının minimum 2-4 saat arası sürdüğünü düşünecek olursak, bilgisayarınızın şarja ihtiyacı olmadan dayanabiliyor olması lazım. Çünkü inşaatın kaba seviyede olması ihtimali var, yani herhangi bir yerde elektrik bulamama ihtimaliniz var. Kablo, şarj uğraşmadan hemen bilgisayarınızı kucağınızda açıp çalışıyor olmanız gerek.”

“Mesleğimi yaparken beni yavaşlatmayan ve yarı yolda bırakmayacak bir bilgisayar ile çalışmak isterim” diyen fenomen Berna, mimarlık mesleğindeki bilgisayar gereksinmelerini ve Excalibur G900 deneyimini aktardı. 10. Nesil yeni işlemcili, performans bilgisayarı Excalibur G900 ile ilgili detaylı bilgiye https://www.casper.com.tr/excalibur-g900 adresinden ulaşabilirsiniz.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Lokanta ve kafelerde KDV oranında değişiklik Resmi Gazete’de Lokanta ve kafelerde yüzde 8 olan KDV, yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV’nin, yüzde 20’ye çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Katma Deper Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 26 Nisan 2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer alan ’yüzde 8’ ibarelerinin ’yüzde 10’, ’yüzde 18’ ibarelerinin ’yüzde 20’ olarak değiştirilmesine karar verildi. Buna göre, lokantaların hizmetlerini, et, su, meyve suyu gibi gıda malzemesi satışı göstererek yüzde 10 yerine yüzde 1 KDV ile faturalandırmasının önüne geçilecek. Hizmet sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmeler kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin edilerek buralarda sattıkları ürünler için yüzde 10 oranında KDV hesaplayacak. Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Öte yandan, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri ruhsatı bulunmadığı halde müşterilerine masa, oturma yeri, tezgah gibi servis yapılabilen alanlarda yiyecek ve içecek hizmetleri sunanların bu yerlerde yaptıkları satışlar da bu kapsamda olacak. Tebliğin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe gireceği belirtilirken hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanınca yürütüleceği belirlendi.
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.