DÜNYA - 20 Mart 2026 Cuma 19:50 | Son Güncelleme : 20 Mart 2026 Cuma 20:38

Mücteba Hamaney'den 'Türkiye' açıklaması: "Saldırıları biz yapmadık"

A
A
A
Mücteba Hamaney'den 'Türkiye' açıklaması: "Saldırıları biz yapmadık"

İran dini lideri Mücteba Hamaney, Türkiye ve Umman’daki saldırı iddialarına ilişkin, "Saldırılar kesinlikle İran Silahlı Kuvvetleri ya da direniş cephesine bağlı unsurlar tarafından yapılmamıştır. Bu durum Siyonist düşmanın İran ile komşuları arasında ayrılık oluşturmak amacıyla başvurduğu bir sahte bayrak girişimidir" dedi.

İran dini lideri Mücteba Hamaney, İran yeni yılının (Nevruz) başlaması nedeniyle bir tebrik mesaj yayımladı. Mesajında Nevruz ile Ramazan Bayramı’nın aynı döneme denk geldiğine dikkat çeken Hamaney, "Bu iki dini ve milli bayram nedeniyle milletimizin tüm fertlerini tebrik ediyorum ve özellikle tüm dünya Müslümanlarının Ramazan Bayramı’nı kutluyorum" ifadelerini kullandı.

"Türkiye ve Umman’daki saldırıları biz yapmadık"

Hamaney açıklamasında, Türkiye ve Umman’a yönelik saldırı iddialarına ilişkin, "İyi ilişkilere sahip olduğumuz Türkiye ve Umman’da, bu ülkelerin bazı noktalarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar kesinlikle İran Silahlı Kuvvetleri ya da direniş cephesine bağlı unsurlar tarafından yapılmamıştır. Bu durum Siyonist düşmanın İran ile komşuları arasında ayrılık oluşturmak amacıyla başvurduğu bir sahte bayrak girişimidir. Benzer durumlar başka ülkelerde de yaşanabilir" ifadelerini kullandı.

"Komşu ülkelerle ilişkiler ciddidir"

Mesajında bölgesel ilişkilere de değinen Hamaney, komşu ülkelerle ilişkilerin önemine dikkat çekerek, "Komşu ülkelerle ilişkiler konusunda ortaya koyduğumuz yaklaşım ciddi ve gerçektir. Komşuluk bağının yanı sıra, İslam dinine ortak bağlılık, kutsal mekanlar, bazı ülkelerde yaşayan İranlılar, ortak etnik ve dilsel unsurlar ile ortak stratejik çıkarlar, ilişkilerin güçlenmesi için önemli zeminler sunmaktadır" dedi.

"Üç ayrı savaşla karşı karşıya kaldık"

İran'daki son bir yılda yaşanan gelişmelere değinen Hamaney, "Üç ayrı askeri ve güvenlik süreci ile karşı karşıya kaldık. Birinci savaş, haziran ayında yaşanan savaştı. Siyonist düşman, ABD’nin özel desteğiyle ve müzakereler sürerken alçakça bir saldırı düzenleyerek ülkemizin en seçkin komutanlarından ve önde gelen bilim insanlarından bazılarını ve ardından yaklaşık bin vatandaşımızı şehit etti. Düşman, bir veya iki gün içinde bu halkın sistemi devireceğini sandı. Ancak halkın uyanıklığı ve askerlerimizin cesareti sayesinde kısa sürede geri adım atmak zorunda kaldı. İkinci savaş, Ocak ayındaki darbe girişimiydi. ABD ve Siyonist rejim, ekonomik sorunların etkisiyle halkın kendi hedeflerini gerçekleştireceğini düşündü. Bu süreçte önceki savaşa kıyasla daha fazla sayıda vatandaşımız şehit oldu ve ciddi maddi zararlar meydana geldi" dedi.

"Üçüncü savaş hala devam ediyor"

Üçüncü savaşın ise hala devam ettiğini belirten Hamaney, eski İran dini lideri Ali Hamaney ve diğer İranlı yetkililerin ABD-İsrail tarafından düzenlenen hava saldırılarında öldürülmesine değinerek, "Bu savaşın ilk gününde, dini lideri ve birçok ismi kaybettik. Ardından farklı kesimlerden çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Bu savaş, düşmanın halk hareketinden umudunu kesmesinin ardından sistemin başındaki lideri ve bazı etkili askeri isimleri hedef alarak halkta korku ve umutsuzluk oluşturmak, halkı sahneden çekilmeye zorlamak ve bu yolla İran üzerinde hakimiyet kurup ülkeyi bölme hedefini gerçekleştirmek gibi yanlış varsayımla başlatıldı" ifadelerine yer verdi.

"Şehirler direniş noktası haline geldi"

Halkın tepkisine dikkat çeken Hamaney, "Ancak siz bu mübarek ayda orucu mücadeleyle birleştirerek ülke genelinde geniş bir savunma hattı oluşturdunuz ve şehirlerin meydanlarını, mahallelerini ve camilerini adeta birer direniş noktası haline getirerek düşmana sarsıcı bir darbe indirdiniz. Bu darbenin ardından düşman çelişkili ve tutarsız açıklamalar yapmaya başladı. Bu durum onun zayıflığını ve sağlıklı değerlendirme yapamadığını açıkça ortaya koydu" ifadelerini kullandı.

"Bu birlik düşmanda zayıflık oluşturdu"

Hamaney, halkın ortaya koyduğu birlik ve dayanışma için teşekkür ederek, "Bu büyük destanı ortaya koyduğunuz için halkımızın her bir ferdine teşekkür ediyorum. Farklı görüşlere rağmen oluşan bu birlik düşmanda zayıflık oluşturdu. Bu birlik korundukça daha da güçlenecek ve düşmanlar daha da zayıflayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"Medya üzerinden milli birlik hedef alınıyor"

Hamaney, yürütülen medya faaliyetlerine ilişkin değerlendirmede bulunarak, "Düşmanın izlediği yollardan biri de medya faaliyetleridir. Bu süreçte toplumun bazı kesimlerinin zihin ve psikolojisini hedef alarak milli birliği ve buna bağlı olarak milli güvenliği zedelemeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle dikkatli olunmalı ve ihmallerle bu kötü amacın gerçekleşmesine zemin hazırlanmasına izin verilmemelidir. Farklı düşünce, siyasi ve kültürel yaklaşımlara sahip olsalar da ülkemizdeki medya kuruluşlarının özellikle zayıf yönlere odaklanmaktan ciddi şekilde kaçınmaları gerekir. Aksi takdirde düşmanın hedeflerine ulaşma ihtimali artacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yılında Edirne’de Osmanlı ruhu yaşatıldı Edirne’de İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümü kutlamaları coşku dolu anlara sahne oldu. Programın en dikkat çeken bölümleri ise atlı birlikler ve yeniçeri kıyafetliler eşliğindeki fetih yürüyüşü ile bin dronla fetih ruhunun Selimiye’nin gölgesinde yeniden canlandırılması oldu. İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde "İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar" programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kutlamalar çerçevesinde "Büyük Fetih Yürüyüşü" ve konserler düzenlendi, Edirne’den İstanbul’un fethine uzanan sürecin gökyüzünde canlandırılması bin dron ile yapıldı Tarihi atmosferin hissedildiği program, vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlikler çerçevesinde Selimiye Meydanı’nda gerçekleştirilen İHA ve SİHA gösterileri yoğun ilgi gördü. Teknoloji ile tarihin buluştuğu gösteriler vatandaşlardan büyük alkış aldı. Vatandaşlar bu anları telefonlarına kaydederek güne anı bıraktı. Akşam saatlerinde düzenlenen fetih yürüyüşü ise adeta Edirne sokaklarını tarih yolculuğuna çevirdi. Selimiye Meydanı doldu taştı, adım atacak yer kalmadı. Jandarma Genel Komutanlığı Atlı Jandarma Birliği, Mehteran Birliği, 500’e yakın yeniçeri ve akıncı kıyafetli ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte fetih ruhu yeniden canlandı. Temsili yeniçerilerinden bazıları İstanbul’un fethinde büyük rol oynayan şahi toplarının replikalarını taşıyan tahta arabaları çekerek yürüyüşte yer aldı. Şükrüpaşa İlkokulu önünden başlayan yürüyüş, Selimiye Meydanı’na kadar büyük bir coşku eşliğinde devam etti. Selimiye Meydanı’nda bir araya gelen protokol üyeleri ve katılımcılar, Akşemsettin’i temsil eden Eski Cami İmam Hatibi Salih Tatlı’nın duasının ardından kutlama alanına geçti. 1. Ordu Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın destekleriyle gerçekleşen program yağmura rağmen geç saatlere kadar devam etti. "Bin dron ile göküzünde canlandırma yapıldı" Geçen yıl video mapping ile Selimiye üzerinde yapılan fetih canlandırması bu yıl bin dronla gökyüzünde canlandırıldı. Eski Cami önünde gerçekleştirilen fetih duası ve komando andının okunması programa duygu dolu anlar kattı. Vatandaşlar ellerindeki bayraklarla etkinliklere yoğun destek verirken, meydan marşlar ve mehter ezgileriyle yankılandı. Selimiye Meydanı’ndaki ana programda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Programda Edirne Valisi Yunus Sezer bir konuşma yaptı. Sezer, konuşmasında İstanbul’un fethinin inanç, azim ve iradenin zaferi olduğunu söyledi. Edirne’nin fetih hazırlıklarının merkezi olduğuna vurgu yapan Sezer, İstanbul’un fethinin yalnızca askeri bir başarı olmadığını, asıl büyük olanın inançla yoğrulmuş bir azmin, sağlam bir hazırlığın ve sarsılmaz bir iradenin zaferi olduğunu ifade etti. Edirne’nin fetih ruhunun şekillendiği şehirlerden biri olduğunu aktaran Sezer, "Dünyayı titretecek dev şahi topları bu ocaklarda dökülmüş, ilk kez Edirne’de yankılanmıştır. Bu kadim şehir devlet aklının şekillendiği, orduların hazırlandığı, ilmin büyüdüğü bir başkenttir" dedi. "Tükiye birçok alanda kendi hikayesini yazdı" Türkiye’nin bugün savunma sanayiinden uzay teknolojilerine kadar birçok alanda kendi hikayesini yeniden yazdığını söyleyen Sezer, "O gün dökülen şahi toplarının yerini bugün yerli ve milli teknolojilerimiz, İHA’larımız ve SİHA’larımız almaktadır. Bizler Türkiye Yüzyılı idealimizle her alanda lider bir Türkiye inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Gençlerin heyecanının fetih ruhunun devamı olduğuna dikkat çeken Vali Sezer, programın hazırlanmasında destek verenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından sahne alan bando ve mehteran ekipleri izleyenlerden büyük alkış aldı. Gecenin finalinde gerçekleştirilen Edirne’den İstanbul’a doğru yola çıkan fetih yürüyüşünün hikayesi, "Edirne’den İstanbul’a: Mühendisliğin ve Azmin Zaferi" temalı dron gösterisi ise gökyüzünde görsel şölen oluşturdu. Edirne’de düzenlenen fetih etkinlikleri, hem tarih bilincini canlı tuttu, hem de vatandaşlara birlik ve beraberlik duygusunu bir kez daha yaşattı