ASAYİŞ - 21 Eylül 2018 Cuma 14:33

Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşler hakim karşısında

A
A
A
Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşler hakim karşısında

FETÖ’nün medya yapılanmasına ilişkin Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 6 sanığın İstinaf Mahkemesi’nde yargılanmasına başlandı.

Savunma yapan Nazlı Ilıcak, kartopu oynarken çekilmiş fotoğrafa açıklama yaparak, “O dönemde Zekeriya Öz terör örgütü olarak bilinmiyordu. Benim Zekeriya Öz’le gazetecilik faaliyeti dışında yakından uzaktan alakam yok ” dedi. 

Fetullahçı Terör Örgütü’nün(FETÖ) medya yapılanmasına ilişkin, gazeteci Mehmet Altan, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 5’i tutuklu 6 sanığın istinaf mahkemesinde yargılanmasına başlandı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2’inci Ceza Dairesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan, Şükrü Tuğrul Özşengül, Fevzi Yazıcı, Yakup Şimşek jandarmalar eşliğinde cezaevinden getirildi. Tutuksuz sanık Mehmet Altan ve taraf avukatları da salonda hazır bulundu.

“DARBE ALEYHİNDE TWEET ATTIM” 

Duruşmada söz alan Nazlı Ilıcak savunmasında, “Yerel mahkemeye birçok delili çürüten belgeleri takdim ettim. Ama hiç kaale alınmamış. Beni sorgulamanızı ve açıklama yapmak istiyorum. 15 Temmuz’da darbe aleyhtarı çok sayıda tweet attım. Ben darbelere karşıt bir insanım, benim babam Yassıada’da yattı. Darbe benim en nefret ettiğim konu. Ben askere falan düşman değilim. Darbelere müdahalelere her zaman karşıyım. Darbeye zemin hazırladığımıza dair somut bir delil yoktur. Hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi vurgulayan bir insan hiç darbeci olabilir mi?” dedi. 

Kartopu fotoğrafına ilişkin savunma yaptı 

Zekeriya Öz’le kartopu oynarken çekilmiş fotoğrafa açıklama getiren Ilıcak, “O dönemde Zekeriya Öz terör örgütü olarak bilinmiyordu. Benim Zekeriya Öz’le yakından uzaktan alakam yok gazetecilik faaliyeti dışında” ifadelerini kullandı.

“CEMAATİN HİÇBİR GAZETESİNDE ÇALIŞMADIM” 

Fetullah Terör Örgütüne bağlı hiçbir yayın organında çalışmadığını belirten Ilıcak, “Ne olduğu bilinmeyen yapının içinde, bir noktasında katiyen görev almadım. Ben 2013 sonuna kadar sabah gazetesinde çalıştım işime son verildi iş aradım Bugün ve Zaman’dan teklif geldi. Ben hiç düşünmeden Bugün tercih ettim. Cemaat denilen yapının hiçbir gazetesinde çalışmadım. Bugün gazetesinde çalıştım ama orası bir cemaat gazetesi değildi. Akın İpek’in sonradan terör örgütüyle işbirliği içinde olduğunu bilemem. Sempatizan olarak biliyordum” diye konuştu. 

Ilıcak, Bankasya’da hiç parası olmadığını kaydederek, “Çocuklarımı veya torunlarımı hiçbir okullarına göndermedim. Bylockum da yok. Darbe girişimi gecesi Fetullah Gülen’in bir mesajını paylaşmışım. Ben o gece Başbakan Yıldırım’ında mesajını paylaştım. Bu aynı çizgide olduğumu göstermeye yeterli bir delil değildir. Üstelik birbirimize kenetlenmemizi söyledim” ifadelerini kullandı.

“ALDANDIĞIMI İTİRAF EDİYORUM” 

“Ben cemaatin kriminal yüzünü 15 Temmuz sonrası gördüm” diyen Ilıcak, “Çünkü bunlar sinsi bir örgüt. Güler yüz, güzel okullar, fakir fukaraya yardım eden dini yapı beni cezbetti. Ve aldandığımı bugün itiraf ediyorum. Benim yaptığım sadece gazetecilikten ibarettir. Ben beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum. Bugüne kadar yaşımı ileri sürmemeye gayret ettim. Artık çok yoruldum. 74 yaşındayım. Cumhuriyet tarihinde 70 yaşının üzerinde 2 yıl yatan gazeteci Yok. Ben 2 senedir hiçbir suçum olmamasına rağmen yatıyorum, sabrediyorum fakat giderek kendime bakamadığımı görüyorum. Kaçmayı hiçbir zaman düşünmem kendime yakıştırmam. Darbecilik çok ahlaksız bir suçtur” dedi. 

Zaman Gazetesinde Görsel Yönetmen ve Grafik tasarım Sorumlusu tutuklu sanık Fevzi Yazıcı ise, suçsuz olduğunu söyleyerek beraatini ve tahliyesini istedi. 

Duruşmaya ara verildi. Aranın ardından sanık savunmaları dinlenecek.

Ne Olmuştu? 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül, Yakup Şimşek ve Tibet Murat Sanlıman hakkında Fetullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz darbe girişimini önceden bildikleri iddiasıyla dava açıldı. 

İstanbul 26’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Şubat 2018 tarihinde davayı karara bağladı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül ve Yakup Şimşek’i, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Tutuksuz sanık Tibet Sanlıman hakkında ise beraat kararı verdi. 

Karara itiraz eden sanık avukatları davayı İstinaf Mahkemesi’ne taşıdı. İstinaf başvurularını inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2’inci Ceza Dairesi tutuklu sanık Mehmet Altan’ın tahliyesine karar verdi.
Tutuklu sanıklar Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Yakup Şimşek ve Şükrü Tuğrul Özşengül’ün tutukluluk hallerinin devamına hükmeden ceza dairesi, tutuksuz sanık Tibet Sanlıman hakkında verilen beraat kararını ise onadı. 

Gamze Erdemir 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Baki Ersoy’dan Tarım ve Orman Bakanlığı’na ‘taşkın soru önergesi’ Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy; Kayseri’nin Gümüşören ve Ayşepınar mahallelerinde yaşanan taşkın felaketini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Milletvekili Ersoy önergesinde, "Kar erimeleri ve yoğun yağışların ardından baraj kapaklarının açılmasıyla meydana gelen taşkınlar sonucu bölgede yaklaşık 800 dekara yakın tarım arazisinin zarar gördüğü ifade edilmektedir. Gümüşören ve Bahçecik barajlarından bırakılan suların etkisiyle özellikle ırmak kenarındaki üretim alanlarının su altında kaldığı, üreticilerin ciddi kayıplar yaşadığı belirtilmektedir" ifadelerine yer verdi. Milletvekili Baki Ersoy, yaşanan afetin yalnızca mevcut zararlarla sınırlı kalmadığını, ekim döneminin gecikmesi nedeniyle çiftçilerin kayıplarının daha da artabileceğini vurguladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle verilen soru önergesinde bölgede hasar tespit çalışması yapılıp yapılmadığı, çiftçilere yönelik destek ve tazminat planlarının olup olmadığı, taşkınların tekrar etmemesi adına alınan tedbirler, baraj ve taşkın kontrol sistemlerinde revizyon yapılıp yapılmayacağı, tarım arazilerini korumaya yönelik projelerin hayata geçirilip geçirilmeyeceği, üreticilerin mağduriyetinin artmaması için acil müdahale planı oluşturulup oluşturulmadığı gibi kritik başlıklar gündeme getirildi. Ersoy, konunun takipçisi olacaklarını belirterek; "Çiftçimizin emeğini korumak ve benzer mağduriyetlerin önüne geçmek için gerekli tüm adımların atılması büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
Antalya Antalya’da orman yangınlarına karşı sıkı önlemler Antalya Valisi Hulusi Şahin, orman yangınlarına karşı alınan önlemler ve yürütülen hazırlıklara ilişkin, "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık. 42 kulemiz var. Bu kulelerin 36 tanesi IP kameralarla donatıldı. Dünyada çok az ülkede bulunan İHA sistemiyle Türkiye orman yangınlarını takip ediyor ve bu İHA’lardan bir tanesi de Antalya’da" dedi. Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyon Toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı sonrası Vali Şahin, orman yangınlarına karşı alınan önlemler ve yürütülen hazırlıklara ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Toplantıda sıcaklıkların yükselmesi ve havanın kuruması ile birlikte artan yangın riskine karşı alınacak tedbirler paylaşıldı. "Tüm kurumlarımızın yoğun çalışması sayesinde yangın sayısını 200’de tuttuk" Antalya’nın Türkiye’nin en fazla orman varlığına sahip ili olduğunu belirten Vali Şahin, "Antalya, 1,1 milyon hektar alanla Türkiye’nin en fazla orman varlığına sahip ili. İlçelerimizin de büyük çoğunluğu birinci derecede orman yangını riski taşıyor. İklim değişikliğinin bir sonucu olarak hızla artan sıcaklıklar ve kuraklık, bu riski daha da artırıyor. Fakat geçen yıl tüm kurumlarımızın yoğun çalışması, iyi bir koordinasyon ve organizasyon sayesinde toplam yangın sayısını 200’de tuttuk. Yani yangın sayısında Türkiye genelinde üçüncü sıradayız. Ancak asıl önemli rakam alan kaybında ortaya çıkıyor; burada bin 600 hektarla 12. sıradayız. Bu da yoğun çalışmanın, sıkı takibin ve hızlı müdahalenin bir sonucu. Bu yıl da yine aynı şekilde tüm kurumlarımız, mesai mefhumu gözetmeden çalışmaya devam edecek" dedi. "Antalya İli Orman Yangınları Önleme Planı’nı devreye alıyoruz" Antalya İli Orman Yangınları Önleme Planı’nın da bu yıl yürürlüğe koyulacağını açıklayan Vali Şahin, "Böylece hem alan daraltma çalışması yapacağız hem de riskli günlerde, riskli bölgelerde çok yoğun bir bilinçlendirme, farkındalık ve erken uyarı mekanizmalarını harekete geçireceğiz. Böylece orman yangınlarının sayısını da düşürmenin arayışı içindeyiz. Çünkü her yangın, büyük bir yangına dönüşme riskini barındırıyor ve her yangın çok maliyetli bir söndürme faaliyetini gerektiriyor. O nedenle asıl yapılması gereken, yangınların hiç başlamadan engellenmesidir" diye konuştu. "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık" Orman yangınlarına hızlı müdahale için hazırlıkların her yönüyle tamamlandığını belirten Vali Şahin, "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık. 42 kulemiz var. Bu kulelerin 36 tanesi IP kameralarla donatıldı. Dünyada çok az ülkede bulunan İHA sistemiyle Türkiye orman yangınlarını takip ediyor ve bu İHA’lardan bir tanesi de Antalya’da. Ayrıca 8 helikopterimiz ve 3 uçağımız da her an göreve hazır şekilde bekliyor. Bunun yanında orman yangınlarını önleme planı doğrultusunda da hazırlıklarımızı tamamladık. Vatandaşlarımızın hassasiyeti, ilgisi ve desteğiyle birlikte bu yıl çok daha az sayıda orman yangınının yaşandığı ve çok daha az miktarda orman alanının zarar gördüğü bir yıl olacağına inanıyoruz. Tüm paydaş kuruluşlarımıza, orman teşkilatımızın fedakâr mensuplarına ve kıymetli basın mensuplarına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Son 5 yıldaki tüm yangınlar haritaya işlendi" Antalya genelinde uygulanacak olan hassas alan uygulamasına ilişkin Vali Şahin, son 5 yılda Antalya’daki tüm orman yangınlarının bir haritaya işlendiğini belirterek, yangınların nerede çıktığını daraltılmış koordinasyon yöntemiyle tam nokta olarak tespit ettiklerini aktardı. Yangınların ne zaman çıktığını analiz ettiklerini aktaran Şahin, bu şekilde ısı haritaları oluşturduklarını söyledi. Şahin, "Artık orman yangınlarında hassas bölgeleri tüm detaylarıyla biliyoruz. Bu bölgelerde bulunan tüm paydaşlarımıza; mahalle muhtarından cami imamına, okul müdürümüzden öğretmenlerimize, çiftçilerimizden sulama kooperatifi üyelerine kadar o bölgede yaşayan ve faaliyet gösteren herkese ‘riskli gün’ belirlendiği zaman ulaşacağız. Ekiplerimiz de o bölgelerde konuşlanacak. Mutlaka alanı daraltıp ekipleri doğru yere konuşlandırmanız gerekiyor. Bu plan da bunun üzerine kurulu" dedi. Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıya Vali Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çiğdem Hacıoğlu, Vali Yardımcısı Salih Yüce, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, 3. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak, Antalya Orman Bölge Müdürü Kemal Kayıran, AFAD İl Müdürü Necmi Erçin, ilgili kamu kurum müdürleri ve kuruluş temsilcileri ile basın mensupları katıldı.
Balıkesir Marmara’nın geleceği Ahmet Akın’a emanet Belediyeler Birliği’nin 2026 yılı 1. Olağan Meclis Toplantısı, sadece bir başkanlık değişimi değil; siyasette özlenen "uzlaşma" ve "güven" ikliminin tescili oldu. Farklı siyasi partilere mensup belediye başkanlarının ortak mutabakatıyla MBB Başkanlığına seçilen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "önce hizmet" diyen birleştirici kimliğiyle Marmara’nın yeni dönemine damga vurdu. İstanbul Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleşen tarihi zirvede, sandıktan çıkan sonuçtan ziyade Ahmet Akın isminin etrafında oluşan güven ittifakı dikkat çekti. Siyasi rekabetin ötesine geçerek tüm Marmara bölgesini kucaklayan Akın, konuşmasında ideolojik ayrışmaların yerine bilimsel aklı ve toplumsal faydayı koydu Farklı görüşlerin ortak paydası güven oldu Başkan Akın’ın en dikkat çeken vurgusu, kendisine verilen görevin siyasi bir manevradan ziyade bir "güven nişanesi" olduğuydu. Akın, "Farklı siyasi görüşte olan çok değerli başkanlarımızın ortak kararıyla bu göreve gelmiş olmak, benim için çok büyük bir anlam taşıyor," sözleriyle, kendisine duyulan güvenin siyasi sınırları aştığını ifade etti. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır" ilkesini hayat felsefesi olarak tanımlayan Akın, bu duruşuyla tüm Marmara’nın birleştirici başkanı olduğunun altını çizdi. Marmara için "Devletle uyum, millete birlik" dönemi Ahmet Akın, konuşması boyunca çatışmacı siyasetten uzak, çözüm odaklı ve devletin tüm kurumlarıyla eşgüdümlü çalışma kararlılığını sergiledi. Siyaseti halka hizmet için bir araç olarak gördüğünü belirten Akın, "Belediyelerimizin etkili hizmet üretimi için devletimizin tüm kurumlarıyla koordinasyon içinde çalışacağız. Bakanlarımız başta olmak üzere tüm yetkililerle uyum içinde olacağız. Çünkü hepimizin tek amacı vatan ve halka hizmet." Sözleriyle yeni dönemin parolasını belirledi. Yarım asırlık miras, bilimsel vizyonla buluşuyor Birliğin temellerinin atıldığı 1973 yılında, birliğin kurulduğu şehir olan Balıkesir’de doğmuş olmasını "sorumluluk nişanesi" olarak niteleyen Akın, bu manevi bağı modern bir vizyonla taçlandırdı. Ahmet Akın başkanlığındaki Belediyeler Birliği; ortak aklın, karşılıklı güvenin ve sarsılmaz bir vatan sevgisinin merkezi olma yolunda güçlü bir başlangıç yaptı. Bölgenin geleceği, artık siyasi tartışmaların gölgesinde değil, "Birlik" ruhunun aydınlığında inşa edilecek.