KENT HABERLERİ - 24 Eylül 2013 Salı 14:25

Ortaçağ’ın Büyük Filozofu İbn Haldun sempozyumla anılıyor

A
A
A
Ortaçağ’ın Büyük Filozofu İbn Haldun sempozyumla anılıyor

Bağcılar Belediyesi, sosyoloji ve tarih alanlarında yaptığı çalışmalarla İbn Haldun Sempozyumu’na ev sahipliği yapıyor.

Bağcılar Belediyesi, sosyoloji ve tarih alanlarında yaptığı çalışmalarla Ortaçağ dünyasında çığır açmış ünlü düşünür İbn Haldun Sempozyumu’na ev sahipliği yapıyor.Bağcılar Belediyesi, İstanbul Fatih Sultan Mehmet Vakfı Üniversitesi ile birlikte iktisat, siyaset, sosyoloji ve tarih alanlarında yaptığı çalışmalarla Ortaçağın en büyük düşünürlerinden biri kabul edilen İbn Haldun Sempozyumu düzenliyor. 28-29 Eylül tarihlerinde Bağcılar Holiday Inn Otel’de düzenlenecek 3. Uluslararası İbn Haldun Sempozyumu’na ünlü bilim adamı Prof. Dr. Şerif Mardin olmak üzere 17 ülkeden 41 yazar ve akademisyen katılacak. Sempozyumun tanıtım toplantısı Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağrıcı tarafından gerçekleştirildi. Başkan Çağırıcı, medeniyet konusunu siyasi ve iktisadi açıdan ele alacak sempozyumla ilgili bilgi verdi.Belediyelerin fiziksel dönüşümle birlikte sosyal ve kültürel dönüşümü de gerçekleştirmek zorunda olduğunu belirten Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, “Bağcılar’daki yapısal değişiklikle beraber mutlaka sosyal ve kültürel değişimi de paralel götürmekteyiz. Parayla çok güzel eserler yapabilirsiniz, çok güzel bir çevre yapabilirsiniz ama o eserleri dolduracak, eserlere anlam kazandıracak, sosyal ve kültürel toplumu oluşturmadığınız zaman hiçbir anlam ifade etmez” dedi.Bağcılar’ın uluslararası sempozyum merkezi haline geldiğine dikkat çeken Başkan Lokman Çağırıcı, 26 bin metrekarelik bir alan üzerine yapılacak bir kongre merkezi planladıklarını söyledi.

ÜNLÜ DÜŞÜNÜRLER BAĞCILAR’DA ANILIYOR
“Değerlerimizle değer verdiğimiz genç nesli buluşturmaya devam ediyoruz” diyen Çağırıcı, birçok uluslararası sempozyuma ev sahipliği yaptıklarını ifade ederek, “İlk sempozyumu vefatının 5. yılında Aliya İzzetbegoviç’le ilgili yapmıştık. Daha sonra hocaların hocası Hoca Ahmet Yesevi ile ilgili yapmıştık. ‘Babıali’den Bağcılar’a küreselden yerel’ diye uluslararası medya sempozyumunu yaptık. Geçen yıl da Balkan savaşlarının 100’üncü yılı olması vesilesiyle Kırklareli Üniversitesi ile Uluslararası Balkan Sempozyumu’nu yapmıştık. En son bu yılın başlarında yine hocaların hocası Gümüşhanevi hazretleri sempozyumunu icra etmiştik. İnşallah seçim öncesinde bir sempozyum daha sıkıştırmayı hedefliyoruz. Vefatının 10’uncu yılında Kasım gibi Aliya İzzetbegoviç sempozyumunu da Bosna’da yapmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

“ABD BAŞKANLARI İBN HALDUN’UN TESPİTLERİNDEN YARARLANDI”
Topluma yol gösteren değerlerin yaşatılması gerektiğine inanan Lokman Çağırıcı, şunları söyledi;“Alimler, fikir adamları yetiştirdikleri toplumu ayakta tutan büyük şahsiyetlerdir. Cemiyet hayatının bu temel taşı durumundaki bu şahsiyetlerin fikir, düşünce, ahlaki yapı ve eserleriyle tanıtılması günümüz insanına yol ve yön göstermesi, küresel kimliğimizin korunması açısından çok önemlidir. Kültürümüzün kökleriyle buluşturulmasıdır. Bağcılar Belediyesi olarak manevi önderlerimizi, sanat ve düşünce dünyamızın önemli isimlerini anmak ve anlamak için programlar düzenlemeye devam ediyoruz. 14’üncü yüzyılda Kuzey Afrika’da yaşayan siyaset, sosyoloji ve tarih bilimi üzerine önemli eserler kaleme alan İbn Haldun, Ortaçağ İslam coğrafyasının son büyük filozofu olarak kabul edilir. Özellikle Batılılar tarafından üzerine pek çok çalışmalar yapıldı. Amerika Birleşik Devletleri Başkanları bile onun özellikle de ekonomisiyle ilgili tespitlerinden çok yararlanmışlardır.”Medeniyetler İttifakı Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Recep Şentürk ise Bağcılar Belediyesi’nin anlamlı bir programa ev sahipliği yaptığını belirterek, “3. sempozyumu düzenliyoruz. Konumuz medeniyet konusu ama medeniyet konusuna iktisadi ve siyasi açıdan yaklaşacağız” dedi.Toplantının ardından Çağırıcı, basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.