GÜNDEM - 14 Şubat 2015 Cumartesi 14:01

Özgecan'ın annesi: 'Kızıma bunu yapanlar idam edilsin'

A
A
A
Özgecan'ın annesi: 'Kızıma bunu yapanlar idam edilsin'

Mersin'in Tarsus ilçesinde 3 gündür kayıp olarak aranırken ormanlık alanda öldürüldükten sonra yakılmış halde cesedi bulunan üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın cenazesi, yakınlarının gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.

Dün sabah, Tarsus ilçesi Çamalan Mahallesi Alman Mezarlığı yakınındaki Cin deresinde cesedi bulunan Çağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisi Özgecan Aslan'ın (20) cenazesi, Adana Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsisinin ardından Mersin Toros Devlet Hastanesi morguna getirildi. Genç kızın Barış Mahallesi'nde yaşayan ailesinin evi ise sabah saatlerinden itibaren yakınlarının ve arkadaşlarının akınına uğradı. Saatlerce evin önünde bekleyen kalabalık, ailenin acısını paylaşmaya çalıştı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ile Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Yüksel Mutlu da taziye evine gelerek aileye baş sağlığı dileklerinde bulundu. Yüksel Mutlu, göz yaşları bir türlü dinmek bilmeyen anne Songül Aslan'ın koluna girerek yanından bir an olsun ayrılmadı.

Vahşice öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın cenazesi öğle saatlerinde hastane morgundan alınarak Mersin Şehir Mezarlığı'na getirildi. Genç kızın cenazesinin bulunduğu tabut, kadınların omuzlarında cenaze aracından indirildi. Göz yaşlarının sel olup aktığı cenaze töreninde, baba Mehmet Aslan'ın oldukça bitkin düştüğü görüldü. Kızının tabutu başında güçlüklü ayakta duran acılı babaya, yakınları destek olmaya çalıştı. 

Buradaki törene Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ile Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna da katılırken, cenaze namazında kadınlar da erkeklerle birlikte saf tuttu. Genç kızın cenazesi, kılınan cenaze namazı sonrası Mersin Şehir Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenaze, mezara kadar yine kadınların omuzlarında taşınırken, kadın cinayetlerini protesto eden sloganlar atıldı. Defin işlemi sırasında baba Mehmet Aslan, "Bebeğimin üzerine toprak atmayın" diye feryat etti. 

ANNESİ: "KIZIMA BUNU YAPANLAR İDAM EDİLSİN"
Anne Songül Aslan, mezarlıktaki tören öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, kızına bunu yapanların bulunarak en ağır şekilde cezalandırılmasını isteyerek, "Masum bir kızın ölümüne neden olanların, benim kızımdan beter olmalarını istiyorum. Bu hak yerde kalmamalı, idam edilsinler" dedi.
Kızının melek gibi bir insan olduğunu anlatan acılı anne, "Kalbi temiz, yüreği temiz, her konuda herkese iyilik yapan bir insandı. Hedefleri vardı, psikolojiyi bitirip kendine iş yeri açmak istiyordu. Hep çalışıyordu, hep başarılıydı, ama yapamadı maalesef. Minibüse binip eve gelirken bu katliamın olmasına ben akıl sır erdiremiyorum. Kızımın tek hatası dolmuşa binip evine mi gelmek?" diye konuştu.
Kızını kaybolduğu gün sabah okula gitmesi için kaldırdığını, harçlığını verip okula gönderdiğini belirten Songül Aslan, "Telefonu bozuktu kızımın, arkadaşının telefonundan ablasına mesaj atıyor, 'annem merak etmesin, ben akşam 20.00'de Mersin'deyim' diyor. Bekledim bekledim gelmedi. Bir kaç sonra karakola gidip kayıp müracaatında bulundum" şeklinde konuştu. 

Genç kızın ablası Beste Aslan da bunu yapanların idam edilmesini istedi. 

 BABA "BEBEĞİMİN ÜZERİNE TOPRAK ATMAYIN"

Genç kızın cenazesi, kılınan cenaze namazı sonrası Mersin Şehir Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenaze, mezara kadar yine kadınların omuzlarında taşınırken, kadın cinayetlerini protesto eden sloganlar atıldı. Defin işlemi sırasında baba Mehmet Aslan, "Bebeğimin üzerine toprak atmayın" diye feryat etti.
Çağ Üniversitesinde psikoloji bölümü 1. sınıfta okuyan Özgecan Aslan evine gitmek için bindiği minibüsün şoförü Ahmet Suphi A. (26) tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü. Daha sonra şoför Ahmet Suphi A. babası N.A. (50) ve arkadaşı F.G. (20) tarafından üzerine benzin dökülerek yakılmıştı.

Tüm bu gelişmeler üzerine sosyal medyada örgütlenen Tarsuslular bugün kentin en işlek caddesinde toplanarak yürüyüş yaptılar. Sloganlar atarak, vahşi cinayeti kınayan Tarsuslular cadde boyunca ellerinde pankartlarla yürüdüler.

BAŞKAN KOCAMAZ, "TOPLUMUN GENETİĞİ BOZULDU" 

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ise, olayın insanlık açısından üzüntü verici bir hadise olduğunu ifade ederek, "Mersin'in adını hep güzelliklerle anılması için mücadele veriyoruz. Ama bu tür olaylar Mersin'de yaşayan insanların herkesten daha çok üzüyor. Maalesef toplumun genetiği bozuldu, toplumda insanlık değerleri çok aşağılara düştü. Her geçen gün kadınların katledildiği bir dönemi yaşıyoruz. Bu konuda tüm toplum katmanlarının, başta yöneticiler olmak üzere herkesin kendini gözden geçirmesi lazım. İnsanlık adına üzüntü verici bir olay. Şiddetle kınıyoruz, lanetliyoruz. İnşallah tekrarı olmaz" dedi.
Genç kızın dayısı Nurettin Kızıldemir de bu vahşice cinayeti işleyenlerin en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

HÜSEYİN KAR-KORAY ÜNLÜ-ERSOY YALÇIN
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da rüşvet iddiası davasında 3 sanığa tahliye Antalya’da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü ile SGK iş başmüfettişleri iki sanık hakkında görülen davada, cumhuriyet savcısı mütalaasını verdi. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanmasını talep ederken, mahkeme heyeti 3 sanığın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 54 sayfalık iddianameye göre, SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı sağlık sektörüne yönelik programlı teftiş kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe, kentte faaliyet gösteren 3 özel hastanede denetim görevi verildi. İddianamede, müfettişlerin 9 Mayıs 2025 tarihinde daha önceden tanıdıkları ve danışmanlık şirketi bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile iletişime geçtiği belirtildi. İddianamede, iki müfettişin Antalya’da sağlık alanında danışmanlık hizmeti veren Selim E.’ye denetleyecekleri hastanelerin isimlerini verdiği ve "hazırlıklı olmalarını" istediği kaydedildi. İddianamede, müfettişler ile eski il müdürü arasında zımni bir anlaşma yapıldığı, bu anlaşmayla müfettişlerin hastanelerdeki denetim ve teftişi güçleştirerek "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise iş yerlerini "hastalığa razı edeceği" değerlendirmesine yer verildi. Selim E.’nin kişisel menfaat karşılığında denetim sürecinin sorunsuz geçmesini sağlayacağı ve yaşanan sıkıntıları çözeceği öne sürüldü. Görev emirlerinde olmayan hastanelere gittikleri öne sürüldü İddianamede, şüpheli iş başmüfettişi Erdoğan Ö.’nün ilk olarak görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlık hizmeti verdiği Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gittiği belirtildi. Erdoğan Ö.’nün daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu hastanelere "yanlışlıkla" gittiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu 2 hastanenin de denetim görevinin kendisine verilmesini sağladığı iddia edildi. İddianameye göre, müfettişler denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden sözlü uyarılarla işverenleri baskı altına aldı. Hastane yetkililerine, eksikliklerin giderilmemesi halinde 45 ila 50 milyon TL arasında idari para cezası uygulanabileceği, teşvik iptalleri ve hatta kapatma riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri yönünde uyarılar yapıldığı öne sürüldü. İddianamede, müfettişler adına iki hastane sahibiyle pazarlık yaptığı ileri sürülen Selim E.’nin, "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" dediği yer aldı. Şikayet sonrası polis takibe aldı Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Çallı Meydan Hastanesi sahipleri H.U.’nun şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekiplerinin, 3 Temmuz 2025 tarihinde Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirdiği kaydedildi. İddianameye göre Selim E., olay günü hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldı. İşletme müdürü V.D.’nin, daha önceden seri numaraları alınan 90 bin euroyu Selim E.’ye verirken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin, Murat" dediği anların kamera kaydına yansıdığı belirtildi. Bu sırada aynı hastane içerisinde bulunan iş başmüfettişi Murat Ayhan B.’yi arayan Selim E.’nin, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği, tüm bu anların polis tarafından yerleştirilen gizli kamerayla kayıt altına alındığı ifade edildi. Poşetten 90 bin euro çıktı Hastaneden ayrılan Selim E.’ye, aracına binmek istediği sırada Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince suçüstü yapıldı. Selim E.’nin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı. Selim E. ile iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. gözaltına alınarak, 4 Temmuz 2025’te tutuklandı. Rüşvet almaya teşebbüs iddiasıyla Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. ile taraf avukatlarının katıldığı davanın 2. duruşmasında, sanık ve müşteki yakınları da hazır bulundu. İlk duruşmada sanıklar, mağdur ifadeleri ve taraf avukatları dinlenirken, ikinci duruşmada tanık beyanları alındı. Tanıklar, rüşvete teşebbüs operasyonuna ilişkin bilgilerinin olmadığını ifade etti. "Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" Savunma yapan sanık Murat Ayhan B., Çallı Tıp Merkezi’nde yapılan denetime ilişkin, "Haziran ayında Çallı Tıp Merkezi’ne geldiğimizde işçi ifadeleri almak istedik, printer talebinde bulunduk. Printer bilgisayarımı arızalandırdı. Bunun üzerine işçiyle görüşmelerimizi not olarak aldım. Onun dışında olmayan bilgisayarın, alınmayan çıktının düzenleme şansı yok. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Sanık Erdoğan Ö. ise denetimlerin kamu yararı gözetilerek yapıldığını savunarak, "Kamu yararı gözetilerek bizim Antalya’da olmamız sebebiyle bu hastaneleri denetleme görevi de bize verildi. İlk gittiğimizde Murat Bey’in bilgisayarı çalışmadı. Şikayetçiler, kamu yararına yaptığımız işe başka anlam kazandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" ifadelerini kullandı. "Üzerimize kumpas kurdu" Denetlenen iş yeri sahibinin kendilerine kumpas kurduğunu ileri süren Erdoğan Ö., "Denetlenen iş yeri sahibi yapılan denetimden sonuç çıkarmış olacak ki bu denetimden kurtulmak için üzerimize kumpas kurdu. Onurum zedelenmeye çalışılmaktadır. Herhangi bir kayıtta alışverişin içinde olmadığım bellidir. Böyle bir suçu işlemedim. Tek amacım kamu düzenini sağlamaktır. Yol gösterici olmak suretiyle yapılacak işleri belirttik. Her yaptığımız işi bir amaca yönelikmiş gibi ortaya çıkarmaya çalıştılar. Böyle bir suçu işlemedim" diye konuştu. Sanık Selim E. de önceki savunmasını tekrar ederek, "Savunmamı yapmıştım. Tespit olmadığı için haklılığımı dile getiremiyoruz. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Savcı mütalaasını verdi, mahkemeden tahliye kararı çıktı Duruşmada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanması yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti, mütalaanın ardından tüm delillerin toplanmış olması dolayısıyla tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.’nin yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verdi. Heyet, davayı karar duruşması için ileri bir tarihe erteledi.
Bursa Emir Buhari yenilenen yüzüyle hizmete açıldı Yıldırım’da, kültür ve sosyal yaşamı güçlendirecek önemli bir yatırım daha hizmete açıldı. Yıldırım Belediyesi tarafından hayata geçirilen Emir Buhari Kültür Merkezi, düzenlenen törenle kapılarını vatandaşlara açtı. Merkezin açılışına ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Büyükşehir Belediyesi Başkan vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, Meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yıldırım Belediyesi’nin insan odaklı hizmet anlayışının son halkası olan Emir Buhari Kültür Merkezi; kütüphane, çalışma salonları, seminer alanı ve sosyal yaşam alanlarıyla bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılayacak. Özellikle gençler ve kitapseverler için tasarlanan kütüphane, üç ayrı çalışma salonuyla birlikte günlük 12 saat kesintisiz hizmet verecek. Merkez bünyesinde yer alan seminer salonu ise, özellikle Emir Sultan’ın manevi atmosferine uygun etkinliklere ev sahipliği yaparak; konferanslar, söyleşiler ve atölye çalışmalarıyla hem kültürel hem de sosyal hayata canlılık getirecek. Ayrıca Bursa’da artık bir marka haline gelen Yıldırım Kafe de merkez içinde yer alarak ziyaretçilere dinlenme ve sosyalleşme imkanı sunacak. Emir Buhari Kültür Merkezi’nin açılışında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kütüphanelerin medeniyetin kalbi olduğunu vurgulayarak, "Bugün irfanın, hikmetin ve tefekkürün kapılarını aralamak üzere bir aradayız. Kitap; insanın idrakini derinleştiren, hakikati arama yolculuğunda ona rehberlik eden en önemli vasıtalardan biridir" dedi. Kütüphanecilik alanında örnek çalışmalara imza attıklarını hatırlatan Başkan Yılmaz, "Mümine Şeremet Uyumayan Kütüphanemizle, Mimar Sinan Kütüphanemizle, Dr. Sadık Ahmet Kütüphanemizle, Yıldırım Gençlik Kütüphanemizle, Alev Alatlı Kütüphanemizle, Mimar Sinan ve Dr. Sadık Ahmet Çocuk Kütüphanelerimizle kent sakinlerimizin ötesinde, Bursa’nın birçok ilçesine hizmet veriyoruz. Nilüfer, Mudanya, Osmangazi, Gürsu gibi pek çok ilçemizden Yıldırım’a gelerek kütüphanelerimizden faydalanan genç arkadaşlarımızın olduğunu biliyor, bununla da iftihar ediyoruz. Şu ana kadar kütüphanelerimizden iki milyonun üzerinde kişinin istifade ettiğini ve 95 binin üzerinde üyemizin olduğunu özellikle belirtmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Açılışı yapılan Emir Buhari Kültür Merkezi’nin Yıldırım’a büyük değer katacağını vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "Özellikle gençlerimizin ve kitapseverlerimizin verimli, konforlu ve keyifli bir ortamda ders çalışabilecekleri ve vakit geçirecekleri bu alanın, kısa sürede ilçemizin önemli buluşma noktalarından biri haline geleceğine yürekten inanıyorum. Bizim için gurur ve mutluluk vesilesi olan bu hizmetimizin kentimize ve değerli hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum. Sözlerimi tamamlarken, okumayı bir ömürlük yolculuk bilen, hakikatin izini süren tüm gönül ehline muhabbetlerimi sunuyor, hepinizi hürmetle selamlıyorum" diye konuştu. Emir Buhari Kültür Merkezi’nin hayırlı olmasını dileyen AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ise, "Yıldırım Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz’a teşekkür ediyorum. Başkanımız Oktay Yılmaz, sosyal belediyecilik, hizmet belediyeciliği ve gönül belediyeciliği bakımından çok önemli işler yapıyor" dedi. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan da, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür ederek, "Emir Buhari Kültür Merkezi bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılayacak. Merkezimizin Yıldırım’a ve tüm Bursa’ya hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Emir Buhari Kültür Merkezi yeni yüzüyle hizmete açıldı.