GÜNDEM - 08 Ocak 2022 Cumartesi 10:24

Prof. Dr. İlker Durak: 'Doğrudan virüsü öldüren bitkiler var'

A
A
A
Prof. Dr. İlker Durak: 'Doğrudan virüsü öldüren bitkiler var'

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Durak, “Doğrudan doğruya virüsü öldüren bitkiler var. Bunlarla ilgili binlerce bilimsel çalışma var. Bunları insanlara kullandırmak lazım” dedi.

Hayatının 30 yılını, bitkilerin; hastalıklara karşı etkilerini ve vücut direncine olan katkılarını araştırarak geçiren Prof. Dr. İlker Durak, salgın hastalıklara karşı bitkisel besinlerin daha fazla kullanılması gerektiğini söyledi. Durak, insanlık tarihi boyunca salgın hastalıkların olduğunun ve bu tür hastalıklarla mücadele için bitkisel besinlerden yardım alındığına dikkati çekti.

“Savunma sisteminin güçlü tutulması için özel tedbirlerin alınması lazım”

İHA muhabirine konuşan Prof.Dr. İlker Durak, bitkisel besinlerin hastalıkla mücadele tarihinin çok eski olduğunu ve vücudun savunma mekanizması açısından oldukça önemli olduğunun altını çizerek, “Tüm insanlık Covid-19 ile virüslerin ve enfeksiyonun önemini kavradı. Çünkü bunlar toplum için ciddi bir risk oluşturdu. Hem sağlık açısından hem ekonomik yıkım açısından önemli sonuçları olan bir durumla karşı karşıyayız. Durum böyle olunca da hastalığa karşı koruyucu faktörler önemli oluyor. Bilhassa savunma sisteminin güçlü tutulması için özel tedbirlerin alınması lazım” dedi.

“Sağlıklı beslenemeyen toplumlarda güçlü bir savunma mekanizması oluşması mümkün değil”

Vücudun savunma sistemini güçlü tutmak için çeşitli yöntemler ve bazı zorunlulukların olduğunu söyleyen İlker Durak, “Güçlü savunma sistemi sağlık yaşam kuralları ile yakından alakalıdır. Bu bakımdan temiz bir çevrede yaşamak çok önemlidir. Biz son yıllarda toprağı, suyu, havayı kirlettik. Bunlar sağlığımıza olumsuz olarak yansıyor. Bir diğer faktör ise sağlıklı yaşam kurallarını unutur hale gelmemiz. İnsanlar sabahtan akşama kadar bir masa başında oturuyor. Günlük toplam 500 adımı bulmayan çok fazla insan var. Halbuki vücut makinası çalışmayla güçlü kalabilir. Bu açıdan buna dikkat etmek gerekir.

Günümüzün modern toplumlarında hayat çok stresli geçiyor, insanları ister istemez daha gergin yapıyor. Bu durum vücut savunma sistemini zayıflatan önemli bir faktör. Ama hepsinden daha önemli diyebileceğimiz bir diğer faktör sağlıklı beslenme konusudur. Sağlıklı beslenemeyen toplumlarda güçlü bir savunma mekanizması oluşması mümkün değil. Sağlıklı beslenmenin de şartları var. Beslendiğimiz besinlerinde sağlıklı olması gerekiyor. Besinler sağlıklı olmalı ki bu besinler aldıktan sonra güçlü bir savunma yapalım” ifadelerini kullandı.

“İnsanlar binlerce yıl doğal bitkiler, doğal baharatlarla ve bitki tohumlarıyla bu gücü kullandı”

Beslenmede besinlerin dengeli kullanılmasının gerekliliğine, bunların hastalığa yakalanmada ve atlatılmasında önemli etken olduğuna dikkat çeken Durak, “İnsanlık tarihi boyunca bu tür enfeksiyonlara ve pandemilere karşı doğal koruyuculuk yapmış olan bitkiler, baharatlar ve tohumlar var. Bunlardan bizlerinde istifade etmesi gerekiyor. Koruma amaçlı olarak bunlar çok önemli. Bunlar antiviral özellikleri dolayısıyla virüsle bünye karşılaştıkları zaman doğrudan etki oluşturması bakımından önemli. Mesela meyan kökü, tarçın, kekik tarih boyunca insanların bu tür enfeksiyonlara karşı direnç geliştirmesinde önemli olmuştur. İnsanlığın kimyasal ilaçlarla tanışması 100-150 yıllık bir geçmişe sahip. Halbuki insanlar binlerce yıl doğal bitkiler, doğal baharatlarla ve bitki tohumlarıyla bu gücü kullandı ve sağlıklı olarak yaşamanın yollarını aradı” diye konuştu.

“Doğrudan virüsü öldüren bitkiler var”

Günlük hayatta olmayan doğal besinlerin insanların hayatına girmesinin önemli olduğunu belirten Durak, “Doğrudan doğruya virüsü öldüren bitkiler var. Bunlarla ilgili binlerce bilimsel çalışma var. Bunları insanlara kullandırmak lazım. Savunma sistemini doğrudan doğruya aktif eden bitkiler var. Mesela ekinezya. Bu bitkinin savunma sistemini aktive ettiğine dair yüzlerce çalışma var. Yine Anadolu’da herkesin bildiği kitre var. Bunlardan istifade etmek zorundayız” açıklamasında bulundu.

Ömer Faruk Karataş - İbrahim Berat Yılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Başkan Gençay: "Didim’de eşitlik var" Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, örnek ve öne çıkan sosyal belediyecilik uygulamaları nedeniyle davetli olduğu Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri’nde yaptığı konuşmada, eşitlik politikalarının yerel yönetimlerin merkezinde yer alması gerektiğini vurgulayarak, Didim’de hayata geçirilen modelin Türkiye’ye örnek olabilecek nitelikte olduğunu ifade etti. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, örnek ve öne çıkan sosyal belediyecilik uygulamaları nedeniyle davetli olduğu Ankara’da düzenlenen Sosyal Demokrasi Derneği’nin Ali Dinçer 1. Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri kapsamında gerçekleştirdiği konuşmada, yerel yönetimlerde eşitlik politikalarının önemine dikkat çekti. "Ionia’nın incisi, kadim bilgeliğin kenti Didim’den sizlere selam getirdim" sözleriyle konuşmasına başlayan Başkan Hatice Gençay, son dönemde özellikle gençleri etkileyen şiddet olaylarının toplumda oluşturduğu derin üzüntüyü dile getirerek, yerel yönetimlerin sosyal sorumluluğunun her zamankinden daha hayati hale geldiğini vurguladı. Konuşmasında sosyal demokrat belediyeciliğin tarihi köklerine değinen Başkan Hatice Gençay, Ali Dinçer’in toplumcu belediyecilik anlayışının bugün hala yol gösterici olduğunu ifade etti. Türkiye’de Fikri Sönmez ve Osman Özgüven gibi isimlerin ortaya koyduğu yerel yönetim deneyimlerinin, halkla birlikte yönetmenin mümkün olduğunu gösterdiğini belirten Başkan Hatice Gençay, "Adil ve dayanışmacı bir yerel yönetim anlayışı bu topraklarda mümkündür" dedi. Didim Belediyesi’nin eşitlik yaklaşımını sadece bir yerel politika başlığı olarak görmediğini ifade eden Başkan Hatice Gençay, eşitliği aynı zamanda demokrasi ve Cumhuriyetin temel meselesi olarak tanımladı. Mustafa Kemal Atatürk’ün halkçılık ilkesine atıfta bulunan Başkan Hatice Gençay, yerel yönetimlerde eşitlik politikalarının hayata geçirilmesini tarihi bir sorumluluk olarak değerlendirdi. Başkan Hatice Gençay, konuşmasında Didim Belediyesi tarafından hayata geçirilen ’Didim Yerel Eşitlik ve Kadın Odaklı Sosyal Politika Modeli’ni detaylarıyla paylaştı. Model kapsamında; Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı (CEMR) imzalandı, Şiddete Karşı Tutum Belgesi kabul edildi, Eşitlik ve Şiddetle Mücadele komisyonları kuruldu, Yerel Eşitlik Eylem Planı (YEEP) oluşturuldu, Kadın ve Aile Danışma Merkezi hayata geçirildi, Kadın Meclisi kurularak katılımcı yönetim güçlendirildiğini belirtti. Başkan Hatice Gençay, bu modelin yalnızca kadınlara yönelik değil, toplumun tamamını dönüştüren bütüncül bir yapı olduğunu vurguladı. Kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını artırmaya yönelik çalışmaların somut sonuçlar verdiğini belirten Başkan Hatice Gençay, kadın üretim atölyeleri, eğitim destek programları ve farkındalık çalışmalarıyla Didim’de güçlü bir dönüşüm başladığını ifade etti. "Kadınların güçlenmesi yalnızca bir sosyal politika değil, toplumsal kalkınmanın anahtarıdır" diyen Başkan Hatice Gençay, bu yaklaşımın dirençli kentler oluşturmanın temel unsuru olduğunu söyledi. Konuşmasında kültür ve sanatın toplumsal dönüşümdeki rolüne de değinen Başkan Hatice Gençay, Didim Belediyesi Tiyatro Topluluğu’nun bu süreçte önemli bir işlev üstlendiğini belirtti. Ayrıca, ev sahipliği ve kültür-sanat alanındaki çalışmaları nedeniyle Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’na teşekkür etti. Konuşmasını güçlü bir mesajla tamamlayan Başkan Hatice Gençay, şu ifadeleri kullandı: "Didim’de eşitlik var. Bu bir slogan değil, bir yönetim modelidir. Eşitlik olan yerde adalet, adaletin olduğu yerde barış, barışın olduğu yerde ise gelecek vardır." Didim Belediyesi, eşitlik, kapsayıcılık ve sosyal adalet temelinde geliştirdiği bu modeli Türkiye genelinde yaygınlaştırmak üzere tüm yerel yönetimleri ortak bir dayanışma çağrısına davet etti.
Manisa Akhisarlı sporculardan büyük başarı Türkiye Şampiyonası 2. Etap Ulusal Dağ Bisikleti Yarışları Manisa’da tamamlandı. Akhisarlı sporcular, farklı kategorilerde elde ettikleri derecelerle dikkat çekerken, talihsiz anlar da yaşandı. Türkiye Şampiyonası 2. Etap Ulusal Dağ Bisikleti Yarışları, 17-18 Nisan tarihlerinde Manisa’da gerçekleştirildi. Yıldızlar Short Track (kısa parkur) yarışları ve etap mücadelelerinde Akhisarlı sporcular önemli dereceler elde etti. Yıldızlar Short Track yarışlarında U13 erkeklerde Murad Avcı 4’üncü olurken, U13 kadınlarda Hilal Kaymaz birinci, Miray Akcan ise üçüncü sırayı aldı. U11 erkeklerde Deniz Atlas Tekin birincilik kürsüsüne çıkarken, U11 kadınlarda Elif Koç birinci, Rumeysa Meryem Kaymaz ikinci oldu. Türkiye Şampiyonası 2. etap yarışlarında ise U13 erkeklerde Berkay İlikhan ikinci olurken, U13 kadınlarda Hilal Kaymaz ikinci, Miray Akcan üçüncü sırada yer aldı. U11 erkeklerde Deniz Atlas Tekin ikinci olurken, U11 kadınlarda Rumeysa Meryem Kaymaz birinci, Elif Koç ise ikinci sırayı elde etti. Öte yandan U15 kadınlar kategorisinde yarışan İlknur Buğlem Karataş, Yıldızlar Short Track yarışında ilk gün birinci sırada ilerlerken yaşadığı talihsiz düşüş nedeniyle yarışı tamamlayamadı. Karataş, Türkiye Şampiyonası 2. etap yarışında ise yine lider götürdüğü yarışta son iki tur kala yaşanan lastik patlaması sonucu beşinci sırada finiş gördü. Akhisarlı sporcuların elde ettiği dereceler, organizasyona damga vururken, sporcuların performansı gelecek yarışlar için umut verdi.