SAĞLIK - 10 Ekim 2021 Pazar 12:11

Prof. Dr. Oğuztürk: 'Bu ilaçtan sonra karantinada kalma sürelerinde ciddi oranda azalma durumu söz konusu olabilir'

A
A
A
Prof. Dr. Oğuztürk: 'Bu ilaçtan sonra karantinada kalma sürelerinde ciddi oranda azalma durumu söz konusu olabilir'

Covid-19’a karşı geliştirilen ve Faz-3 sonuçları yayımlanan ‘Molnupiravir’ ilacı eğer Acil Kullanım Onayı alırsa, Covid-19 tedavisinde kullanılmak üzere onay alan ilk ilaç olacak. Bu konuda değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hakan Oğuztürk, “PCR’ı pozitif olan kişiler tabi ki bu ilacı kullandıktan sonra karantinada kalma sürelerinde de ciddi oranda azalma durumu söz konusu olabilir” dedi.

Covid-19’a karşı, ABD’li Merck firması tarafından geliştirilen 'Molnupiravir' adlı antiviral ilacın Faz-3 çalışmaları belli oldu. Klinik araştırmanın sonuçlarına göre ağır koronavirüs hastalarında hastaneye yatış ve ölüm riskini neredeyse ortadan kaldırıyor.

İlaç eğer Acil Kullanım Onayı alırsa Covid-19’a karşı geliştirilen ve onay alan ilk ilaç olacak. Söz konusu ilaç için şimdiden Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Singapur gibi birçok ülke sipariş vermiş durumda.

Molnupiravir ilacının onay alması halinde Covid-19 ile mücadelenin nasıl şekilleneceğini İHA muhabirine değerlendiren Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Hakan Oğuztürk, “Eğer bu ilaç Acil Kullanım Onayı (AKO) alırsa, hap şeklinde ağızdan tedavi şeklinde alınan Covid-19 hastalığına karşı kullanılacak ilk ilaç olacak. Bu da tarihsel bir döngü oluşturacak ve pandemi ile mücadelede aşıdan sonra virüse karşı ikinci en güçlü silah olabilir. Şunu biliyoruz biz. Virüs RNA virüsü ve çok hızlı yayılıyor, ayrıca çok büyük bulaştırıcı özelliği var ve kendini de değiştirerek, bir şekilde koruyarak hastalığı devam ettiriyor.

Aşı da yüzde 100 koruyuculuğa sahip değil ve bu aşının da netice itibarıyla faydalandıramadığı insanların hastalanma, hastaneye yatma ve vefat etme riski söz konusu. İşte bu aşamada bu ilaç fayda gösterecektir şeklinde bir umutlu yaklaşım gösterebiliriz” ifadelerini kullandı.

“İlaç alındıktan 24 saat sonra virüsün öldüğü ifade ediliyor”

Yayımlanan Faz-3 sonuçlarına göre ilacın alındıktan çok kısa bir süre sonra etkisini gösterdiğini kaydeden Prof. Dr. Oğuztürk, “RNA virüslerinin de içerisinde bulunan koronavirüslerin Covid-19 hastalığı yapan üyesine de bir şekilde bu nükleik asit yapısındaki ilaç, genetik kodunda hata oluşturarak çoğalmasını engelleyecek şekilde etki gösteriyor. Bu da ilaç alındıktan çok kısa bir süre sonra ki, deneysel çalışmalarda bu 24 saat olarak ifade ediliyor. Virüsün öldüğü ifade ediliyor. Bu önemli bir başarı. Ek olarak bu ilacın güvenilirlik anlamında da olumlu özellikleri olduğu söyleniyor. Bu artıları pandemi ile mücadelede elimizi güçlendirme özelliğinin olduğunu bir şekilde ortaya çıkarıyor” şeklinde konuştu.

“Acil Kullanım Onayı alırsa, dünyada Covid-19 hastalığına karşı ağızdan alınan ilk ilaç olma özelliğine kavuşacak”

İlacın en büyük özelliklerinden birinin ağır hastalığı yüzde 50 ölümleri ise yüzde 100’e yakın oranda engellemesi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Oğuztürk, “Faz-3 çalışmaları Ekim ayının başında sonlandırılan bir ilaçla karşı karşıyayız ve Acil Kullanım Onayı alırsa dünyada Covid-19 hastalığına karşı ağızdan alınan ilk ilaç olma özelliğine kavuşacak. Hatta şu aşamada dahi dünyanın birçok ülkesi sipariş vermiş durumda. Bu ilacın yine en büyük özelliklerinden bir tanesi, hastanın hastalık tanısını aldıktan sonraki en kısa zaman aralığında alındığı zaman; 5 gün boyunca sabah akşam uygulandıktan sonraki süreçte hastalığa yatış oranını yüzde 50’ye yakın bir oranda azaltması ve ölüm oranını da neredeyse tamama yakın şekilde önlemesi ciddi ve olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir” diye konuştu.

“Bu ilacı kullandıktan sonra karantinada kalma sürelerinde de ciddi oranda azalma durumu söz konusu olabilir”

Molnupiravir ilacının virüsü etkisiz hale getirdiği ve genetik yapısını bozarak bulaşı da engellediği için karantina sürelerinde de değişiklik olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Oğuztürk, “PCR’ı pozitif olan kişiler tabi ki bu ilacı kullandıktan sonra karantinada kalma sürelerinde de ciddi oranda azalma durumu söz konusu olabilir.

Deneysel olarak ispatlanmış bu durumun klinik olarak da karşılığını bulması durumunda virüs ile mücadelede elimiz çok daha güçlenmiş olacaktır. Ama şunu net olarak söylemek gerekiyor ki, bu tür ilaçlar sadece bu Merc firmasının Molnupiravir ilacı ile sınırlı değil. Dünyada birçok ilaç firması ve birçok ülkenin Ar-Ge firmaları bu tür ilaçları yapıyorlar. Norveç’ten Çin’e, Japonya’dan Kanada’ya kadar bir düzineden fazla ilaç şuan Faz-2, Faz-3 aşamalarında devam etmekte. Yani önümüzde çok karamsar bakmayacak kadar güzel bir süreç bizi bekliyor diyebiliriz” açıklamasında bulundu.

“Proteinlerle ilgili bir süreçle alakalı bir etkisiz hale getirme durumu söz konusu olmadığı için de herhangi bir varyantik değişiklik de ilacın etkinliğinde sıkıntı oluşturmayacak”

Molnupiravir ilacının, bundan sonra oluşabilecek varyant ve mutasyonlardan da etkilenmeyeceğini vurgulayan Oğuztürk“Virüsün RNA virüsü olması, mutasyona yatkın bir yapısı olması, maalesef bu virüs ile mücadelede elimizi bir şekilde zorlaştırıyordu. Aşılarda da durum öyle. Çünkü bu virüs mutasyona uğradıkça aşıların da etkinliği ile ilgili bir şekilde sıkıntılar oluyor ve aşıların da tekrar dizayn edilmesi gerekiyor. Bu ilaçla ilgili biraz farklı bir durum söz konusu, şöyle ki; virüsün mutasyonu başta spike proteini olmak üzere proteinleri ile ilgili bir genetik değişiklikle alakalı bir durum. Ama burada öyle bir durum söz konusu değil.

Molnupiravir ilacı da diğer antiviral ilaçlar ile benzer özellikler göstererek etkinlik sağlıyor. O da virüsün yayılması ve çoğalması ile ilgili viralpolimeraz dediğimiz bir mekanizma var. İşte bunun inhibasyonu ile ilgili bir mekanizma söz konusu. Böylece virüsün çoğalması ile ilgili genetik kodda ölümcül bir hata oluşturarak virüsün etkisiz hale getirilmesini sağlıyor. Proteinlerle ilgili bir süreçle alakalı bir etkisiz hale getirme durumu söz konusu olmadığı için de herhangi bir varyantik değişiklik de ilacın etkinliğinde sıkıntı oluşturmayacak. İlaçların en büyük özelliklerinden bir tanesi bu. Ama dediğimiz gibi bu ilaçlar ile aşıyı da karıştırmamak gerekiyor” dedi.  

 Utku Şimşek - İbrahim Berat Yılmaz
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.