RAMAZAN - 08 Haziran 2016 Çarşamba 10:56

Ramazanda ağız kokusu nasıl giderilir ?

A
A
A
Ramazanda ağız kokusu nasıl giderilir ?

İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Atilla Bektaş, “Sahurda enerjiyi yavaş yavaş vücuda veren yeterince kompleks karbonhidrat tüketimi önemlidir.Vejetaryen beslenme ağız kokusunu azaltmaktadır. Sahurda bol fiberli havuç gibi yiyeceklerin tüketilmesi önem taşır. Ağız kokusu yapacak besinlerden ve sigaradan kaçınılmalıdır” dedi.

İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Atilla Bektaş, Ramazan'da ağız kokusunun çözümü ile ilgili açıklama yaptı. Toplumda ağız kokusu sıklığının yüzde 30 olduğuna dikkat çeken Bektaş, ağız kokusunun ağız ve nefesteki uçucu sülfür bileşiklerinin (USB) artması sonucu oluştuğunu belirtti. Ağız kokusunun yüzde 90’ının ağız içi sorunlardan kaynaklandığını ifade eden Bektaş, “Geri kalanı ise solunum sistemi, sindirim sistemi hastalıkları ve diğer az rastlanan nedenlere bağlı olarak oluşur. Ağız hijyenin bozulması sonucu ağızdaki USB üreten bakteriler artar. Ağız diş temizliği bunu önlemede önemli bir yere sahiptir. Ancak bu önlemlere rağmen 'ağız kokusu' devam ediyorsa o zaman tedavi gerektirebilir. Diş doktorunuz ilk profesyonel yardım alacağınız yer olmalıdır. Şayet burada herhangi bir sorun saptanmazsa diğer ağız, diş dışı nedenler araştırılmalıdır. Her insanda zaman zaman 'morning breath (sabah kokusu)' olabilir. Akşam tükürük salgısının azalması sonucu bakterilerin dil kökünde çoğalmasıyla 'morning breath' oluşur. Bu ağız bakımı ve özelikle dil kökünün temizlenmesi ile geçer” diye konuştu.

“SAHURDA BOL FİBERLİ YİYECEK TÜKETİLMESİ ÖNEM TAŞIR”
Ağız kokusuna solunum sistemi hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları ve bunlar dışındaki diyabet, vitamin eksikliklerinin de neden olabileceğini söyleyen Bektaş, açıklamalarına şöyle devam etti:
“Son zamanlarda mide ülserine neden olan Helikobakter Pilori denilen mide mikrobu mideden bağımsız olarak ağız boşluğuna yerleşip diğer bakterilerle beraber ağız kokusuna neden olmaktadır. Ülser benzeri dispepsi yakınması olanlarda Helikobakter Pilorinin antibiyotik tedavisi ile ağız kokusu anlamlı şekilde geçmektedir. Oruç ağız salgılarının azalması ve dehidratasyon(su kaybı) ile ağızda USB üreten bakterilerin çoğalmasına neden olur. Eğer ağız kokusunun metabolik bir nedeni varsa, diş hekiminin yapabileceği çok az şey var; bu durumda beslenme şeklinizi değiştirmek zorundasınız. Oruçta enerji için ilk olarak vücuttaki depo karbonhidratlar (KH) kullanılır. KH depoları boşalınca, sonrasında yağlar yakılır buda ağız kokusuna neden olur. Çünkü yağ yakımı sonucu ağız kokusuna neden olan 'keton cisimcikler' oluşur. Bu nedenle sahurda enerjiyi yavaş yavaş vücuda veren yeterince Kompleks KH tüketimi önemlidir. Vejetaryen beslenme de ağız kokusunu azaltmaktadır. Sahurda bol fiberli yiyecek tüketilmesi önem taşır. Ağız kokusu yapacak besinlerden ve sigaradan kaçınılmalıdır.”

“VEJETARYEN BESLENME AĞIZ KOKUSUNU AZALTMAKTADIR”
Ağız kokusunu önlemenin en önemli yolunun ağız diş bakımı olduğunu vurgulayan Bektaş, “Oruçta açlığa bağlı tükürük salgılarının azalması, su kaybı ve uzun açlıkta meydana gelen keton cisimcikleri de ağız kokusunun oluşmasına katkıda bulunur. Diğer taraftan ağız ve diş dışı ağız kokusuna neden olan bahsi geçen hastalıklar akla gelmeli ve tedavi edilmelidir. Beslenme de sarımsak, soğan, turp gibi besinlerin alınmaması, yeterli kompleks karbonhidrat tüketimi, sahurda bol su içilmesi, gargara, karanfil, nane, maydanoz tüketilmesi; Baharat, çay, kahve ve süt tüketiminin sınırlanması, ağız kuruluğu yapan ilaçlardan kaçınılması, sigara içilmemesi, sahurda bol lifli havuç gibi yiyeceklerin tüketilmesi önem taşır. Vejetaryen beslenme ağız kokusunu azaltmaktadır” dedi.

“SAHUR YEMEĞİ YÜKSEK ENERJİ VERECEK ABARTISIZ BİR YEMEK OLMALIDIR”
Sahurda yenen besinlerin kompleks karbonhidratlar olmasına dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Bektaş, “Sahur yemeği yüksek, enerji verecek abartısız bir yemek olmalıdır. Sahurda yavaş sindirilen hafif yiyecekler, yeşil salata, yulaflı ekmek, gevrek, tost tercih edilmelidir. Kompleks karbonhidratlar, uzun oruç günlerinde enerjinin yavaş yavaş salınımına yardımcı olur. Kompleks karbonhidratlar olarak tahıllar, baklagiller, oruçlu saatler boyunca yavaş yavaş enerjiyi serbest bırakarak rafine şekerlere, pirinç ve beyaz una tercih edilmelidirler. Sigara ve kokulu yiyeceklerden kaçınmalı; baharat, çay, kahve ve süt tüketimi azaltılmalıdır” açıklamasında bulundu.  

İLKER TURAK 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ortadoğu coğrafyası son yıllarda, gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı için İstanbul’a gelen katılımcıları, kabul etti. Erdoğan, "Hitler’in Yahudilere yönelik canavarca politikalarıyla, İsrail parlamentosunun büyük bir zafer edasıyla aldığı karar arasında özü itibariyle bir fark var mıdır?" Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı, "Küresel Dönüşüm Çağında Kadın Liderliği" temasıyla İstanbul’da düzenlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ICAPP Kadın Kolları’nı Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Asya ülkelerinden kadın siyasi liderlerin yer aldığı kabulde, ICAPP Kadın Kolları Başkanı seçilen AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka, AK Parti’li bazı kadın milletvekilleri ve kadın kolları üyeleri ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de hazır bulundu. Kabulün ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılımcılara yönelik bir konuşma yaptı. Erdoğan, "Asya genelinde kadınların siyasete ve karar alma mekanizmalarına katılımını güçlendirmek amacıyla, yürüttüğü anlamlı çalışmalarda ICAPP’e başarılar diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı olarak yaklaşan yarım asra yakın siyasi hayatında kadınlarla birlikte yol yürümüş, yoldaşlık yapmış, dava arkadaşlığı yapmış bundan da her zaman iftihar etmiş, bir kardeşinizim. Bu sene 25. Kuruluş yıl dönümünü kutladığımız, AK Partimizin üzerinde yükseldiği sütunlardan bir tanesi de, kadın kollarımızdır. Kuruluşumuzdan beri girdiğimiz her sefer açık ara, ipi göğüslediğimiz tüm seçimlerde, en güçlü desteği kadınlardan gördük. Şunu bir kez daha tüm samimiyetimle söylemek istiyorum. Partimizin dünya siyaset literatürüne geçen başarılarında kadınları özel bir yeri oldu. Bu hareketi en fazla kadınlar bağrına bastı, ykadın8lar destekledi" diye konuştu. AK Parti’nin siyasi hareketinin içindeki kadınların rolüne değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti kadın kolları, Türkiye’nin en dinamik, ne donanımlı, en büyük kadın hareketi olarak, adını tarihe gururla yazdırdı. Kadınları siyasete aktif katılımını yürekten inanan devlet adamı olarak, ülkemiz adına Türk demokrasisi adına, bunlarla birlikte Türkiye’nin aydınlık geleceğine özellikle büyük onur duyarak, yoluna devam ediyor. Kadın kollarımızın öncülüğünde kadın sivil toplum kuruluşlarımızın güçlü desteği ile ülkemizdeki tüm kadınlar için tarihi nitelikli adımlar attık. Siyasette kadın temsil oranlarının arttırılmasından iş gücüne, kadına yönelik şiddetle mücadeleden hak ve özgürlük alanındaki reformlara pek çok alanda, ülkemizde büyük bir değişim gerçekleştirdik. Üzerinde titizlikle durduğumuz başlıklardan biri de, kadına yönelik şiddetin engellenmesiydi. Bu konudaki tavrımız şiddete sıfır tolerans olmuştur. 2012 yılında 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Dair Şiddetin Önlenmesine dair kanunu yürürlüğe koyduk. Daha sonra attığımız, çeşitli adımlarla kanunun uygulanmasını güçlendirdik. Öngörülen cezaları arttırdık, hassasiyetimizi çok net bir biçimde gösterdik. Bugün büyük bir memnuiyetle söylemek isterim ki, ülkemizde kadınlar her alanda daha çok iş, daha çok emek, daha çok katma değer üretiyor" dedi. Ortadoğu’da yaşanan savaş ve çatışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin de parçası olduğu, Ortadoğu coğrafyası son yıllarda, gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor. Savaşların ve sıcak çatışmaların biri bitmeden maalesef diğeri başlıyor. Bunun da yükünü genellikle kadınlar ve masum çocuklar çekiyor. İsrail’in Gazze’de acımasızca katlettiği 72 binden fazla sivilin kahir ekseriyeti kadınlar ve çocuklar. Komşumuz Suriye’de 13 buçuk yıl boyunca devam eden iç savaşta, en çok bedeli ödeyenler aynı şekilde kadınlar ve çocuklar oldu. Bir diğer komşumuz İran’ın maruz kaldığı saldırıların ilk kurbanı arasında kadınlar ve çocuklar bulunuyordu. Savaşın ilk günlerinde Minhap’ta bir okula düzenlenen hava saldırısında 165’in üzerinde masum çocuk, hayattan koparıldı. İsrail’in ateşkese rağmen lübnan’a karşı sürdürdüğü bombardıman ve işgal politikası yine en çok kadınlar ve çocukları mağdur ediyor. Bakınız, 2 Mart’tan bu yana israil’in sivil yerlere yönelik saldırıları sebebiyle 1.2 milyon Lübnanlı evlerine terk etmek mecburiyetinde kaldı. 1500’den fazla kardeşimiz aynı saldırılarda can verirken, 4700 kişi yaralandı. Ateşkesin ilan edildiği gün İsrail, 254 Lübnanlıyı barbarca katletti. Gözünü kin ve kan bürümüş soykırım şebekesi, her türlü insani değeri hiçe sayarak, hiçbir kural ve ilke tanımadan, günahsız kadınları ve yavruları, sivilleri öldürmeye, devam ediyor" şeklinde konuştu. İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elimizi vicdanımıza koyup, bu soruları kendimize cesaretle soralım. Sadece Filistinli mahkumlar için idam cezası getirmenin adı ‘Apartat’ değil midir, bunun adı hukukçu faşizme alet etmek değil midir? Hitler’in Yahudilere yönelik canavarca politikalarıyla, İsrail parlamentosunun büyük bir zafer edasıyla aldığı karar arasında özü itibariyle bir fark var mıdır? Bütün bunlar Filistin halkına karşı izlenen inkar, imha, baskı ve siyasi infaz politikalarının yeni bir tezahürü değil midir? Elbette bu yapılanlar ayrımcılıktır, ırkçılıktır, 1994 yılında Güney Afrika’da yıkılan ‘Apartat’ rejiminin daha beterini İsrail’de, uygulamaya geçirmek demektir" diye konuştu.
Iğdır Iğdır’da göçmen kaçakçılığı şebekesine büyük darbe: 7 tutuklama Iğdır’da 5 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından düzenlenen operasyonda, yasa dışı yollarla sınır geçişi sağlayan organizatörlere yönelik baskında 12 şüpheli yakalandı; 7’si tutuklandı, çok sayıda sahte belge ve kaçak malzeme ele geçirildi. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir operasyon gerçekleştirildi. Yaklaşık 5 ay süren teknik ve fiziki takip sonucu, aranan ve ülkeye giriş yasağı bulunan yabancı uyruklu şahısların sahte belgelerle Dilucu Sınır Hattı üzerinden yasa dışı geçişlerinin sağlandığı belirlendi. Çalışmalar kapsamında toplam 6 ara yakalama yapılırken, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 kişi ile çeşitli suçlardan aranan 1 kişi ve sahte belgelerle yakalanan 8 şahıs gözaltına alındı. 07 Nisan 2026 günü sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, tespit edilen 7 şüpheliden 6’sı yakalanırken 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda kaçak akaryakıt, çok sayıda pasaport ve kimlik kartı, sahte giriş-çıkış belgeleri, uyuşturucu madde ve aparatları ile dijital materyaller ele geçirildi. Adli makamlara sevk edilen 12 şüpheliden 3’ü serbest bırakılırken, 2’si adli kontrol şartıyla serbest kaldı, 7 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.