RAMAZAN - 03 Temmuz 2014 Perşembe 10:19

Ramazan'da nasıl beslenmeli?

A
A
A
Ramazan'da nasıl beslenmeli?

İftar yemeğinden hemen sonra televizyon veya bilgisayar karşısına geçmek, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmenin ve kısa mesafeli yürüyüşler yapmanın sindirime yardımcı olduğu belirtildi.

Trabzon Halk Sağlığı Müdürü Dr. Köksal Hamzaoğlu, oruç tutanlara tavsiyede bulunarak “Ramazan ayında yapılan en önemli beslenme değişiklikleri arasında oruç tutan kişiler günlük beslenme şekli ve öğün sayısını değiştirmekte üç ana öğün olan günlük beslenme düzeninin iki öğüne indirebilmektedir ve özellikle hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, ekmek, pilav ve makarna tüketiminin artması yer almaktadır. Oysa oruç tutarken de sağlıklı ve çeşitli besin seçenekleri ile yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması esas olmalıdır. Ramazan ayında bireylerin yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivitelerine göre günlük almaları gereken enerji, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral oranlarının değişmediği ve bu süre zarfında da sağlığın korunması açısından yeterli ve dengeli beslenmenin gerekli olduğu unutulmamalıdır” dedi.

SAHUR VE İFTAR MENÜLERİNE DİKKAT
Oruç tutanların sahur ve iftar menülerine dikkat etmeleri konusunda uyarılarda bulunan Hamzaoğlu, “Bu yıl Ramazan ayının sıcak yaz günlerine rastlaması nedeni ile oruç tutanların sağlıklarına daha fazla önem vermeleri, iftar ve sahur menüleri konusunda daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir. Su yaşamamız için elzemdir. Vücuttaki su oranın yeterli düzeyde tutulması hayati önem taşıdığından vücuttan kaybolan miktarda suyun mutlaka alınması zorunludur. Günde ortalama en az 2- 2,5 litre (12-14 su bardağı) su içmeye, bununla birlikte Ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve suları, soda, sebze suları vb. sık sık tüketmeye özen gösterilmelidir" diye konuştu,

ORUÇ TUTANLAR İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ
Ramazan’da yeterli ve dengeli beslenmenin önemine işaret eden Hamzaoğlu şu önerilerde bulundu:
“Ramazan ayı süresince yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir. Ramazan ayında öğünler; sahur ve iftarda iki ana öğün ile iftardan sonra 1-1,5 saat arayla olacak şekilde iki ara öğün şeklinde düzenlenmelidir. Oruç tutanların mutlaka sahur yapmaları sağlığın korunması açısından önemlidir. Kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Susama hissi duyulmasa bile iftar ve sahur arasında sık sık su içilmelidir. İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği (kırmızı ya da beyaz et olabilir) , sebze yemeği veya salatayla devam edilmesi uygundur. Yine enerji veren ancak kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinler) tercih edilmelidir. İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edilmelidir. Yemekleri hızlı yemekten kaçınmalı, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek yenilmelidir. Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra birer saat ara ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenilmelidir.”

İftar yemeği sonrası hareket etmenin yararlı olacağına işaret eden Dr. Hamzaoğlu, ”İftar yemeğinden hemen sonra televizyon veya bilgisayar karşısına geçmek, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmek, kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olması açısından yararlı olmaktadır. Ramazan ayında yemeklerin pişirme yöntemleri de çok önemlidir. Özellikle ızgara, haşlama ve fırında yapılan yemekler tercih edilmeli, kavrulmuş, tütsülenmiş ve kızartılmış besinlerden uzak durulmalıdır. Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için, yemeklerde lif oranı yüksek gıdalar (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edilmelidir” ifadelerini kullandı.  

BEKİR KOCA 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da afet sonrası gıda güvenliği, hayvan sağlığı ve su temini masaya yatırıldı Samsun Valiliği öncülüğünde, afet ve acil durumlara yönelik hazırlık çalışmaları kapsamında Afet Tarım, Orman, Gıda, Su ve Hayvancılık Grubu toplantısı gerçekleştirildi. Türkiye’de ve il genelinde afet ve acil durum öncesi, sırası ve sonrasında meydana gelebilecek muhtemel can ve mal kayıplarının önlenmesi ve azaltılması amacıyla Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında oluşturulan 23 yerel düzey afet grubundan biri olan Afet Tarım, Orman, Gıda, Su ve Hayvancılık Grubu toplandı. Ana çözüm ortağı İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ev sahipliğinde ve Samsun İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen toplantıya Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş ile destek çözüm ortağı kurumların yetkilileri katıldı. Toplantıda, afet ve acil durumlarda tarım alanlarında oluşabilecek zararların tespiti, gıda güvenliğinin sağlanması ve hayvan sağlığına yönelik yürütülecek çalışmalar ele alındı. Afet bölgesinde sahipsiz ve barınaksız hayvanların tespit edilmesi, barınmalarının sağlanması ve gerekli ekipman temininin yapılması; hayvanlara ilk yardım hizmetlerinin yürütülmesi ve salgın hastalıkların önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması konularında bilgilendirme yapıldı. Toplantı gündemi Afetzede çiftçilerin bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimindeki zararlarının tespit edilmesi, büyükbaş, küçükbaş, kümes ve evcil hayvanlarda ortaya çıkabilecek hastalıklara karşı aşılama ve tedavi çalışmalarının yürütülmesi ile gerekli aşı, dezenfeksiyon ve hijyen malzemelerinin temin edilmesi hususları da toplantının gündeminde yer aldı. Gıda güvenliği denetimlerinin sürdürülmesi, afet bölgesinde toplu gıda tüketimi yapılan yerler ile oluşturulan gıda depolarının kontrol edilmesi, altyapı çalışmaları tamamlanıncaya kadar kullanma suyunun temini, gerektiğinde su kuyularının açılması ve yeni su kaynaklarının belirlenmesine yönelik koordinasyon çalışmaları da değerlendirildi. Ayrıca taşkın durumlarında ilgili ekiplerle koordineli müdahale edilmesi, afet sırasında ya da sonrasında çıkabilecek orman ve kırsal alan yangınlarına hızlı müdahale edilmesi ve şehir yangınlarında itfaiye ekiplerine destek sağlanması konuları ele alındı. Afet ve acil durum hizmetlerinde kullanılmak üzere iş makineleri ile taşıma ve ulaşım araçlarının tahsisine yönelik planlamalar hakkında da eğitim verildi. Toplantıya destek çözüm ortağı olarak Büyükşehir Belediye Başkanlığı, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Samsun Gümrük Müdürlüğü, Orman İşletme Müdürlüğü, TMO Samsun Başmüdürlüğü, Tarım Kredi Kooperatifleri Samsun Bölge Birliği Müdürlüğü, Ziraat Odaları Başkanlığı ile STK’lar (Veterinerler Odası, Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği ve Kasaplar Odası) temsilcileri katıldı. Yetkililer, "Tedbir bugün, güven yarın! Afet gelmeden gıdada, suda, üretimde hazırlıklı ol" mesajıyla afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekti.