GÜNDEM - 05 Temmuz 2014 Cumartesi 10:26

Ramazanoğulları Beyliği'nin mirasçısı olduğunu iddia eden aile çadırda yaşıyor

A
A
A
Ramazanoğulları Beyliği'nin mirasçısı olduğunu iddia eden aile çadırda yaşıyor

Adana ve çevresinde 1352-1608 yılları arasında hüküm sürmüş bir Türkmen beyliği olan Ramazanoğulları’nın torunları olduklarını iddia eden aile, hurda toplayarak yaşamlarını sürdürüyor.

Adana ve çevresinde 1352-1608 yılları arasında hüküm sürmüş bir Türkmen beyliği olan Ramazanoğulları’nın torunları olduklarını iddia eden Aslan ailesi, Mardin’de Ramazanoğulları’ndan kalma binlerce dönüm arazinin kendilerine ait olduğunu, ancak ’derin devlet’in buralara el koyduğunu öne sürdü.

Ramazanoğulları soyundan Hasan Bin Ramazan’ın oğlu ve Mardin Dargeçit’te binlerce dönüm arazinin varisi olduğunu iddia eden 82 yaşındaki Mecit Aslan, ikinci eşi Suzan Aslan (62) ve ilk eşinden oğlu 33 yaşındaki Hasan Aslan ile birlikte Mersin’in merkez Mezitli ilçesine bağlı Kale Mahallesi’nde hazineye ait bir araziye kurduğu çadırda hurda toplayarak yaşamlarını sürdürüyor. Ramazanoğulları’nın torunları olduklarını iddia eden Aslan ailesi, Osmanlı arşivlerinden çıkardıkları tapularla Dargeçit’te dava açarak hukuk savaşı başlattı.

Mecit Aslan’ın 6 çocuğundan biri olan Hasan Aslan, Ramazanoğulları Beyliği’nin mirasçıları oldukları yönündeki iddialarıyla ilgili İHA’ya açıklama yaptı. Ramazanoğulları soyundan geldiklerini birkaç yıl önce öğrendiklerini belirten Aslan, dedesi Hasan Bin Ramazan’ın, 1908-1918 yılları arasında Ramazanoğlu Aslan Bey olarak bilindiğini, Çanakkale Savaşı’na 30 bin atlıyla gayri resmi olarak giden bir subay olduğunu söyledi. “Benim dedem çok büyük bir insandı, paşaydı ama unvanı verilmedi. Soyismi bile verilmedi. Her şeyine el konuldu” diyen Aslan, şöyle devam etti:

“Ramazanoğulları’nın son beyi, 1914 ile 1915’te saltanatından indirilen Ramazanoğlu Aslan Bey’in torunuyum. 1910-1911’de dedeme verilen tapular var. Bunlar Ramazanoğulları Beyliği’nin toprağıdır. Ramazanoğulları Beyliği’nden geldiğimizi babam uzun yıllar bana söylememiş. Çünkü babamı, ‘seni ve aileni öldürürüz’ diyerek tehdit etmişler. Birkaç yıl önce bize Mardin’den haber geldi, ‘dedenizin çok büyük arazileri var Mardin Dargeçit ve bölgesinde, gelin sahip çıkın’ dediler. Biz de gittik araştırdık ama o zaman Ramazanoğulları’ndan olduğumu bilmiyordum.”

Bugüne kadar 3 kez Mardin Dargeçit’e gittiğini ve her seferinde de yeni bir şeyler öğrendiğini ifade eden Aslan, orada araştırma yaparken Ramazanoğulları soyundan geldiğini öğrendiğini aktardı. Araştırmaları sırasında kendisine Adana’ya gitmesinin söylendiğini ve buna şaşırdığını dile getiren Aslan, “Dedem öldürüldüğünde cenazesini Adana Ulucami’nin avlusuna defnetmişler gizlice. Şimdi çıktı piyasaya. Ben bilmiyordum, öğrendim artık. Adana’da araştırma yaptım ve gerçekten bütün mallarımız var burada. Adana Ulucami etrafında çok büyük mal varlığımız var, yalnız vakıflar buna el koymuş. Köyümüzün isminin verildiği Ramazanoğlu Halil Bey’in yaptırdığı külliyeden hariç, dedemin yaptırdığı camisi bile var Hasanağa olarak” dedi.

“İDDİAMIN ARKASINDAYIM. HER ŞEYİM YASAL, ELİMDE TAPULARIM VAR”

Bütün bunları Osmanlı arşivlerine ve tapu kayıtlarına dayanarak söylediğini vurgulayan Aslan, soyağacına da baktığını ve her şeyi orada net olarak gördüğünü kaydetti. En büyük ispatının, 1918’de Ramazanoğulları’ndan 12 paşanın idam edilmesi olduğunun altını çizen Aslan, “En büyükleri Mir Vali İbrahim Paşa. Bunların defnedildikleri yer de Harput’tadır, anıt mezarları bile var. En büyük ispatım budur. Ben iddiamın arkasında duruyorum. Benim her şeyim yasal, elimde tapularım var. Bu belgeleri tapu ve nüfus arşivinden aldım. Benim soyağacımda yazıyor. Benim soyağacımda en büyük dedemin ismi Ramazanoğlu Halil Bey, sonra Bayram geliyor, daha sonra Ramazan geliyor ve Hasan, Ramazan şeklinde gidiyor. Ben 4. Hasan’ım” diye konuştu.

“DARGEÇİT’TE DAVA AÇTIK, HAKKIMIZI İSTİYORUZ”

2003’te bu beyliğin topraklarına Ilısu Barajı yapıldığını öne süren Aslan, bu barajın içinde kendilerine ait 10 tane tapu, bu tapuların içinde de 10 tane köyleri olduğunu iddia ederek, “Burası bizim tapulu malımız. Çünkü 1911’de tapusu Ramazanoğlu Hasan Bey’in üstüne verilmiş. Araziler çok büyük, 6 tane tapuda 11 tane köy var, tamamıyla sular altında kalmış. Miktarı çok büyük. Benim elimdeki 4 tapuda 7 bin hektar arazi var. Bu 4 tapuda 6 tane köy var, Ilısu’ya kadar dayanıyor. Ben iddiamda haklıyım ve sonuna kadar da hakkımın arkasında duracağım, alacağım. Çünkü Başbakanımız Allah razı olsun bu arazileri bize yazmış. Yalnız derin devlet tarafından bu malları almamız engelleniyor. 1960’ta, 1980’de buralarda kamulaştırmalar yapılmış ama maliki yazılmamış. Ama Başbakanımız Hasan Bin Ramazan olarak bunları kayda geçirmiş, 2012 yılı kamulaştırılan araziler olarak. Yalnız bu mal kamulaştırması 2003’te başlamış, 2008’de son bulmuş ve o tarihten bu yana derin devlet bizi bir şekilde engelliyor. 1960’ta, 78’de, 80’de ve en son 2011’de burada bir saldırıya uğradık. Bir şekilde engelleniyoruz. Beni engelleyen bir yapı var” ifadelerini kullandı.

Babası Mecit Aslan’ın 1965’ten bu yana Mersin’de yaşadığını ve çöp topladığını da belirten Aslan, şunları söyledi: “Yani bu kadar malın sahibi hakkı verilmiyor ve hak ediş de yapılmış, yani devlet ‘bu insanların hakkıdır’ demiş ve gerekli işlemleri yapmış ama bir şekilde bizi derin devlet engelliyor, bu malları almamızı engelliyor. Hukuki mücadele başladı. Avukatlarım süreci takip ediyorlar. Nisan ayında dava açtık Dargeçit’te. Biz çok yoksulluk çektik, hala da çekiyoruz. Ben 12 yaşında gündeliğe gitmeye başladım. Bugün de babamın yaptığı işi yapıyorum, hurda topluyorum. Utanmıyorum artık çöp topluyorum. Çöpün içinde yaşıyorum.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek yardım talebinde de bulunan Aslan, “Ben Başbakanımızdan yardım talebinde bulunuyorum. Ben yaşadığım bu kadar olaydan sonra kimseye güvenemiyorum. Benim can güvenliğim yok, büyüklerimizin de can güvenliği olmamış hiçbir zaman. Ben bizzat Başbakanımızdan yardım bekliyorum. Başbakanım, ben bir şekilde yıkılan ağalığın varisiyim. Babam büyük varisidir, ben de onun oğluyum. Babamın adına yardım talebinde bulunuyorum. Allah rızası için bize sahip çıkın. Yoksa 1918’de uğradığımız haksızlığa yeniden uğrayabiliriz” şeklinde konuştu.

Baba Mecit Aslan ise Ramazanoğulları’ndan Hasan’ın oğlu olduğunu, kendisini arazi yüzünden öldürmek istedikleri için kaçarak Mersin’e geldiğini anlatarak, “Babam da öldürüldü. Ben en az 10 yaşında vardım. Beni de öldürmek istediler, kaçıp buraya geldim. 25 senedir burada çadırda elektriksiz, susuz yaşıyorum. Hurda topluyorum. Bu kadar mal mülk sahibiyim ama benim rezilliğimi görüyorsunuz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Silvikültür eğitim tatbikatı Yenice’de tamamlandı Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tüm işletme müdürlüklerinde düzenlenen "Silvikültür Uygulamaları Eğitim Tatbikatları", Yenice Orman İşletme Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen son programla tamamlandı. Bölge Müdürü Halil Oflu başkanlığında, Bölge Müdür Yardımcısı Osman Araz koordinesinde gerçekleştirilen eğitimlerde; genç meşcere bakımları, sıklık ve aralama müdahaleleri, doğal gençleştirme teknikleri ile meşcere kuruluşlarının biyolojik gelişim süreçleri sahada uygulamalı olarak ele alındı. Silvikültür Şube Müdürü Hüseyin Albayrak tarafından verilen uygulamalı eğitimlerde, yetişme ortamı analizinin silvikültürel müdahalelerdeki önemine dikkat çekildi. Eğitimlerde bonitet tespiti, bakı durumu, eğim, yükselti, toprak derinliği, taşlılık, diri örtü yapısı ve yağış rejimi gibi kriterlerin teknik karar alma süreçlerine etkisi anlatıldı. Tatbikat kapsamında meşcere kapalılık durumuna göre bakım müdahaleleri, istikbal ağacı seçimi, fertler arası rekabetin azaltılması, kök ve gövde gelişiminin yönlendirilmesi ile kar, rüzgar ve biyotik zararlılara dayanıklı meşcere kuruluşu gibi konular uygulamalı örneklerle işlendi. Orman İdaresi ve Planlama Şube Müdürü Handan Sertel tarafından verilen eğitimlerde ise amenajman planları doğrultusunda etanın meşcereden çıkarılması, genç meşcerelerde bakım programları, işletme sınıfı değişiklik süreçleri ve olağanüstü hâsılat etası raporlarının hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken teknik kriterler değerlendirildi. Tatbikat sonunda konuşan Bölge Müdürü Halil Oflu, silvikültürün yalnızca ağaç yetiştirmek değil, geleceğin ormanını bugünden planlamak anlamına geldiğini belirterek, yapılan her bakım müdahalesinin ağacın gelişimi, karbon depolama kapasitesi ve ekosistem direnci üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etti. Eğitim tatbikatına Yenice Orman İşletme Müdürü Bahri Yücel, işletme müdür yardımcıları, işletme şefleri ve orman muhafaza memurları katıldı.
Ardahan Köy okulu öğrencilerinden 14 Mayıs Çiftçiler Günü klibi Ardahan’ın Damal ilçesi Seyitören köyü ilkokulu öğretmen ve öğrencilerince 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla hazırlanan kutlama klibi büyük beğeni topladı. Öğrenciler, çiftçilerin emeklerini ve üretime sağladıkları katkıyı anlatan anlamlı mesajlarla çiftçilerin gününü kutladı. Okul bahçesi ve tarım alanlarında çekilen görüntülerde öğrenciler ellerinde buğday başakları ve tarım aletleri ile kamera karşısına geçti. Klipte, "Toprağın emekçileri", "Üreten çiftçi güçlü Türkiye" ve "Çiftçilerimizin emekleriyle sofralarımız bereketleniyor" mesajları yer aldı. Öğrenciler hazırladıkları videoda, sabahın erken saatlerinden itibaren tarlalarda çalışan çiftçilerin ülke ekonomisi ve gıda üretimi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Öğrenciler adına konuşan okul müdürü Sinem Erezer, çiftçiliğin sadece bir meslek değil, aynı zamanda büyük fedakârlık ve emek isteyen kutsal bir görev olduğunu ifade etti. Erezer, ’’Tüm velileri çiftçi olan bir öğretmen olarak bu videoda yer almak benim için bir şereftir. Güneş batınca değil iş bitince dinlenen tüm çiftçilerimizin çiftçiler gününü yürekten kutluyorum. Sizlere minnettarız. Tarlanızdan bereket yüzünüzde tebessüm hiç eksik olmasın, iyi ki varsınız" dedi. Klip sosyal medyada da paylaşılırken kısa sürede çok sayıda beğeni aldı. Veliler ve vatandaşlar öğrencilerin duyarlı davranışını takdir ederek emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti.
Mersin Mersin OSB’de hedef 5. bölge Mersin Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Sabri Tekli, sanayicilerle bir araya geldiği toplantıda, 5’inci bölge yatırımları, savunma sanayisindeki gelişmeler ve yeni organize sanayi alanlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Tekli, Mersin’in üretim ve yatırım açısından büyümeye devam etmek zorunda olduğunu belirterek, "Bizim Mersin olarak durma şansımız yok" dedi. Mersin OSB Sosyal Tesislerinde düzenlenen sanayici bilgilendirme oplantısında konuşan Başkan Sabri Tekli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Bölgenin planlı şekilde büyüdüğünü kaydeden Tekli, "Sanayicilerimiz ve bölgemiz için büyük önem taşıyan 4’üncü bölgemizi tamamladık. Firmalarımız projelerini getirerek ruhsat süreçlerini başlatabilecek durumda" diye konuştu. "5’inci bölgede 80 parsel planlandı" Yeni hedefin 5’inci bölge olduğunu ifade eden Tekli, toplam 80 parselden oluşacak yeni yatırım alanında 2 milyon 608 bin metrekarelik alanın işaretlendiğini belirtti. Bunun 1 milyon 702 bin metrekarelik kısmının sanayi parseli olarak planlandığını kaydeden Tekli, şu ana kadar yaklaşık 65 firmanın başvuru yaptığını söyledi. Tahsis süreçlerinin yeni düzenlemeler kapsamında bakanlık kontrolünde yürütüldüğünü ifade eden Tekli, "Başvurular MEYDİP sistemi üzerinden yapılacak ve süreç bakanlık onayıyla ilerleyecek. Yeni yasalar gereği parsellerin dağıtımı artık doğrudan OSB yönetimlerinin ya da müteşebbis heyetlerin tasarrufunda değil. Şu anda 5’inci bölgenin yüzde 51’i Mersin OSB’nin kendi arazisinden oluşuyor" dedi. "6’ncı ve 7’nci OSB’ler hazır" Mersin’in üretim gücünü artırmak zorunda olduğunu vurgulayan Tekli, "6’ncı ve 7’nci organize sanayi bölgelerimiz de hazır durumda. Yönetim kurulumuzla birlikte sanayicilerimizin güvenli ve huzurlu bir ortamda üretim yapabilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Savunma sanayisinde 38 firma üretim yapıyor" Fuarlara ve uluslararası iş birliklerine büyük önem verdiklerini belirten Tekli, Almanya’daki fuar ile İstanbul’da düzenlenen SAHA EXPO 2026’ya katıldıklarını söyledi. Mersin’in savunma sanayisinde her geçen yıl daha güçlü bir konuma geldiğini ifade eden Tekli, "2021 yılında fuara ilk kez 7 firmayla katılmıştık. Bugün Mersin’de doğrudan ya da dolaylı olarak savunma sanayisine ürün tedarik eden 38 firmamız bulunuyor" şeklinde konuştu. Savunma sanayi sektörüne özel hassasiyet gösterdiklerini vurgulayan Tekli, birlikteliği daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini kaydetti. Mersin’in, SAHA EXPO içerisinde kent olarak yer alan tek OSB ve tek şehir olduğunu dile getiren Tekli, yerli ve milli üretim gücünün fuarda gurur yaşattığını söyledi. "Haziran’da Mersin’e heyet gelecek" Savunma sanayi alanında büyük ölçekli yatırım hedeflediklerini belirten Tekli, Makine ve Kimya Endüstrisi yetkilileriyle önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etti. Tekli, "Haziran ayında bir ekip Mersin’e gelerek savunma sanayisine üretim yapabilecek firmalarımızla temas kuracak. Savunma sanayi çok geniş bir sektör ve bu alan kentimizdeki birçok firmayı ilgilendiriyor" diye konuştu. Mersin OSB bünyesindeki Model Fabrika’da SAHA Mersin ofisinin hizmet verdiğini aktaran Tekli, firmaların gerekli bilgilere buradan ulaşabileceğini belirtti. Bu yıl Mersin Pavilyonu çatısı altında 16 firmanın fuara katıldığını, ayrıca 4 firmanın da bağımsız stant açtığını ifade eden Tekli, pavilyonda yer alan iki firmanın önemli sözleşmelere imza attığını söyledi. "Tek amacımız sanayiciye hızlı hizmet" Mersin OSB’nin yalnızca üretim alanlarından oluşmadığını dile getiren Tekli, "Kreşimiz, lisemiz, yüksekokulumuz, model fabrikamız, itfaiyemiz ve çevre birimimizle çok kapsamlı bir organize sanayi bölgesini yönetiyoruz. Burada tek amacımız sanayicilerimize en iyi hizmeti kesintisiz ve hızlı şekilde ulaştırmak" dedi. Toplantıda ayrıca Mersin OSB Bölge Müdürü Halil Yılmaz tarafından sanayicilere yönelik bilgilendirme sunumu gerçekleştirildi. Sunumda mevcut çalışmalar, yatırım süreçleri, altyapı hizmetleri ve yeni sanayi alanlarına ilişkin teknik bilgiler paylaşıldı.
Samsun Samsun’da "Liseler Arası İnovasyon Yarışması" Gençlerin tarım, teknoloji ve girişimcilik alanlarında kendilerini geliştirmelerini hedefleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından "Liseler Arası İnovasyon Yarışması" düzenlendi. Samsun genelindeki liselerden yaklaşık 50 takım ve 150 öğrencinin katıldığı yarışma heyecanlı anlara sahne oldu. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Samsun’umuzun gençleri ürettikçe, geliştikçe ve kendilerini ifade ettikçe mutlu oluyoruz. Bizler her zaman onların yanında olmaya, gençlerimizi desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Tarım alanındaki projeleri ve üretime verdiği desteklerle dikkat çeken Samsun Büyükşehir Belediyesi, gençleri tarım ve tarım teknolojileri alanında bilinçlendirmek amacıyla "Liseler Arası İnovasyon Yarışması" düzenledi. Samsun genelindeki liselerden yaklaşık 50 takım ve 150 öğrencinin katıldığı yarışma yoğun ilgi gördü. Başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından finale kalan takımlar projelerini jüri üyelerine sunma fırsatı buldu. Program kapsamında gerçekleştirilen final sunumlarında öğrenciler, geliştirdikleri projelerin teknik detaylarını ve çözüm önerilerini jüri üyeleriyle paylaştı. Etkinlik; protokol konuşmaları, finalist proje sunumları ve ödül töreniyle sona erdi. Dereceye giren öğrencilere çeşitli ödüller takdim edildi. Gençler bilim ve teknoloji odaklı geleceğe hazırlanıyor Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik; gençlerin bilim, teknoloji ve üretim odaklı projelerle geleceğe hazırlanmasına katkı sağlarken Samsun’da tarım ve teknoloji alanında yeni fikirlerin ortaya çıkmasına da öncülük etti. "Gençlerimiz yeter ki üretsin, biz daima yanlarındayız" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Bizler Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerimizin her alanda gelişimlerine katkı sunmayı temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu tür yarışmalar ve etkinlikler ise onların yalnızca bilgi ve becerilerini sergilediği alanlar değil aynı zamanda özgüvenlerini geliştirdikleri ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürüdükleri çok değerli platformlar. Gezdiğimiz tüm stantlarda hayata geçirilen projelerin yalnızca birer çalışma ürünü olmadığını aynı zamanda insan hayatını kolaylaştıran, üretimi destekleyen ve geleceğe değer katan önemli adımlar olduğunu gördük. Samsun’umuzun gençleri ürettikçe, geliştikçe ve kendilerini ifade ettikçe mutlu oluyoruz. Bizler her zaman onların yanında olmaya, gençlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Bu vesileyle katılım sağlayan tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyor, başarılar diliyorum" dedi.