DÜNYA - 24 Şubat 2024 Cumartesi 17:02 | Son Güncelleme : 24 Şubat 2024 Cumartesi 17:22

Rusya-Ukrayna Savaşı’nda 3. yıla girildi

A
A
A

Rusya'nın Ukrayna'ya 24 Şubat 2022'de başlattığı savaşta 2 yıl geride kaldı.

Rus tanklarının Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük güvenlik krizine yol açarak Ukrayna topraklarına girmesinin üzerinden 2 yıl geçti. Ukraynalıların hayatları, dökülen kan ve verilen kayıplarla tamamen değişti. Ukrayna’nın Batı’nın askeri ittifakı NATO'ya yakınlaştığı düşüncesiyle ülkesinin tehlikede olduğunu savunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova saatiyle 05.30’da televizyonda yayınlanan konuşmasında Ukrayna'ya "özel askeri operasyon" başlatıldığını duyurdu. İlk patlamalar saat 06.27’de başkent Kiev'de duyuldu ve Ukraynalılar güne bomba sesleriyle uyandı. Saatler 07.58’i gösterdiğinde Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ülke genelindeki füze saldırılarına ilişkin haberleri doğruladı. İlerleyen saatlerde alarma geçen NATO, 14.56’da Kuzey Kutbu'ndan Akdeniz'e kadar 100'den fazla jet ile 120 geminin hazırda bekletildiği savunma planlarını devreye soktu. Dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson 15.03’te yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, “En büyük korkumuz gerçekleşti ve tüm uyarılarımızın trajik bir şekilde doğru olduğu ortaya çıktı. Rusya Devlet Başkanı Putin, herhangi bir provokasyon ve inandırıcı bir mazeret olmaksızın savaşı başlattı” ifadelerini kullandı. Saatler 21.50’ye geldiğinde stratejik öneme sahip liman kenti Mariupol, Rus güçleri tarafından ağır bombardımana tutuldu. Saat 00.40 itibariyle Rusya'nın 40 şehrinde düzenlenen savaş karşıtı protestolarda 2 bin civarında kişi gözaltına alındı. Ukrayna lideri Zelenskiy 01.59’da sıkıyönetim ilan etti ve Rus saldırısının ilk gününde 137 Ukraynalının hayatını kaybettiğini açıkladı.

26 Şubat 2022: “Araca ihtiyacım yok”

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rus tanklarının Kiev’e ilerlemesiyle ABD'den gelen “tahliye teklifini” reddetti. Zelenskiy, "Benim araca değil, cephaneye ihtiyacım var" diyerek Rusya’ya karşı sonuna kadar mücadele mesajı verdi.

16 Mart 2022: Mariupol tiyatrosunun bombalanması

Rusya’nın hafızalara kazınan acımasız saldırılarının en kötü örneklerden biri, Mariupol tiyatrosunun bombalanması oldu. Saldırı öncesinde bin 300’den fazla sivilin içeride bulunduğu tiyatro binasının önünde havadan görülebilen dev Kiril harfleriyle "çocuk" yazılıydı. Ukraynalı yetkililere göre Rusya'nın sivillerin sığınak olarak kullandığı tiyatro binasına gerçekleştirdiği saldırıda 300 kişi hayatını kaybetti.
O tarihten bu yana sivil hedeflere yönelik çok sayıda saldırı düzenlendi. Ocak 2023'te Dnipro'da çok katlı bir apartmana yönelik saldırıda 40'tan fazla kişi yaşamını yitirdi. Ekim 2023'te ise Harkov bölgesindeki Hroza'da bir kahve ve dükkanın hedef alındığı saldırıda en az 51 kişi hayatını kaybetti.

1 Nisan 2022: Bucha katliamı

Kısa süre sonra Bucha, dünya gündemine oturdu. Rusya'nın Bucha'dan çekilmesiyle bölgeye geri dönen halk, kolları arkadan bağlı ve çok sayıda kurşun yarası bulunan cansız bedenlerle ve toplu mezarlarla karşılaştı. Uluslararası uzmanlar, Rus kuvvetlerinin Bucha’dan çekildiği sırada uluslararası insancıl hukukun "ciddi şekilde ihlal edildiğini" tespit ettiklerini açıkladı.

14 Nisan 2022: Moskva'nın batması

Rus Donanması Karadeniz Filosunun amiral gemisi olan “Moskva”, 14 Nisan 2022’de battı. Ukrayna, gemiyi gemisavar seyir füzeleriyle vurduğunu iddia ederken, Rusya ise geminin yangın sonucu battığını öne sürdü. Geminin batışı, Rusya için büyük bir kayıp oldu.

9 Kasım 2022: Sonbahar, Herson'un kurtuluşuyla Ukrayna için başarılı geçti

Sekiz ay süren Rus işgalinin ardından Herson şehri kurtarıldığında büyük sevinç yaşandı. Rus askerlerini geri çekilmesi “Putin'e büyük darbe” olarak nitelendirildi. Herson, Rus birliklerinin Şubat ayındaki işgalden bu yana ele geçirdiği tek bölgesel başkentti. Rus birliklerinin Dnipro Nehri boyunca doğuya çekilmesiyle Ukrayna sonbaharı başarılı bir şekilde geride bıraktı, ayrıca Rusya'nın savaşın ilk günlerinden bu yana işgal ettiği toprakları geri almış oldu. Kış mevsimine girilince Rus ordusu Ukrayna’nın enerji ağını yoğun bombardımana tuttu ve “yıldırma politikası” olarak adlandırılan saldırılar sonucu milyonlarca Ukraynalı sivil elektrik, ısınma ve su gibi temek hizmetlerden mahrum kaldı.

3 Mayıs 2023: Kremlin hedef alındı

2023’ün bahar aylarında moral bulan Kiev, savaşı Rus topraklarına taşıdı. Başkent Moskova dahil birçok şehirden patlama sesleri yükseldi. 3 Mayıs'ta ise iki dronla Moskova’nın kalbindeki Kremlin'i hedef alındı. Kremlin, dronların herhangi bir hasar veya yaralanmaya yol açmadan imha edildiğini açıklarken, Ukraynalı yetkililer olayla ilgilerinin olmadığını belirtti. Rusya, Moskova'ya düzenlenen, 2 kişinin yaralanması ve çok sayıda binanın hasar görmesiyle sonuçlanan farklı bir saldırıdan yine Ukrayna'yı sorumlu tuttu. Putin saldırıyı "terörist faaliyetin açık bir işareti" olarak nitelendirdi, Ukrayna hava kuvvetleri ise saldırının “savaşın uzak olduğunu hisseden Rusları hedef aldığını” açıkladı. Daha sonra Rusya’daki petrol tesislerine ve diğer altyapılara yönelik saldırılar gerçekleşti. Rusya, Ukrayna saldırılarının artmasının ardından sınırdaki Belgorod’dan bazı sakinleri tahliye etti.

20 Mayıs 2023: Rusya Bakhmut'un kontrolünü ele geçirdi

Rus ordusu kuşatma altında tuttuğu Ukrayna’nın doğusundaki Bakhmut'u, aylarca süren mücadelenin ardından ele geçirdi. Ancak NATO kaynakları Rusya’nın zaferinin büyük bir kayba yol açtığını, Bakhmut'u savunurken öldürülen her Ukraynalı askere karşılık Rusya'nın 5 asker kaybettiğinin tahmin edildiğini aktardı.

Haziran 2023: Ukrayna karşı saldırısı

Ukrayna ordusu, Rusya'nın ele geçirdiği toprakları geri almak için Haziran 2023’te Rusya’ya “karşı saldırı” başlattı, ülkenin güneyinde ve doğusunda yoğun çatışmalar yaşandı. Ancak aylar geçtikçe Ukrayna, büyük bir ilerleme kaydedemedi. Batılı ülkeler savaş alanının durgunlaşabileceği ve savaşın "donmuş ihtilafa" dönebileceği uyarısında bulundu. Kış geri geldiğinde Ukrayna’nın karşı saldırısı son buldu.

23 Haziran 2023: Wagner isyanı

Bakhmut'ta önemli rol oynayan paralı asker grubu Wagner’in lideri Yevgeny Prigojin, 23 Haziran 2023’te Ukrayna savaşını yönetmede başarısız olduğu gerekçesiyle Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu'yu ve Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov'u hedef alarak Rus ordusuna karşı silahlı ayaklanmaya başlattı. Ancak Belarus Devlet Başkanı Alexander Lukaşenko’nun araya girmesiyle isyan bir gün sonra durduruldu. Prigojin’e yönelik suçlamalar düşürüldü, ancak Putin o dönem yaptığı bir konuşmada "vatana ihanet yolunda" olanların cezalandırılacağını söyledi. Prigojin aylar sonra, içinde bulunduğu uçağın Moskova'nın kuzeybatısında düşmesi sonucu hayatını kaybetti.

Ocak 2024: ABD’nin yardımı durdu

Batılı ülkelerden özellikle de ABD'den sürekli olarak gelen askeri yardımın, Ukrayna ordusu için “hayati öneme” sahip olduğu ortaya çıktı. 2024'ün başlarında ABD'nin Ukrayna'ya yönelik yardım paketi durdu. ABD Senatosu uzun tartışmaların ardından 13 Şubat’ta Ukrayna, İsrail ve Tayvan'a 95.3 milyar dolarlık yardım paketini onayladı. Söz konusu ülkelerin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan paketin 60 milyar dolarının Ukrayna'ya verilmesi bekleniyordu. Ancak Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi’nin Başkanı Mike Johnson 14 Şubat’ta yardım paketini oylamaya sunmayı reddetti. Meksika sınırında ABD'ye yasa dışı göçü durdurmaya yönelik sert önlemler alınmadan Ukrayna'nın güvenliği konusunun çözülemeyeceğini söyleyen Mike Johnson, tasarıyı oylamak için gündeme dahi almayacağını söyledi.

17 Şubat 2024: Avdiika’nın düşüşü

Ukrayna birlikleri doğudaki Donestk kentine açılan kapı olarak bilinen Avdiivka'dan çekildi ve Rusya, Mayıs 2023’te Bakhmut'ta kontrol sağlamasının ardından savaş alanında en büyük zaferini elde etti. Ukrayna birlikleri savaş üçüncü yılına girerken azalan mühimmat tedariki nedeniyle cephede giderek daha fazla zorluk yaşamaya başladı. ABD Başkanı Joe Biden Avdiivka'nın kaybını, ABD’de yaşanan anlaşmazlık sonucu Ukrayna’ya yardımın durmasına bağladı. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Putin liderliğindeki Rusya'nın zafere ulaşması halinde Ukrayna ile sınırlı kalmayacağını belirterek Batı’ya ülkesine askeri yardımları arttırma çağrısında bulunuyor.

Batılı liderler dayanışma için Kiev'de

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinde 2 yıl geride kalırken, Batılı liderler dayanışma göstergesi olarak Ukrayna’ya geldi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Belçika Başbakanı Alexander De Croo ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Polonya’dan bindikleri trenle başkent Kiev’e ulaştı. Von der Leyen Kiev ziyaretine yönelik yaptığı paylaşımda, “Ukrayna halkının olağanüstü direnişini kutlamak için Kiev’deyiz. Her zamankinden daha fazla Ukrayna'nın yanındayız” ifadelerini kullandı.

Rusya şu anda Ukrayna'nın yaklaşık dörtte birinin kontrolünü elinde bulundururken, savaşın ne zaman biteceği henüz bilinmiyor. Barış görüşmelerine hazır olduğunu sık sık dile getiren Rusya lideri Putin, Kiev yönetiminin müzakereleri reddettiğini belirtiyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce’de 81 ilden getirilecek taşlar şehrin vizyonunu yansıtacak Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün "Düzce İçin 100 Proje" çalışması arasında yer alan, mega projelerden biri olan ve Millet Bahçesi 2 alanı içinde inşa edilecek Anıt Eser’in temeli atıldı. Düzce Belediyesi’nin vizyon projeleri arasında yer alan ve Başkan Faruk Özlü’nün girişimleriyle hayata geçirilen Anıt Eser’in temel atma töreni Vali Mehmet Makas, AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, AK Parti Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, siyasiler, bürokratlar ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri başta olmak üzere yoğun katılımla gerçekleştirildi. Şehir estetiği, kültürel miras ve kent kimliği üzerine atılan adımların devamı niteliğindeki proje, Düzce’nin geleceğine bırakılacak kalıcı bir imza olarak yorumlanırken Beltaş A.Ş. bünyesine katılan yeni beton mikseri araçları da tören alanına getirilerek vatandaşlara sergilendi. Her konuşmasında ifade ettiği; günü kurtaran değil, geleceği inşa eden kent meydanları, sosyal yaşam alanları ve tarihi hafızayı güçlendiren projeleriyle dikkat çeken Faruk Özlü, şimdi de şehrin ortak hafızasını yansıtacak şeklinde anlattığı Anıt Eser’i Düzcelilerin beğenisine sunacak. 5 bin 500 metre kare alana sahip Toplam 5 bin 500 metrekare alana sahip olacak şekilde inşa edilecek Anıt Eser’in temel atma töreninde konuşan Vali Mehmet Makas, Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü ve ekibini tebrik ederek şehirdeki değişime atıfta bulundu ve "Düzce’ye bir sıfat verdim; bereket. Bereketli Düzce’de, bereketli bir günde yine birlikteyiz. Rabbim şehrimizin birlik ve beraberliğini daim eylesin. Eskilerin bir sözü var; ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Kişinin görünen rütbei akılı eserindedir. Biz burada başkanımızın hakikaten layıkıyla ortaya koyduğu eserlerden bir tanesini daha temelini atmak adına birlikteyiz. Şehirler kimlikleri ile yaşar, insanın nasıl vücudu ruhu varsa şehrin de ruhu anıt eserler, meydanlar. Belediyemiz sayın başkanımızın liderliğinde bu iki hususta da çok güzel imzalar attı. Gönüllere imza atan bir belediyeciliği ortaya koydular. Bu eser hakikaten Konuralp’ten bugüne kadar kimliğini de yansıtacak bir eser olacak. Türkiye Yüzyılı’nda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleştirmeye çalıştığımız birlik ve beraberliğin timsali olacak. Düzce’ye geldiğim günden bu yana turizmi hedef edinerek şehrimizi adeta bir ağabey bir büyük olarak yönlendiren Başkanımıza ve ekibine canı gönülden şükranlarımızı sunuyoruz. Mağrifet iltifata tabidir, iyi ki varsınız" ifadelerinde bulundu. "Hizmet kalitesini artırmak için her şeyi yaparız" Anıt Eser inşasının büyük bir kısmının yıl sonuna kadar biteceği müjdesini veren Başkan Faruk Özlü, hizmet kalitesinin artırılması amacıyla yapılan çalışmalara da atıfta bulunarak; "Bulunduğumuz yer sadece bir yapı değil, bir yaşam alanı olacak. Mevcut Millet Bahçesi’ni bir Yeşil Yol ile buraya bağlayacağız. Hemen yanımızdaki 15 Temmuz Şehitler Parkı’nı da bu projeye dahil ediyoruz. Böylece bugün temelini attığımız eser ve çevresi vatandaşlarımızın nefes alacağı büyük bir sosyal yaşam alanı olacak. Bugün temel atıyoruz. Bu eser büyük oranda bu yıl bitecek. Yan tarafta Millet Bahçesi 2 dediğimiz alan 50 bin metrekare bir alan birinci kısmının açılışını bu törenden sonra onu yapacağız. Geçtiğimiz günlerde hizmet kalitemizi artırmak amacıyla Beltaş bünyesine 5 yeni beton mikseri ve 2 kamyon kazandırdık. Güçlenen filomuz ile çalışmalarımızı daha hızlı hale getireceğiz" dedi. "İş yapmak budur, biz işimizin başındayız" Düzce’yi çok yönlü bir değişim sürecine dahil etmek için sürekli olarak çalıştığını ifade eden Faruk Özlü, Konuralp’in restorasyonu ve Müze Projesi için onay alma sürecini de anlatarak şunları söyledi: "Geçenlerde sizlerle paylaşmıştım. Konuralp restorasyon ve müze talebimizi il başkanları toplantımızda ilettiğimiz Cumhurbaşkanımız bu talebimizi onaylamıştı. Hatta o ana kadar iletilen hiçbir talep bu şekilde onay almadı. Kendisinin gerçekten Düzce’yi çok sevdiğine kanaat getirdim, gerçekten Düzce’yi çok seviyor. Bizden giden bir talebi geri çevirmedi, onayladı. Bir iki gün sonra ilgili kurumlar aradı ve 350 Milyon TL Antik Tiyatro restorasyonu için, 750 Milyon TL de müze yapımı için kaynak ayırdık dedi. Arkadaşlar iş yapmak budur, biz işimizin başındayız." "Faruk Özlü, Düzce için çalışır" Törende konuşma yapan Milletvekili Ercan Öztürk, AK Parti Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu ve TSO Başkanı Erdoğan Bıyık, özellikle Başkan Faruk Özlü’nün Düzce’nin kalkınmasına yönelik yaptığı çalışmalardan dolayı tüm Düzceliler adına teşekkür ederken, geçmişte ve bugün Düzce için verilen emek üzerine hatıralırını katılımcılarla paylaştı. Türkistan’dan duygulandıran bağış Temel atma töreninde duygulandıran bir sürpriz de halısı ile ünlü Türkistan’dan geldi. Türkistan Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Türkmen Halı Devlet Kurumu’dan gelen mektupla Anıt Eser’e Türkmen Halısı hediye edildiği törene katılanlara duyuruldu. Kültürel çeşitliliğin bir yansıması olacak Anıt Eser; Ata Yurdu Türkistan’dan gelen özel halı hediyesi ile birlikte sadece 81 ilden gelen taşlara değil, bin yıl önceki Türk Yurdu Asya’dan hatıralara da ev sahipliği yapacak. Dualar eşliğinde atılan temel sonrasında davetliler, hatıra fotoğrafı da çektirmeyi ihmal etmedi. Düzce Belediyesi’nin son yıllarda ortaya koyduğu vizyoner şehircilik anlayışının yeni halkası olarak kabul edilen Anıt Eser Projesi için yapılan yorumlarda "Düzce’nin geleceğine bırakılan kalıcı bir miras" ifadesi de dikkat çekti.
Samsun Havza’da hayat normale dönüyor Samsun’un Havza ilçesinde Hacı Osman Deresi’nin taşmasıyla meydana gelen sel ve su baskınının ardından başlatılan kapsamlı müdahale ve iyileştirme çalışmaları yedinci gününde de aralıksız sürerken, ilçede hayatın büyük oranda normale döndüğü bildirildi. 12 Mayıs Salı akşamı kuvvetli yağış sonucu yaşanan sel sonrası, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında yürütülen çalışmaların Samsun Valiliği koordinasyonunda devam ettiği belirtildi. Samsun Valiliği tarafından yapılan açıklamada, Büyükşehir Belediyesi, Havza Kaymakamlığı, Havza Belediyesi ve ilgili kurumların koordinasyonuyla yürütülen çalışmaların 7’nci gününde de aralıksız sürdüğü ifade edildi. Süreçte toplam 2 bin 624 personel, 800 beden işçisi, bin 200 AFAD gönüllüsü ve akredite STK gönüllüsü görev aldı. Çalışmalarda 362 kara aracı ve 132 iş makinesi kullanıldı. İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığı ve Samsun Valiliği tarafından afetten etkilenen vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanması ve hasarların giderilmesi amacıyla acil yardım ödeneği aktarıldığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından da İl Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ilk etap kaynak transferinin yapıldığı bildirildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalarda 7 gün içinde 25 bin kişilik aperatif ve ana yemek ile 40 bin kişilik su dağıtımı gerçekleştirildi. Ayrıca ücretsiz ekmek dağıtımı yapılırken, seyyar tuvaletler, çadırlar ve dinlenme alanları oluşturuldu. Ekipler tarafından 152 bina altı bodrum ve dükkândan su tahliyesi yapılırken, 285 noktada menfez tıkanıklığı, ızgara temizliği ve su baskını müdahalesi gerçekleştirildi. Dere üzerindeki 5 adet çok katlı yapının yıkımına başlanacak DSİ 7. Bölge Müdürlüğü tarafından 1988-1989 yıllarında Havza Belediyesi’nce üzeri beton yapıyla kapatılan Hacı Osman Deresi’nin 925 metrelik kapalı bölümünde yürütülen çalışmalarda, memba tarafında 250 metre, mansap tarafında ise 280 metrelik kısmın üzeri açıldı. Çalışmalar kapsamında 56 dükkânın yıkımı gerçekleştirilirken, kalan 395 metrelik bölümün iki tarafı apartmanlarla çevrili olması ve yol olarak kullanılması nedeniyle teknik inceleme sürecinin ardından açılacağı bildirildi. Dere yatağı üzerinde bulunan 5 adet çok katlı yapının yıkımına ise Samsun Büyükşehir Belediyesi ile koordineli şekilde başlanacağı ifade edildi. Açıklamada ayrıca psikososyal destek ve ayni yardım çalışmalarının aralıksız sürdüğü, bin 200 hane ve 510 dükkânla görüşme yapıldığı, giyim, gıda ve temizlik malzemesi ihtiyaçlarının karşılandığı belirtildi. İlk etapta 530 haneye nakdi yardım ulaştırıldığı, Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle 5 bin 500’den fazla vatandaşa sıcak yemek dağıtıldığı kaydedildi. Türk Kızılay tarafından da beslenme hizmetleri kapsamında binlerce kişiye öğle ve akşam yemeği, su ve içecek dağıtımı yapıldığı bildirildi. Defterdarlık tarafından yürütülen zarar tespit çalışmalarında 498 bağımsız bölüm ve 239 araç için inceleme gerçekleştirildiği, bağımsız bölümlerin büyük bölümünün temizlendiği ifade edildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerince 674 bina ve 1 ahırda hasar tespiti yapıldığı aktarıldı. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre 10 bin 839 dekar tarım arazisi kısmi zarar görürken, 713 arılı kovan hasar aldı ve 5 büyükbaş hayvan telef oldu. Çiftçilere yönelik destek çalışmalarının sürdüğü belirtildi. İl genelinde altyapı, enerji, sağlık, güvenlik, barınma ve tahliye çalışmalarının tüm kurumların koordinasyonuyla devam ettiği, elektrik firması ekiplerinin müdahaleleri sonucunda enerjisi kesik mahalle kalmadığı ifade edildi. Ekonomik destekler kapsamında TESKOMB ve Halkbank kredilerinin 1 yıl faizsiz erteleneceği, kredi kullanmayan esnafa 1 yıl ödemesiz kredi imkânı sağlanacağı, diğer bankalardaki ticari kredilerin de uygun şartlarda erteleneceği bildirildi. Ayrıca zarar gören iş yeri ve konutların su giderlerinin SASKİ, elektrik giderlerinin firma tarafından yıl sonuna kadar karşılanacağı aktarıldı. Havza Kaymakamlığı tarafından oluşturulan 7 kişilik zarar tespit komisyonunun çalışmalarını sürdürdüğü, 385 esnaf ve 70 konutun zararlarının devlet imkânları çerçevesinde karşılanacağı belirtildi. Vergi ve SGK borçlarının da başvuru halinde 3 ay erteleneceği kaydedildi. Samsun Valiliği açıklamasında, "7 gün boyunca büyük bir koordinasyonla gösterilen özverili çalışmalarla hayatın hızla normale döndüğü Havza ilçemizde sel ve su taşkınının ilk dakikasından itibaren ortaya koymuş oldukları özverili gayretleri için başta İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığımız ve Samsun Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere tüm kurumlarımızın yöneticilerine ve personeline, sivil toplum kuruluşlarımıza ve gönüllülerimize teşekkür ediyor; sel ve su taşkınından etkilenen vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Çalışmalarımıza ve afetten zarar gören vatandaşlarımıza ve esnafımıza destek olunmaya devam edilmektedir" ifadelerine yer verdi.