DÜNYA - 17 Mart 2024 Pazar 16:35 | Son Güncelleme : 17 Mart 2024 Pazar 16:40

Rusya’daki seçimlerde Navalny destekçilerinin geçersiz oy planı

A
A
A

Rusya’daki devlet başkanlığı seçimlerinin son gününde halk sandığa gitmeye devam ederken, cezaevinde ölen Rus muhalif lider Alexei Navalny’nin destekçileri Navalny'nin eşi Yulia Navalnaya önderliğinde aynı saatte sandıklara giderek geçersiz oy kullanma eylemi başlattı.

Rusya’da devlet başkanlığı seçimlerine halk yoğun ilgi gösterirken muhaliflerin toplu eylemleri seçimlere damga vurdu. Ülkede oy kullanma işlemlerinin ilk gününde bazı sandıklara boya dökme eylemi düzenlenirken, bazı seçim merkezlerine de molotof kokteyli atıldı. Muhaliflerin bu eylemleri seçimin son gününde de sürerken, cezaevinde ölen Rus muhalif lider Alexei Navalny’nin destekçileri eylem başlattı. Alexei Navalny’nin eşi Yulia Navalnaya destekçilerine eylemin yöntemiyle ilgili bilgi vererek, “Seçimleri, sayımızın çok olduğunu, görmezden gelinen çok insan olduğunu ve Putin’e karşı olduğumuzu göstermek için değerlendirmeliyiz. Aynı gün ve saatte (bugün) seçim merkezlerine gitmeliyiz. Bundan sonra ne yapmanız gerektiği size kalmış. Putin dışında herhangi bir adaya oy verebilirsiniz, oy pusulasını parçalayabilirsiniz veya üzerine büyük harflerle ‘Navalny’ yazabilirsiniz. Oy vermek istemeseniz bile seçim merkezleri önünde bekleyip daha sonra arkanıza dönüp evlerinize gidebilirsiniz” dedi. Yulia Navalnaya gerçekleştirecekleri eylemin güvenli olduğunu ve kimsenin gözaltına alınamayacağını da sözlerine ekledi.

Rus savcılık makamı eyleme karşı uyarıda bulundu

Yulia Navalnaya’nın çağrısı üzerine çok sayıda Navalny destekçisi başta Moskova ve St. Petersburg olmak üzere birçok kentte 12.00’de seçim merkezlerine gidip uzun kuyruklar oluşturdu. Moskova savcılığı ise duyurusu yapılan eyleme karşı yazılı bir açıklama yaptı. Savcılık eylemin yasa dışı olduğunu öne sürerek, “Reşit olmayanlar da dahil olmak üzere çok sayıda kişinin aynı saat ve tarihte şehirdeki seçim merkezlerine gitmesine dair çağrıların kamuoyuna yayıldığı tespit edilmiştir” denildi. Bu eylemlere seçimlerin işleyişini engellemeye yönelik bir eylem olduğu vurgulanarak, “Seçim ve seçim komisyonunun çalışmalarını engellemek, toplantı, gösteri, yürüyüş ile toplu eylem organize etmek ya da düzenlemek ve reşit yaşta olmayanların suça katılımının teşviki 5 ile 7 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılır” ifadeleri kullanılarak eyleme katılanlar uyarıldı.

Bazı kentlerde çok sayıda kişi gözaltına alındı

Rus muhalif medya kuruluşları ve Rus sivil düşünce kuruluşu OVD-Info tarafından yapılan açıklamada, Rusya’ya bağlı Tataristan’ın başkenti Kazan, Rusya’nın başkenti Moskova ve diğer kentlerde eyleme katılanların gözaltına alınmaya başladığı ancak Navalny destekçilerinin eylemden vazgeçmeyerek seçim merkezlerinde uzun kuyruklar oluşturmaya devam ettiği aktarıldı.

Öte yandan başkent Moskova’da, üzerinde Navalny yazan tişört giyen bir kişi seçim merkezinde gözaltına alındı. Navalny destekçisi şahsın polis merkezinde sorguya alındığı öğrenilirken, bugünkü eylemlerde gözaltına alınan kişi sayısına yönelik henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Seçimlere katılım yüzde 65’i aştı

Rusya Merkez Seçim Komisyonu, 12.50 itibariyle ülke genelinde seçimlere katılım oranının yüzde 65’in üzerine çıktığını duyurdu. Moskova’da yine aynı saat itibariyle seçimlere katılım oranının yüzde 55 olduğu ve bu verilere elektronik oylama üzerinden katılım verilerinin dahil edilmediği bildirildi. Yapılan açıklamada, ülkedeki devlet başkanlığı seçimlerinin 129 ülkeden toplam bin 115 kişi tarafından takip edildiği, uluslararası gözlemcilerin ise Rusya’daki 53 farklı bölgede seçimleri izlediği aktarıldı.

Sandıklar 20.00’de kapanacak

Rusya’daki seçimlerde sandıklar 20.00’de kapanacak ve ardından oy sayımına geçilecek. Birleşik Rusya Partisi’nin desteklediği mevcut Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yanı sıra Rusya Liberal Demokrat Partisi (LDPR) Başkanı Leonid Slutskiy, Rusya Komünist Partisi (KPRF) tarafından aday gösterilen milletvekili Nikolay Haritonov ve Yeni İnsanlar Partisi (Novıye Lyudi) Başkan Yardımcısı Vladislav Davankov yarışıyor.

Erhan Altıparmak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta’da elma piyasasında stok iddialarına yanıt Isparta’da soğuk hava depolarında bekleyen elmalarla ilgili gündeme gelen "stokçuluk" iddiaları üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü açıklama yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, depolardaki ürünlerin rutin satış süreci içinde olduğunu belirterek, "Isparta’da bu sezon ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildi. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Şu anda bu ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kalmış olup, ekim ayından bu yana yaklaşık yüzde 90’ı satılmıştır. İlde elma stokçuluğu değil, normal ve rutin bir satış sürecinin devam ettiği görülmektedir" dedi. Isparta’da geçtiğimiz günlerde soğuk hava depolarında bekleyen yaklaşık 50 bin ton elmanın alıcı beklemeye devam etmesi, kamuoyunda üretici ve tüccarın stok yaptığı yönünde tartışmalara neden oldu. Konuya ilişkin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden açıklama geldi. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, bu sezon Isparta’da ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildiğini, bunun 507 bin tonunun atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında muhafaza altına alındığını ifade etti. Tuğrul, depolardaki ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmının kaldığını ve bu ürünlerin de hazirana kadar kademeli şekilde satışa sunulmasının beklendiğini aktardı. "Ekim ayında hasat edilen ürün hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" Tuğrul, "Isparta elmacılığın ağırlıkta olduğu bir il. Yıllık ortalama 1 milyon ton civarında elma üretimiyle Türkiye’de en ön sırada yer alıyoruz. Geçen yıl don olayları nedeniyle yaklaşık 800 bin ton civarında üretim gerçekleşti. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Ekim ayında hasat edilen ürün yıl boyunca satışa sunuluyor. Yıllık ortalama 800 bin ile 1 milyon ton arasında olan üretimin yaklaşık 500 bin tonu, il genelindeki 116 soğuk hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" dedi. "Elmada stokçuluk değil, rutin satış sürüyor" Tuğrul, son günlerde gündeme gelen elmada stokçuluk iddialarına ilişkin, "507 bin ton elmanın şu anda yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kaldı. Bu da 15 Haziran’a kadar satılmaya devam ediyor. Atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında ise satışlar haziran sonu, hatta temmuz ayına kadar sürüyor. Ekim ayından bu zamana kadar ürünün yüzde 90’ı satıldı. Geriye kalan ürün ise söylendiği gibi tüccara değil, üreticiye ait elma. Geçtiğimiz hafta yaptığımız tespitlerde depodaki ürünün sadece yüzde 32’sinin tüccara, geri kalan kısmının ise üreticiye ait olduğunu belirledik. Dolayısıyla ilde elma stokçuluğu değil, normal rutin bir satışın devam ettiği görülmektedir" açıklamasını yaptı. "Elma fiyatlarında maliyetler etkili oluyor" Elmaların soğuk hava depolarına kasalarla girdiğini ve yıl boyunca bu şekilde muhafaza edildiğini belirten Tuğrul, "Ürünler birinci kalite, ikinci kalite, üçüncü kalite ve meysu olarak ayrılıyor. Bir kısmı da meyve suyu fabrikalarına gidiyor. Elma fiyatlarında zaman zaman artış oluyor. Geçen yıl sezon ortasında fiyat yaklaşık 45 lira civarındaydı. Bunun içerisinde ikinci ve üçüncü kalite ürünler de bulunuyor. Bozulan elmalarla birlikte maliyetler 45 liranın çok daha üzerine çıkıyor. Paketleme ve benzeri maliyetler eklendiğinde fiyatlar giderek yükseliyor. Dolayısıyla buradaki 45 liralık fiyatla karşılaştırma yapmak şu an çok yerinde değil. Bazı yerlerde elmanın 100 lira olması, ürünün işlenmesiyle ilgili. Bu süreçte stokçuluk veya yüksek kâr söz konusu değil. Şu anda bununla ilgili piyasa araştırmalarını zaten kontrol altında tutuyoruz" şeklinde konuştu. Bu yıl elma rekoltesinde 1 milyon ton beklentisi Bu yıl elma rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını beklediklerini dile getiren Tuğrul, "Geçen yıl don olaylarından çok etkilenmedik ancak lokal olarak etkilenen bölgeler nedeniyle üretim 800-850 bin ton civarında gerçekleşti. Bu sene ise 1 milyon ton üzeri bir beklentimiz var" dedi.
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.