ASAYİŞ - 23 Şubat 2023 Perşembe 09:04

Sadece 5 saniyede çöken binada depremin kalanını enkaz altında yaşadılar

A
A
A
Sadece 5 saniyede çöken binada depremin kalanını enkaz altında yaşadılar

Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremlerde 4 katlı binaları 5 saniye içinde yıkılan ve enkazdan kendi çabalarıyla çıkan 4 kişilik aile dehşet anlarını anlattı. Enkazdan yaralı olarak çıkartılan ve ayağı kesilen Sevgi Öztürk ve sürünerek çıkan eşi Mehmet Öztürk, binalarının depreme 10 saniye bile dayanamayıp çöktüğünü söyledi.

Kahramanmaraş merkezli yaşanan 7.7 ile 7.6’lık depremlerden en çok etkilenen illerden olan Adıyaman’da Besni ilçesi Öztürk aile apartmanının 2. katında oturan 4 kişilik Öztürk ailesi çöken binanın enkazında kaldı. Enkazdan kendi çabalarıyla çıkan aile o dehşet anlarını İHA’ya anlattı. Aile yaşanan depremde binalarının 10 saniye bile dayanamayıp yıkıldığını söyledi. Medical Point Gaziantep Hastanesinde tedavi gören sağ ayak parmakları kopan ve ayağı topuğa kadar ampute edilen Sevgi Öztürk şimdi yaşadığına şükrederek yeni bir hayata başlamak istiyor.

“Depremin olmasıyla evimizin çökmesi 5-10 saniye”

Depremde evlerinin 5 ila 10 saniye arasında çöktüğünü ifade eden anne Sevgi Öztürk, “ Bizim bina 4 katlı, biz 2. kattaydık. Uykuda yakalandığımız depremde şiddetli bir ses ve sarsıntıya uyandık. Hemen toparlanmaya çalıştık ama camdan bakacak fırsatımız bile olmadı. Ben eşim ve 2 çocuğum dış koridora varır varmaz anında çöktük. Depremin olmasıyla evimizin çökmesi 5-10 saniye arasıdır. Biz kalan depremleri de enkaz altında yaşadık. Çok kötü bir durumdu. Evimiz çöktükten sonrada deprem sürüyordu” dedi.

“Doğalgaz sızıntısı başladı ailemizle helalleştik”

Enkazın altındayken doğalgazlarının sızmaya başladığını belirten Sevgi Öztürk, “Yıkıntıların arasında bekledik. Çünkü her yer kapkaranlıktı. Doğalgazımız sızmaya başladı. Artık biz ölüyoruz dedik ailemizle helalleştik. Çünkü çok kötü bir koku başladı.Doğalgaz borusuyla sanki ağzımıza gaz püskürtülüyordu. Ölüyoruz derken bir ışık gördüm. Eşim yerde sürünerek o ışığa doğru gitti. Bizde peşinden gittik” şeklinde konuştu.

“Kesilen parmaklarımı elime alıp kurtarmaya çalıştım”

Enkazda ayağının ezildiğini ve parmaklarının koptuğunu belirten Sevgi Öztürk, “Eşime ‘ayağımın üstünden kalk canım çok yanıyor’ dedim. Eşim ‘ben oturmuyorum’ dedi. Sonra ayağımı kendime doğru çektiğimde parmaklarımın hepsi kopmuştu. Parmaklarımı elime alıp tutmaya çalıştım belki kurtarırım diye bilincim yerindeydi. Eşim kanamayı engellemek için kazağını sardı. O şekilde yarım saat süründüm bir saatte ancak hastaneye gidebildim” ifadelerini kullandı.

“Bizim ev sağlam diyorlardı hemen yıkıldı”

Mahallede sadece yaşadıkları apartmanlarının yıkıldığını vurgulayan Sevgi Öztürk, “ En sağlam dedikleri ev bizim çöken binaydı. Aile büyüklerimiz bu bina eski yapıdır sağlamdır diyorlardı. Ama sadece bizim bina yıkıldı. Bizim yanımızdaki ve bizim binadan daha eski evlerin duvarları bile çatlamadı. Bizim bina aile apartmanıydı. Çok sayıda akrabamı kaybettim” ifadelerine yer verdi.

“Her şeyimizi kaybettik şükrediyorum”

Depremde her şeylerini kaybettiklerini ifade eden Anne Sevgi Öztürk, “Şu an ne yapacağım onu düşünüyorum. Çocuklarımın geleceğini düşünüyorum. Yürüyebilecek miyim onu düşünüyorum. Çünkü ben artık sıfırım her şeyimizi kaybettik. Çok şükür iyiyim. Bu süreci atlatamam diye düşünürken iyi bir hastaneye geldim. Ailemi burada gördüm çok şükür toparlandım” dedi.

“Bizden daha eski binalar sağlam kaldı”

Baba Mehmet Öztürk mahallede bir tek kendi binalarının çöktüğünü belirterek, “Çok şükür binamız çöktüğünde çocuklar ve hanım yanımdaydı. Biz kendi imkanlarımızla çıktık. Çıktığımıza şükrediyoruz. Çünkü binamızda 3 yakınımızı kaybettik. İlk hissetmeye başladığımız anda dördümüz bir araya koştuk. Koşmamızla beraber 5-10 saniye arası binamız çöktü. Sağımızdaki solumuzdaki bizden daha eski binalar sağlam kaldı. Ama bizimki direkt çöktü” diye konuştu.

Medical Point Gaziantep Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Murat Gök ise, “Sevgi hanım bize geldiğinde parçalı ezilme tarzında bir yaralanması vardı. Ayak ön tarafında ampute pozisyonundaydı. Yaptığımız değerlendirmede ayak ön tarafından ampute ederek topuğu korumaya başladık. Hızlı bir şekilde ameliyata aldık. Geride kalan dokunun iyileşmesini bekliyoruz. Bunun için vakum cihazıyla takipli hastamız” şeklinde konuştu.

Lider Olgun -Cafer Eser

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Hamile eşini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet Malatya’nın Hekimhan ilçesinde hamile eşini silahla vurarak ölümüne neden olan sanık, yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 10 Nisan 2025’te Hekimhan ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 34 haftalık hamile 23 yaşındaki B.K., evinde başından silahla vurulmuş halde bulundu. Ağır yaralı olarak Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan genç kadın ile karnındaki bebeği, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Otopside bebeğin oksijensiz kalmaya bağlı olarak hayatını kaybettiği tespit edildi. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın karar duruşması, dosyada suça sürüklenen çocukların da yer alması nedeniyle kapalı oturumda yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanık A.K., tutuksuz sanıklar, maktulün yakınları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Duruşmada olay yeri inceleme ekiplerince kaydedilen görüntüler izletilirken, salonda duygusal anlar yaşandı. Son savunmasında olayın kaza olduğunu ileri süren sanık A.K., pişman olduğunu belirtti. Mahkeme heyeti, sanığın savunmasını kabul etmeyerek "eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanık hakkında herhangi bir indirim uygulanmazken, karar oy çokluğuyla alındı. Bir üye hakim ise olayın "olası kast" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünde muhalefet şerhi koydu. Mahkeme, suça sürüklenen çocuk A.K. hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verdiği 3 yıl 6 ay hapis cezasını indirimlerle 2 ay 20 güne düşürerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Diğer sanıklar D.K., G.K. ve F.K. hakkında ise suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi. Duruşma sonrası basın mensuplarına açıklamada bulunan aile yakınları karardan memnun olduklarını söyledi.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz 4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 186 bin sandık görevlisinin 106 bini ve haziran ayında da geri kalan 80 bini sahaya inip, kapı kapı CHP’yi anlatmaya başlayacaklar" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ı ziyaretinde yaptığı açıklamada, "Konu 1 Mayıs olunca, sendika ve sendikalaşma olunca, emeğin sorunları olunca bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türk-İş’le, işçilerle konuşacağımız çok şey var" dedi. Doruk Madencilik ile ilgili sorunların çözüldüğünü hatırlatan Özel, bu sorunun çözümünde emeği geçen herkese teşekkür etti. Özel, "Öncelikle çocuklarının hakkı için, alın terleri için Eskişehir’den kalkıp Ankara’ya kadar gelen, gereğinde yalın ayak yürüyen, gereğinde gözaltına alınan ama bırakıldığında mücadelesini bırakmayan emekçi arkadaşlarımızın karşısında saygı ile eğiliyoruz. Hepimiz katkı sağlamaya çalıştık, ama başarı onların başarısıdır, onların mücadelesidir" dedi. "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Komisyonu toplansın" Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek, "1 Mayıs eğer bayramsa, bayram gibi kutlanacaksa gelin işçilere bir bayram hediyesi verelim. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Komisyonu toplansın. Sendikalaşmanın ve sendikalı işçinin karşısındaki birtakım yargı oyunlarıyla, birtakım kanundaki açık noktalardan yararlanarak, bazı kanuni güvenceler verilmediği için ortada olan bütün sorunları kaldıralım. Bu iş bitsin. 1,5 saat Mecliste gider. Daha sonra imza atarız, ‘48 saat beklenmeden Genel Kurul’da görüşülsün’ diye. Bugün talimat verse perşembe günü komisyondan geçer. 1 Mayıs günü tatil. Haftaya salı günü bütün sorunları çözeriz. Buradan Sayın Erdoğan’a bir samimiyet çağrısında bulunuyorum. Emekten, işçiden yanaysa, işte Türkiye’deki en büyük işçi konfederasyonunun başkanının huzurunda biz işçiden yana elimizi uzatıyoruz. Gelin, hep birlikte işçiye elimizi uzatalım. Bu sorunları çözelim" şeklinde konuştu. "Staj mağdurları ve taşeron sorunu çözülmelidir" Staj ve taşeron sorununun çözülmesi gerektiğinin de altını çizen Özel, "Staj mağdurlarının sorununun çözülmesi, taşeron sorununun çözülmesi çok çok önemlidir. Ayrıca da özel sektör emekçilerine promosyon verilmesinin yasal güvence altına alınması, yasal zorunluluk olması çok önemli. Kamudaki çalışanların promosyonları devlet garantisinde, ama işçinin maaşından alınacak promosyon işverenin insafına bırakılmış durumda. Hele hele burada doğru bir yasal düzenleme yapılırsa, çok güçlü pazarlıklar yapılarak özel sektördeki işçilerin de çok iyi promosyonlar alması imkanı ortaya çıkar" değerlendirmesinde bulundu. "4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız" Özel, partisinin yol haritası ve diğer muhalefet partilerinin süreçteki durumuna ilişkin soru üzerine şunları söyledi: "Biz 4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız. Geçmiş dönemlerde seçimlere üç ay kala bir soru vardı; ‘Sandık görevlilerimiz hazır mı, sandıklar sağlam mı?’ diye. Buradan ilan ediyorum. Seçimlere resmen iki yıldan fazla var ve sandık görevlilerimizin hepsi hazır. Bu yürüyüşün ilk adımını 4 Mayıs günü 81 ilde tüm milletvekillerimiz, tüm Parti Meclisi üyelerimizle birlikte atıyoruz. Bu süreçte 81 ilde uğrayacağımız kapıların içinde Cumhuriyet Halk Partili olanların dışındaki bütün kapılar var. Hem iktidar mensubu, hem muhalefet mensubu olan vatandaşlarımızın ve siyasi görüşüne bakmadan herkesin kapısını çalacağız. Ayrıca kurumsal olarak geçtiğimiz hafta 12 muhalefet partisini ziyaret etmiştim. Gitmek isteyip gidemediğim birtakım muhalefet partilerimiz daha var. O ziyaretleri de önümüzdeki günlerde tamamlayacağım ve sürdüreceğim." Türk-İş Genel Başkanı Atalay ise, "Türkiye’nin çalışma hayatıyla ilgili genel sorunları konuştuk. Çalışma hayatı içinde işçilerin bulunduğu sıkıntıları konuştuk, programları konuştuk" dedi.
Tunceli Tunceli’de 2 kişinin hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada sanığa iki kez müebbet hapis Tunceli’nin Nazımiye ilçesinde cemevi başkanı ile 18 yaşındaki yeğeninin hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada sanığa indirimsiz 2 kez müebbet hapis cezası verildi. Tunceli’nin Nazımiye ilçesi Kılköyü’nde 25 Mayıs 2025’te Kılköyü Düzgün Baba Cemevi Başkanı Yaşar Seyrek (50) ile yeğeni Deniz Seyrek’in (18) ölümüyle sonuçlanan silahlı kavgaya ilişkin Tunceli Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, sanık H.Y. hakkında "kasten öldürme" suçundan iki kez müebbet hapis cezası verilmesine hükmetti. Sanığın eylemine yönelik "meşru müdafaa" ve "haksız tahrik" hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar veren mahkeme, Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesi kapsamında düzenlenen "takdiri indirim" nedenlerini de uygulamadı. Mahkeme, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ile bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle cezada herhangi bir indirim yapmadı. Karar sonrası açıklamalarda bulunan Deniz Seyrek’in ablası Heval Seyrek, "25 Mayıs 2025 tarihinde katil tarafından iki canımız alındı. Düzgün Baba Cemevi Başkanı Yaşar Seyrek ve kardeşim Deniz Seyrek. Bugün Tunceli Adliyesi’nde görülen davamızda katil iki kez müebbet cezasına çarptırıldı. Öncelikle adalete teşekkür etmek istiyoruz. Onun dışında acımız hiçbir şekilde hafiflemedi ve bu acı geçecek gibi değil. Ama bir nebze de olsa içimize su serpildi. Katile sahip çıkanların çabaları boşa çıktı. Bugün adalet yerini buldu" dedi. 25 Mayıs 2025’te Nazımiye ilçesi Kılköyü’nde yaşanan olayda, aralarında daha önceden husumet bulunan H.Y. ile Cemevi Başkanı Yaşar Seyrek arasında tartışma çıkmış, çıkan arbede sonucu H.Y. silahıyla Yaşar Seyrek ve yeğeni Deniz Seyrek’e ateş açmıştı. Saldırıda Yaşar Seyrek olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralı olarak Tunceli Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 18 yaşındaki Deniz Seyrek de doktorların çabalarına rağmen kurtarılamamıştı.
Malatya Malatya’da girişimcilik hibe programı tanıtıldı Avrupa Birliği finansmanıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ve Uluslararası Göç Politikası Geliştirme Merkezi (ICMPD) iş birliğinde yürütülen ENHANCER PRO Projesi kapsamındaki Girişimcilik Hibe Programı, Malatya’da düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Kent merkezindeki bir otelde gerçekleştirilen toplantıya, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Koordinasyon Daire Başkanı Abdulvahap Yoğunlu, Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, ICMPD Hibe Programı Yöneticisi Uğur Dağ, ICMPD Uzmanı Murat Cıngıllı ile çok sayıda girişimci katıldı. Programda konuşan Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, bölgesel kalkınmanın üretim ve yatırımla mümkün olduğunu belirterek girişimciliğin önemine dikkat çekti. Budancamanak, programın bölgenin nitelikli insan kaynağına katkı sunacağını ifade ederek Malatya ve Elazığ’dan yoğun başvuru beklediklerini söyledi. Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Koordinasyon Daire Başkanı Abdulvahap Yoğunlu ise programın girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Daha önce 10 ilde 32,5 milyon avro bütçeyle uygulanan programın yeni etapta 17 ilde sürdürüldüğünü aktaran Yoğunlu, her bir girişim için 30 bin avroya kadar hibe desteği sağlanacağını kaydetti. Programın yalnızca mali destekten ibaret olmadığını ifade eden Yoğunlu, girişimcilere teknik destek, mentorluk ve bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması gibi alanlarda da katkı sunulduğunu kaydetti. Deprem sonrası Malatya’da ekonomik hayatın yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Yoğunlu, girişimcilerin bu tür desteklerden azami ölçüde faydalanmaları gerektiğini ifade etti. Toplantıda ayrıca programın detaylarına ilişkin teknik sunumlar yapılarak başvuru süreci ve destek kapsamı hakkında katılımcılara bilgi verildi.