GÜNDEM - 23 Mayıs 2022 Pazartesi 19:02

Sağlık Bakanı Koca: “Önümüzdeki en büyük küresel tehdit, beslenme ve gıda güvenliğidir''

A
A
A
Sağlık Bakanı Koca: “Önümüzdeki en büyük küresel tehdit, beslenme ve gıda güvenliğidir''

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) en üst karar alma organı olan 75. Dünya Sağlık Asamblesi'nde (DSA) genel kuruluna hitap eden Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Enerji ve ticaret gibi sağlığın da sorunların çözümünde etkili bir araç olduğunu kabul etmek zorundayız” ifadelerini kullanarak, “Rusya-Ukrayna çatışmasında Türkiye, ilaç ve tıbbi malzeme başta olmak üzere insani yardım gücünü bölgeye yönlendirmiştir” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen DSÖ'nün en üst karar alma organı olan 75. Dünya Sağlık Asamblesi (DSA) Genel Kurulu'na katıldı. Koca, DSA Genel Kurulu’na hitabında, “Öncelikle, sizlerle yeniden yüz yüze buluşabilmenin verdiği memnuniyeti dile getiriyor ve hepimize başarılı bir asamble diliyorum. Son dönemde uluslararası toplum peş peşe iki öngörülemeyen felaketle karşı karşıya kalmıştır: Pandemi ve Ukrayna’da yaşanmakta olan büyük insani kriz” dedi.

“Biz sağlıkçıların rolü, çatışmaların doğurduğu olumsuz etkilerle mücadeleden çok daha öte olmalıdır”

Her iki durumda da sağlığın uluslararası ilişkilerin vazgeçilmez bir bileşeni olduğunu açıkça ortaya koyduğuna değinen Koca, “Bugün geldiğimiz noktada enerji ve ticaret gibi sağlığın da sorunların çözümünde etkili bir araç olduğunu kabul etmek zorundayız. Ancak bu noktada bir samimiyet testine de ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Biz sağlıkçıların rolü, çatışmaların doğurduğu olumsuz etkilerle mücadeleden çok daha öte olmalıdır. Bizim insan sağlığı temelindeki duruş ve kararlılığımız, telafiden ziyade caydırıcı bir unsur olmalıdır” dedi.

“Pandeminin ilk gününden itibaren tüm gözler Dünya Sağlık Örgütü’ne çevrildi”

Covid-19 salgını ve Ukrayna’daki savaşın tüm dünyaya insanı odağa alan bir yaklaşımın ve uluslararası dayanışmanın önemini gösterdiğini vurgulayan Koca, “Sağlık söz konusu olduğunda çıkar ve tahakküm çabalarının terk edilmesi gerektiği, aksine bir tutumun doğrudan insan hayatına mal olduğu bir kez daha anlaşıldı. Pandeminin ilk gününden itibaren tüm gözler Dünya Sağlık Örgütü’ne çevrildi. DSÖ tarihinde belki de ilk kez bu kadar büyük bir ilgi ve sorumlulukla karşı karşıya kaldı” dedi.

“Zaman zaman bu çabaları gördük ve takdir ettik ancak yeterli olmadığını bugün bu platformda konuşmamız gerekiyor”

Bakan Koca, “Doğal olarak DSÖ’nün bu süreçte dünyadaki her milletin ve bireyin sağlık hakkını koruması beklenmiştir. Ayrıca bilgiye, ilaca, aşıya, sağlık hizmetine erişimde adaletin sağlanmasında liderlik yapması da beklenmiştir. Evet, zaman zaman bu çabaları gördük ve takdir ettik ancak yeterli olmadığını bugün bu platformda konuşmamız gerekiyor. Halk sağlığı acil durumlarında, fikri mülkiyeti düzenleyen daha insan temelli somut adımları hızla atmamız gerektiğine inanıyorum. Covid-19 pandemisiyle mücadele süreci, başlangıcından itibaren her bir anıyla üzerinde çalışılması gereken bir dersler bütünüdür” dedi.

Türkiye’de 161 ülke ve 14 uluslararası kuruluşa yardım

Türkiye’nin pandeminin ilk gününden itibaren tüm aşamalarda başarıyla geçtiğini ve sağlık sisteminde hiçbir aşamada aksama olmadığına dikkat çeken Koca, “Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yalnızca kendi vatandaşlarına en üst düzeyde hizmet sunmakla kalmamış; 161 ülke ve 14 uluslararası kuruluşa koruyucu ekipman bağışı, bilgi ve tecrübe paylaşımı ve AVAT aracılığıyla aşı yardımı gibi farklı alanlarda uluslararası dayanışmanın güçlü bir örneğini ortaya koymuştur” dedi.

Bakan Koca, “Geldiğimiz noktada kendi geliştirdiğimiz aşımız olan Turkovac’ın uluslararası dayanışmanın bir parçası olması için de aynı niyeti taşımaktayız” ifadelerini kullandı.

“Rusya-Ukrayna çatışmasında Türkiye, ilaç ve tıbbi malzeme başta olmak üzere insani yardım gücünü bölgeye yönlendirmiştir”

Türkiye’nin Ukrayna’daki insani krizin en yakın muhataplarından biri olduğunu belirten Koca, “İkisi de komşumuz olan Rusya-Ukrayna çatışmasında Türkiye, ilaç ve tıbbi malzeme başta olmak üzere insani yardım gücünü bölgeye yönlendirmiştir. Başta hasta ve yaralıların tahliyesi olmak üzere güvenli bir tıbbi koridorun oluşturulması gerekmektedir. DSÖ, başta olmak üzere uluslararası toplumdan bu teklife destek talebimi bildirmek istiyorum. Türkiye tahliye ve tedavi noktasında üzerine düşeni yapmaya hazırdır” dedi.

“Önümüzdeki en büyük küresel tehdit, beslenme ve gıda güvenliğidir”

Pandeminin oluşturduğu etkiler tamamen ortadan kalkmadan geleceğe ilişkin somut adımlar atılması gerektiğine vurgu yapan Koca, “Önümüzdeki en büyük küresel tehdit, beslenme ve gıda güvenliğidir. Buna yönelik DSÖ’nün bugünden alacağı tedbirlerin hayati önemde olduğunu düşünüyorum. Türkiye her zaman, uluslararası müzakere sürecinin yapıcı bir parçası olma gayreti içerisinde olacaktır. DSÖ’nün dayanışma ve hakkaniyet temelinde güçlendirilmesi, yasal bağlayıcı bir pandemi anlaşmasının oluşturulması, Uluslararası Sağlık Tüzüğü'nün güçlendirilmesi ve finansal bağımsızlığının desteklenmesi gibi tüm tartışmalara da bu perspektif doğrultusunda yaklaşmaktayız” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Eyüpsultan’da okul müdürünü silahla öldüren zanlı çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi Eyüpsultan’da okuldan atılmasından sorumlu tuttuğu okul müdürünü silahla vurup hayatını kaybetmesine neden olan Y.K. çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.Eyüpsultan’da 7 Mayıs’ta meydana gelen olayda iddiaya göre yabancı uyruklu öğrenci Y.K. (17), okuduğu özel liseden atılmasından sorumlu tuttuğu ve aralarında geçen tartışma dolayısıyla husumet beslediği okul müdürü İbrahim Oktugan’ı odasında silahla vurarak ağır yaralamıştı. Hastaneye kaldırılan Oktugan hayatını kaybederken, olayın ardından yakalanan Y.K. gözaltına alınmıştı.TutuklandıEmniyetteki işlemleri tamamlanan suça sürüklenen çocuk Y.K., Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Burada Savcılığa ifade veren Y.K., daha sonra çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe ‘kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.Hayati vücut bölgesine hedef alarak 2 el ateş ettiği belirtildiOlaya ilişkin detaylar ise Savcılığın sevk yazısında ortaya çıktı. Sevk yazısında, öldürülen Oktugan ile suça sürüklenen çocuk Y.K. arasında okulda ilişiğin kesilmesi ve aralarında geçen tartışma dolayısıyla husumet beslediğinin anlaşıldığı, 2023 Aralık ayında gerçekleşen olay sonrasında suça sürüklenen çocuğun ulaştığı ruhi sükûnete rağmen fiilini planladığı şekilde icra ettiği, böylece Y.K.’nın eğitimci Oktugan’ı silahla hayati vücut bölgesine hedef alarak 2 el ateş ettiği ve hayatını kaybetmesine neden olduğu belirtildi."Bu olaydan dolayı yaşananları kendime yediremedim’’Öte yandan suça sürüklenen çocuk Y.K.’nın Savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı. Y.K.’nın ifadesinde, ‘’2023’ün ilk döneminin ortalarında başka bir okuldan bu özel liseye kayıt oldum. Burada çeşitli sebeplerde hakkımda disiplin cezaları yazıldı, ben imzalamak istemedim. Aralık ayında sınıfımdayken disiplin cezalarından dolayı annemin geldiğini öğrendim. Müdür İbrahim Oktugan’ın odasına gittim, annemle oturuyorlardı. Anneme Arapça bir şeyler söylemek istediğim sırada müdür, ‘’Burası Türkiye, benim okulumda kimse bu şekilde başka dil konuşamaz’ dedi. Aramızda sözlü bir tartışma yaşandı. Annemin üzerine yürümesi üzerine polisi de aradık, daha sonra okulu terk ettik ve olaydan sonra bir daha okula dönmedim. Bizden aldıkları parayı da geri vermediler. Bu olaydan dolayı yaşananları kendime yediremedim’’ dedi.‘’Sabah anneme börek alacağımı söyleyerek çıktım, okula gideceğimden kimsenin haberi yoktu’’Olaydan 1 gün önce aynı okulda okuyan birini gördüğünü ve Aralık ayında yaşadığı olayın aklına geldiğini söyleyen Y.K. ifadesinin devamında, ‘’Tekrar sinir oldum. Müdürün hala okulda olup olmadığını sordum. Hala orada çalıştığını söyleyince 4 Mayıs günü 10 bin lira karşılığında aldığım tabanca ile okula gitmeye karar verdim. Sabah anneme börek alacağımı söyleyerek çıktım, okula gideceğimden kimsenin haberi yoktu. Kapıya geldiğimde selam verdim, bir anda kapı açıldı. Kimseye bir şey söylemeden hızlı bir şekilde müdürün odasına geçtim. Masada oturuyordu, beni görünce ayağa kalktı. Amacım ayaklarından vurmaktı ama bir anda kolunu havaya kaldırınca bana vuracağını düşünerek koluna doğru ateş ettim. 2 mermim vardı, ikisi de karnına geldi. Bana saldıracağını düşünerek ateş ettim. Sonrasında hızlıca odadan çıkıp geldiğim kapıya yöneldim ve silahı yere doğru tutarak ‘peşimden gelmeyin’ dedim. Kapıya koşup kapıyı zorladım, açılmayınca birinden açmasını rica ettim. Bir çocuk da kapıyı açtı. Benim amacım öldürmek değildi, dövmekti. Eve geçtim ve börek götürdüm. Üzerimi değiştirdim. Bir süre sonra da silahı ve telefonumu Alibeyköy Barajı’na attım’’ ifadelerini kullandı.
Muğla Başkan Ünlü’den gece denetimi Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, denetimlerini sürdürüyor. Dün Kale bölgesi, Otogar ve mahalle ziyaretleri yapan Ünlü’nün son durağı Kapalı Çarşı oldu. Gece yarısı Kapalı Çarşı’ya giden Ünlü, sıkıntıları yerinde inceledi. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, ziyaretçi kabullerinin yanı sıra inceleme ve denetim için mahalle ziyaretlerine de devam ediyor. Gününün büyük bir kısmını dışarıda geçirmeye çalışan Ünlü, gece geç saatlere kadar denetimler gerçekleştiriyor. Başkan Ünlü 7 Mayıs Salı günü akşama doğru denetimler gerçekleştirdi. Birim amirlerinin de hazır bulunduğu ilk ziyaret tarihi Kaleiçi bölgesi oldu. Kale sokaklarını gezen ve yapılması gerekenlerle ilgili denetimlerde bulunan Ünlü, “Marmaris’in kalbi sayılan, ilçemizin geçmişine tanıklık eden bu güzel sokakların birer cazibe merkezi haline gelmesi için yapılacak iyileştirme çalışmalarıyla ilgili değerlendirmeler yaptık. Söz verdiğimiz gibi, Marmaris’imizin her noktasında diğer kurumlarla da ortak hareket ederek gereken tüm çalışmaları yapacak, ilçemizi hak ettiği yere getireceğiz” dedi. Başkan Acar Ünlü ve beraberindekiler daha sonra Marmaris Otogarı’na geçti. Muğla Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle birlikte Marmaris Otogarı’nda incelemelerde bulunan Ünlü, esnaf ve yolcularla görüştü. Başkan Ünlü, yaşanan aksaklıkların ve sorunların giderilmesi için iki belediyenin en kısa sürede ortak çalışma yapacağını dile getirdi. Ünlü’nün üçüncü durağı ise Armutalan ve Camiavlu Mahalleleri oldu. İlçenin nüfus açısından en yoğun mahalleleri arasında yer alan iki mahallede esnafı ve vatandaşları ziyaret eden Başkan Ünlü, mahallelerin sorunlarıyla ilgili ilk ağızdan bilgiler aldı; ilk etapta yapabilecekler konusunda bilgiler verdi. Gece geç saatlere kadar denetimlerine devam eden Başkan Ünlü’nün son noktası Kapalı Çarşı oldu. Esnafla görüşen Ünlü, “Birkaç hafta önce gündüz ziyaret ettiğimiz Kapalı Çarşı’da bu kez gece geç saatlerde denetimler gerçekleştirip, esnafımızla da görüşerek sorunları yerinde gördük. Kapalı Çarşı’ya çok önem veriyoruz. Her zaman esnafımızın yanında olacak; burayı ilçe ekonomisine ve nitelikli turizme katkı sağlayan bir yer haline getirmek için tüm gayretimizle çalışacağız” ifadelerini kullandı.