ASAYİŞ - 01 Haziran 2023 Perşembe 10:43

Şehit annesi Aydemir: 'Selahattin Demirtaş inşallah içeriden çıkmasın'

A
A
A
Şehit annesi Aydemir: 'Selahattin Demirtaş inşallah içeriden çıkmasın'

Mardin'in Derik ilçesinde 8 yıl önce şehit olan Elazığlı Jandarma Uzman Çavuş Sezer Aydemir'in annesi Aynur Aydemir, Millet İttifakı'nın seçim vaatlerinden biri olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasına tepki gösterirken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da sitem etti.

Millet İttifakı'nın seçim sürecinde eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve FETÖ'den hüküm giyenlerin serbest kalacağı açıklamaları, başta şehit yakınları olmak üzere birçok kesimi rahatsız etmişti. 8 yıl önce Mardin’in Derik ilçesinde hendek operasyonlarında şehit düşen Sezer Aydemir’in annesi Aynur Aydemir, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz konusu isimlerin adil yargılanma ile serbest bırakılmalarını savunmasına tepki gösterdi.

''Ben seçim sürecinde vatan nöbetindeydim''

Bir şehit annesi olarak seçimlerde çok zorluk yaşadığını belirten Aynur Aydemir, “Duyduklarımın karşısında çok üzüldüm. Diyarbakır anneleri nasıl evlat nöbetindeyse ben de seçim sürecinde vatan nöbetindeydim. Kemal Kılıçdaroğlu üzgün bir tavırla televizyonlara çıkarak 'Selahattin Demirtaş neden cezaevinde' dedi. Şaka gibi bir soru. Kendisi bilmiyor mu neden cezaevinde olduğunu. Ben de ona soruyorum benim oğlum neden toprağın altında? Bir tek benim oğlum da değil, kaç tane şehidimiz var. Bu şehitlerimiz neden toprağın altında, bunun cevabını versin. O cezaevinde yiyor, içiyor ve nefes alıyor ama benim oğlum toprağın altında. Ben neden gidip soğuk taşlara sarılıp ağlıyorum. Bizim kırmızı çizgimiz vatandır. Recep Tayyip Erdoğan da, Kemal Kılıçdaroğlu da benim babamın oğlu değil ama Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan kötü ne yaptı ki? Herkesin yanlışları ve hataları olabilir, kimse dört dörtlük değil. Kürtler bu ülkede yaşıyorlar. Recep Tayyip Erdoğan onlara haklarını verdi. Kürtçe kanallar açıldı, konuşmalar serbest edildi. Önceden kimse çıkıp Kürtçe şarkı söyleyemiyordu. Onların haklarını verdi, onlarla yetinmediler, bu sefer de vatanı istediler. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı ne? Onlarla beraber olmak. Seçim sürecinde kimisi bana dönüp 'Senin oğlunun katili Recep Tayyip Erdoğan’dır' dedi. Benim oğlumun katili Recep Tayyip Erdoğan değil, benim oğlumun katili Selahattin Demirtaş’tır ve Kemal Kılıçdaroğlu da Selahattin Demirtaş’a özgürlük istiyor. Biz bunu kabul edemeyiz. Biz vatan hainlerinin yönettiği bir ülkede onların yönetimi altında yaşayamayız ve ölürüz'' dedi.

''Kazanamadılar ve kazanamayacaklar''

Seçim sonuçlarından hem memnun olduğunu hem de üzgün olduğunu söyleyen şehit annesi Aydemir, “Türkiye’de seçmenlerin yarısından çoğu vatanını ve milletini seven insanlar olduğu gibi bir kısmı da değilmiş. Bizim kırmızı çizgimiz vatandır. Patates ve soğan dediler ama içkiye ve kumara para buluyorsunuz, bir soğan patates mi sizin gözünüze battı. Eskiden bizim atalarımız savaştığında çok büyük bir bolluk içerisinde miydiler, onlar da ekmek bulamıyorlardı. Şu anda bizim savunma sanayimiz ne kadar gelişmiş ve ilerlemiş. Cumhurbaşkanımız yurt dışına gittiğinde nasıl bir duruşa sahip. Bir dönem tutturdular yok saray yaptırmış, yapsın. Benim cumhurbaşkanım sarayda otursun, en güzel kıyafeti benim cumhurbaşkanım giysin. Çünkü beni temsil ediyor. Selahattin Demirtaş inşallah içeriden çıkmasın. Orada çürüsün ama gebermesin. Acıların en büyüğünü yaşasın. Bu terör yandaşlarına oy verenlere de ben hakkımı helal etmiyorum. Ben bu ülkeye evlat verdim. Ben bu ülkenin anasıyım. Benim için bu ülke ve vatan çok önemli. Bu ülkede yaşayan herkes benim için önemlidir. Çünkü ben onlar için evlat verdim. O kadar şehitlerimiz olmasına rağmen televizyonlara çıkarak 'Selahattin Demirtaş neden içeride?' diye soruyor. Sor bakalım neden bizim şehitlerimiz toprağın altında. Utanmadan şehit cenazelerine çelenk gönderip, ardından neden içeride olduğunu soruyorsun. HDP’lileri CHP’liler meclise soktular. Ben Mersin’de yaşarken bağırıyorlardı. Her evden HDP’ye bir oy istediler ve verdiler. HDP’yi meclise CHP seçmenleri getirdi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan getirmedi. Ama kazanamadılar, kazanamayacaklar” ifadelerini kullandı.

Ahmet Mücahid Kantarcıoğlu
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hürmüz’deki kriz elektrikli araçlara olan ilgiyi arttırdı ABD ve İsrail’in İran’a saldırması petrol fiyatlarını küresel çapta hızla yükseltirken, tüketicilerin elektrikli araçlara olan ilgisini arttırdı. Orta Doğu’da İran merkezli gerilimin savaşa dönüşmesiyle küresel petrol piyasasında yaşanan arz daralması, Avrupa’da akaryakıt fiyatlarını kısa sürede sert şekilde yukarı çekti. Kıta genelinde benzin fiyatları ortalama yüzde 10’un üzerinde artış gösterirken, bazı ülkelerde litre fiyatı 2 euro (103 Türk Lirası) seviyesini aştı. Bu gelişme, yalnızca enerji piyasalarını değil, otomotiv sektörünü de doğrudan etkiledi. Yakıt maliyetlerindeki hızlı artış, tüketicilerin araç tercihlerinde ani bir değişime yol açtı. Özellikle günlük kullanım maliyetini düşürmek isteyen kullanıcılar, içten yanmalı motorlu araçlardan uzaklaşarak elektrikli modellere yönelmeye başladı. Uygun fiyatlar ilgi çekiyor Elektrikli araçlara olan talep artışı aslında son dönemde kendini daha da hissettiren bir durum ancak bu kez dikkat çeken fark, büyümenin sıfır araçlardan ziyade ikinci el pazarında yoğunlaşması. Yabancı basın kaynakları Fransa’da ikinci el elektrikli araç satışları son üç haftada iki katına çıktığı belirtilirken, Almanya’da kullanıcıların elektrikli araç aramalarının üç katına ulaştığı ifade ediliyor. Benzer şekilde Hollanda, Belçika ve İskandinav ülkelerinde de ikinci el elektrikli araç ilanlarına olan ilgi ciddi oranda artmış durumda. Öte yandan Türkiye’deki satış danışmanları, benzin ve mazot fiyatlarının artmasının ardından tüketicilerin elektrikli otomobillere olan ilgisinin arttığını belirtiyor.
İzmir Algoloji uzmanları İzmir’de buluştu; ağrı pili uygulamasını akıllı gözlükle anlık olarak izledi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Kliniği öncülüğünde düzenlenen bilimsel etkinlikte, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Türk Algoloji Ağrı Derneği ve Ege Ağrı Platformu iş birliğiyle düzenlenen bilimsel etkinlikte Türkiye’de bir ilke imza atıldı. Etkinlik kapsamında, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. İleri teknoloji kullanılarak yapılan canlı vaka sunumu, akıllı gözlük teknolojisi aracılığıyla katılımcılara anlık olarak aktarıldı. Bu sayede programa katılan hekimler, uygulamayı detaylı şekilde izleme ve interaktif öğrenme imkânı buldu. Programın dikkat çeken başlıklarından birini ise Boston Scientific tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ilk kez tanıtımı yapılan spinal kord stimülatör simülatörü oluşturdu. Daha önce Amerika ve Avrupa’daki eğitimlerde kullanılan simülatör ile katılımcılar, uygulama maketi üzerinde pratik eğitim alma fırsatı yakaladı. Yaklaşık 50 algoloji uzmanının katıldığı etkinlik, ağrı tedavisi alanında önemli bir eğitim platformu sunarak Türkiye’deki uygulamaların gelişimine katkı sağladı. Programa; İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Dekanlığı, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yöneticileri ile dernek yönetim kurulu üyeleri katıldı. Sempozyum başkanlığını yürüten Doç. Dr. Edip Gönüllü, uluslararası literatüre dayanan geniş vaka serilerine ilişkin bilimsel çalışmalarını ekibiyle birlikte katılımcılarla paylaştı.
Antalya Lara Sahili’nde öğrencilerden bilimsel temizlik Antalya Muratpaşa Belediyesi 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Lara Sahili’nde gerçekleştirilen plaj temizliği etkinliğine öncülük etti. Gerçekleştirilen çalışmada toplanan atıklar bilimsel yöntemlerle analiz edilerek kıyı kirliliğinin kaynağına inildi. Muratpaşa Belediyesi’nin öncülüğünde, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV), Lara Turizm Yatırımcıları Birliği (LATUYAB) ve Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, klasik kıyı temizliğinin ötesine geçilerek bilimsel temelli Marine Litter Watch (MLW) çalışması yapıldı. Çalışmaya, İstek Okulları Lara, Özel Antalya Akant Okulları ve Antalya Yediiklim Okulları’ndan katılan öğrenciler, sahada ‘araştırmacı’ kimliğiyle görev aldı. Topladıkları atıkları plastik, metal, cam ve benzeri kategorilere ayıran öğrenciler, hem veri topladı hem de çevre bilinci konusunda uygulamalı eğitim aldı. Öğrenciler yalnızca atık toplamakla kalmadı. Kıyılardaki kirliliğin kaynağına inmek ve kalıcı çözümler üretmek amacıyla "veriyle koruma" yaklaşımıyla hareket etti. Bulunan atıkları türlerine göre sınıflandıran kayıt altına alan öğrenciler, gözlemlerini raporladı. Yıl içerisinde aynı bölgede dört kez tekrarlanacak olan çalışma ile ayrıca mevsimsel değişimler de takip edilecek. Toplanan veriler doğrultusunda, kıyı kirliliğinin kaynağı tespit edilerek önleyici adımlar atılması planlanıyor. Öğrencilerin gözlemlerinden oluşan raporların ise geleceğe yönelik çözüm önerileri geliştirmeye katkı sunması hedefleniyor. Atıklar bilimsel verilerle izleniyor Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) Antalya İl Koordinatör Yardımcısı Gözde Gönültaş, etkinlik kapsamında uygulanan Marine Litter Watch (MLW) programının Avrupa Çevre Ajansı tarafından yürütülen bir ‘deniz çöpü izleme programı’ olduğunu belirtti. Gönültaş, "Burada atıkları belli bir alanda topladıktan sonra karakterizasyona sokarız. Daha sonra sınıflandırılan atıkları, her birinin kendine ait kodlarıyla Avrupa Çevre Ajansı’nın sistemine giriyoruz" dedi. Programın en önemli yönünün düzenli veri takibi olduğuna dikkat çeken Gönültaş, "MLW yapılırken belirlenen aynı alanda yılda dört kez çalışma gerçekleştiriliyor. Böylece atık çeşitliliğinin değişimi izlenerek bilimsel bir sonuca ulaşılıyor" diye konuştu. Çalışmanın farkındalık ve veri üretimi açısından önemli olduğunu vurgulayan Gönültaş, Türkiye genelinde birçok yerel yönetimle birlikte çalıştıklarını dile getirdi. Gönültaş, en yoğun karşılaşılan atık türüne ilişkin ise, "Yaptığımız karakterizasyon çalışmalarında en fazla izmarit atığıyla karşılaşıyoruz. İzmarit bir plastik atık ve sahillerimizde ciddi bir yoğunluk oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu. Etkinliğe katılan öğrenciler de sahilde karşılaştıkları kirliliğe dikkat çekerek çevre bilincinin önemini vurguladı. İstek Okulları öğrencisi Bade Akbuğa, "Lara Plajı’na çöp toplamaya geldik. Sahilde ve mangal alanlarında plastik, izmarit gibi çeşitli atıklar var. Bu atıkları toplayarak ayrıştıracağız" dedi. Özel Antalya Akant Koleji öğrencisi Deniz Işılak ise çalışmaların sistemli şekilde yürütüldüğünü belirterek, "Çöpler kategorize edilerek toplanıyor. Belirli renk alanlarındaki poşetlere depo ediliyor. Toplanan atıklar, ayrıştırma kategorisinde görevli arkadaşlarımız tarafından ayrılarak gerekli kurum ve kuruluşlara gönderiliyor" ifadelerini kullandı. Sahilde en çok karşılaştıkları atık türlerine de değinen Işılak, "Genel olarak sigara izmariti gibi insanların hızlı tükettiği ve doğada yok olmayan atıklarla karşılaştık. Bu üzücü bir durum olsa da biz burada üzerimize düşen görevi yerine getirerek çevreyi arındırmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Muğla Muğla Büyükşehir Belediyesi Bisiklet Takımı Alanya’da birincilik kürsüsüne çıktı Muğla Büyükşehir Belediyesi Bisiklet Takımı, Alanya’da düzenlenen Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Syedra Yarışı’nda önemli bir başarıya imza attı. 150 kilometrelik zorlu etapta mücadele eden Muğla temsilcisi, güçlü rakiplerini geride bırakarak birincilik kürsüsüne çıktı. 26 Nisan’da başlayacak Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu (Tour of Türkiye) öncesinde sporcuların form durumlarını test ettiği önemli organizasyonlardan biri olarak görülen Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Syedra Yarışı’na, 29 ülkeden çok sayıda kıta takımı katıldı. Yüksek tempolu ve büyük çekişmeye sahne olan yarış, uluslararası spor kanalı Eurosport’tan da canlı olarak yayınlandı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kıta Bisiklet Takımı adına yarışan Kazakistanlı sporcu Rudolff Remkhi, sergilediği üstün performansla varış çizgisini ilk sırada geçerek altın madalyanın sahibi oldu. Yarışta Japon VC Fukuoka takımından Benjamin Prades Reverter ikinci sırayı alırken, Çin merkezli Li Ning Star takımının sporcusu Calum Johnston ise üçüncü olarak podyuma çıkan diğer isimler oldu. Cömert: "Bu başarı tesadüf değil" Muğla Büyükşehir Belediyesi Kıta Bisiklet Takımı Koordinatörü İlker Cömert, elde edilen derecenin uzun süredir verilen emeğin bir sonucu olduğunu söyledi. Cömert: "Bu bizim için adeta bir hayalin gerçeğe dönüşmesi oldu. Sporcularımızın özverili çalışmaları ve takım ruhu bu başarıyı getirdi. Bizlere her zaman destek olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a teşekkür ediyoruz. Türkiye’de sadece 4 kıta takımı bulunuyor ve bu takımlardan biri de Muğla Büyükşehir Belediyesi Kıta Bisiklet Takımıdır" dedi. Alanya’daki zaferle moral bulan Muğla Büyükşehir Belediyesi bisiklet ekibi, gözünü şimdi Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na çevirdi.