ASAYİŞ - 26 Ocak 2017 Perşembe 19:26

Selahattin Demirtaş, SEGBİS sistemiyle mahkemeye bağlandı

A
A
A
Selahattin Demirtaş, SEGBİS sistemiyle mahkemeye bağlandı

Tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) canlı bağlandı. Duruşmada Mahkeme başkanı ile Demirtaş'ın avukatları arasında 'üslup' tartışması yaşandı.

Selahattin Demirtaş hakkında hazırlanan iddianamede, 28 Mart 2011 tarihinde Siirt Kasaplar Deresinde düzenlenen bir etkinlikte '2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etmek' suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması yapıldı. Duruşmada mahkeme başkanı önce avukatların daha sonra da Demirtaş'ın ifadesine başvurdu. Sanık müdafi Av. Mehmet Emin Aktar söz alarak; haklarında dava açılan müvekkilinin söz konusu olay tarihinde ve şuan da milletvekili olduğunu, bu nedenle anayasanın 83. Maddesi uyarınca yasama dokunulmazlığına sahip olduğundan, Anayasanın 83. Maddesi gereğine 'milletvekilliği sürecince bir milletvekilinin meclis kararı olmaksızın yakalanamayacağı, tutuklanamayacağı ve yargılanamayacağını ifade etti.

Aktar, "Aynı maddede milletvekili dokunulmazlığı ne şekilde kaldırılacağı meclis iç tüzüğünde düzenlenip hüküm altına alınmış, meclis iç tüzüğü 131 vd. Maddelerinde de yasama dokunulmazlığının kaldırılma usulü düzenlenmiştir. Her üç müvekkilimin de anayasa ve gönderme yaptığı meclis iç tüzüğünde düzenlenen usule uygun yasama dokunulmazlığı kaldırılmış değildir. 6718 sayılı yasa ile Anayasa'ya eklenen geçici bir madde ile anayasanın 83. Maddesinin 3 fırkasının geçmişe yürürlü olarak uygulanmayacağı, düzenlenmesi sonucu müvekkilim dokunulmazlığının kaldırıldığı kabul edilerek bu dava açılmıştır. Yasa ile getirilen geçici hüküm anayasaya aykırıdır. Ancak bugüne kadar Anayasa yargısı denetiminden geçmemiştir. Bu hükmü Anayasal bir hükmü ve amir bir düzenlemeyi geçmişte yürürlü olarak ilga ederek anayasayı ihlal etmiştir. Bu nedenle müvekkiller hakkında açılan bu davada yargılamanın durdurulmasına karar verilerek, anayasaya aykırılık iddiamızın anayasa mahkemesine gönderilmesini müvekkiller hakkında yasama dokunulmazlıklarının usule uygun kaldırılması istemiyle TBMM Başkanlığına yazı yazılmasına talep ederiz" ifade etti

-Demirtaş'ın savunması
Söz hakkı alan Demirtaş duruşmada yaptığı savunmasında; "Dokunulmazlıklarımız kaldırılırken bir hukuk ihlali yapılmıştır. Milletvekili dokunulmazlıkları geçmişe doğru değil, geleceğe doğru ve dönem sonuna kadar kaldırılır. Cumhuriyet tarihi boyunca bütün dokunulmazlık işlemi bu şekilde yapılmıştır. Ancak ilk defa böyle bir hukuka aykırı alelacele siyasi saiklerle yanlış bir karar verilmiştir. Şuanda ben mahkemenizin huzurunda dokunulmazlığı devam eden bir milletvekili sıfatıyla devam ediyorum. Siz de Anayasa değişikliği nedeniyle beni yargılamakla yetkili yargı üyesi olarak bulunuyorsunuz. Mahkemenin beni yargılama yetkisi vardır, benim de aynı zamanda devam eden bir dokunulmazlığım vardır. Yargı ve yasama erkleri arasında bir yetki çatışması vardır. Böylesi bir çatışma durumunda yargı yetkisinin yasama yetkisinden üstün olduğuna dair herhangi bir düzenleme yoktur. Sistemimiz güçler ayrılığı ilkesine dayanmaktadır. Bu durumda yargı yasama üyelerini işlemez ve görevini yapamaz hale getirmektedir. Bu durumun mahkemenizce değerlendirilerek yargılanmanın bu aşamada durdurulmasına, bekletici sorun yapılarak anayasa mahkemesine bildirilmesini talep ediyorum" dedi.

Demirtaş, kendisine istinat edilen suçlamaları kabul etmeyerek, "İddianamenin içeriğinden bizim işlediğimiz iddia edilen suç tam olarak nedir? Ve somut olarak belirtilmiş değildir. Örneğin biz bu toplantıyı düzenlemiş miyiz? Çağrı mı yapmışız? Pankart mı açmışız? Konuşma mı yapmışız? Konuşma yapmışsak içinde suç unsunu var mıdır? Bu sorunun cevabı iddianamede bulunmamaktadır. Benim ve diğer sanıkları bu toplantı ve gösteri yürüyüşünü biz düzenlemişiz gibi hakkımızda iddianame düzenlenmesi esasa aykırıdır. Çünkü 2911 sayılı yasa gereğince yasa dokunulmazlığı bulunanlar siyasi faaliyetler dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü için düzenleme komitesinde yer alamaz. Ve böyle bir talepte bulunamazlar. Bana yöneltilmiş olduğunuz iddianamede geçen sloganları veya pankartları bizim açtığımız yönünde iddianamede herhangi bir suçlama yoktur. Sadece bu izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşünün bizim düzenlediğimiz şeklinde suçlama yapılmıştır. Ancak daha önce de belirtildiği gibi düzenleme komitesinde ismimiz geçmemektedir. Bu toplantı ve gösteri yürüyüşü Siirt ilinde bulunda sivil toplum örgütleri tarafından düzenlenmiştir. Biz de bu toplantıya iştirak ettik. Böyle bir toplantıya katılmak suç değildir. Toplantı esnasında birilerinin yasaya aykırı eylemde bulunmuşsa bunun bizim bilmemiz mümkün değildir. Ayrıca sorumluluğumuzda söz konusu değildir. Atılı suçları kabul etmiyorum. Ama maalesef söz konusu HDP ve HDP milletvekilleri olduğundan bir dava ve bir fezleke de benden olsun anlamında açılmış bir davadır" dedi.

-Demirtaş'ın avukatları mahkeme başkanıyla tartıştı
Mahkeme başkanı kadın hakim, savunmasının sonunda siyasi konuşma yaptığı gerekçesiyle Selahattin Demirtaş'ı uyararak, "siyasi konuşmayın, hakkınızda yapılan suçlamalara cevap verin" dedi ve siyasi konuşmaların tutanaklara geçmeyeceğini söylemesi üzerine, Demirtaş'ın avukatları ile Mahkeme başkanı arasında tartışma yaşandı. Mahkeme başkanı, HDP Milletvekili Demirtaş için 'sayın' ibaresini kullanmayınca da, sanık avukatları ile mahkeme başkanı arasında bu kez 'üslup' tartışması yaşandı. Mahkeme Başkanı kadın hakim avukatlara tepki göstererek, önce mahkemeye sonra da bir kadına saygı göstermelerini istedi. Kısa süren tartışmanın ardından duruşma kaldığı yerden devam etti.

07 Mart 2017 tarihinde saat 14.00'a ertelenen duruşmaya, Av. Mehmet Emin Aktar, Av. Mesut Beştaş, Av. Aygül Demirtaş, Av. Mustafa Eraslan, Av. Diren Cevahir Şen, Av. Deniz Doğan ve Av. Şakir Demir katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Lokanta ve kafelerde KDV oranında değişiklik Resmi Gazete’de Lokanta ve kafelerde yüzde 8 olan KDV, yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV’nin, yüzde 20’ye çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Katma Deper Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 26 Nisan 2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer alan ’yüzde 8’ ibarelerinin ’yüzde 10’, ’yüzde 18’ ibarelerinin ’yüzde 20’ olarak değiştirilmesine karar verildi. Buna göre, lokantaların hizmetlerini, et, su, meyve suyu gibi gıda malzemesi satışı göstererek yüzde 10 yerine yüzde 1 KDV ile faturalandırmasının önüne geçilecek. Hizmet sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmeler kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin edilerek buralarda sattıkları ürünler için yüzde 10 oranında KDV hesaplayacak. Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Öte yandan, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri ruhsatı bulunmadığı halde müşterilerine masa, oturma yeri, tezgah gibi servis yapılabilen alanlarda yiyecek ve içecek hizmetleri sunanların bu yerlerde yaptıkları satışlar da bu kapsamda olacak. Tebliğin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe gireceği belirtilirken hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanınca yürütüleceği belirlendi.
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.