TEKNOLOJİ - 22 Eylül 2021 Çarşamba 16:05

Selçuk Bayraktar, Uluslararası Girişim Zirvesi’nde konuştu

A
A
A
Selçuk Bayraktar, Uluslararası Girişim Zirvesi’nde konuştu

TEKNOFEST’te düzenlenen Uluslararası Girişim Zirvesi’nde konuşan T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, “Milli ve özgün olursak bunun yanında etik ve ahlaka riayet edersek geleceğin trendlerine de odaklanmışsak dünyanın en iyisini yapmamamız için hiçbir sebep yok” dedi.

Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’in 2. gününde Take-Off Uluslararası Girişim Zirvesi düzenleniyor. Zirvede konuşan T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, İnsansız hava araçlarının serüvenini anlattı. Selçuk Bayraktar, “Biz burada yola çıkarken, Türkiye’de biz bunları ancak dışarıdan alabiliriz diyen bir anlayış mevcuttu. Savunma Sanayiini düşünecek olursak büyük ölçekte, büyük oranda yüzde 85’den neredeyse üzerinde yurt dışına bağımlılık söz konusuydu.

Nasıl yola çıktık; ne yaparak yapalım fikri hakları ve tasarımı bize ait olsun özgün olsun. En iyi eser olmaya bilir ama en azından kendimize güvenmemiz açısından, ilk gün belki en iyi eseri geliştirmesek de kendimize has bir eseri geliştirmiş olacağımızdan bu var olan öz güven problemini yüksek teknolojideki anlayışıyla yola çıktık. Buradaki genç arkadaşlarıma bunu tavsiye etmek istiyorum.

Daha yolun başında olan girişimleri açısında Ne yaparsanız yapın sistem sizi yanlış yollara zorlasa da asla hak bildiğiniz yoldan etikten ve ahlaktan ayrılmayın. Alnınız açık başınız dik sonuna kadar mücadele edin. Dünya da teknolojinin dönüşümleri yeni dönüşümlerin geldiği yeni paradigmaların geldiği dönemleri yaşıyoruz. Biraz ben bunu sörf dalgalarına benzetiyorum.

Dalga doğarken ön tarafta kaldığınızda hep bu avantajınıza oluyor. Bizim insansız hava araçlarında ki hikayemizde biraz böyle. Bugünün bitmiş yarışlarına değil, geleceğin trendlerine odaklanmanızı tavsiye ediyorum. İlk günden itibaren dahi dedik ki: Milli ve özgün olursak bunun yanında etik ve ahlaka riayet edersek geleceğin trendlerine de odaklanmışsak dünyanın en iyisini yapmamamız için hiçbir sebep yok. Buna hep inandık ve o şekilde çalıştık” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.