TEKNOLOJİ - 18 Mayıs 2020 Pazartesi 13:10

Sesli mobil chat uygulaması Türkiye pazarına girdi

A
A
A
Sesli mobil chat uygulaması Türkiye pazarına girdi

Koronavirüs salgını en çok sosyal hayatı etkiledi, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de evlerine kapanan insanlar sosyalleşmenin yollarını aramaya başladı. Bu tablo karşısında harekete geçen mobil çevrimiçi sesli chat uygulaması Hello, Türkiye pazarına adım attı.

Koronavirüs salgını kapsamında alınan sosyal izolasyon önlemleri, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de milyonlarca insanın evlere kapanmasına neden oldu. Sosyalleşmek ve yeni insanlarla tanışmak isteyenler ise sanal ortamlara yöneldi. Yapılan araştırmalar salgın sürecinde dünya genelindeki online kullanıcı sayısının 3.5 milyara, sosyal medya hesabı sayısının ise 7.7 milyara ulaştığını ortaya koydu. Türkiye’deki bu potansiyel karşısında genç kullanıcıların sosyalleşme ihtiyaçlarına yanıt vermek sosyal etkileşimi artırmak için harekete geçen çevrimiçi sesli chat uygulaması Hello, Türkiye pazarına giriş yaptı. Uygulama, sunduğu iki dakikalık online telefon görüşmesi ile kullanıcıların Türkiye ve dünyadan binlerce yeni insanla tanışmasına ve sosyalleşmesine imkan sağlıyor.

“Bir ‘merhaba’ pek çok şeyi değiştirebilir”
Bugüne kadar aracı olduğu 500 milyon görüşme ve aylık 250 bin kullanıcısıyla insanların tek bir dokunuşla dünyanın pek çok yerinden yeni insanlarla tanışmasını sağlayan söz konusu sesli chat uygulaması, artık Türkiye’deki kullanıcılara da erişim imkanı sunuyor. Konum ve hedef ülke seçiminin ardından tek tıkla Türkiye’den ve dünyadan rastgele kullanıcılarla 2 dakikalık bir sesli görüşme ile iletişimin başladığı uygulamada, görüşülen kişiyi arkadaş olarak ekleme ve mesajlaşma seçenekleri de bulunuyor. Yalnızca merhaba diyerek başlatılan bir konuşmanın arkadaşlık, kariyer veya duygusal ilişkiler gibi pek çok alanda fırsat sağlayabileceğini belirten Hello CEO’su Arian Kastrati, “Bir merhabanın pek çok şeyi değiştirebileceğine olan inancımızla çıktığımız bu yolda, kiminle ve hangi konularda konuşacağınızı bilmediğiniz ve konuşmanın seyrine göre pek çok konuda yeni ilişkiler inşa edebileceğiniz bir macera sunmayı hedefledik. Böylece özellike sosyal anlamda zorlu bir süreç olan pandemi döneminde insanların sanal ortamlarda da olsa sosyalleşerek eğlenmesine ve yeni insanlar keşfederek yararlı ilişkileri kurabilmesine katkı sağlamak istiyoruz’’ şeklinde konuştu.

“Türkiye’deki hedef 20 kat büyüme”
Gerek Türk toplumunun iletişimdeki dışa dönük tavrının gerekse genç kullanıcı yoğunluğunun Türkiye’yi yatırımcılar için ciddi bir potansiyel olarak konumlandırdığını ifade eden Arian Katrati, Türkiye’deki yatırımlarına ilişkin olarak ”Türkiye, sıcakkanlı ve yeni insanlarla tanışarak diyalog bulunmayı seven bir toplum yapısına sahip. Hem toplumun karakteristiği hem de başta gençler olmak üzere sosyalleşmeye yönelik dijital medya kullanımının yoğunluğu, Türkiye’nin potansiyelini ortaya koyuyor. Bizler de 2016 yılında ilk adımlarımızıpazarda önemli bir ivme kazandık ve beklentimiz ikinci çeyrekte 20 katın üzerinde büyüme yaşayacağımız yönünde’’ dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.