DÜNYA - 14 Kasım 2024 Perşembe 21:10 | Son Güncelleme : 14 Kasım 2024 Perşembe 21:12

Sırbistan, Macaristan’ın Paks Nükleer Santrali’nin yüzde 10’unu satın almak istiyor

A
A
A
Sırbistan, Macaristan’ın Paks Nükleer Santrali’nin yüzde 10’unu satın almak istiyor

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, ülkesinin Macaristan’ın Paks Nükleer Santrali’nin yüzde 10’nu satın almak istediğini açıkladı.

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile görüşmenin ardından basına açıklamalarda bulundu. Vucic, Sırbistan’ın başkenti Belgrad ile Macaristan’ın başkenti Budapeşte arasında inşa edilen hızlı tren hattının 2026 yılı mart ayına kadar tamamlanacağını ve bu hatta seyahatin 2 saat 45 dakika süreceğini duyurdu.

Orban ile enerji güvenliği, petrol boru hatları ve yeni projeler hakkında da konuştuklarını açıklayan Vucic, Orban’a Macaristan’ın orta bölgesindeki Paks Nükleer Santrali’nin yüzde 10’unu satın alma teklifi sunduğunu da duyurdu. Vucic, "Paks Nükleer Santrali’nin yüzde 5 ila 10 arasında mülkiyetini satın almak için ödeme yapmaya hazırız. Henüz cevap alamadık ve talebi değerlendireceklerini söylediler" dedi.

Vucic, "Avrupa’nın tamamında elektrik enerjisi tedarikinde büyük sorunlar bekliyorum. Bu nedenle mümkün olabildiğince fazla gaz santrali inşa etmek istiyoruz. Bu çerçevede Bakü’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüştük. Belki Macarlar da bu adımlara dahil olacak" ifadelerini kullandı.

Macaristan ve Sırbistan, 6 işbirliği anlaşması imzaladı

Sırbistan ve Macaristan hükümetleri, bugün Budapeşte’de gerçekleştirilen Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısının ardından 6 işbirliği anlaşması imzaladı. Sırbistan ve Macaristan arasındaki ortak siyasi deklarasyona, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile Macaristan Başbakanı Orban imza attı.
Politika, ekonomi, hukuk, bilim, teknolojik gelişme, inovasyon ve kültür gibi alanlarda işbirliği öngören anlaşmalar arasında Sırbistan Dışişleri Bakanlığı ile Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanlığı işbirliği ve Avrupa’ya entegrasyon alanında Macar uzmanların çalışma planının uzatılmasına ilişkin bir belge de yer aldı.

“Sırbistan, her zaman Macaristan’ın müttefiki olacak”

Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı ve imza töreninin ardından Macar lider ile ortak basın toplantısı gerçekleştiren Vucic, Sırbistan’ın her zaman Macaristan’ın müttefiki olacağını ve Macaristan’ın da her zaman Sırbistan’ın müttefiki olacağını bildiğini söyledi.

Sırplar ve Macarlar arasındaki ilişkilerin büyük değişiklik gösterdiğini ifade eden Vucic, “Bugün Macaristan başka bir takıma karşı oynadığında, Sırplar toplu halde Macaristan’ı destekliyor. Orban, alınmasın ama, Sırbistan’da belki Macaristan ile aynı düzeyde, belki de daha fazla popüler durumda” dedi.
Orban ile enerji alanında görüştüklerini söyleyen Vucic, “Macar devleti tarafından bize tahsis edilen depolardaki gaz kapasitemizi artıracağız. Halihazırda 160 milyon metreküp rezervimiz var ve bunu bu kış için muhafaza ediyoruz. Fakat 2025 ve 2026 yıllları için bu depoları doldurmamız gerekiyor ki sadece gaz ihtiyacı değil, aynı zamanda elektrik enerjimiz de güvence altında olsun” ifadelerini kullandı. Sırp lider, Sırbistan’daki doğalgaz enerji santrallerinin sayısını artıracakları haberini verdi.

Sırbistan, Macaristan’ın Paks Nükleer Santrali’nin yüzde 10’unu satın almak istiyor

“Zengin ve önemli ülkeler olmak istiyoruz”

Basın toplantısında Orban ise Sırbistan’ın güçlenmesinin Macaristan’a da güç katacağını söyledi. Orban, "20. asrın bize biçtiği geleceğe razı olmayı kabul edemeyiz. Zengin ve önemli ülkeler olmak istiyor ve aynı hırslara sahip bir komşumuz olmasından memnuniyet duyuyoruz. Eğer iyi bir komşunuz varsa, sizin sahip olduğunuz mülkün değeri de artar. Başarılı bir Sırbistan, Macaristan’ı da güçlendirir ve bizim değerimizi artırır. Bu yüzden, Sırpların bizim gibi durumundan memnun ve zengin olması bizim menfaatimizedir” dedi.

ABD’deki başkanlık seçimlerinin yeni bir realite oluşturduğunu vurgulayan Orban, “Avrupa’da yeni bir durum ortaya çıkıyor. Şimdiye kadar baskı altında tutulan güçlerin başarılı olacakları görülüyor. Bunlar, başarıya ulaşmak isteyen egemen halklar. Avrupa’da herkesin politikasını bu yeni realiteye uyumlu hale getirmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Orban, Macar-Sırp ilişkilerinin derinleşmesinin de bu yeni realiteye bir cevap olduğunu aktardı.
“Avrupa, Sırbistan’a ihtiyacı olduğunu anlamalı”

Sırbistan’ın AB üyelik sürecini hızlandırmak üzere bu ülkeye destek olduklarını vurgulayan Orban, “Sırbistan’ın Avrupa’ya ihtiyacı yok ve Avrupa’nın Sırbistan’a ihtiyacı olduğunu anlaması gerekiyor. Avrupa’nın büyüme ve dinamizmle ilgili sorumları var ve dinamizme yeni üyeler sayesinde ulaşabiliriz. Sırbistan, bunun için en iyi aday. Eğer biri, Sırbistan’ın ekonomiye neler sunabileceğini görmek istiyorsa, kendisine üç aylık aralıklarla Belgrad’ı ziyaret etmesini tavsiye ederim. O zaman bunu bizzat görecektir” dedi.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Turizm gelirlerimiz güçlü performansını sürdürüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,2 artan turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Turizm gelirlerimiz güçlü performansını sürdürüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,2 artan turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı. Ziyaretçi sayısındaki artış ve kişi başı harcamadaki yükseliş bu performansı destekledi. Bölgemizde artan jeopolitik gerilimlere rağmen ekonomik aktivite üzerindeki etkileri sınırlamak ve dayanıklılığımızı güçlendirmek için adımlarımızı kararlılıkla atıyoruz. Bu çerçevede, döviz kazandırıcı hizmet ihracatımızın önemli bir bileşeni olan turizm sektörünü desteklemek amacıyla Turizm Destek Paketi’ni devreye aldık ve böylece sektöre 60 milyar lira ilave teminat ve kredi imkanı sağlamış olduk. Cari açığın azaltılmasına, istihdamın güçlendirilmesine ve büyümeye katkı sunan sektörlerimizi desteklemeyi sürdürecek; artan bölgesel risklere rağmen programımızın temel önceliklerinden taviz vermeden ekonomimizin dayanıklılığını güçlendirmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
İstanbul İstanbul’un kentsel dönüşümüne küresel sermaye Türkiye’nin inşaat ve gayrimenkul sektörü, sadece yerel dinamiklerle değil, uluslararası yatırım ağlarıyla entegre bir büyüme sürecine giriyor. Bu sürecin merkezinde yer alan İstanbul 2020 A.Ş., "Selvi" markası çatısı altında geliştirdiği projelerle hem kentin çehresini değiştiriyor hem de yabancı sermayenin Türkiye’ye gelişinde önemli bir rol üstleniyor. İstanbul 2020 A.Ş., Selvi Park Evleri, Selvi Comfort ve Selvi Konakları ile başladığı yolculuğuna, Selvi markası adı altında hayata geçireceği çok sayıda yeni projeyi eklemeyi planlıyor. Yapılan açıklamaya göre, şirketin belirlediği pusula; sadece modern konutlar inşa etmek değil, toplu konut hamleleriyle İstanbul’un en kritik ihtiyacı olan kentsel dönüşüm sürecine kalıcı çözümler sunuyor. Bu vizyon doğrultusunda planlanan yeni projeler, deprem dirençli ve modern şehircilik anlayışına uygun yapısıyla İstanbul’un geleceğine dair somut bir vizyon çiziyor. Şirketin bu genişleme stratejisi; Mehmet Şerif Kızılgüney, Faruk Aydın, Ömer Faruk Kızılgüney, Mustafa Konukız, Abdullah Kızılgüney, Fatih Kızılgüney, Ahmet Kızılgüney, Gülsevim Gür, Mehmet Işık, Bilge Kocaoğlu ve Hüseyin Bisky’den oluşan kadronun koordinasyonuyla sahaya yansıtılıyor. Yabancı sermaye Türkiye’nin kentsel dönüşümüne kaynak oluyor Kurumsal yapılanma sürecini tamamlayan Kurum Company Group adına Dubai’den süreci yöneten Ahmet Hüsrev Kurum, kentsel dönüşümün finansmanında yabancı sermayenin önemine dikkat çekti. Dubai’deki çalışma ve gözlemlerini aktaran Kurum, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dubai şu an ekonomik anlamda bir ’koza süreci’ yaşıyor; bu dönemin ardından çok daha güçlü bir şekilde sahalara dönecektir. Ancak bu 1-2 yıllık geçiş döneminde bizim önceliğimiz, Türkiye ile Orta Doğu arasındaki yatırım köprüsünü daha sarsılmaz bir hale getirmektir. İstanbul 2020 A.Ş. ile çizdiğimiz gelecek vizyonunda kaynağımızı sadece yurt içi sermaye ile sınırlı tutmuyoruz. Yabancı yatırımcıların güvenle Türkiye’ye gelmesi ve bu sermayenin İstanbul’un kentsel dönüşüm ihtiyacını karşılayacak büyük toplu konut projelerine aktarılması için yoğun bir çalışma yürütüyoruz." Genç iş insanı Ömer Faruk Kızılgüney ile yürütülen iş birliğinin profesyonel bir yöneticilik anlayışına dayandığını belirten Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ömer Faruk Kızılgüney’in sahadaki tecrübesi ve ’Selvi’ markasının oluşturduğu güven, uluslararası sermayenin rotasını Türkiye’ye çevirmesinde en büyük etkenlerden biridir. Gelen bu yatırımları Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ve Portföy Yönetim Şirketleri aracılığıyla, şeffaf ve denetlenebilir bir sistemle yöneterek hem yabancı yatırımcıya güvenli liman sağlıyor hem de ülkemizin kentsel dönüşüm hedeflerine küresel bir finansman desteği oluşturuyoruz. Hedefimiz, ticari hacmi güçlendirirken iki taraf arasındaki bu bağı profesyonel bir yöneticilikle korumaktır."
Kayseri Zehra Kardaş: "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş, aşının önemine dikkat çekerek, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" dedi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı tarafından Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde "24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası" kapsamında bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, sağlıklı bireyler ve güçlü toplumlar için aşının vazgeçilmez rolüne dikkat çekildi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş yaptığı açıklamada, "Aşılar, modern tıbbın en etkili ve güvenli koruyucu sağlık uygulamalarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşılar sayesinde her yıl milyonlarca insan ciddi hastalıklardan korunmakta ve yaşamını sürdürmektedir. Geçmişte büyük salgınlara yol açan pek çok hastalık, aşılama programları sayesinde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da nadir görülür hale gelmiştir" dedi. "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir. Çocukluk çağından erişkinliğe kadar yaşamın her döneminde aşılar, bireyleri enfeksiyonlara karşı korurken aynı zamanda toplum sağlığını da güçlendirir. Özellikle bebekler, yaşlı bireyler ve kronik hastalığı olan kişiler için yaygın aşılama, koruyucu bir kalkan oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Ulusal aşı takvimine uygun olarak yapılan aşılar; kızamık, difteri, boğmaca ve daha birçok hastalığın önlenmesinde büyük başarı sağlamıştır. Aşılar sayesinde çocuklarımız daha sağlıklı büyümekte, hastalık yükü azalmakta ve yaşam kalitesi artmaktadır. Bu özel hafta kapsamında toplumumuzu, aşı takvimine uygun şekilde aşılarını yaptırmaya, sağlık profesyonellerinden doğru bilgi almaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden aktif şekilde yararlanmaya davet ediyoruz" diye konuştu.