DÜNYA - 27 Ocak 2025 Pazartesi 23:31 | Son Güncelleme : 27 Ocak 2025 Pazartesi 23:32

Sırbistan'daki tren garı faciasının ardından protestolar sürüyor

A
A
A
Sırbistan'daki tren garı faciasının ardından protestolar sürüyor

Sırbistan'da geçtiğimiz sene yaşanan tren garı faciasının ardından protestolar sürerken, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic protestolar nedeniyle acil ve kapsamlı bir kabine değişikliği çağrısı yaptı.

Sırbistan'da 1 Kasım 2024'te Novi Sad şehrindeki tren garı faciasının ardından protestolar sürerken, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic kabine değişikliği çağrısı yaptı. Sırbistan Sarayı'nda ulusa seslenen Vucic, “Bu siyasi açıdan zorlu dönemde, kimin mücadele etmeye hazır olduğu ve kimin olmadığı, kimin çalışmaya hazır olduğu ve kimin olmadığı, kimin fare deliğine saklandığı ve kimin saklanmadığı ortaya çıktı. Bu doğrultuda acilen bir yeniden yapılanmaya gidilerek, mevcut bakanların yüzde 50'sinden çoğunun değiştirilmesini bekliyorum” dedi.
Sırbistan Sarayı'nda Başbakan Milos Vucevic ve Meclis Başkanı Ana Brnabic ile gerçekleştirdiği basın toplantısında Vucic, “Toplumdaki bu durum hiç kimsenin yararına değil ve Sırbistan'da hiç kimseye bir şey kazandırmıyor” dedi.

Protestocu öğrencileri diyaloğa davet etti
Protestocu öğrencilerin taleplerini değerlendiren Vucic, bunların tamamının yerine getirildiğini söyledi. Vucic, protestolar sırasında öğrenci ve öğretim üyelerine saldıran kişilerin kimlik tespiti ve cezai işlem yapılması için adımlar atıldığını, protestolar sırasında gözaltına alınan öğrenci ve aktivistler için bir af kararı imzalayacağını ve bütçeden yükseköğretime ayrılan payın yüzde 20 artırılması talebinin de yerine getirileceğini duyurdu. Siyasi muhaliflerin öğrencilerin duygularını istismar ettiğini savunarak, öğrencilere diyalog çağrısı yapan Vucic, “Siyasi krizlerin varlığı, ekonomik kalkınma için ciddi bir sorun teşkil ediyor ve insanların daha yüksek ücretlere ve daha yüksek emekli maaşlarına sahip olmaları bizim için son derece önemli. Ekonomi, hayatın özü konumunda ve savaşlar, çatışmalar, enerji sorunları ve politika gibi birçok dış faktörden etkileniyor. Ekonomi, siyasi ve psikolojik faktörlere bağlı. İstikrar olmadan ekonomik kalkınma olmaz. Bu yüzden de mevcut durum, bizim için hayati öneme sahip. Diyaloğun başlaması, toplumumuzun iyileşmesinin başlaması anlamına gelebilir” dedi.

Protestocular Belgrad'ın en işlek kavşaklarından birini trafiğe kapattı
Başkent Belgrad'da çoğunluğu öğrencilerden oluşan protestocular, protestoların başından bu yana en radikal hamleye imza atarak başkentteki en işlek kavşaklarından birini trafiğe kapattı. 1 Kasım'da Novi Sad'da yaşanan trajedi nedeniyle hükümet ve Cumhurbaşkanı Vucic'in sorumluluğu üstlenmesini talep eden ve protestolar çerçevesinde öne sürdükleri taleplerin yerine getirilmediğini savunan göstericiler, Belgrad'ın merkezine giden iki ana yolun birleştiği Autokomanda Kavşağı'nı işgal etti. 24 saat süreceği açıklanan yol kapama eylemine çiftçiler de traktörleriyle destek verdi.
Novi Sad şehrindeki tren garının ana girişinde beton sundurmanın çökmesi sonucu 15 kişi hayatını kaybetmişti.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla CHP Datça İlçe Başkanı Öz, istifa etti Muğla’nın Datça ilçesinde CHP İlçe Başkanı Sezai Öz, sağlık ve ailevi nedenleri gerekçe göstererek görevinden istifa etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Başkanı Sezai Öz, görevinden istifa ettiğini açıkladı. Öz, yaptığı yazılı açıklamada istifa kararını sağlık ve ailevi nedenler doğrultusunda aldığını belirtti. Kararın kendisi için kolay olmadığını ifade eden Öz, açıklamasında "Büyük bir onurla yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Datça İlçe Başkanlığı görevimden, sağlık ve ailevi nedenlerim sebebiyle istifa ediyorum. Bu karar benim için kolay alınmış bir karar değildir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi benim için yalnızca bir siyasi parti değil, Cumhuriyet’e, demokrasiye, adalete ve halk iradesine duyduğum inancın baba ocağıdır. Görev sürem boyunca Datça’da eşit hizmet, eşit mesafe ve birleştirici bir anlayışla siyaset yapmaya gayret ettim. Yönetim kurulumuzla birlikte hiç kimseyi ötekileştirmeden, her yurttaşımıza aynı sorumluluk duygusuyla yaklaşmaya çalıştık. Bu şehirde attığımız her adımın, kurduğumuz her bağın ve verdiğimiz her mücadelenin vicdanımda ayrı bir yeri vardır. Bugün bir görevden ayrılıyorum ancak mücadeleden, sorumluluktan ve partimden ayrılmıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu değişim iradesinin, sürecin başında olduğu gibi bugün de yarın da yanında olmaya devam edeceğim. Benim için siyaset hiçbir zaman kariyer planı olmadı, siyaset, bu ülkeye, bu kente ve halkımıza karşı duyulan aktif yurttaşlık gereği bir sorumluluktur. Her zaman partimin emrindeyim. Nerede, hangi görevde ihtiyaç duyulursa, bir nefer olarak çalışmaya hazırım. Bu süreçte birlikte yol yürüdüğümüz tüm yol arkadaşlarıma, örgütümüze ve Datçalı hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal edin. Benden yana helal olsun" ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Gülistan Doku soruşturması bir annenin umudunu yeniden yeşertti Gaziantep’te hayatını kaybeden Emel Akbaş Bayhan’ın annesi Muazzez Akbaş, soruşturmada ilerleme sağlanamadığını belirterek Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenerek, "Kızımın dosyası da aydınlatılsın" dedi. Gaziantep’te hayatını kaybeden Emel Akbaş Bayhan dosyasında aylardır süren belirsizlik, aileyi ve kamuoyunu tedirgin etmeye devam ediyor. Son günlerde Türkiye gündemini yeniden meşgul eden Gülistan Doku olayı kapsamında devletin kararlı duruşuna dikkat çeken anne Muazzez Akbaş, benzer bir hassasiyetin kendi kızının dosyası için de gösterilmesini istedi. Acılı anne Muazzez Akbaş, yaptığı açıklamada, "Bakanımızın Gülistan Doku olayındaki kararlı duruşu bize umut oldu. Ben de bir anne olarak sesleniyorum. Kızımın dosyası da aynı kararlılıkla ele alınsın. Aylar geçti, hâlâ bir netice alamadık. Bir annenin yüreği bu kadar belirsizliğe mahkûm edilmemeli" dedi. "Soruşturmada kritik eksiklikler var" iddiası Anne Muazzez Akbaş, açıklamasında herhangi bir kişiyi doğrudan suçlamadığını vurgulayarak, "Aile ve avukatları, soruşturma sürecinde bazı önemli delillerin yeterince incelenmediğini ileri sürüyor. Bu kapsamda: Olay anına ilişkin orijinal kamera görüntülerinin detaylı analiz edilip edilmediği, Maktul ve dosya kapsamındaki diğer kişilere ait dijital materyallerin incelenme durumu, Otopside alınan tırnak ve doku örneklerinin akıbeti, Maktule ait araç üzerinde teknik inceleme yapılıp yapılmadığı, Olay yerinde bulunduğu belirtilen üçüncü kişiye ilişkin araştırmaların kapsamı gibi başlıkların hâlen netlik kazanmadığı ifade ediliyor. Ayrıca dosyada uygulanan gizlilik kararının, müşteki tarafın sürece etkin katılımını zorlaştırdığı ve taleplerin büyük bölümünün gerekçesiz şekilde reddedildiği de dile getirilen iddialar arasında. Ben kimseyi suçlamıyorum. Ben sadece gerçeği istiyorum. Kızımın başına ne geldiğini bilmek istiyorum. Adalet istiyorum. sadece adalet. Bu dosya, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatılsın" diye konuştu.