TEKNOLOJİ - 05 Ocak 2017 Perşembe 11:36

Sosyal medyada terör propagandasına alet olmayın!

A
A
A
Sosyal medyada terör propagandasına alet olmayın!

Dünyada ve Türkiye’de yaşanan terör saldırılarının ardından sosyal medya adeta terör örgütlerinin propaganda merkezi haline geldi. Bu nedenle Facebook ve Twitter’da binlerce hesap kapatılırken, Türkiye’de yüzlerce kişi terör örgütünü desteklemek ve terör propagandası yapmaktan gözaltına alındı.

İletişim Uzmanı ve Sosyal Medya Danışmanı Nurhan Demirel, siber teröristlerin sosyal medya üzerinden yaptığı terör propagandası ve algı yönetimi konusunda vatandaşları uyardı. Son dönemde ülkemizde yaşanan üst üste bombalı saldırıların ardından özellikle sosyal medya üzerinden yoğun bir terör propagandasının yaşandığına dikkat çeken Demirel, kullanıcıların paylaşım yapmadan önce paylaşımın doğruluğu hakkında çok dikkatli olmaları konusuna vurgu yaptı. Devletin bu konuda çok hassas olduğunun altını bir kez daha çizen Nurhan Demirel, artık sosyal medyayı kullanmanın her zamankinden daha fazla özen gösterilmesi gereken bir konu olduğunu belirtti. 

Noel Baba yalanı çöktü, toplumu dini hassasiyetler üzerinden ayrıştırmaya çalışıyorlar

Demirel, Noel Baba algısı üzerine de açıklamalar yaparak, sosyal medya paylaşımlarının uluslararası bir algı yönetimine bile alet olabileceğinin altını çizdi. Demirel: “Hepimizi yeni yılın ilk gününde hüzne boğan menfur Reina saldırısının ardından özellikle saldırganın “Noel Baba” kostümü giydiğine yönelik, kaynağı belli olmayan sosyal medya girdileri yayıldı. Paylaşımların ekran görüntüleri de kullanılarak bu bilgi adeta doğruymuş algısı oluşturuldu. Ancak işin öyle olmadığı, kamera görüntülerinden sonra ortaya çıktı. Yurt dışındaki yabancı basın manşetleri bile Noel Baba vurgusu yapmaktan geri durmadılar ve kaynakları da bu sosyal medya paylaşımları oldu tabii. Devletin de hassasiyetle üzerinde durma noktası da burada yatıyor açıkçası. Paylaşımlarımız sadece yerel değil uluslararası alanda yankı bulabiliyor. Bunun için sorumluluğumuzu bilip ona göre paylaşımların yapılması gerekiyor.” dedi.

IŞİD’in Türk askerlerini gösterdiği video, stüdyo yapımı olabilir

Nurhan Demirel, teröristlerin artık sadece silahlı eylemler yapmadıklarını ve başta sosyal medya olmak üzere dijital teknolojileri son derece etkin bir şekilde kullandıklarını da ifade etti. Terör örgütü militanlarının kendilerine yeni sempatizan bulabilmek için özellikle Twitter ve Facebook’un yanında Youtube’u çok aktif kullandıklarını belirten Demirel: “Sosyal ağlar aracılığıyla terör örgütüne katılmaya, savaşmaya veya IŞİD gibi teröristler, dünyanın her yerinden sempatizanları ve takipçileriyle interaktif bir iletişim kurabiliyor. Bunun yanında, yalan ve düzmece haberlerle kendilerine yandaş toplamaya çalışan terör örgütleri, terörün propaganda ayağını sosyal medyayı ve dijital iletişimin imkanlarını kullanarak gerçekleştiriyor. Facebook ve Twitter’da özellikle görsel ve edebi paylaşımlar ortaya koyarlarken Youtube’da bunu bir adım daha öteye taşıyarak, son teknolojinin kullanıldığı, yüksek çözünürlüklü ve adeta stüdyo çalışması gibi propaganda videoları yüklüyorlar. Özellikle bu profesyonelliği gören yaşı genç takipçileri de kolaylıkla etkileyebiliyorlar ancak bu noktada da çok dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü, teknolojinin ilizyonvari kullanımı yanıltıcı olabiliyor. Keza sözde Türk askerlerinin yakıldığını gösteren video ile ilgili olarak teknik inceleme yapan uzmanlar, videonun etkisinin arttırmak için kullanılan görüntü efektleri nedeniyle videonun gerçekliğini ve doğruluğunu kaybettiğini ifade ediyor.” şeklinde konuştu.

Sosyal medyada yazdıklarınız yüzünden gözaltına alınabilirsiniz

Sosyal medyanın, söyleyecek sözü olan herkesin paylaşım yapabildiği ve görüşlerini ifade edebildiği bir platform olduğunu ifade eden Nurhan Demirel, ülke olarak oldukça zor zamanlar geçirdiğimiz şu günlerde sosyal medyada paylaşımlarımız konusunda oldukça dikkatli olmamız gerektiğini kaydetti. Demirel, sosyal medya üzerinden özellikle terör örgütü propagandası yapan, gerçek dışı haberler paylaşarak halkı kin ve düşmanlığa sevk edebilecek söylemlerde bulunan, terör eylemlerini öven, yalan haberler ve gerçek dışı görseller paylaşanlar hakkında hukuki işlem yapıldığını ve bunların artık medyada sık sık görüldüğünü ifade etti. Dünya üzerinde terörizmle mücadele konusunda Facebook ve Twitter’ın da terörizm propagandası yapan hesapları kapattığına dikkat çeken Demirel, Türkiye haricinde diğer ülkelerde de sosyal medya üzerinden terörizmi öven kişiler hakkında hukuki yaptırımların hayata geçirildiğini söyledi.
Sosyal medya kullanıcılarının hesaplarından yapmış olduğu paylaşımların sorumluluğunu alması gerektiğini belirten Demirel, terör mevzu bahis olduğunda yapılan retweet’lerin de terör propagandası kapsamına girebileceğini, bu yüzden sosyal medya kullanıcılarının paylaşımları konusunda daha dikkatli davranmalarını önerdi.

Terörle sosyal medyada nasıl savaşabiliriz?

Demirel, siber teröristlerin son zamanlarda özellikle Facebook, Twitter, YouTube, Instagram ve Periscope gibi milyonların kullandığı sosyal mecraları toplumsal karmaşa ve iç savaş çıkarmak için kullandığına dikkat çekerek, vatandaşları bu konuda duyarlı olmaya davet etti. Demirel, sosyal medyada terör örgütlerinin propagandasına ve algı yönetimi çalışmalarına alet olmamaları için şu tavsiyelerde bulundu:

- Terör eylemleri ile ilgili bir duyum veya bilgi aldığınız vakit bunu internet yerine öncelikle devletin ilgili birimleriyle paylaşmaya özen gösterin. Bu sadece bir tavsiye değil yurttaşlık görevidir.
- Sosyal medyada paylaşım yapmadan önce, aklınızdan geçirdiğiniz cümleleri tekrar tekrar sesli bir şekilde okumaya çalışın. Eğer kulağınıza değişik gelen bir şey hissederseniz, düşüncelerinizi tekrar gözden geçirin.
- Herhangi bir terör eylemi veya adli bir vakaya ait sosyal medya hesaplarınızdan paylaşımlar yapmamaya çalışın. Masumane yaptığınız paylaşımlar, başınıza iş açabilir.
- Sosyal medyada her okuduğunuz bilgiye ve her gördüğünüz fotoğrafa güvenmeyin. Artık internet, bilgi çöplüğü haline geldi. Teyit edilmemiş bilgilere her zaman mesafeli durun.
- Nefret dili kullanmayın. Irkçı ve ayrımcı söylemlere karşı artık devletin hiç bir şekilde toleransı bulunmamaktadır. Aynı fikirde ve siyasi görüşte olmadığınız insanları aşağılamayın, devlet büyüklerini eleştirebilir ama onlar da dahil olmak üzere hiç kimseye hakaret etme hakkına sahip değilsiniz.
- İnternet ve sosyal medya üzerine eğitim almayı veya kendinizi geliştirmeye devam etmeyi ihmal etmeyin. Bu dünya her geçen gün büyüyor ve farklı yenilikler ortaya çıkıyor. Gelişmelerden geri kalmamaya gayret gösterin.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da "gelenekten geleceğe tarih sofrası" projesi hayata geçiyor Anadolu Profesyonel Şefler Birliği (ANPOŞEF), gastronomi kültürünü genç kuşaklara aktarmayı hedefleyen sosyal sorumluluk projesi kapsamında kadim şehir Çorum’da önemli bir etkinliğe imza attı Anpoşef Food Editor Şef Hüseyin Şipal öncülüğünde; Şef Cansu Tekin, Şef Mehtap Poyraz ve Şef Bilge Örnek’in katılımıyla gerçekleştirilen "Gelenekten Geleceğe Tarih Sofrası" başlıklı sosyal sorumluluk projesi, 8 bin yıllık geçmişe sahip ve yaklaşık 5 bin yıl boyunca birçok uygarlığa merkez olmuş Çorum’un köklü mutfak kültürünü geleceğe taşımayı amaçlıyor. İlk yemek reçetelerinin kil tabletlere yazıldığı kadim coğrafyanın önemli merkezlerinden biri olarak gösterilen Çorum’da düzenlenen etkinlik kapsamında usta şefler, genç şef adaylarıyla bir araya geldiler. Program, Bahçelievler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirildi. Osmanlı saray mutfağı temasıyla düzenlenen etkinlikte panel, söyleşi, kariyer planlaması ve atölye eğitimleri yer aldı. Usta şefler, gastronomi eğitimi alan öğrencilere mesleki deneyimlerini aktarırken uygulamalı eğitimlerle genç şef adaylarının bilgi ve becerilerini geliştirmelerine katkı sundular. Etkinliğin sonunda ayrıca, Anadolu mutfak kültürünün korunması, geleneksel lezzetlerin yaşatılması ve gençlerin gastronomi alanında kariyer planlamalarına destek olunması hedeflendiği belirtildi. Okul müdürü Mine Çetin’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte Çorum İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar hazır bulunarak şeflerin öğrencilerle birlikte hazırladıkları yemekleri tattılar. Çorumlu Şef Mehtap Poyraz’ın girişimleri ile gerçekleştirilen programda gastronomi eğitimi alan öğrencilere mesleki deneyimlerini aktarmasının ardından milli değerlerimiz olarak ele aldığı gastronomi kültürü ve yaptıkları etkinlikle ilgili açıklamada bulunan Şef Hüseyin Şipal, "Ben Anpoşef’in başkanıyım. Anpoşef yani açılımı; Anadolu Profesyonel Şefler Birliği. Anpoşef sosyal sorumluluk projeleriyle Türkiye’nin yurt içinde ve yurt dışında mutfak, gastronomi, mutfak sanatları, tarihi yemeklerimiz, unutulmaya yüz tutmuş yemeklerimiz, Osmanlı saray mutfağı yemeklerimizi alıp başka başka coğrafyalara tanıtan, tanıştıran bir yapı ve tattıran bir yapı. Bununla, bu yapıyla birlikte Türkiye’nin birçok ilinden şeflerimizle Anadolu’yu karış karış geziyoruz. İllerdeki teknik, mesleki Anadolu liselerindeki aşçılık bölümündeki kız çocuklarımıza el veriyoruz. Onlara bu mesleğin önemini anlatıyoruz. Ekonomik anlamda güçlü olmalarını, meslek sahibi olmalarını ama bu giden yolda ve serüvende, süreçte onların ecdat ve ata mutfağını da bilmelerini. Yani biz bunun toplumsal hafıza, kültürel miras olduğunu çocuklara anlatmaya çalışıyoruz. Ve menülerinizde, kombinasyonlarınızda ne olursunuz unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerimizden, Osmanlı saray mutfağından, geleneksel Türk mutfağından gözde yemeklerimizi günlük hayatlarınıza katın, menülerinize katın. Bundan sonraki çalışacağınız hayatta ola ki işletmelerde şefler, ustalar olursanız, bizim şefler olursanız lütfen oralarda bu ürünleri uygulayın. Evlerinizde, misafirlerinize yapın; annelerinize, nenelerinize bu yemeklerin kaybolmaması için paylaşımlarda bulunun diyen bir grup insanız, ustayız. Bu yemek kültürümüz, milli değerlerimiz arasında yer alıp gelecek kuşaklara yansıtılması gerekir. Toplumsal miras, kültürel hafıza diyoruz biz buna. Yani o bizim hafızamızın var olması ve bin yıllarca başka coğrafyalara, başka insan topluluklarına aktarılması için çaba sarf ediyoruz. Ve bu çabanın içinde biz bugün neredeyiz? 8 bin yıllık kültüre sahip birçok uygarlığa, ilk kil tabletlere yemek reçetelerinin yazıldığı, ilk buğday tanesinin una dönüştüğü, ilk beş-altı-yedi çeşit ekmeğin yapıldığı, ilk insanların, ilk bütün 8 milyarlık bir toplumda insanların ilk yediği ekmeğin çıktığı topraklar üzerindeyiz bugün. Çorum’dayız. Dünyanın merkezi onun için deniliyor zannedersem. Geldik, bilgi becerimizi paylaştık, el verdik, birlikte yemekler yapıyoruz." dedi. Program sonrasında, hazırlanan plaketler şeflere Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar ve Okul Müdürü Mine Çetin tarafından takdim edildi.
Denizli Denizli’de arama kurtarmaya yeni bir soluk Denizli’de afet ve acil durumlara müdahale kapasitesini artırmak amacıyla, İHAKUT Havacılık ve Spor Kulübü ile AFAD Denizli İl Müdürlüğü arasında iş birliği protokolü imzalandı. AFAD Denizli İl Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen imza törenine; AFAD Denizli İl Müdürü Yıldız Tosun, İHAKUT Kulüp Başkanı Zafer Yılmaz, İHAKUT Denizli İl Sorumlusu Bilal Elmas ve kulüp üyeleri katıldı. İmzalanan protokol çerçevesinde, afet durumlarında arama, havadan tarama, tespit ve koordineli çalışma süreçlerine yönelik önemli adımlar atıldı. Protokol çerçevesince afet ve acil durum süreçlerinde teknolojinin, özellikle insansız hava araçlarının etkin kullanımı, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve sahadaki operasyonel kabiliyetin artırılması hedefleniyor. Protokolün ardından açıklamalarda bulunan AFAD Denizli İl Müdürü Yıldız Tosun; "İmzalanan protokolle, insansız hava araçlarının (İHA) arama ve kurtarma faaliyetlerinde etkin, hızlı ve koordineli bir şekilde kullanılması ,özellikle afet ve acil durumlarda geniş alanların kısa sürede taranabilmesi, kayıp şahısların tespitinde yüksek doğruluk oranı sağlanması ve riskli bölgelere insan gücü sevk edilmeden önce ön keşif yapılabilmesi, İHA teknolojilerinin arama kurtarma süreçlerine entegrasyonu, saha ekipleriyle koordinasyonun artırılması, veri paylaşımı ve anlık görüntü aktarımının operasyon süreçlerine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Ayrıca, ilgili alanlarda teknik bilgi paylaşımının artırılması, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ve gönüllülük faaliyetlerinin desteklenmesi de iş birliğinin öncelikli başlıkları arasında yer almaktadır. Gerçekleştirilen bu iş birliğinin, afet ve acil durumlara müdahale kapasitesine katkı sunması ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmesi beklenmektedir." dedi. Dron Sevdalılarına Çağrı Protokolün ardından açıklamalarda bulunan İHAKUT Kulüp Başkanı Zafer Yılmaz, Denizli’de güçlü bir yapılanma oluşturduklarını vurgulayarak; "İHAKUT Denizli ekibi olarak AFAD ile protokolümüzü yaptık. Denizli’de 25-30 kişilik çok sağlam bir ekibimiz oldu. İlk saha tecrübelerini de birkaç gün önce yaşadılar ve bir arama kurtarma operasyonunda Aydın ekibine desteğe gittiler. İHAKUT Denizli tam anlamıyla çalışır bir vaziyette yoluna devam ediyor. İlgi ve desteklerinden dolayı İl Müdürümüz Yıldız Hanım’a teşekkür ediyoruz. Denizli’nin merkezinde çok yoğun bir yapılanmamız var. Çevre ilçelerdeki arkadaşlarımız, dron sevdalıları il sorumlumuza ulaşarak ekibe dahil olabilirler. Bu durum bize ulaşım ve hız anlamında çok büyük bir avantaj sağlıyor. Tüm ilçelerdeki dron gönüllülerini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.