SPOR - 12 Ağustos 2021 Perşembe 09:38

Süper Lig’de 64. sezon başlıyor

A
A
A
Süper Lig’de 64. sezon başlıyor

Süper Lig'de 64. sezon yarın oynanacak Beşiktaş - Çaykur Rizespor karşılaşması ile başlıyor. Lig tarihinde geride kalan sezonlarda Galatasaray (22) en çok şampiyon takım, Fatih Terim (8) en çok şampiyon olan teknik direktör, Beşiktaş namağlup şampiyon ve Fenerbahçe (93) en çok puanla şampiyon olan takım oldu.

Süper Lig’de 64. sezon heyecanı yarın oynanacak Beşiktaş - Çaykur Rizespor maçıyla start alacak. Türkiye 1. Futbol Ligi şimdiki adıyla Süper Lig 1959 yılında başladı. 1959 yılında düzenlenen Türkiye 1. Futbol Ligi’nin ilk sezonunda maçlar, 8’er takımdan oluşan Beyaz ve Kırmızı adıyla iki grupta oynandı. Gruplarını lider tamamlayan Galatasaray ile Fenerbahçe finalde karşı karşıya geldi. İlk maçı sarı-kırmızılılar 1-0, ikinci maçı ise sarı-lacivertliler 4-0 kazandı. Böylece ilk şampiyon Fenerbahçe oldu. Son şampiyon ise Beşiktaş. Siyah-beyazlılar geçtiğimiz sezon 84 puanla aynı puandaki Galatasaray'ı averajla geçerek şampiyonluğa ulaştı.

2002-2003 sezonunda Süper Lig olarak anılmaya başlandı

1959-1960 sezonundan itibaren ise grup sistemi kaldırıldı ve Türkiye 1. Ligi bugünkü statüsü ile oynanmaya başlandı. Ligde 1987-1988 sezonuna kadar galibiyete 2 puan verilirken, bu sezondan itibaren galibiyete 3 puan verilmeye başlandı. Ligin adı 2002-2003 sezonunda değiştirildi.

Süper Lig’de bu sezon 20 takım mücadele edecek. Sezon sonu 4 takım bir alt lige düşecek. 2022-2023 sezonu 19 takımla, 2023-2024 sezonu 18 takımla oynanacak.

En çok Galatasaray şampiyon

Süper Lig’de en çok şampiyonluk sevincini Galatasaray yaşadı. Sarı-kırmızılılar ligde 22 kez mutlu sona ulaştı. Fenerbahçe 19 şampiyonlukla ikinci, Beşiktaş 16 şampiyonlukla üçüncü sırada bulunuyor. Ligde Trabzonspor 6, Bursaspor ve Medipol Başakşehir de 1’er kez şampiyonluk sevinci yaşadı.

Beşiktaş’ın şampiyonluk sayısı 1959 yılından beri süren ligdeki şampiyonluk sayısından 2 fazla. Bunun nedeni TFF Tahkim Kurulu’nun 2002 yılında aldığı kararla siyah-beyazlıların 1956-1957 ve 1957-1958 sezonlarında lig şampiyonu olduğuna ve bu şampiyonlukların 'TFF Yıldız Kriterine' dahil edileceğine karar vermesi.

Ligin yenileri

Bu sezon TFF 1. Lig’den Süper Lig’e Adana Demirspor, Giresunspor ve Altay yükseldi. Adana ekibi 26 yıl sonra Süper Lig’de mücadele edecek. Uzun yıllardır Süper Lig hasreti çeken Giresunspor 44 yıl sonra bu ligde yarışacak. Altay ise 18 yıl sonra Süper Lig’e çıkma başarısı gösterdi.

3 büyükler hiç küme düşmedi

3 büyükler olarak adlandırılan Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş bugüne kadar Süper Lig’de küme düşmedi. Bu takımlar 1959 yılından beri ligde hiç küme düşmeyen takımlar olarak dikkat çekiyor.

En çok Fatih Terim şampiyonluk yaşadı

Süper Lig tarihinde en çok şampiyon olan teknik direktör ise Fatih Terim. Deneyimli teknik adam hepsi Galatasaray ile olmak üzere toplam 8 şampiyonluk yaşadı. Terim, sarı-kırmızılılar ile 1996-1997, 1997-1998, 1998-1999, 1999-2000, 2011-2012, 2012-2013, 2017-2018 ve 2018-2019 sezonlarında ipi göğüsledi. Terim’e lig şampiyonluğu sayısında en yakın isim Trabzonspor’u 4 kez şampiyon yapan Ahmet Suat Özyazıcı.

Mustafa Denizli 3 farklı takımla şampiyon oldu

Mustafa Denizli, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile olmak üzere 3 farklı takımla şampiyon olan tek teknik adam olarak dikkat çekiyor. Ligde ayrıca Christoph Daum Fenerabhçe ve Beşiktaş ile, Mircea Lucescu da Galatasaray ve Beşiktaş ile şampiyonluk yaşadı.

En çok puanla Fenerbahçe şampiyon oldu

Şampiyon olan takımlar içerisinde en fazla puan alan takım Fenerbahçe oldu. Sarı-lacivertliler, 1988-1989 sezonunda Teknik Direktör Todor Veselinovic yönetiminde 93 puan topladı. En az puanla şampiyon olan takım ise Trabzonspor. Bordo-mavililer, 1979-1980 ve 1980-1981 sezonlarında 39 puan aldı.

Beşiktaş 48 maç mağlup olmadı

Beşiktaş, Süper Lig tarihinde en uzun süre mağlup olmayan takım olarak dikkat çekiyor. Siyah-beyazlılar, 1990-1991 sezonunda 26. haftasında deplasmanda Gençlerbirliği’ne 2-0 yenildikten 48 maç sonra 1992-1993 sezonunun 13. haftasında Galatasaray’a 3-1 mağlup oldu.

Namağlup şampiyon Beşiktaş

Süper Lig’de geride kalan 62 sezonda Beşiktaş ve Galatasaray sezonu mağlup olmadan tamamladı. Siyah-beyazlılar, 1991-1992 sezonunda yenilgi almadan şampiyonluğa ulaşan ilk ve tek takım olmayı başardı. Sarı-kırmızılılar ise 1985-1986 sezonunda 36 müsabakada mağlup olmadı fakat ligi şampiyon Beşiktaş’ın ardından averajla ikinci sırada tamamladı.

En çok Oğuz Çetin forma giydi

Süper Lig tarihinde en çok forma giyen futbolcu Oğuz Çetin oldu. Çetin 1981-2000 yıllarında sırasıyla Sakaryaspor, Fenerbahçe, İstanbulspor ve Adanaspor formalarıyla 18 sezonda toplam 503 karşılaşmaya çıkarak en çok maça çıkan oyuncu olarak kayıtlara geçti.

Gol rekoru Galatasaray’da

Lig tarihinde bir sezonda en çok golü Galatasaray kaydetti. Sarı-kırmızılılar, 1962-1963 sezonunda iki aşamalı olarak gerçekleştirilen ligde 42 müsabakada rakip fileleri 105 kez havalandırdı. O dönem takımın başında ise Gündüz Kılıç bulunuyordu.

En çok gol atan Tanju Çolak

Ligde bir sezonda en çok gol atan futbolcu Tanju Çolak. 1987-1988 sezonunda Çolak, Galatasaray’da oynadığı sezonda rakip fileleri 39 kez havalandırarak bu ödüle layık görüldü. En çok gol kaydeden yabancı futbolcu ise Mbaye Diagne. Senegalli futbolcu, 2018-2019 sezonunda Kasımpaşa ve Galatasaray formaları ile oynadığı müsabakalarda 30 gol attı. Ligin ilk gol kralı Galatasaraylı Metin Oktay (11), son gol kralı ise Hatayspor'dan Aaron Boupendza (22) oldu.

En gollü maç: Fenerbahçe - Gaziantepspor

Süper Lig’in en gollü maçı 1991-1992 sezonunda Fenerbahçe ile Gaziantepspor arasında yaşandı. İstanbul’da oynanan müsabakada toplam 12 gol kaydedilirken, sarı-lacivertliler mücadeleden 8-4 galip ayrıldı.

Oğuzhan Ort

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Tavşanlı’da "Orman Benim" kampanyasıyla çevre temizliği Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkisiyle artan orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye genelinde eş zamanlı olarak başlatılan "Orman Benim" kampanyası çerçevesinde etkinlik düzenlendi. Çevre temizliği etkinliğinin ardından açıklamalarda bulunan Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, orman varlığını korumak ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için bu tür farkındalık projelerinin önemine dikkat çekti. Kaymakam Özdemir, "Bir farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye genelinde düzenlenen bu anlamlı etkinlikte genç kardeşlerimizle bir araya geldik. Ülkemizdeki orman varlığını korumak, gelecek nesillere ormanlarımızı miras bırakabilmek için bu adımı attık. Malum, dünya genelinde ciddi bir iklim değişikliği yaşıyoruz ve küresel ısınmayla karşı karşıyayız. Bu durum, hem ülkemizde hem de dünyada orman yangınlarının her yıl artarak çoğalmasına sebep oluyor. Biz de en azından orman yangınlarımızı azaltabilmek, insan kaynaklı yangınları engelleyebilmek için çocuklarımızı ve gençlerimizi doğal alanlarımıza, ormanlarımıza getirerek eğitimler verdik. Çöplerimizi doğaya dökmemek ve ormanda kontrolsüz ateş yakmamak gibi hayati konularda uygulamalı bilinçlendirme sağladık" dedi. Gençlerin bu konuda ciddi bir bilince sahip olması gerektiğinin altını çizen Kaymakam Özdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ormanlar sadece görsel bir doğal güzellikten ibaret değildir. Ormanlar; barındırdığı hayvan ve bitki varlığıyla birer doğal yaşam alanıdır. Bizim nefes almamızdan temiz su içmemize kadar hayatın her evresini doğrudan etkileyen en büyük değerlerimizdir. Bu nedenle hepimize düşen görev, ormanlarımıza sonuna kadar hassasiyetle sahip çıkmaktır. Bu bilinci yediden yetmişe tüm vatandaşlarımıza aşılamalıyız. Etkinlikte emeği geçen başta Orman İşletme Müdürlüğümüz olmak üzere tüm kurumlara ve katılan gençlerimize teşekkür ediyorum." Etkinliğe; Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, Orman İşletme Müdürü Serdar Aksu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, Gençlik Merkezi Müdürü Mustafa Sert ile orman işletme şefleri ve çok sayıda genç katıldı.
Sivas "Sessiz katil" hipertansiyona dikkat Sivas Numune Hastanesi’nde Dahiliye Uzmanı olarak görev yapan Dr. Gülşah Altun, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen hipertansiyona ilişkin açıklamalarda bulundu. Hipertansiyonun erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu belirten Altun, "Hipertansiyon yani yüksek tansiyon kanın damar duvarına uyguladığı basıncın normal değerlerin üzerinde olması durumudur. Belirtileri baş ağrısı, ense kökünde gerginlik, kulak çınlaması ve ara sıra burun kanaması olsa da genellikle tehlikeli boyutlara çıkmadan bulgu vermediği için ‘sessiz katil’ olarak tanımlarız" dedi. 40 yaşın üzerinde en az yılda bir kez tansiyon ölçümü yaptırılmalı Toplumda her 3 kişiden birinin yüksek tansiyon hastası olduğunu söyleyen Altun, "Hipertansiyon 65 yaş üstü kişilerde ve kadınlarda yüzde 40 oranında görülmektedir. 40 yaşın üzerinde en az yılda bir kez tansiyon ölçümü yaptırılmalı, eğer ailede kalp hastalığı ve diyabet varsa bu ölçümleri 30 yaşın üzerinde herkes senede bir yaptırmalıdır. Kronik böbrek hastalığının diyabetten sonraki ikinci en sık sebebi hipertansiyondur. Her 5 diyaliz hastasında birinin diyalize girme sebebi hipertansiyondur. Yine inme kalp krizi felç görme kayıplarının en sık sebebi hipertansiyondur" dedi. Günlük tuz tüketimi bir çay kaşığını geçmemelidir Hipertansiyonun sebeplerini sıralayan Altun, "Genetik yatkınlığın yanı sıra aşırı tuz tüketimi, fazla kilolu olma, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol, kronik stres, diyabetik olma önemli sebeplerdir. Özellikle Türk toplumunda tuz tüketim oranı sağlıklı insanlara önerilen tuz tüketiminden 4 kat daha fazladır. Günlük tuz tüketimi toplamda 5 gram yani bir çay kaşığını geçmemelidir. Hipertansiyonun tedavisinde ise mutlaka düzenli hekim kontrolleri, verilen tedavinin geçici görülmeyip hastaların kendini iyi hissettiğinde dahi tedaviye devam etmesi çok kıymetlidir. Dünyada yıllık 10 milyon kişinin ölümünden doğrudan ya da dolaylı olarak hipertansiyon sorumludur" ifadelerine yer verdi. Düzenli fiziksel aktivite çok önemli Hastalıktan korunma yollarından bahseden Altun, "Hipertansiyondan korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıkları kilit rol oynar. Özellikle tuz tüketime dikkat edilmesi, düzenli fiziksel aktivite, ideal kiloda kalabilme, mümkün olduğunca sigara alkol ve stresten uzak kalınması önemlidir. Sonuç olarak hipertansiyon erken tanı ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Toplumda farkındalığın artırılması ve düzenli sağlık kontrollerinin yaygınlaştırılması hipertansiyona bağlı ciddi komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşımaktadır" diyerek konuşmasını sonlandırdı.