SPOR - 20 Şubat 2017 Pazartesi 14:35

Süper Lig’de düşme hattı kaynıyor

A
A
A
Süper Lig’de düşme hattı kaynıyor

Spor Toto Süper Lig’de şampiyonluk yarışı büyük bir heyecana sahne olurken, ligin alt tarafı da kaynamaya devam ediyor.

Kümede kalma savaşı veren takımlardan Çaykur Rizespor, evinde Galatasaray ile 1-1 berabere kalarak 20 puanla 16. sırada yer alırken, Gaziantespor ise Medipol Başakşehir deplasmanından 1 puanla ayrılmasına rağmen ligin son sırasından kurtulamadı. Düşme hattında puan kaybeden tek takım Adanaspor oldu. Osmanlıspor’a 5-1 gibi farklı skorla mağlup olan Adana ekibi, topladığı 17 puanla 17. sırada yer alıyor. Son 4 karşılamada sadece 1 galibiyeti bulunan Aytemiz Alanyaspor ise, 21 puanla potanın 1 puan üstünde mücadele veriyor. Sergen Yalçın’ın takımın başına gelmesiyle son haftaların çıkış yakalayan ekibi haline gelen Kayserispor, oynadığı son 4 karşılaşmadan 3 galibiyet, 1 beraberlik alarak alt sıralardan uzaklaşma yolunda önemli adımlar atmış durumda.

Rize çıkışa geçmek istiyor

Süper Lig’de dalgalı bir tablo çizen mavi-yeşilli takım, düşme hattından kurtulma yolunda en şanslı ekip konumunda bulunuyor. 20 puanla Aytemiz Alanyaspor’un sadece 1 puan gerisinde bulunan Karadeniz ekibi, alacağı galibiyetlerle alt sıralardan uzaklaşmak istiyor. Çaykur Rizespor, bir sonraki hafta evinde Kayserispor ile karşılaşacakken, ligin 23. haftasında ise Beşiktaş’a konuk olacak.

Fikstür avantajı Adana’da

Ligin 2. yarısında 2 galibiyeti bulunan 17 puanlı Adanaspor’un fikstürü rakiplerine göre daha avantajlı duruyor. Turuncu-beyazlı ekip, Süper Lig’in 22. haftasında Aytemiz Alanyaspor ile deplasmanda karşılaşacak. Bir sonraki hafta ise rakip Atiker Konyaspor olacak.

Antep’i zorlu rakipler bekliyor

Bir maç eksiği olan Gaziantepspor, 15 puanla ligin son sırasında yer alıyor. Bu hafta Medipol Başakşehir deplasmanından puan çıkarmayı başaran kırmızı-siyahlı takımı zorlu maçlar bekliyor. 22. haftada Gaziantep Arena’da Fenerbahçe’yi konuk edecek olan Bülent Uygun’un takımı, bu maçın ardından Bursaspor ile deplasmanda karşılaşacak.

Süper Lig'de düşme potasında bulunan 3 takımın kalan maçları şu şekilde:

Çaykur Rizespor (20 Puan)

Kayserispor
Beeşiktaş (D)
Antalyaspor
Gençlerbirliği (D)
Trabzonspor
Adanaspor (D)
Medipol Başakşehir
Fenerbahçe (D)
Bursaspor
Kasımpaşa (D)
Gaziantepspor
Osmanlıspor (D)
Aytemiz Alanyaspor

Adanaspor (17 Puan)

Aytemiz Alanyaspor (D)
Konyaspor
Kardemir Karabükspor (D)
Akhisar Belediyespor
Galatasaray (D)
Çaykur Rizespor
Beşiktaş (D)
Antalyaspor
Gençlerbirliği (D)
Trabzonspor
Kayserispor (D)
Medipol Başakşehir (D)
Fenerbahçe

Gaziantespor (15 Puan)

Fenerbahçe
Bursaspor (D)
Kasımpaşa
Kayserispor (D)
Osmanlıspor (D)
Aytemiz Alanyaspor
Atiker Konyaspor (D)
Kardemir Karabükspor
Akhisar Belediyespor (D)
Galatasaray
Çaykur Rizespor (D)
Beşiktaş
Antalyaspor (D) 

Uygar Aydın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır merkezli siber dolandırıcılık operasyonu: 9 tutuklama Iğdır Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürüttüğü "Nitelikli Dolandırıcılık" soruşturması kapsamında 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 13 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 9’u tutuklanırken, 4’ü serbest bırakıldı. Iğdır Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen "Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158/1-f)" soruşturması kapsamında geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar sonucu, şüphelilerin sosyal medya üzerinden oluşturdukları sahte hesaplar aracılığıyla oltalama (phishing) yöntemi kullandıkları, sponsorlu reklam içerikleriyle vatandaşları sahte yatırım sitelerine yönlendirdikleri ve bu yolla haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi. Ayrıca şüphelilerin, mağdurlara gönderdikleri sahte linkler üzerinden kripto varlık hesapları oluşturdukları, elde edilen paraları çok sayıda kripto hesap üzerinden transfer ederek "soğuk cüzdan" olarak tabir edilen hesaplara aktarıp izlerini kaybettirmeye çalıştıkları belirlendi. Bu kapsamda Iğdır merkezli olmak üzere İstanbul (5), İzmir (4), Gaziantep, Kars, Samsun ve Malatya illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, çok sayıda dijital materyale de el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 9’u tutuklanarak cezaevine gönderildi. 4 şüpheli ise savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
Adana Bakan Yumaklı: "Yiyecek gıdanız yoksa, hiçbirinin bir önemi olmuyor" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Ne yaparsanız yapın her konuda olduğu gibi savunmanızda, sağlığınızda, milli eğitiminizde iyi olmanız gerekir, tarımsal üretiminizde de iyi olmanız gerekir. Eğer bütün bunlar elinizde varken, yiyecek gıdanız yoksa, onların hiçbirinin bir önemi olmuyor maalesef" dedi. TÜGVA’nın düzenlediği ‘İhtisas Akademi 26’ Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlendi. "Daha fazla gayret sarf etmeliyiz" Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçtiğimiz gün Van’ın Saray ilçesinde sokak köpeklerinin saldırısında hayatını kaybeden Hamza Özsoy’a (5) ve dün Adana’nın Kozan ilçesinde meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybeden Kanber Ünüvar’ın ailelerine başsağlığı dileyerek, "Bunlar toplam içerisinde bizlerin canını yakan hadiseler. Dolayısıyla ilgili olan bütün kurumlar, kuruluşlar, bizler, bu konularda mutlaka ama mutlaka çok daha fazla gayret sarf etmeliyiz. Hayatını kaybeden her iki canımız için de ben gerçekten ailelerine başsağlığı diliyorum ve onların bu acılarını paylaştığımı ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Bizim bakanlığımız ile ilgili olmayan hiçbir şey yok" Daha sonra katılımcılara sunum yapan Bakan Yumaklı, "Tarım ve Orman Bakanlığı ne yapar önce bundan başlayalım. Sizin okulunuzda mezun aranızda milletvekilimiz, il başkanlarımız var. Burada çok kıymetli hocalarım sizleri geleceğe hazırlayacaklar. Yarın aranızda Tarım ve Orman Bakanı olmak isteyen varsa bu resme iyi baksın. Bu resimde Anadolu Parsı var, Doğa Koruma ve Milli Parklar ile alakalı. Balık üretimi çiftliği var, oda Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile alakalı. Biberon var, o da buzağı yani hayvansal üretim için. Bizim bakanlığımız ile ilgili olmayan hiçbir şey yok. Bir insanın doğumundan ölümüne kadar, hatta ölümünden sonrasında bile ölümünden sonraki o bütün hayat sürecinde bizim bakanlığımızın değmediği bir alan yok" dedi. "Türkiye, dünyadaki ilk 10 ülke arasında" Tarımsal hasıla verilerine de değinen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Hem kendi ihtiyacımızı karşılıyoruz, hem ekonomik bir gelir olarak ülkemize döviz kazandırıyoruz. Bütün bunları da bu ülkenin eli öpülesi çiftçileri, üreticileri gerçekleştiriyor. Biz bunların toplamına tarımsal hasıla diyoruz. Yani bir gelir elde ediyoruz buradan. Bu tarımsal hasılanın içerisinde dünyadaki 195 ülke arasında Türkiye 2002’de 12. sıradaydı. 2023’te 8. sırada, 2024’te 7. sırada. Daha 2025 açıklanmadı ama bu ülkenin güzel insanlarının ürettiği bu katma değer, dünyadaki ilk 10 ülke arasında Türkiye’yi tutmaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "1 yılda 908 milyar doğrudan ya da dolaylı üretim desteği" Sosyal medyada ki dezenformasyon ile alakalı da açıklamalarda bulunan Bakan İbrahim Yumaklı, "Sosyal medyada reels izleme son dönemde arttı. Bazen bende kendimi kaptırıyorum, kızım uyarıyor dikkatimin dağıldığını. Destek sistematiği tarımsal üretimin bel kemiği. Doğrudan ya da dolaylı destekleri siz üreticilerinize sağlarsınız. Her saatte 107 milyon, 1 günde 2 milyar 569 milyon, 1 yılda 908 milyar doğrudan ya da dolaylı üretim desteklerini bu devlet, bu hükümet veriyor" dedi. "Sulama altyapımızın uzunluğu, dünyayı 3 kere döner" Tarımsal sulamada yapılan yatırımları da Togg metaforuyla anlatan Bakan Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: "Togg’un 50 gün boyunca saatte 100 kilometre hızla gitmesinden elde edilen bir mesafe olacak. Yaklaşık 120 bin kilometre. 1 Togg’un 50 günde saatte 100 kilometre hızla ulaşacağı rakam, bizim 2002 yılından bu yana sulama projeleri için, bu ülkenin topraklarında gerçekleştirmiş olduğumuz sulama altyapısı, yani borulama sistemi, dünyayı 3 kere dönüyor. İşte onun uzunluğu. Size Togg metaforuyla bunu anlatmak istedim. Özgürlük Heykeli 93 metre uzunluğunda. Bizim özgürlük heykelimiz Yusufeli Barajı 275 metre uzunluğunda. Dünyada kendi kategorisindeki 5.büyük barajı. Ülkemize çağ atlatan en önemli yapılardan bir tanesidir. Artık bu bilgi birikimi bizim insanımızda, bizim kardeşlerimizde. Dünyanın her tarafından bu yapıları yapabilecek kabiliyete sahibiz." "Motivasyonunuzu bozmayın" Vatandaşların dezenformasyonlara kapılmaması gerektiğine de vurgu yapan Bakan Yumaklı, "Iğdır’da Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün Kazım Karabekir İşletmesi’nden bir görüntüyü sizlere gösteriyorum. Şuanda bu işletmede yaklaşık 20 binin üzerinde hayvan var. Ülkemizin üretimine katkıda bulunacak anaç hayvanlar bu ve birkaç işletmede üretilip ülkemizin üreticilerine aktarılıyor. Değerli arkadaşlar, bu dezenformasyonlara kanıp sakın ola ki motivasyonunuzu bozmayın. Bunların hiçbirisi doğru değil. Eksikliğimiz, yapmamız gereken şeylerde vardır. Ancak bu ülke insanına yapılacak olan en büyük kötülük, onun özgüvenini içerisinden alıp, başkalarının hayatına imrendirip, ondan sonra da bağımlı hale getirmektir" dedi. "Geçtiğimiz yıl 500 bin ‘ATA Tohumu’ sattık" Orman yangınlarının her yıl binlerce hektar alanı kül ettiğini belirten Bakan Yumaklı, 2026 yılı sonuna kadar 600 milyon tohum ve fidanı toprakla buluşturacaklarını belirterek, "Ülkemizde her yıl maalesef ormanlarımız yanıyor ve başka amaçlarla kullanılıyor diye bir algı var ancak 1 yılda 500 milyon tohum ve fidanı toprakla buluşturuyoruz. Yeşil vatanın geliştirilmesi için. 2025 yılında 80 bin hektar yandı. Bütün Avrupa için bu rakam 1,5 milyon hektar. İnşallah 2026 sonuna kadar 600 milyon hedefimizi tamamlayacağız. Uçak, helikopter ve İHA sayımız toplamda 147’idi ancak bu yıl 15 yeni hava aracını envantere kattık. Geçtiğimiz yıl son 50-60 yılın en kurak dönemini geçirdim. 28 uçak, 119 helikopter, 14 tane de İHA’mız var. Hükümet ve bakanlık ‘ATA Tohumları’nın satışını yasakladı diyorlar ancak geçtiğimiz yıl 500 bin ‘ATA Tohumu’nu biz sattık. Bu yıl 1 milyon, önümüzdeki yıl 1,5 milyon satış yapacağız. Bu tohumları Tarım Kredi Marketlerinde bulabilirsiniz ya da bizim il/ilçe müdürlüklerimizden bulabilirsiniz. 117 ülkeye bu ülkenin topraklarında üretilen tohumlar ihraç ediliyor. Bizim ihraç ettiğimiz tohum miktarını tırlara aynı anda koymuş olsak 65 bin tır yapar" ifadelerini kullandı. "Temel ve stratejik ürünlerde kendinize yeterli olmalısınız" Dünyada hiçbir ülkenin kendi kendine yetemeyeceğini ancak Türkiye’nin çok iyi durumda olduğuna da vurgu yapan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: "206 başlıkta bitkisel üretimimiz var. Dünyada hiçbir ülke kendi kendine yüzde 100 yetemez. Çünkü ihtiyaçlar farklılaşır, beklentiler farklılaşır. Ama temel ve stratejik ürünlerde mutlaka ama mutlaka kendinize yeterli olmalısınız. Şurada görmüş olduğunuz ürünler de işte bizim stratejik dediğimiz ürünlerin arasında ve bu ürünlerdeki yeterliliğimiz yüzde yüzün üzerinde. Yetersiz olduğumuz ürünlerle alakalı da verimlilik konusunu öne alarak artırmaya devam ediyoruz, gayret ediyoruz. Yılda 1 milyon 300 bin denetim yapıyoruz. Güvenilir Gıda Uygulaması ile hepiniz birer gıda denetçisi olabilirsiniz. Karşılaştığınız herhangi bir uygunsuzluğu 1-2 dakika içerisinde fotoğraflarını çekerek bize bildirebilirsiniz. Biz ardından gereğini yaparız." "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleri doğrultusunda hareket ettiklerini de anlatan Bakan Yumaklı, "Ne yaparsanız yapın, neye sahip olursanız olun, eğer ambarın anahtarı elinizde değilse güçlü değilsiniz. Cumhurbaşkanımız da bunu "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" diye formüle ederek bizlere bu talimatı vermiş durumda. Bugünlerde hepimiz bütün dünyada güçlünün haklı olduğunu gösteren uygulamaları görüyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, ne kadar haklı olursanız olun, sizi yaşam hakkından, bir ülkeye ait olma hakkından, özgür olma hakkından beri tutacak, bunların hiçbirisini önemsemeyerek sizin üzerinize bomba yağdıracak anlayışların hakim olduğu bir dönemdesiniz. Ama mutlaka, ne yaparsanız yapın her konuda olduğu gibi savunmanızda, sağlığınızda, milli eğitiminizde iyi olmanız gerekir, tarımsal üretiminizde de iyi olmanız gerekir. Eğer bütün bunlar elinizde varken, yiyecek gıdanız yoksa, onların hiçbirinin bir önemi olmuyor maalesef. O yüzden ben bütün bu süreçte bu ülkenin gıdasını oluşturmak için, üretmek için çalışan, didinen bütün üreticilerimize, bütün çiftçilerimize çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardında program soru cevap ile devam etti.
İstanbul Bebeklerin glütensiz beslenmesi konusunda uzmanlardan kritik uyarı Toplumda giderek yaygınlaşan glütensiz beslenme eğilimi, bebeklik döneminde de yanlış uygulamalara neden olabiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Belgin Özbek, sağlıklı bebeklerde glütenin diyetten tamamen çıkarılmasının tıbbi bir gereklilik olmadığını vurguladı. Çölyak hastalığı toplumda yaklaşık yüzde 1 oranında görülürken, glüten tüketimi özellikle sindirim sistemi üzerinde çeşitli etkiler oluşturabiliyor. Medicana Kadıköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Belgin Özbek, sağlıklı bebeklerde glütenin tamamen diyetten çıkarılmasının rutin bir yaklaşım olmadığını vurguladı. Bebek beslenmesinin yaşamın ilk yılında büyüme ve gelişmenin yanı sıra uzun vadeli metabolik sağlık açısından da kritik önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Belgin Özbek, son yıllarda yaygınlaşan glütensiz beslenme eğiliminin bebeklik döneminde glüten tüketimine ilişkin soru işaretlerini artırdığını söyledi. Ek gıdaya geçiş sürecinin genellikle altıncı ay civarında başladığını ifade eden Özbek, bu dönemde farklı besin gruplarının kontrollü şekilde beslenmeye dahil edilmesinin bağışıklık sistemi gelişimi açısından önemli olduğunu söyledi. Uzm. Dr. Belgin Özbek, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Glütenin uygun zamanda ve kontrollü şekilde beslenmeye eklenmesi, bağışıklık sisteminin gelişimine katkı sağlar. Gereksiz eliminasyon diyetleri, besin çeşitliliğini azaltarak büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkileyebilir." Bebek beslenmesinde glütenin rolü Glütenin buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir protein grubu olduğunu ve günlük beslenmenin önemli bir parçası olan bu proteinin bazı bireylerde bağışıklık sistemi aracılığıyla hassasiyet oluşturabildiğini söyleyen Dr. Özbek, "Ancak bu durum, her birey için geçerli değildir. Bebeklik döneminde besin çeşitliliğinin sağlanması, yalnızca fiziksel büyüme açısından değil, aynı zamanda bağışıklık sisteminin farklı besinlere tolerans geliştirmesi açısından da önem taşımaktadır. Glüten içeren tahılların tamamen diyetten çıkarılması, bu çeşitliliğin azalmasına yol açabilmektedir. Bu noktada temel yaklaşım, glütenin belirli bir zaman diliminde, küçük miktarlarda ve kontrollü biçimde beslenmeye dahil edilmesi yönündedir. Bu süreçte bebeğin verdiği tepkilerin gözlemlenmesi ve düzenli hekim kontrolü ile ilerlenmesi önem taşımaktadır" dedi. Çölyak hastalığı ve risk faktörleri Çölyak hastalığı, glüten tüketimi sonrasında ince bağırsakta bağışıklık sistemi aracılığıyla hasar oluşmasıyla karakterize kronik bir sindirim sistemi hastalığıdır. Toplumda yaklaşık yüzde 1 oranında görülmekte olup, genetik yatkınlığı bulunan bireylerde daha sık ortaya çıkmaktadır. Hastalığın belirtileri yaşa göre farklılık gösterebilmektedir. Bebeklik döneminde en sık karşılaşılan bulgular arasında kilo alımında yavaşlama, karın şişliği, kronik ishal ve gelişim geriliği yer almaktadır. Bununla birlikte her glüten tüketen bebekte çölyak hastalığı gelişmediği ve tanının yalnızca klinik değerlendirme ile laboratuvar testleri sonucunda konulabildiği bilinmektedir. Bu nedenle yalnızca belirtilere dayanarak glüteni tamamen kesmek yerine, şüpheli durumlarda uzman değerlendirmesine başvurulması gerekmektedir. Glütensiz beslenme her bebek için gerekli mi Glütensiz beslenme, yalnızca çölyak hastalığı veya glüten duyarlılığı tanısı almış bireyler için tıbbi bir zorunluluk olarak değerlendirilmektedir. Bunun dışında kalan sağlıklı bebeklerde glütenin tamamen diyetten çıkarılması önerilmemektedir. Uzm. Dr. Belgin Özbek, bu konuda toplumda yaygınlaşan yanlış algılara dikkat çekerek, "Sağlıklı bebeklerde glütensiz beslenme uygulamak, gereksiz kısıtlamalara neden olabilir. Bu durum, hem besin çeşitliliğini azaltır hem de büyüme sürecini olumsuz etkileyebilir. Her bebeğin beslenme planı, bireysel gelişim özellikleri ve tıbbi öyküsü doğrultusunda değerlendirilmelidir" dedi. Ek gıda döneminde dikkat edilmesi gerekenler Dr. Özbek, sözlerini şöyle tamamladı: "Ek gıdaya geçiş süreci, bebeklerin yeni besinlerle tanıştığı ve beslenme alışkanlıklarının temellerinin atıldığı önemli bir dönemdir. Bu süreçte dengeli ve kontrollü bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir. Besinlerin tek tek ve belirli aralıklarla beslenmeye eklenmesi, muhtemel alerjik reaksiyonların veya intoleransların daha kolay tespit edilmesini sağlamaktadır. Aynı zamanda aşırı kısıtlayıcı diyetlerden kaçınılması, besin çeşitliliğinin korunması ve düzenli büyüme-gelişme takibinin yapılması önerilmektedir. Glüten içeren tahıllar da bu süreçte uygun zamanlama ve miktar ile beslenmeye dahil edilebilmektedir. Bu yaklaşım, bağışıklık sisteminin farklı besinlere adaptasyonunu desteklemektedir."