DÜNYA - 04 Ekim 2013 Cuma 15:24

Suriye Devlet Başkanı Esad'dan Türkiye'ye tehdit gibi açıklama

A
A
A
Suriye Devlet Başkanı Esad'dan Türkiye'ye tehdit gibi açıklama

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Suriye'nin kuzeyinde bulunan kimi radikal terör gruplarının yakın zamanda Türkiye’nin de başını ağrıtacağını savundu.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Suriye'nin kuzeyinde bulunan kimi radikal terör gruplarının yakın zamanda Türkiye’nin de başını ağrıtacağını savundu. Esad, “Bu teröristlerin Türkiye'ye etkileri olacak ve Türkiye bunun bedeli ağır ödeyecektir. Terörü bir kart gibi cebininize koymanız mümkün değildir. Çünkü terör akrep gibidir, cebininize koyduğunda ilk fırsatta seni ısıracaktır.” dedi.Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Halk TV spikeri Ece Zereycan ve Yurt gazetesi yazarı Ömer Ödemiş’i evinde ağırlayarak sorularını yanıtladı. Halk TV’de yayınlanan röportajda Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin Suriye politikası ve Suriye’nin kuzeyinde bulunan terör grupları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Esad, “Sayın Cumhurbaşkanı; Kaide ve Nusra Cephesi gibi terör grupları Türkiye sınırlarında yayıldı. Sayıları on binleri bulan çok sayıdaki bu terör grupları önümüzdeki süreç içinde Suriye'ye olduğu kadar Türkiye sınırlarına da bir tehlike teşkil edecek midir?” sorusuna şöyle cevap verdi:

“Bu radikal ideolojiler temelde ülkeleri ya da sınırları tanımazlar. Halkları da kabullenmezler. Yalnızca bu ideolojiye sahip olanları kabul ederler. Şayet bu ideolojiye sahip olan Asya’nın en doğusunda olsa bile onlar gore kardeş sayılır. Ama bu bölgede bu ideolojiye sahip olmayan herhangi biri onlara göre öldürülmelidir. Onlar açısından Suriye ile Türkiye arasında fark yoktur. Bu ideolojiye sahip olanlara göre onlar bu bölgede yayılmalı ve Radikal İslami devletlerini kurmak için bulundukları bölgeyi genişletme gereğine inanırlar. Onlar ancak bu şekilde Allah’ın rızasını alacaklarını düşünürler. Ancak bir rastlantı olarak iki gün önce uluslararası medya ; Suriye'nin kuzeyinde bulunan kimi radikal terör gruplarının, kendi değimleriyle Türkiye'yi kafirlerden kurtarmak için Türkiye'de cihat başlatmaya ilişkin haberler çıkmaya başladı. Dolayısıyla bu ideolojiye toplumu yakan bir alev olarak bakarsak bu alevin genişleyerek ateşe dönüşeceği kesindir. Yanı Suriye'nin alevler içinde olduğu bir zamanda Türkiye'nin esenlik içinde ve rahat olarak kalması mümkün değildir. Bu imkânsızdır. Nitekim Sizler de Suriye'deki krizin yansımalarını hissetmeye başladınız. Benzer şey Irak, Lübnan, Ürdün ve tüm komşular için geçerlidir. Bu konuyu fazla düşünmeye gerek yoktur. Gerçek şu ki bu teröristlerin bir kısmı Suriye toprakları, bir kısmı da Türkiye sınırlarında mevcuttur. Suriye'nin kuzeyindeki çatışmalarında da onlara ateş desteği sağlanmaktadır. Türkiye sınırlarının farklı bölgelerinden girmek için manevralarda bulunup gerek ordu gerekse halka saldırıyorlar. Yakın gelecekte bu teröristlerin Türkiye'ye etkileri olacak ve Türkiye bunun bedeli ağır ödeyecektir. Terörü bir kart gibi cebininize koymanız mümkün değildir. Çünkü terör akrep gibidir, cebininize koyduğunda ilk fırsatta seni ısıracaktır.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez’de kitap fuarı kapılarını açıyor Akdeniz’in kültür ve edebiyat merkezi Kepez, 27 Mart-5 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek Kitap Fuarı ile kitapseverleri buluşturuyor. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuar, on gün boyunca dolu dolu etkinliklere ev sahipliği yapacak. Kepez Belediyesi, Antalya’yı "UNESCO Dünya Kitap Başkenti" yapma hedefi doğrultusunda kültür ve edebiyat çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda "İnsan Okur" mottosuyla düzenlenen Kepez Kitap Fuarı, 27 Mart’ta kapılarını açıyor. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuar; yayınevleri, yazarlar, imza günleri ve söyleşilerle kitapseverleri bir araya getirecek. On gün boyunca edebiyat, bilim, psikoloji ve güncel konuların ele alınacağı etkinliklerle Kepez, kültür ve edebiyatın buluşma noktası olacak. Fuar, her yaştan ziyaretçiye hitap eden programıyla şehrin kültürel yaşamına önemli katkı sunacak. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 27 Mart – 5 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek fuara tüm Antalyalıları davet ederek, "Kitapların birleştirici gücünü birlikte yaşayalım, kültürle büyüyen bir şehir idealini hep birlikte güçlendirelim" dedi. Antalya’nın kültür ve edebiyat alanındaki gelişimine vurgu yapan Başkan Kocagöz, "Antalya’nın kültürünü, edebiyatını, hafızasını ve yarınlarını birlikte inşa edeceğiz. Bu yolculuğun kalbi Kepez’de atacak. Amacımız net; Antalya’yı UNESCO Dünya Kitap Başkenti yapmak. Kepez’in öncülüğünde kültürel üretimin güçlü bir merkezini oluşturmak, okuma alışkanlığını her yaşta yeniden canlandırmak, dijital çağın sunduğu imkanları kültürel üretimle buluşturmak ve yeni yazarların önünü açmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kepez’de kitap günlük yaşamın bir parçası oluyor Başkan Kocagöz, Türkiye’de ilk kez hayata geçirilecek bir projeye de değinerek, otobüs durakları, hastaneler ve çeşitli bekleme alanlarına yerleştirilecek karekod sistemi sayesinde vatandaşların kitap özetlerine kolayca ulaşabileceğini belirtti. Bu sistemle isteyenlerin kitapları okuyabileceğini ya da kulaklık aracılığıyla dinleyebileceğini ifade eden Kocagöz, uygulamanın okuma alışkanlığını günlük yaşamın bir parçası haline getirmeyi amaçladığını söyledi.
Siirt Araç yangınlarında ’yakıt ve yağ kaçağı’ detayı Siirt’te otomobil ustaları, son dönemlerde sıkça rastlanan seyir halindeki araçların alev almasına yakıt kaçakları, yağ kaçakları ve dışarıdan gelen hayvanların izolasyon malzemelerini parçalamalarının neden olabileceğini belirtti. Her yıl onlarca araç seyir halinde veya park halindeyken yanabiliyor. Bazı araçlarda yangınların çıkış nedeni belirlenemiyor. Otomotiv sektöründe 32 yıldır bulunan Hacı Ulusal, bazı yangınların yakıt kaçakları, yağ kaçakları ve dışarıdan gelen hayvanların izolasyon malzemelerini parçalamaları nedeniyle oluşabileceğine dikkat çekti. Hacı Ulusal, uzun yıllardır otomotiv sektöründe hizmet verdiğini 2019’dan bu yana Siirt’te olduğunu söyledi. Ulusal, ’’Bu mesleğe 1994 yılında, küçük yaşlarda başladım. Öncelikle araç sahiplerinin kaputun altını sürekli kontrol etmeleri gerekiyor. Aracın altında oluşan yağ akıntılarını dikkate almaları gerekir. Araç yangınları, yakıt kaçakları, yağ kaçakları ve dışarıdan gelen hayvanların izolasyon malzemelerini parçalamaları nedeniyle oluşabilir. Araç yanmaya başladığı zaman kolay kolay sönmez. Olası bir yangın durumunda ilk müdahalenin yangın tüpüyle yapılması gerekir, tabii araçta yangın tüpü varsa. Bizim sürekli söylediğimiz bir söz vardır ’’Bakımsız araç, intikamını yolda alır.’ Araç olduğu yerde genellikle arıza vermez" dedi. Ufacık bir yağ damlasının bile ciddi zararlara yol açabileceğini anlatan Ulusal, "Bu mutlaka yangın olacak anlamına gelmez. Araçların aksamında su hortumları vardır ve bunlar su bazlıdır. Bu hortumlara yakıt ya da yağ değdiğinde deforme olur ve patlayarak maddi zararlara yol açabilir. Araç sahipleri aslında yarı ustadır. Kaputu açıp elle ve gözle yapılacak basit bir kontrol, büyük bir faciayı önleyebilir. Kontrol amacıyla gelen müşterilerimizden ücret almıyoruz. Geçtiğimiz bir ay içerisinde sadece şehrimizde 4-5 araç yangını oldu. Gördüğüm ve şahit olduğum kadarıyla ilk müdahale oldukça zayıf; yani nasıl müdahale edileceği pek bilinmiyor" diye konuştu. Öncelikle yanan aracın kaputu birden açılmaması gerektiğini aktaran Ulusal, "İyi bir yanma için oksijen gerekir. Kaput altında hapsolan gaz, alev ve oksijen birden buluştuğunda yangın büyür ve söndürülmesi çok zor hale gelir. Böyle durumlarda aracın kaputu önce soğutulmalı, ardından kaput çok hafif aralanarak araya varsa yangın tüpüyle gaz püskürtülmelidir. Eğer yangın tüpü yoksa kaputun arasından su sıkılmalıdır. Yangında her şeyden önce panik yapmamak gerekir. Soğukkanlı olmak çok önemlidir. Benzinli bir araçsa patlama ihtimali olabilir; ancak dizel araçlarda patlama ihtimali oldukça düşüktür. Bu yüzden panik yapılmamalıdır. Araçların çoğu bakımsızlıktan yanıyor. İnsanlar 3-5 bin liralık bakım masrafından kaçıp yıllık periyodik bakımlarını geciktirdiklerinde, kendilerini kar etmiş sanıyorlar. Oysa bakımını uzun süre yaptırmadıklarında çok daha ciddi zararlarla karşılaşabiliyorlar" şeklinde konuştu.