DÜNYA - 19 Mart 2026 Perşembe 16:40 | Son Güncelleme : 19 Mart 2026 Perşembe 16:46

Suriye'de kimyasal silah kalıntılarının imhasına yönelik uluslararası görev gücü kuruldu

A
A
A
Suriye'de kimyasal silah kalıntılarının imhasına yönelik uluslararası görev gücü kuruldu

Kimyasal Silahların Yasaklanması Teşkilatı (KSYT) İcra Konseyi'nde Suriye’de devrik lideri Beşar Esad döneminden kalan kimyasal silahların imha edilmesinin hızlandırılması için uluslararası bir görev gücü oluşturuldu. Türkiye, Suriye hükümetinin daveti doğrultusunda söz konusu görev gücüne katıldı.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Teşkilatı (KSYT) İcra Konseyi’nde Suriye’nin devrik lideri Beşar Esad rejiminden miras kalan kimyasal silah kalıntılarının hızlandırılmış şekilde yerinde imhası konusunda Suriye hükümetine destek olunmasına ilişkin bir görev gücü oluşturuldu. Türkiye, Suriye hükümetinin davetine icabetle söz konusu görev gücüne katıldı.

Diplomatik kaynaklardan yapılan açıklamada, "Kimyasal Silahlar Sözleşmesi uyarınca her ülkenin sahip olduğu kimyasal silah ve kalıntılarını imha etmesi ulusal bir sorumluluk olsa da, devrik rejimin kimyasal silah programını gizli şekilde yürütmesi, KSYT’yle iş birliğinden kaçınmış olması, sabık rejim dönemindeki kimyasal silah programına ait kayıtların akıbetinin bilinmemesi ve imha konusundaki kapasite eksikliği nedenleriyle, Suriye’ye uluslararası toplum tarafından destek olunmasına dönük bir süreç işletilmeye başlanmıştır" denildi.

"Özgürlüğün Nefesi Görev Gücü"

Süreç kapsamında oluşturulan uluslararası görev gücünün Suriye hükümetine, KSYT’yle iş birliği halinde ülkedeki kimyasal silah programının kalıntılarının bulunması, doğrulanması, kontrol altına alınması ve imhasına yönelik yardım sağlamasının hedeflendiği belirtildi. Açıklamada, Suriye tarafınca "Özgürlüğün Nefesi Görev Gücü" olarak adlandırılan mekanizma aracılığıyla, Suriye’ye söz konusu durumlar karşısında teknik, lojistik ve eğitim desteği sağlanması ve uluslararası toplumun bu amaç doğrultusunda vereceği desteğin eş güdümünün yapılmasının beklendiği belirtildi.

Açıklamada, "Görev gücü üyelerinin genel itibarıyla, Suriyeli ekiplerin sahada yürüteceği keşif faaliyetlerinin güvenli şekilde icra edilebilmesi için gerekli eğitim ve teçhizatın sağlanması; sahada tespit edilebilecek kimyasal silah ve kalıntılarının güvenli şekilde kontrol altına alınması, depolanması ve planlı şekilde imhası; güvenli şekilde muhafaza mümkün olmadığı takdirde, yerinde imha edilmesi için gerekli teknik desteğin verilmesi; Suriye’nin sağlık altyapısının kimyasal risklere karşı dayanıklılığının artırılması kapsamında Suriye’nin kapasite ve kabiliyet eksikliklerinin giderilmesine yönelik somut katkılar sunmaları beklenmektedir" denildi.

Türkiye’nin görev gücü kapsamındaki somut katkıları

Diplomatik kaynaklardan yapılan açıklamada, Türkiye’nin Suriye hükümetiyle iş birliği halinde, Suriye’nin çeşitli bölgelerinde insani maksatlı mayın temizleme faaliyetleri icra ederek patlamamış savaş kalıntılarının imhası ile görev gücü kapsamında ve KSYT bünyesinde yürütülen uluslararası faaliyetlere etkin siyasi, teknik ve lojistik katkı sağladığı belirtildi.

Bu kapsamda Türkiye’nin, görev gücü bünyesindeki ülkeler ile KSYT’den uzmanların katılımıyla 16-17 Şubat 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen bir çalıştaya ev sahipliği yaptığının altı çizildi. Açıklamada, "Çalıştayda, Suriye’nin devrik rejimden kalan kimyasal silah programı ve kalıntılarından arındırılmasına yönelik operasyonel, teknik ve kurumsal kapasite eksiklikleri ayrıntılı şekilde değerlendirilmiş; bu doğrultuda Suriye’ye sağlanması öngörülen destek paketleri yapılandırılmıştır" denildi.

New York'ta tören düzenlendi

Söz konusu oluşumun faaliyetlerine resmen başlamasını temsilen görev gücü ülkelerinin yetkililerinin katılımıyla 18 Mart 2026 tarihinde New York’ta bir tören düzenlendi. Törende Türkiye’yi Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız temsil etti.

Görev Gücü’nde Türkiye ve Suriye’nin yanı sıra üyeleri arasında Katar, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Kanada ve KSYT Teknik Sekretaryası bulunuyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Psikiyatri Uzmanı İnci ve Klinik Psikolog Koçakgöl’den yapay zeka bağımlılığı uyarısı Özellikle yalnızlık, sosyal izolasyon ve duygusal destek ihtiyacı yaşayan bireylerin, yapay zeka sistemlerine karşı yoğun bir bağlılık geliştirebildiğine dikkat çeken Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Rıfat İnci ve Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, bu durumun uzun vadede ciddi ruhsal sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Uzmanlar, yapay zeka sistemlerinin insanlarla sürekli iletişim kurabilen, yargılamayan ve her an ulaşılabilir yapıları nedeniyle özellikle duygusal boşluk yaşayan bireylerde güçlü bir aidiyet hissi oluşturabildiğini söyleyerek, "İnsan beyni, düzenli ilgi ve iletişim gördüğü her şeye bağ kurma eğilimindedir. Ancak burada unutulmaması gereken en önemli nokta, yapay zekâ sistemlerinin bir bilinç ya da duygu taşımadığıdır. Kişi zamanla kendisini gerçekten anlaşılıyor ve görülüyor hissedebilir; fakat karşısındaki yapı insani bir duygusal bağ kurmaz. Bu durum, özellikle kırılgan psikolojik dönemlerden geçen bireylerde bağımlılık benzeri bir ilişkiye dönüşebilir. Bazı bireyler zamanla gerçek insan ilişkilerinden uzaklaşıp tüm duygusal paylaşımını dijital sistemlere yöneltebiliyor. Bu bağın kesilmesi, hesabın kapanması ya da erişimin kaybedilmesi gibi durumlar ise yoğun kaygı, panik, terk edilme hissi ve depresif belirtilere neden olabiliyor" ifadelerde bulundu. Özellikle gençler ve yalnız yaşayan bireylerde bu tür dijital bağların giderek arttığını belirten uzmanlar, gerçek sosyal ilişkilerden uzaklaşmanın psikolojik riskleri artırabileceğini vurguladı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Rıfat İnci ve Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, dijital teknolojilerin bilinçli kullanımının önemine dikkat çekerek, "Yapay zeka araçları faydalı teknolojik sistemlerdir; ancak insan ilişkilerinin yerini alabilecek duygusal yapılar değildir. Özellikle ruhsal olarak hassas dönemlerden geçen bireylerin gerçek sosyal destek mekanizmalarından uzaklaşmaması büyük önem taşıyor. Dijital dünyada geçirilen sürenin dengeli olması ve psikolojik ihtiyaçların gerçek insan ilişkileriyle desteklenmesi gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Rıfat İnci ve Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, yoğun yalnızlık hissi, sosyal geri çekilme, dijital platformlara aşırı bağlanma ve gerçek hayattan kopma belirtileri yaşayan bireylerin profesyonel psikolojik destek almasının önemine dikkat çekti.
Adıyaman Başkan Hallaç uluslararası sempozyuma ev sahipliği yaptı Adıyaman’ın Kahta ilçe Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç öncülüğünde Kahta, uluslararası düzeyde önemli bir ilmi buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kâhta Belediyesi’nin paydaş olduğu ve Adıyaman Üniversitesi tarafından düzenlenen "Uluslararası Sahabe ve Safvan b. Muattal Sempozyumu" kapsamında Kahta’ya gelen yerli ve yabancı akademisyenler, Kâhta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç’ı makamında ziyaret etti. 07-09 Mayıs tarihleri arasında Adıyaman’da düzenlenen ve "Sahabe ve Kardeşlik Hukuku" temasıyla gerçekleştirilen sempozyuma; Kâhta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş ile çok sayıda akademisyen katıldı. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden ve yurt dışından gelen akademisyenleri makamında ağırlayan Başkan Hallaç, Kahta’nın tarihi, kültürel ve turistik değerleri hakkında kapsamlı bilgiler vererek ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Program kapsamında akademisyenler, Safvan Bin Muattal Camii ve Külliyesi başta olmak üzere Kâhta’nın tarihi ve turistik mekânlarını ziyaret etti. İlçenin manevi mirası ve kültürel zenginlikleri, konuk akademisyenlerden büyük ilgi gördü. Sempozyum programında konuşan Rektör Prof. Dr. Mehmet Keleş, bu yılki sempozyumda yalnızca ilmî bir konunun değil; insanlığın bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu kardeşlik, merhamet ve birlikte yaşama ahlâkının ele alındığını ifade etti. Kâhta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç ise konuşmasında, Safvan b. Muattal’ın iffetli, sadık ve vakar sahibi kişiliğiyle sahabe ahlakının önemli temsilcilerinden biri olduğunu belirterek, kabrinin Adıyaman’da bulunmasının şehre önemli bir manevi sorumluluk yüklediğini söyledi. Başkan Hallaç ayrıca, Kâhta’nın yalnızca tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda manevi değerleriyle de önemli bir merkez olduğunu ifade etti. Böylesine anlamlı bir sempozyumun Kâhta’da gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Hallaç, programa emeği geçen herkese teşekkür etti. Başkan Hallaç, sempozyumun ilim dünyasına ve toplumsal birlik anlayışına önemli katkılar sunmasını temenni etti. Program, hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.