KÜLTÜR SANAT - 05 Haziran 2019 Çarşamba 15:46

Suya işlenen güzelliklerin peşinde 'Ebru Avcısı'

A
A
A
Suya işlenen güzelliklerin peşinde 'Ebru Avcısı'

Ebru sanatına dair Türkiye’nin en büyük koleksiyonlardan birini meydana getiren İbrahim Hakkı Yiğit, "İyi kötü ayırt etmeden, mümkün olduğunca bütün ebruları topladım. Yere atılmış, üzerinde ayak izi olan çamurlu ebru bile var bende" dedi.

Koleksiyon denilince akla yalnızca modern sanatlar, olmadı saat, tespih gibi nesneler geliyor. Keşfetmekte geç kalınan klasik Türk sanatlarına dair koleksiyon merakı çok öncelere gitmiyor. Hâliyle suda işlenen ebruların peşinde koşan koleksiyoncu sayısı da az olduğu görülüyor. İbrahim Hakkı Yiğit, çok kimse fark etmezken ebrunun değerini bilen nadir isimlerden biri olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin en büyük ebru koleksiyoncu olduğu kaydedilen Yiğit, ilk mektepte pul toplayarak başladığı babasının eve getirdiği bir kitapta gördüğü ebrular sayesinde geleneksel sanatlara âşık olduğunu açıkladı. En sonunda sanatçı Fuat Başar’a talebe olan Yiğit, hocasının ebrularını toplayarak çıktığı yolculukta ilk başlarda kendisine gülenler olsa da Türkiye’nin en büyüğü olduğu belirtilen şahsi ebru koleksiyonunu meydana getirmiş. Toplanan eserlerin kıymeti ise en sonunda ortaya çıkmış. Koleksiyonda 17'nci asırdan bugüne birbirinden kıymetli 2 bin 500’den fazla ebru eseri bulunuyor. 

Bir sanatta icracı olunduğu zaman, sanat eserinin değeri daha iyi anlama şansı bulunduğunu belirten İbrahim Hakkı Yiğit, "Bu meyanda Fuat Başar’dan ebru öğrendiğim gibi; Davut Bektaş’tan ve Ali Alparslan Beylerden de hat eğitimi aldım. Çini ustası Faik Kırımlı’ya da son yıllarında devam ettim. Bu durum da bazı kapıları bize açmış oldu. Mesela elime geçen bir ebru eserinde imza olmasa da kime ait olduğunu kolayca anlayabiliyorum. Yine hat ve çini eserlerinde de bir bakışa sahibim" dedi.

"Halıcıdan bile çıkıyor"
Ebru koleksiyonunuzu genişletmenin kolay olmadığını belirten Yiğit, "Önce hocam Fuat Başar’ın ebrularını hem kendisinden hem de dışardan toplamaya başladım. Koleksiyon merakı beni hatip Mehmet Efendi, İbrahim Edhem Efendi, Necmeddin Okyay, Mustafa Düzgünman gibi diğer hocalara götürdü. Bir sanatçı başka sanatçıya çekti. Bir plan dâhilinde eser toplamadım, Bazen hiç beklenmedik yerlerden beklenmedik şeyler çıktı karşımıza. Mesela bir defasında halı satan bir antikacıda, kıymetli bir koleksiyon buldum. Bazen de küçük parçalar satın aldım. Onları de tamir edip korumaya çalıştım" şeklinde konuştu.

"Bir ebru müzemiz yok"
Koleksiyona başladığı 2000’lerde, kendisi kadar ciddi ebru biriktiren şahıs olmadığı bilgisini veren İbrahim Hakkı Yiğit, "Yalnız daha önceki senelerde ebru toplamış koleksiyoncular bulunmakta idi. Birkaç sene sonra ebru topladığım herkesçe bilinir oldu. Artık bana “Şurada, şu var” diye haberler geliyordu. Sonra Osmanlıda ebrunun bugünkü kullanımında yani tablo gibi değil de; cilt içi gibi daha fonksiyonel maksatlarla kullanıldığını fark ettim. Sahaflara hat var mı, cilt var mı diye sormaya başladım. Neler buldum neler. Koleksiyonumuzu asıl zenginleştiren şey de bu farkındalık oldu" ifadelerini kullandı. 

İbrahim Hakkı Yiğit, sözlerine şöyle devam etti: "Elimde üzerinde tezler yapılabilecek derecede kıymetli şeyler var. Bunların insanların ulaşabileceği bir yerde olması lazım. Nitekim ebru kursları çoğaldı ama genç sanatçılar eski ebru eserlerini sadece sergilerde görebiliyor. Ebruda yeni şeylere ihtiyaç var. Ama geçmişi görmeden bunu yapmaya kalkmak sağlıklı değil. Tek başına üstesinden gelebileceğiz bir şey değil ama bir ‘Ebru Müzesi’ hayalimiz var tabii. Ebru bizim çok güçlü olduğumuz bir sanat dalı. Türk ebrusu diğer kadim sanatlarımız gibi dünya sanat camiasının zirvelerinde bulunmakta. Geçmişteki ebru birikimimizi bir şekilde insanlara göstermemiz lazım. Bu müze, ebruyu yeniden ve doğru bir şekilde aktarmamıza vesile olmalıdır. Kurulacak müzede eserler sergilendiği gibi eğitimler de verilmeli. Sanatın nasıl yapıldığı canlı olarak gösterilmeli. Sanatın geçmişiyle bağ kurmamız gerekiyor. Çünkü “Osmanlıda ebru yasaktı, bu yüzden hat levhalarının arka kısımlarına yapıştırılıyordu” gibi aslı olmayan şeyler söyleniyor. Bunları yıkmak gerekiyor".

"Modern tarzdaki ebru eserlerinin tek başına geleceğe taşınmaz"
Modern tarzdaki ebru eserlerinin tek başına geleceğe taşınmayacağını söyleyen Yiğit, "Hat, minyatür, resim gibi başka sanatlarda bir zemin olarak kullanılabilirler ama eski ebrular kadar güçlü eserler çıkacağını düşünmüyorum. Çünkü kendi geleneğini henüz oluşturamamıştır. Bu uzun yıllar alabilir".

"Kimsenin eline almadığı şeyleri de satın aldım"
İyi kötü ayırt etmeden, tarihî bir özelliği var diye mümkün olduğunca bütün ebruları topladığını bildiren İbrahim Hakkı Yiğit, "Kimsenin eline almadığı şeyleri de satın aldım. Yere atılmış, üzerinde ayak izi olan çamurlu ebru bile var bizde. Çünkü kendi kendime “Bu sanat yok olsa sadece bizdeki işlerle yeniden ayağa kaldırabilmek mümkün olsun” diye niyet etmiştim. Herkes bana bu kadar kötü şeyleri niçin topluyorsun diye söyleniyordu. Haksız çıktılar" şeklinde konuştu. 

Kaçırdığınız eserler de olduğunu söyleyen Yiğit, "Hatta bir defasında Mustafa Düzgünman’ın yüzlerce ebrusunu son anda kaçırdım. Hâliyle üzüldüm. Azmederek bu eserlerin fotoğraflarına bakıp her birini yüzlerce defa meşk ettim, benzerlerini yaptım. Bu işin sonu yok. Aradığım her şeyi bulamadım. Her güzel ebru buluşumda “Bu zirvedir, daha iyisini göremem” diye düşünüyorum. Ancak peşinden bana atılan bir tokat gibi daha güzeli karşıma çıkıyor. Dolayısıyla ebrunun güzelliğine bir sınır koyamam" dedi.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Balıkesir’de PKK’ya darbe Balıkesir’de Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü PKK/KCK terör örgütüne yönelik operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan bir kişi ile sosyal medyadan terör propagandası yapan 5 şüpheli yakalandı. Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri koordine içerisinde PKK/KCK ve PYD/ YPG terör örgütüne yönelik operasyon gerçekleştirdi. Ekipler tarafından gerçekleştirilen PKK/KCK terör örgütünün Suriye’deki uzantısı olan PYD/YPG terör örgütü içerisinde silahlı olarak faaliyet yürüttüğü ve Balıkesir’de ikamet ettiği tespit edilen bir şüpheli şahsa Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan. PKK/KCK-PYD/YPG Terör örgütü faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik yapılan çalışmalarda, sosyal medya sitelerinde terör örgütünün faaliyetlerini meşru gösteren övücü/sahiplenici mahiyette paylaşımlar yapan ve Balıkesir’de ikamet ettiği tespit edilen 4 şüpheli şahsa ’Terör Örgütü Propagandası Yapmak’ suçundan, bugün sabah 06.30 sularında eş zamanlı olarak operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonda 5 şüpheli yakalandı. Ayrıca adreslerde yapılan arama çalışmalarında Türkiye’ye kaçak yollardan girdiği tespit edilen 16 yabancı uyruklu şahıs yakalandı.
İstanbul Okul müdürünün öldürülmesine meslektaşlarından tepki Meslektaşları, okul müdürü İbrahim Oktugan’ın öldürülmesine okulda yaptıkları açıklamayla tepki gösterdi. Eyüpsultan Alibeyköy’de bulunan Final Anadolu Lisesinde 5 ay önce okuldan atılan Iraklı öğrencisinin silahlı saldırısı sonucu yaralanarak hastaneye kaldırılan okul müdürü İbrahim Oktugan hayatını kaybetmişti. 74 yaşındaki eğitimci İbrahim Oktugan’ın hayatını kaybetmesinin ardından çalıştığı okulda Eğitim-Bir-Sen İstanbul 2 No’lu Şube Başkanlığı basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasında konuşan İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Mahmut Akay, "Eğitime ve eğitimciye saygıyı esas alan bir medeniyetin varisi olan ülkemizde geleceğimizi emanet ettiğimiz eğitimcilere yönelik saldırılar, tedbir alınmadığı için artarak devam etmektedir. Eğitim ve şiddeti aynı cümle içerisinde kullanmak bile bizi derinden yaralamaktadır. Şu bilinmelidir ki; eğitime ve öğretmene yapılan her kötülük geleceğimizin erozyonudur. Dünkü saldırıyı da kamu çalışanlarına yönelik bütün şiddet eylemlerini de kınıyor ve lanetliyoruz. Okullar yol geçen hanı değildir. Kaba kuvvetle problem çözülecek yerler değildir. Eğitimciler her fırsatta itilip katılacak insanlar değildir. Hukuk sistemimiz eğitimcileri ve bütün kamu çalışanlarını güvenceye alacak caydırıcı tedbirleri almalı, haklının, mağdurun, saldırıya uğrayanın yanında olmalı, ’Yaparım yanıma kar kalır’ düşüncesini yıkmalı, saldırganlara gereken cezayı vermelidir" dedi.
Tekirdağ Güç sporcuları, 60 tonluk su tankerini çekti Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde powerlifting sporcusu Sadrettin Özbahçeci ve Kahraman Gevrovski, yaptıkları güç gösterisinde 60 tonluk su tankerini çekmeyi başardı. Çerkezköy ilçesinde powerlifting sporu ile uğraşan Sadrettin Özbahçeci ve Kahraman Gevrovski, yeni bir güç gösterisi ile vatandaşların karşısına çıktı. Daha önce 18 ton TIR süren ve yaklaşık 2 buçuk ton ağırlığındaki Türkiye’nin yerli otomobili TOGG’u kaldırmayı başaran sporcular yine sıra dışı bir denemeyle halkın karşısına çıktı. Güçlü sporcular, Veliköy Belediye Düğün Salonu Otoparkı’na çekilen 2 adet 30’ar tonluk su tankerini çekmek için bir araya geldi. Önce tek tek denediler Otoparka çekilen 30 tonluk su tankerini ilk etapta tek başlarına hareket ettirmeye çalışan Özbahçeci ve Gevrovski, bellerine bağladıkları halatlarla izleyicilerin gözü önünde tankeri hareket ettirmeyi başardılar. Tek başlarına denemeleri başarılı olan sporcular sonra bir araya gelerek 2 adet 30’ar tonluk tankeri sürmeye çalıştılar 7 metre çektiler Daha önce birçok kez güç denemesi gerçekleştiren ikili, zorlu görev için bellerine bağladıkları halatlarla 60 tonluk tankerleri birlikte hareket ettirmeyi başardılar. Yaklaşık 7 metre boyunca tankerleri çeken Özbahçeci ve Gevrovski başarılı denemelerin ardından izleyicilerden büyük alkış topladı. Hedefleri uçak çekmek Güç denemesinin ardından açıklamalarda bulunan Özbahçeci, “Sadece ikimiz çektik. Araçlar boştaydı biz bunu daha da geliştirmek istiyoruz. Allah’ın izniyle daha iyisini yapacağız. Tek başımıza daha önce 20 ton çekmiştik. Bu bizim için bir rekor oldu. Artık hedefimiz daha büyük. Traktör, biçerdöver, uçak bulabilirsek çekmeyi düşünüyoruz” dedi. TOGG’u kaldırıp, 18 ton TIR çekmişti Başarılı sporcular daha önceki denemelerinde de yaklaşık 2 buçuk ton ağırlığındaki Türkiye’nin yerli otomobili TOGG’u kaldırıp, 18 tonluk TIR çekmeyi başarmışlardı.
Edirne Kaçak göçmenleri tespit edecek Sınır Kenti olan Edirne’de düzensiz göçle mücadele çalışmaları aralıksız olarak devam ediyor. Düzensiz göçmenlerin tespitini kolaylaştıran Mobil Göç Noktası Aracı ile şehrin çeşitli noktalarında Emniyet birimleri ile birlikte parmak izi sorgulaması yapılacak. Kentin en işlek noktalarından birisi olan Saraçlar Caddesi’nde faaliyete başlayan Mobil Göç Noktası Aracı’nda görevli ekipler, düzensiz göçmen olduğundan şüphelendiği kişilerin kimliklerini sorguladı. Düzensiz göçmenlerin tespiti konusunda başlatılan titiz çalışmalar aralıksız olarak devam ederken, kentte hizmete başlayan Mobil Göç Noktası Aracı da mücadelenin kolaylıkla yürütülmesine katkı sağlayacak. Edirne İl Emniyet ve İl Göç İdaresi Müdürlüğü ekipleri, kentin en işlek noktalarından birisi olan Saraçlar Caddesi’nde düzensiz göçmenlerle mücadele noktasında görev aldı. Polis ekipleri, düzensiz göçmen olduğundan şüphelendikleri ve kimliklerini ibraz edemeyen şahısları Mobil Göç Noktası Aracı’na yönlendiriyor. İl Göç İdaresi Müdürlüğü ekipleri tarafından araç içerisinde göç veri tabanı üzerinden biyometrik parmak izi kontrolü yapılıyor. Bu kontrollerle yasal kalış hakkı olmadığı tespit edilen kişiler, geri gönderme merkezine alınarak deport (Sınır dışı etmek) işlemleri başlatılıyor. Mobil Göç Noktası Aracı, aynı zamanda ŞOK uygulamalarda kentin farklı noktalarında görev alacak. (ÖC-