MAGAZİN - 09 Ocak 2020 Perşembe 20:21

Tam bir mutfak sevdalısı Sinan Çalışkanoğlu

A
A
A
Tam bir mutfak sevdalısı Sinan Çalışkanoğlu

“Güldür Güldür” ekibinden ünlü oyuncu Sinan Çalışkanoğlu, aynı zamanda yöresel mutfağın hayranı çıktı…

Selena, Türk Malı,Kertenkele ve İlk Buluşma gibi filmindeki performansı ile de adından söz ettiren Çalışkanoğlu  Yemek Zevki dergisine konuştu.


Mutfakla aranız nasıl?

Mutfakla aram hep çok iyi ama tüketici olarak. Güzel yemek yemeyi özellikle yöresel lezzetleri ve doğal ürünleri yemeyi severim.

Yemek yapar mısınız?

Yumurta kırarım ve makarna yapabilirim. Annem çok güzel yemek yaptığı için yemek yapmayı öğrenmek zorunda kalmadım. Şu anda da yemeklerimizi eşim yaptığı için benim hiçbir şey yapmama gerek kalmıyor zaten.

Yemek seçer misiniz?

Seçerim tabii. Kokusuna bile dayanamadığım yemekler var mesela. Kereviz ve bamya asla yemediğim yemeklerdir.

Belli bir yöre var mı özellikle sevdiğiniz?

Turnelerden dolayı pek çok şehre gidip, o yörenin en özel ve güzel yemeklerini tatma imkanım oluyor.

Türkiye’nin her yerinde çok

güzel yemekler ve değişik lezzetler var tabii ama son iki yıldır favorim, Hatay mutfağı. Zaten UNESCO tarafından gastronomi şehri listesine alınmış, lezzetini ispatlamış bir mutfak. “400’ü aşkın yemek çeşidi var”
Hatay mutfağı ile nasıl tanıştınız? Benim, bu mutfakla tanışmama eşim sebep oldu. Kendisi Hataylıdır ve çok güzel yemek yapar. Hatay mutfağı, şehrin kültürü gibi çok zengin ve kendine has karakteristik özellikleri bir arada barındıran bir mutfak. Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehrin, yeme içme alışkanlıkları ve kendine has tariflerinin ne kadar bol ve çeşitli olduğuna şaşırmamak lazım. Mutfağı da kültürü gibi renkli ve özel.

Bu çeşitliliği biraz anlatır mısınız?

Bir kere özgün ve çok çeşitli reçeteleri olan bir mutfak. 400’ü aşkın yemek tarifi var. Bunlardan 200’ü tamamen özgün. 40 adet tarif ise unutulmuş reçetelerden oluşuyor. Osmanlı mutfağında 300 civarı tarif olduğunu göz önünde bulundurursak. Hatay mutfağının neden bu kadar özel olduğu sorusuna cevap vermiş oluruz. Ben bu yemeklerin ancak yüzde 10 kadarını tatmışımdır. Dahayiyecek çok şey var.

Hatay mutfağının lezzet ve çeşitliliği dışında cazip bir yanı var mı?

Bence, Hatay mutfağının en ilginç yanı, geleneklerinin olması. Özenle hazırlanmış bir yemek size sunulduğunda bunu tek başına yiyemiyorsunuz. Her yemek mutlaka başka bir yemekle tamamlanıyor. Yemekler genel olarak ikili sunumlar şeklinde oluyor. Olmazsa olmazları var. Bir nevi yazılı olmayan kurallar ve kaideler gibi. Mesela bir yemek yemek istiyorsunuz, yemeği sunan kişi yanında bir yemek daha servis ediyor. “Bununla beraber yemezsen, tadı çıkmaz” gibi bir anlayış var. Benim hiç şikayetçi olmadığım ve sonuna kadar keyfini çıkardığım bir gelenek bu.

11. yüzyıldan gelen ‘tüffahiye’

Bunun yanı sıra 2 bin yıl önce yapılan bir yemeği, hiçbir değişiklik olmadan hala yiyebiliyor olmanız da hem şaşırtıcı hem de harika. Zamanda yolculuk yapmak gibi bir şey. Ne pişirme usulü ne baharatı ne de sunumu değişmeden aynı şekilde korunmuş ve gelmiş. Mesela eşim evde 11. yüzyıldan kalma ‘Tüffahiye‘ diye bir yemek yapabiliyor. Hataylılar her koşulda ve her malzemeden inanılmaz lezzette yemekler yapabiliyorlar. Hatay’da aç kalmanız neredeyse imkansız gibi bir şey. Zaten sofrada bile bir sonra ki öğünde yenecek olan yemeğe karar veriliyor. Örneğin öğle yemeği yiyorsunuz. Akşama da şunu yiyelim gibi bir takım konuşmalar oluyor. Böyle bir şehrin yemek konusunda bu kadar ilerlemiş olmasına şaşırmak mümkün değil.

Hatay mutfağından favori yemeğiniz hangisi?

Tariflerin tamamını tadamamış olmama rağmen benim listem gerçekten uzun ama 1.sırada, ‘Tepsi Kebabı ‘var. Hataylılar ve Hatay’a gelenlerin en favori yemeği. Hatay’da sabah, öğlen akşam her an her yerde yiyebildiğiniz bir yemek. Evde de yapılabiliyor ama taş fırında pişirilip, tırnaklı pideyle servis edilmiş halini sözcüklerle anlatmak yetersiz. Tek başıma bir tepsi yiyebilirim. Başka yerlerde de benzer tarifleri olan bir yemek ama Hatay’da yediğim tepsi kebabının eşi benzeri yok. Bunun dışında Hatay’a özgü çiğ köfte, çeşitli mezeler ve tabii ki tatlılar var.


Tepsi Kebabı”nın tarifini verdi. Bu tarifi bizimle paylaşır mısınız?

Tepsi kebabı, yarım kilo veya bir kilo kaburga etinden hazırlanıyor. Diğer malzemelerin
yoğunluğu etin miktarına göre belirleniyor.Kaburga eti, zırhtan geçirilerek güzelce kıyılıyor.
İçine, soğan, maydanoz, kapya biber, sivri biber ve sarımsak gibi malzemeler de eklenip onlar da zırhtan geçiriliyor. Daha sonra karabiber ve tuz eklenip bir güzel yoğuruluyor. Yoğurma işlemi bitince, malzeme tepsiye yayılıyor. Üzeri, domates ve sivri biberle süslenip, taş fırına gönderiliyor. 10/15 dakika da pişiriliyor. Sıcak sıcak, afiyetleyeniyor.

Künefeye gelecek olursak, favoriniz hangisi tatlı?

Peynirli künefe tabii ki tartışmasız ilk sırada yani ben Hatay’da yiyene kadar hiç künefe yemiş saymıyorum kendimi. Bence Türkiye’nin en iyi künefesi. Bol peynirli bol fıstıklı çıtır çıtır ve sıcak. Künefenin yanı sıra yine sıcak sıcak yenen ‘Müşebbek’ (halka tatlısı) ve peynirli irmik helvası. Bir de soğuk yenen ‘haytalı’ var. Adana’ya ait Bici Bici’ye benziyor ama Haytalı sunum ve tat olarak daha farklı. Hayatlılar’ın dediği gibi ‘Haytalı Bici bici değildir.

Yemek seçtiğinizi söylemiştiniz, Hatay mutfağından sevmediğiniz yemek var mı?

Evet maalesef var. Sürk peynirini sevmiyorum bana biraz ağır geliyor çünkü bir takım yoğun baharatların taze çökelekle yoğrulup daha sonra küflendirilmesiyle hazırlanan bir kahvaltılık türü. Eşim bayılır hatta aşırı küflüsünü sever ancak ben bir türlü kokusundan dolayı sevemedim.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi, THE 2026 Asya Üniversiteleri sıralamasında yer aldı Kastamonu Üniversitesi, Times Higher Education (THE) tarafından yayımlanan 2026 Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda Türkiye’deki üniversiteler arasında 39. sırada yer aldı. Kastamonu Üniversitesi, dünyanın saygın yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından Times Higher Education (THE) tarafından yayımlanan 2026 Asya Üniversiteleri Sıralaması sonuçlarında uluslararası görünürlüğünü sürdürdü. THE tarafından açıklanan 2026 Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda, 36 ülke ve bölgeden 929 üniversite değerlendirmeye alındı. Sıralama, üniversitelerin öğretim ve araştırma ortamları, araştırma kalitesi, uluslararası görünüm ve sanayi başlıklarındaki performansları esas alınarak hazırlandı. THE metodolojisinde üniversiteler, toplam 18 performans göstergesi üzerinden değerlendirildi. Türkiye, 2026 Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda dikkat çeken ülkeler arasında yer aldı. THE’nin yayımladığı sonuçlara göre Türkiye’den 109 üniversite sıralamada yer alırken, Kastamonu Üniversitesi 39. sırada yer aldı. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen sonuca ilişkin yaptığı değerlendirmede uluslararası sıralamaların üniversitelerin gelişim yönünü belirlemede önemli bir referans niteliği taşıdığını belirterek, "Times Higher Education tarafından hazırlanan Asya Üniversiteleri Sıralaması, yalnızca bir sıralama değil; kurumların güçlü yönlerini ve gelişime açık alanlarını görmelerine imkan tanıyan stratejik bir değerlendirme aracıdır. Türkiye’nin 109 üniversite ile en fazla temsil edilen ilk beş ülke arasında üçüncü sırada yer alması yükseköğretim sistemimiz açısından dikkat çekici bir göstergedir. Bu tabloda 601-800 bandında yer almamız ise son yıllarda ortaya koyduğumuz istikrarlı gelişimin somut bir yansımasıdır" dedi. Elde edilen sonuca ilişkin değerlendirmesinde uluslararası sıralamaların üniversitelerin gelişim yönünü belirlemede önemli bir referans niteliği taşıdığını söyleyen Rektör Topal, "Times Higher Education tarafından hazırlanan Asya Üniversiteleri Sıralaması, yalnızca bir sıralama değil; kurumların güçlü yönlerini ve gelişime açık alanlarını görmelerine imkân tanıyan stratejik bir değerlendirme aracıdır. Türkiye’nin 109 üniversite ile en fazla temsil edilen ilk beş ülke arasında üçüncü sırada yer alması yükseköğretim sistemimiz açısından önemli bir göstergedir. Üniversitemizin 601-800 bandında yer alması ise son yıllarda ortaya koyduğumuz istikrarlı gelişimin somut bir yansımasıdır. Eğitim-öğretim süreçlerimizin niteliğini artırmaya, araştırma kapasitemizi geliştirmeye ve topluma katkı üretme sorumluluğumuzu daha etkin şekilde yerine getirmeye yönelik çalışmalarımızın uluslararası sıralamalara yansıması memnuniyet vericidir. Bulunduğumuz noktayı bir sonuçtan ziyade yeni bir başlangıç olarak değerlendiriyoruz ve Üniversitemizin daha üst sıraları hedefleyebilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz" diye konuştu. Rektör Topal, sürece katkı sunan akademik ve idari personele de teşekkür ederek, "Uluslararası sıralamalara veri sağlayan ve kurumsal verilerimizin doğru, düzenli ve zamanında paylaşılmasına katkı sunan tüm personelimiz ile öğrencilerimize teşekkür ediyor, aynı kararlılık ve iş birliği anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Uluslararasılaşma alanlarında sağladıkları teşvik ve destekler dolayısıyla YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine teşekkürlerini ileten Rektör Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin ulusal ve uluslararası düzeyde daha ileri bir konuma ulaşması yönündeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
İstanbul GençBizzTech 2026’da finale çıkacak 10 lise girişimi belli oldu Türkiye İş Bankası ve Genç Başarı Eğitim Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen GençBizzTech 2026’da finale çıkacak 10 lise girişimi belli oldu. Türkiye İş Bankası ve Genç Başarı Eğitim Vakfı (GBEV) iş birliğiyle bu yıl üçüncü kez düzenlenen GençBizzTech 2026 Bilim ve Teknoloji Temelli Lise Girişimcilik Programında final heyecanı başlıyor. Ülke genelindeki devlet fen liselerinden programa katılan yüzlerce ekip arasından seçilen 10 liseli genç girişim takımı, projelerini Türkiye finalinde jüri karşısında sunmaya hazırlanıyor. Bilim ve teknoloji odaklı girişimler geliştirme hedefi Öğrenciler; üreticilik ve problem çözme yetkinliklerinin gelişmesi, bilim ve teknoloji odaklı girişimler geliştirmeleri hedefiyle yürütülen program kapsamında girişimcilik, yapay zekâ, teknoloji ve iş modeli geliştirme alanlarında kapsamlı bir eğitim sürecinden geçti. Ekipler, eğitimlerin ardından projelerini geliştirerek değerlendirme sürecine katıldı ve Türkiye finalinde yer alacak 10 ekip belirlendi. Farkla alanlarda çözüm üreten projeler Tarım, sağlık, eğitim, lojistik, afet teknolojileri gibi farklı alanlarda çözümler sunan GençBizzTech 2026 finalistleri ise şöyle: Ordu’dan AGROGEN takımı, uydu verileri ve yapay zekâ ile çiftçilere kârlı üretim kararlarını sunan bir tarım destek sistemi geliştirdi. Samsun’dan SHIFT takımı, bitkilerin su ihtiyacını analiz ederek sulama süreçlerini optimize eden akıllı bir çözüm sunuyor. Sakarya’dan NEXTECH takımı, lojistik sektöründe sürücü güvenliği ve filo yönetimini tek bir sistemde birleştiren bir platform geliştirdi. Gaziantep’ten Quantum AI takımı, girişimlerin finansal sürdürülebilirliğini analiz eden yeni nesil bir değerleme modeli üzerinde çalışıyor. Kütahya’dan HIGGS takımı, göz damlası kullanımını kolaylaştıran bir medikal cihaz tasarladı. Mersin’den VitaSense takımı, hastaların hareket verilerini izleyerek riskleri tespit eden sensör tabanlı bir sağlık çözümü sunuyor. Konya’dan Virtual Biopsy takımı, yapay zekâ ile cilt lezyonlarını analiz ederek erken teşhise katkı sağlayan bir platform geliştirdi. Balıkesir’den Laboratuv-AR takımı, artırılmış gerçeklik teknolojisiyle fen deneylerini dijital ortama taşıyor. Antalya’dan NOVA takımı, deprem sonrası hızlı analiz yapılmasını sağlayan otonom enkaz tarama sistemi tasarladı. İzmir’den BrainTech takımı, beyin cerrahisi öncesinde kritik bölgeleri haritalayan yapay zekâ destekli bir çözüm üzerinde çalışıyor. Uluslararası sahneye açılan bir fırsat 9 Mayıs’ta gerçekleşecek Türkiye finalinde ekipler, er, projelerini jüriye sunarak dereceye girmek için yarışacak. Birinci olan ekip, Letonya’da düzenlenecek Avrupa’nın önde gelen girişimcilik festivallerinden olan GEN-E 2026’ya katılma hakkı kazanacak. Finalist ekipler, aynı zamanda uluslararası platformda projelerini tanıtma fırsatı elde edecek.