DÜNYA - 17 Nisan 2024 Çarşamba 14:48 | Son Güncelleme : 17 Nisan 2024 Çarşamba 14:51

Tanzanya ve Kenya’da sel felaketi: 71 ölü

A
A
A

Doğu Afrika ülkesi Tanzanya’da şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketinde 58, Kenya’da ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Doğu Afrika’da etkili olan şiddetli yağışlar sel felaketine yol açtı. Yağış sezonunun başladığı Tanzanya’da hükümet tarafından yapılan açıklamaya göre 1 ve 13 Nisan tarihleri arasında 10 bölgede meydana gelen selde en az 58 kişi hayatını kaybetti. Ülkenin kuzeyinde Arusha bölgesinde devam eden şiddetli yağışlarda evlerin sular altında kalması ve hasar görmesi nedeniyle en az bin kişinin evsiz kaldığı belirtildi. Uluslararası Kızılay Kızılhaç Dernekleri Federasyonu (IFRC) tarafından yapılan açıklamada, yağış sezonunda toplam 10 binden fazla ailenin yerinden edildiği ve 8 binden fazla evin ise hasar gördüğü kaydedildi.

Tanzanya ve Kenya’da sel felaketi: 71 ölü

Kenya’da 15 bin kişi evsiz kaldı

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Kenya’da yaşanan selde ise 13 kişinin öldüğünü, 15 bin kişinin de evsiz kaldığını duyurdu. Kenya'nın başkenti Nairobi'de 15 Mart’ta başlayan yağışlarda en az 11 kişinin hayatını kaybettiği, 8 Nisan'da ise Muranga bölgesinde yağmur suyu toplama alanında biri çocuk 2 kişinin boğularak öldüğü kaydedildi. Kenya'nın doğusundaki Kitui bölgesinde de bir kişinin kayıp olduğu bildirildi.
Mart ayının son haftası başlayan yağış sezonunda, nehirlerdeki su seviyelerinin yükseldiği, sel sonucu altyapıda hasar meydana geldiği, hayvanların telef olduğu ve kara yollarının kapandığı belirtilen BM açıklamasında, ülkenin kuzey, orta, batı ve doğu bölgelerinin riskli olduğu kaydedildi. Kenya Kızıl Haçı tarafından yapılan açıklamada ise şiddetli yağışlardan 16 bölgede 17 bin 445 evin etkilendiği belirtildi. Yağış miktarının bu ay sonuna doğru zirveye ulaşması bekleniyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çine Adnan Menderes Barajı eski günlerine geri döndü Geçtiğimiz yıllarda etkili olan kuraklık nedeniyle su seviyesi yüzde 10’un altına düştüğü Çine Adnan Menderes Barajı eski günlerine geri döndü. Su seviyesinin her geçen gün arttığı barajda doluluk oranının yüzde 80’lere yaklaştığı ve önümüzdeki sulama dönemi için Aydın’da su sıkıntısı yaşanmaması öngörülüyor. Aydın’ın 1.5 asırlık rüyası olan ve 10 Ekim 2020 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılan o dönem Avrupa’da birinci dünyada ise 5. en yüksek silindirle sıkıştırılmış beton baraj olarak hizmete açılan Çine Adnan Menderes Barajı geçen yıl tarihinin en düşük seviyesini görmüştü. Adeta kuruma noktasına gelen 136.5 metre temel yüksekliğine sahip Çine Adnan Menderes Barajı bu yıl bol ve bereketli geçen yağışların ardından dolma seviyesine yaklaştı. Sulama, taşkın koruma ve enerji üretim maksatlı inşa edilen, Çine, Aydın, Koçarlı ve Söke Ovası’nı besleyen 350 milyon metreküp depolama hacmine sahip Adnan Menderes Barajı’nın son durumu yüzleri güldürdü. Geçen yıl ciddi su sıkıntısının yaşandığı Aydın’da bu yıl çiftçilerin sulama yönünden rahat bir sezon geçirmesi bekleniyor. Çine Adnan Menderes Barajı; Çine Ovası’nda 6 bin 279 hektar, Koçarlı Ovası’nda 13 bin 79 hektar, Söke Ovası’nda 3 bin hektar olmak üzere toplam 22 bin 358 hektar araziyi sulayacak.
Bursa BURULAŞ’ın kadın otobüs sürücüsünden örnek davranış Bursa Büyükşehir Belediyesi BURULAŞ bünyesinde görev yapan otobüs sürücüsü Yasemin Alıç, İnegöl’de yolcu taşırken, vatandaşlardan birinin rahatsızlanması üzerine örnek bir insanlık ve ilk yardım müdahalesine imza attı. İnegöl ilçesinde, Yasemin Alıç’un yolcu taşıdığı 619 numaralı hatta, yolculuk yapan 70 yaşlarındaki bir vatandaş aniden rahatsızlanarak bayıldı. Kriz anında soğukkanlılığını koruyan sürücü Yasemin Alıç, kendi içme suyu ve hijyen malzemeleriyle ilk müdahaleyi yaptı. Aynı zamanda 112 Acil ekipleriyle iletişime geçen Alıç, zaman kaybetmeden güzergah dışına çıkarak vatandaşı güvenli şekilde İnegöl Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne ulaştırdı. "Yapmam gerekeni yaptım" Yaşanan anları anlatan sürücü Yasemin Alıç, olayın çok kısa sürede geliştiğini belirterek şunları söyledi, "Normal güzergahıma çıktım, Alanyurt köy içine giriş yaptım. İlk durakta yolcularımı aldım, amca da otobüsteydi. Bir iki dakika geçmeden rahatsızlandığını fark ettik. Direksiyonda olduğum için yan tarafımda duran bir beyefendiden yardımcı olmasını rica ettim. Çünkü yolcumuz tamamen baygın haldeydi. Yolcularımdan da arka tarafa doğru ilerlemelerini istedim ki rahat edebilsin. Daha sonra 112’yi aradım. Sürekli iletişim halindeydik. Bir yandan yolcuya simüdahale etmeye çalıştım, diğer yandan da diğer yolcularımın güvenliği için direksiyon hakimiyetimi korudum. Güzergahı değiştirerek direkt acil servise götürdüm ve hastane yetkililerine durumu anlattım. Belki ben de rahatsız olabilirdim, benim ailemden biri de böyle bir durumda olabilirdi. Yapmam gerekeni yaptığımı düşünüyorum" dedi. Görev bilinci, soğukkanlılığı ve insan hayatını her türlü ticari kaygının önünde tutan yaklaşımıyla örnek olan Yasemin Alıç, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin vatandaş odaklı hizmet anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi.
Mersin Mersin’de ormanlık alanlara girişler yasaklandı Mersin’de yaz mevsimiyle birlikte artan sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgar nedeniyle orman yangınlarına karşı ek tedbirler alındı. Alınan karar doğrultusunda, 15 Mayıs-30 Ekim 2026 tarihleri arasında il genelindeki ormanlık alanlara girişler yasaklandı. Mersin Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, 6831 Sayılı Orman Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında alınan tedbirlerle, ormanların korunması ile vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanmasının hedeflendiği bildirildi. Yapılan açıklamada, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü AVBİS sistemi üzerinden izinli av faaliyetleri dışında ormanlık alanlara girişe izin verilmeyeceği belirtildi. Ormanlık alanlarda ve çevresinde ateş yakılması, mangal, semaver ve benzeri araç gereçlerin kullanılması da yasak kapsamına alındı. Ayrıca ormanlara 4 kilometre mesafede havai fişek, dilek balonu ve benzeri yanıcı materyallerin kullanımına izin verilmeyeceği kaydedildi. Anız, bağ-bahçe ve tarla temizliği amacıyla bitki örtüsü yakılmasının da yasak olduğu ifade edildi. Açıklamada, orman içi ve bitişiğinde kaynak makinesi, spiral ve kıvılcım çıkarabilecek ekipmanların açık alanda kullanımının yasaklandığı, zorunlu çalışmaların ise yalnızca gerekli yangın önlemleri alınarak ve orman idaresinin bilgisi dahilinde yapılabileceği vurgulandı. Öte yandan ormanlık alanlara bitişik taşınmaz sahiplerinin, mülkiyetleri içerisindeki yanıcı maddeleri temizleyerek yangın emniyet şeridi oluşturmakla yükümlü olduğu bildirildi. Enerji nakil hatlarında yangın riskine karşı bakım ve kontrol çalışmalarının artırılacağı, gerekli durumlarda kontrollü enerji kesintileri uygulanabileceği ifade edilirken, belediyelerin de çöp depolama alanları, yol kenarları ve orman çevresindeki yanıcı materyallerin temizliğini sağlayacağı ve iş makinelerini hazır bulunduracağı aktarıldı. AFAD koordinasyonunda tahliye planları ve toplanma alanlarının oluşturulacağı belirtilen açıklamada, tüm kamu kurumları, belediyeler, kolluk kuvvetleri ve ilgili kuruluşların yangınlarla mücadelede koordineli şekilde görev yapacağı kaydedildi. Yetkililer, yangın riski taşıyan durumların vakit kaybedilmeksizin 112 Acil Çağrı Merkezine bildirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, alınan karar ve tedbirlere aykırı hareket edenler hakkında adli ve idari işlem uygulanacağını bildirdi. Açıklamada, "Ormanlarımız sadece bugünün değil, yarınlarımızın da nefesidir. Yeşil Vatanımız olan ormanlarımızı korumak, geleceğimizi korumaktır" ifadelerine yer verildi.