KENT HABERLERİ - 20 Kasım 2015 Cuma 14:27

Tarihi Kentler Birliği’nden Eyüp Belediyesi’ne süreklilik ödülü

A
A
A
Tarihi Kentler Birliği’nden Eyüp Belediyesi’ne süreklilik ödülü

Eyüp Belediyesi, Tarihi Kentler Birliği’nin düzenlediği Özendirme Yarışması'nda “Süreklilik Ödülü”ne layık görüldü. Ödülü alan Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın, “Kent içerisindeki tarihi dokunun ve eserlerin canlandırılması ve bunların hayata kazandırılması anlamında genel bir uygulama kazanmış, bunu sürekli yapan belediyelere verilen bir ödül” dedi.

Kamuoyunda Türkiye'nin en ciddi yerel yönetimler ödülü olarak kabul edilen Tarihi Kentler Birliği’nin 14 yıldır düzenlediği Özendirme Yarışmasının sonuçları, Antalya’da düzenlenecek ödül töreni ile açıklandı. Eyüp Belediyesi en prestijli ödüllerden biri olan “Süreklilik Ödülü”ne layık görüldü. Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın, Antalya’daki YAPEX Fuarı’nda düzenlenen törende takdim edilen ödülü, Tarihi Kentler Birliği Başkanı ve aynı zamanda Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ın elinden aldı.
Eyüp Belediyesi’nin Zal Mahmut Paşa Camii restorasyon projesi ile katıldığı yarışmanın sonuçları her yıl olduğu gibi bu yıl da Antalya YAPEX Restorasyon Fuarı’nda açıklandı. ÇEKÜL Vakfı ve Akdeniz Tanıtımın işbirliğinde, Tarihi Kentler Birliği tarafından düzenlenen yarışma, Türkiye’nin en saygın akademisyen ve uygulayıcılarının jüri üyeliğinde düzenlenen yarışmanın Bilim Kurulu Başkanlığı’nı ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen yaptı.

Tarihi Kentler Birliği’nin 14 yıldır düzenlediği Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması'nın ödül töreni yapıldı. Belediyecilikte özgün projelerin desteklenmesi ve yapılan çalışmaların tüm belediyelere örnek olacak şekilde tanıtılarak yaygınlaştırılması amacıyla gerçekleştirilen yarışmaya bu yıl, 132 belediye toplam 251 proje ile başvurdu. Özendirme Yarışması Ödül Töreni çok sayıda davetliyi de ağırladı. Törene Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın’ın yanı sıra, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik ile il ve ilçe belediye başkanları katıldı.

“EYÜP, MİMAR SİNAN ESERLERİNİN MERKEZİ”
Ödül ile ilgili görüş ve düşüncelerini aktaran Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın, “Aslında çok anlamlı bir ödül gerçekten. 250 civarında eser sunulmuş yarışmaya. Bunların 54 tanesi değerlendirmeye alınmış. Bu eserler arasında süreklilik ödülü olarak ikincilik ödülü bize verildi. Kent içerisindeki tarihi dokunun ve eserlerin canlandırılması ve bunların hayata kazandırılması anlamında genel bir uygulama kazanmış, bunu sürekli yapan belediyelere verilen bir ödül. Bu anlamda çok anlamlı bir ödül gerçekten. Eyüp Belediyesi de bu anlamda rüştünü ispatlamış demektir. Eyüp’te ki medeniyetimize ait eserleri canlandırmak ve bunları pratik hayata aktarmak noktasındaki kararlılığımızı aslında pekiştirdi, motive etti. Göreve geldikten sonra yaklaşık 1 buçuk yıldır Bilgi Üniversitesi ve Büyükşehir belediyemizle birlikte merkezi alan yönetim çalışmasını yapıyorduk. O çalışmamız da inşallah 2015 yılı sonunda bitecek ve ortaya çok güzel bir çalışma çıkacağını umuyorum. Eyüp kendi potansiyelinde var olan değerleri, açığa çıkartan bir belediyeye sahip bu süreç devam edecek. Medeniyetimize, tarihimize kimliğimize ilişkin tüm eserlerimizi bizler insanlarımıza sunacağız. Esasında yaptığımız belki eserlerimizin üzerindeki tozu süpürmekten ibaret. Güzel çalışmaları inşallah hep beraber göreceğiz. Eyüp, Mimar Sinan’ın eserlerinin en yoğun bulunduğu bir ilçe. Zal Mahmutpaşa Camii de, Mimar Sinan’ın en önemli eserlerinden biri olarak nitelendiriliyor otoritelerce. Bu anlamda Eyüp, tam bir Mimar Sinan eserlerinin merkezi diyebiliriz. Biz bu eserleri gün ışığına çıkararak halkımızın hizmetine sunmaya devam edeceğiz” dedi.

“EYÜP TÜRKİYE’NİN ÇOK ÖZEL BİR YERİDİR”
ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Metin Sözen de, fuardaki Eyüp Belediye standını ziyaret etti. Başkan Aydın’ı ödülü ve başarılı çalışmaları için tebrik eden Sözen, “Eyüp, Türkiye’nin çok özel bir yeridir. İstanbul’un varlığı içinde öncelikli bir yerdir Eyüp. Çok hassas ve ince bakmayı gerektiren bir yerdir Eyüp. Çevresindeki yalnız mezar taşlarını taratsanız tarihin bir döneminin edebiyatını, sanatını, kültürünü, yöneticilerini ve onların bıraktıkları eserleri görürsünüz. Sokullu Mehmet Paşa’yı, Zalmahmut’u ve daha birçok şahsı ve eseri görürsünüz. Çünkü orada herkes bir eser bırakmak istemiştir. O nedenle değerlendirmelerde inceliğin, farklılığın ortaya konulması gerekiyordu. Sağ olsun Başkanımız Remzi Aydın beyefendiyle birçok konu üzerinde fikir alışverişi de yaptık. Eyüp Belediyesi Zalmahmutpaşa ve onun gibi birçok eserin restorasyonunu yapıyor. Ben inanıyorum ki, sayın Başkan Remzi Aydın’ın döneminde İstanbul’a ve uluslararası boyuta bir armağan olarak Eyüp’ün hemen hemen her ayrıntısının ortaya konduğu projenin uygulamayı tamamlamış olduğunu göreceğiz” diye konuştu.

Törende bir konuşma yapan Tarihi Kentler Birliği ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, "Üyelerimizin özveriyle hazırladığı koruma proje ve uygulamalarını 'özendirmek' amacıyla başlattığımız yarışmanın bu yıl 14'üncüsünü sonuçlandırdık. 2001 yılından bu yana devam eden Özendirme Yarışması'na bu güne kadar binin üzerinde başvuru oldu. Toplam 209 koruma projesine ödül verdik. Birliğimizin verdiği hibe desteğiyle 190 proje hayata geçti. Yarışma sonuçlarını her yıl yayınladığımız katalogdan incelediğinizde, Türkiye'deki kültürel mirasın ne emeklerle korunduğunu, artan kaliteli uygulamaları görmüş olacaksınız. Sokakların, terk edilmiş tarihi mahallelerin restorasyon sonrası nasıl yeniden canlandığına şahit olacaksınız" diyerek, gelinen noktaya dikkat çekti.

ZAL MAHMUT PAŞA CAMİİ RESTORASYON AŞAMASI
Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde en güzel camii diye bahsettiği tarihi ve manevi yapı, Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri Zal Mahmut Paşa ve 2'nci Selim’in kızı Şah Sultan tarafından 1577 yılında Mimar Sinan’a yaptırılmıştı. Mimar Sinan’ın arazi kullanımı ve yerleşim planındaki ustalığın eseri olan tarihi yapı 1240’da 2.Mahmud ve 1690 yılında da vakıflar tarafından kapsamlı olarak restore edilmiş fakat büyük ölçüde beton kullanılmasından dolayı camiye çok fazla yük yüklenmişti. Fazla beton yükünden arındırılıp söve kireciyle yenilenen caminin bazı bölgelerinde aslına uygun olarak yeniden düzenlemeler yapıldı. Temel ile zemin arsındaki yüksekliği, çevresindeki çapraz giden yollara göre düzenlenmesi, külliye, hazire ve türbesiyle iki caddeye açılan kapıları sayesinde döneminin en nadide yapılarından biri olan Zal Mahmut Paşa Camii Osmanlı şehircilik anlayışının sürdürülmesi açısından örnek çalışmalardan biri. Çalışmada kubbe, çatı, ahşap, kapı ve pencerelerde tonoz gibi hafif malzemeler kullanıldı. Bilim Kurulu üyeleri de dahil olmak üzere alanında uzman kişilerle yapılan çalışmada Eyüp siluetinin önemli etkenlerinden biri olan cami yanlış uygulamalardan arındırılıp tarihi süreçteki kimliğinin devamı sağlanarak yeniden canlılık kazandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Nuri Şahin: "İkinci yarı kendimize ve prensiplerimize yakışan oyunu sahaya yansıttık" Başakşehir Teknik Direktörü Nuri Şahin, Konyaspor maçının ardından, ilk yarı sahada iyi bir futbol olmadığını ancak ikinci yarı kendilerini ve prensiplerine yakışan oyunu sergilediklerini söyledi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında RAMS Başakşehir, konuk ettiği Konyaspor’u 2-0 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Başakşehir Teknik Direktörü Nuri Şahin, "Öncelikle galibiyet için çok mutluyum. Oyuna gelecek olursak ilk yarı istediğimiz oyunu ne biz oynadık ne rakibe oynattık. İyi bir futbol yoktu hem izleyenler hem de bizim için. Çok futbol oynanmadı. İkinci yarı kendimize ve prensiplerimize yakışan oyunu sahaya yansıttık ve hak ederek buradan galibiyetle ayrıldığımızı düşünüyorum. İlk yarı hiç hoşuma gitmedi ama ikinci yarıdan çok memnunum. Başka bir konuya değinmek istiyorum. Topun oyunda kalma süresi bugün ne yazık ki sadece 45 dakikaydı. Yani bir yarı futbol oynanmadı. Her zaman Türk futbolunun marka değerini konuşuyoruz. Burada en büyük görev hocalara düşüyor ama aynı zamanda hakemlere ve oyunculara da düşüyor. Bu 45 dakika değil 55-60 dakikalar görürüz. Sadece bu konuya değinmek istedim. Çok mutluyum. Konyaspor’a da başarılar diliyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Umarım hem kupada hem de lig sonunda istediğimiz yere ulaşırız" Sezonun geri kalanı için hedeflerini anlatan Şahin, "Biz ne yazık ki sezon başında o kadar çok kredi kaybettik ki hem alışma süresinde hem de benden önceki sürede. O yüzden oyuncularıma her hafta ‘Bu final maçı’ diyorum. Onlar da artık sıkıldı ama gerçek bu. Her maç bizim için final. Bir maç kaybettiğinde yarıştan kopuyor oluyorsun. O yüzden biz maç maç gitmeye karar verdik. Ligin en güzel ama en zor dönemine girdik artık. Hatanın telafisi olmuyor. Ligde elimizden geleni yapıp maç maç gidip rakibimizle oynayacağız. Kupaya gelince gerçek bir final oynuyoruz. Çünkü beraberlik yetmiyor. Maçı kazanmamız lazım. Başakşehir her zaman kupaya kazanmak için gidiyor. Aynısı benim için de geçerli. Umarım burada çok güzel bir maç olur. Kazanırız ve son 8’e kalırız. Sonra her takımın olduğu gibi hedefimiz kupayı kazanmak. Umarım hem kupada hem de lig sonunda istediğimiz yere ulaşırız. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Oyunumuza, oyuncularımıza, kulübüme yakışır oynamaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Selke ve Shomurodov iyi bir ikili oldular" Santrfor bölgesinde oynayan Selke ve Shomurodov ile ilgili ise Nuri Şahin şunları söyledi: "Öncelikle Davie ve Shomurodov’un oyunu iyi. Elimde 4 tane çok net ve iyi forvet var. Onları sahada görmek istiyorum. O yüzden bu formasyona geçtik. Eldor’un oyun zekası, Selke’yi çok rahatlatıyor. Aynı zamanda da Selke’nin fiziksel kapasitesi ve hava hakimiyeti Eldor’u çok rahatlatıyor. İyi bir ikili oldular. Selke’nin de yavaş yavaş gol katkısı var. Ben onunla beraber de oynadım. Her zaman gol atacağını biliyordum ama sabırlı davrandım. Biz onun oyununa daha çok yöneldik. Yavaş yavaş golleri de gelmeye başladı. Birbirini iyi tamamlayan 2 oyuncu. Umarım Bertuğ da aramıza dönecek. Gayet iyiyiz bu durumda. Hem Galatasaray’a hem Samsunspor’a başarılar diliyorum."
İstanbul TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye’nin terör meselesinden kurtulmasıyla birlikte her alandaki duruşu güçlenecektir" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, STK’lar için düzenlenen iftar programı kapsamında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Terör örgütlerinin kendini feshi ve silahların bırakılma sürecinin barış ve kardeşlik içerinde yürütülmesinin önemine dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu süreçte şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir" dedi. Olağan üstü şartlar altında bir dönemde olduğunu belirten Kurtulmuş, "Özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının arttırılması, güçlendirilmesi, Türkiye’nin Allah’a çok şükür bölgesinde yıldız bir ülke olarak yükselişe geçtiği bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde STK’larımızın da çalışmalarını artırarak sürdürmesini temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde, böyle bir dünyada ve hemen hemen böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır. Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettiğimiz, ilk olarak 2024 yılının Ağustos ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği ve ardından Meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye’nin iç kalesini tahkim etme meselesi, Türk siyasetinin en önemli meselelerinden biri haline gelmiştir. Hemen ardından Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partisi grubuyla temas etmesi ve arkasından dile getirdiği açılımlarla birlikte Türkiye, "Terörsüz Türkiye’yi inşa etme noktasında önemli adımlar atmıştır" diye konuştu. Çözüm sürecine değinen Kurtulmuş, "Geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta İmralı silahları bırakacağını; örgütü feshedeceğini ve bunun da dönemin gereği olduğunu ilan eden bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamasında özellikle örgütün kuruluşuna neden olan, ideolojik yapının çöktüğü ve Türkiye’de artık silahlı mücadele döneminin gereğinin kalmadığını; çünkü ilkel politikaları geride kaldığı için Türkiye’de demokratik bir sürecin açılmasıyla ilgili fikirlerini beyan etmişti. Ardından neredeyse bütün siyasi partiler bu sürece sahip çıkan yaklaşımlarıyla sürecin yürümesi için önemli desteklerde bulundular ve sonunda da Türkiye’de ilk defa siyaset bütünüyle sorumluluk alarak, TBMM çatısı altında dayanışma, kardeşlik ve demokrasi komisyonunun kurulduğu ve 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon, verimli görüşmeler sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu. Daha evvelki dönemlerde bu meselenin çözülebilmesi için rahmetli Demirel, Özal, Erdal İnönü ve Erbakan hoca çeşitli kereler hem de örgütle doğrudan temasların da içinde olduğu bir takım adımlar atmışlar; ama dönemin şartları gereği sürecin ilerletilebilmesi için gerekli imkânlar ortaya çıkmamıştır. Burada herkes üzerine düşeni yapmaya çalıştı ve gayretli bir çalışma ortaya konuldu. 21 toplantı sonunda komisyonun ortak raporu kabul edildi. Bu ortak rapor en başta, toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan hangi endişe varsa, hiçbirinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordur. Bu raporun inşallah gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi. İmralı’dan yapılan ikinci açıklama da örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması hakkında yapılan açıklamanın önemi vurgulayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Örgütün bütün bileşenlerinin de buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Zaten raporun ortak noktalarından birisi de ‘kritik eşik’ olarak tanımladığımız; örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte örgütün kendini bütün unsurlarıyla birlikte feshi ve silahların bırakılması temin edilecek ve ardından Türkiye, demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atarak çok kısa süre içerisinde de 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecektir. Rahatlıkla söyleyebilirim ki süreç tamamen siyasetin kontrolündedir. Şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir. Dolayısıyla silahların bırakılması ve örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2 buçuk trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canın kaybedildiği, çok büyük tedirginlikler yaşadığı ve şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacaktır. Türkiye’nin bu terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek; barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir. Ümit ediyorum Türkiye’deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki tüm ülkelerde terör tahdidinin ortadan kalkacağını ve huzurun, barışın ve kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz" dedi. Suriye’deki devrimden sonra ortaya çıkan gelişmelerin Türkiye’deki bu süreci olumlu etkilediğini ifade eden Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür devrimin ilk gününden itibaren taraflara tavsiyemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmaması, Suriye’deki terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi ve terör örgütlerinin devletin güvenlik birimleri içerisinde entegrasyonunun sağlanmasıydı. Son olarak da Suriye’de gerçek bir devlet yapısının ortaya çıkarılması, güçlendirilmesi ve Suriye’nin ekonomik ve siyasi bakımdan tahkim edilmesiydi. Dünyanın bütün güçlerinin gözünü dikip baktığı ve medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada inşallah Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce ve kararlılığa sahip olacaktır. Hep söylediğimiz şey şudur: Türk’ün onurunu ve gururunu korumayan hiçbir söz aslında birliği, beraberliği ve kardeşliği sağlamaz. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerine her alanda fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduklarını kalben hissedecek ve ona göre hareket edeceklerdir. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğinden, parçalanmayacağından ve kan kaybetmeyeceğinden emin bir şekilde yer alacaklar" İmralı’dan yapılan açıklamanın ardından sürecin daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümidinde bulunan başkan Kurtulmuş, "Örgütün bir an evvel silahları bütünüyle bırakmasının ve artık terörün T’sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye ve bölge için çabaların ortaya konulması, bu sürecin en önemli gerekliliklerinden birisidir. Her türlü tedirginliğe ve acabaların ortaya çıkmasına; hatta ve hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş ve halkımızın büyük bir bölümü bu sürece destek vermiştir. Bu coğrafyanın insanları olarak araya kimseyi sokmadan, elin oğlunun araya girip şeytanlaşmasına müsaade etmeden inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini en iyi şekilde değerlendirecek ve sonuç alacağız. Hepinize bu konudaki desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Program daha sonra STK temsilcilerinin soru cevapları ile devam etti.