KENT HABERLERİ - 13 Şubat 2013 Çarşamba 10:17

Tarihi surlar 'Açık Hava Müzesi' olsun

A
A
A
Tarihi surlar 'Açık Hava Müzesi' olsun

Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Recep Bozlağan, Sarai Sierra cinayetinin işlendiği tarihi surların İstanbul için büyük önem taşıdığını ifade ederek, “Zeytinburnu-Fatih hattındaki tarihi surlar; açık hava müzesi olsun” dedi.

Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı ve aynı zamanda Marmara Üniversitesi İstanbul Araştırmaları Bilim Dalı Başkanı da olan Prof. Dr. Recep Bozlağan TRT Haber’in canlı yayınında önemli açıklamalarda bulundu. Bozlağan, Sarai Sierra cinayetinin işlendiği tarihi surların İstanbul için büyük önem taşıdığını belirterek, “Tarihin kutlu emaneti olan İstanbul’da, tarihi mirasın korunması en önemli meselemiz olmalı” diye konuştu.
“II. MEHMET’İ ‘FATİH’ YAPAN İSTANBUL SURLARIDIR”

Tarihi surların 24 saat yaşayan yerler olması gerektiğini de belirten Prof. Dr. Recep Bozlağan, “Efes, Ayasofya ne kadar bizimse, İstanbul Surları da bizimdir. Dünya üzerinde hiçbir şehirde böylesine muazzam surlar yok. İstanbul surları sanatsal değer açısından Çin Seddi’nden bile daha değerli. Bizim tarihimizin de vazgeçilemez belgesi niteliğindedir. Sultan II. Mehmet’i ‘Fatih’ yapan, hiçbir milletin fethedemediği İstanbul surlarını fethetmesidir. Bu surlar, yalnızca Roma İmparatorluğu’ndan devralınan bir miras değil, aynı zamanda ecdadımızın büyüklüğünün ve başarısının da göstergesidir. Çocuklarımıza tarihimizi müzelerde değil, en az müzeler kadar bakımlı ve güvenli olması gereken bu tür açık mekânlarda da göstermeliyiz. Bunun için de eşsiz bir kültür hazinesi olan İstanbul surları mutlaka korunarak yaşatılmalı. Milletimizi var eden temel değerlerden olan tarih bilinci ancak bu şekilde oluşturulabilir ve gelecek kuşaklara aktarılabilir” dedi.

“SURLARIN ÜZERİNE SEYİR TERASLARI YAPILMALI”

Prof. Dr. Recep Bozlağan, “Surları 24 saat yaşayan mekânlar haline getirmeliyiz. Surların arasındaki geniş koridorlar ressamlar, müzisyenler, zanaatkârlar sokağı olarak düzenlenebilir. Buralarda birçok kültür ve sanat programı icra edilebilir. Surların içindeki galeriler kafelere, yeme-içme ve dinlence mekânlarına dönüştürülebilir. Surlar üzerinde seyir terasları oluşturulabilir. Surlar İstanbul hayatının renkli ve canlı bir parçası, hatta bir kaynaşma noktası hâline getirilebilir. Bu noktada en önemli görev, şehirlerin asıl sorumlusu olan belediyelere düşüyor. Fatih Sultan Mehmet’in ifade ettiği gibi ‘Hakiki sanat muhteşem şehirler inşa etmek ve insanların gönlünü mutlulukla doldurmaktır.’ Bugünün Türkiye’sinde belediyecilik artık insan merkezli olmalı” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden Parkinson hastalarına özel eğitim Antalya Büyükşehir Belediyesi, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü kapsamında Parkinson hastalarına yönelik eğitim programı düzenledi. Atatürk Antalya Spor ve Fitness Merkezleri’nde (ASFİM) gerçekleştirilen etkinlikte kurslara katılan Parkinson hastaları ve yakınlarına hastalığa ilişkin bilgilendirme yapılırken, günlük hayatı kolaylaştıracak yöntemler ve egzersiz teknikleri anlatıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü nedeniyle Antalya Spor ve Fitness Merkezleri’nde (ASFİM) Parkinson hastalarına yönelik eğitim düzenledi. Eğitime katılan Parkinson hastalarına ve yakınlarına Doktor Feride Ekimler Şahin Süslü tarafından hastalık hakkında bilgiler verilirken, faydalı egzersizler ve günlük yaşamı kolaylaştıracak yöntemler anlatıldı. Eğitimin ardından ise faydalı egzersiz programları uygulamalı olarak gösterildi. Parkinson’un genellikle 65 yaş üzerinde ki bireylerde yüzde 1 oranında görüldüğünü belirten Dr. Feride Ekimler Süslü, "Hastalık; yürüme bozuklukları, hareketlerde yavaşlama ve günlük aktivitelerde kısıtlılık gibi sorunlara yol açabiliyor. Uygulanan tedavilerin yanı sıra egzersizlerle hastaların günlük yaşamlarını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz" dedi. "Derslerin faydasını görüyorum" ASFİM eğitmeni Yeliz Durak ise Parkinson’un yalnızca bireyleri değil, aileleri ve toplumu da etkileyen bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, "Küçük bir hareket bile büyük fark oluşturur. Büyükşehir Belediyesi olarak Parkinson hastalarına destek olmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. Parkinson dersi kursiyeri Emine Demir, "Önceden ileri yaş grubu derslerine geliyordum. Sonrasında Parkinson teşhisi konulunca Parkinson hastalarına özel olan derslere gelmeye başladım. Bu derslerin çok faydasını görüyorum. Günlük yaşantımdaki hareketlerimde önemli değişiklikler oluyor, kendime güvenim artıyor. Daha önce birçok farklı kursa gittim ama en son burada aradığımı buldum" diye konuştu. "Çok fazla gelişme katettim" Parkinson dersi kursiyeri Hüseyin Uluışık ise, "Bir süredir burada çalışmalara geliyorum ve çok fazla faydasını gördüm. Sağ olsun hocalarımız bizim için çok farklı çalışmalar yapıyorlar. İlk geldiğim günden bu yana çok gelişme katettim. 5 yıllık bir Parkinson geçmişim var, burada çok artılar kazandım. Buraya herhangi bir ücret ödemiyoruz, tamamen ücretsiz şekilde bu harika hizmeti alıyoruz" dedi.
İzmir İzmir’in kalbi çiçek açtı İzmir’de 9 Eylül Meydanı baştan aşağı yenilendi. 4 bin metrekarelik alan yeşile büründü, on binlerce bitkiyle meydan adeta nefes aldı. Şehrin tarihi simgesi cıvıl cıvıl bir görünüme kavuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin kamusal alanlarında yürüttüğü peyzaj çalışmalarıyla İzmir’e yakışır yeşil ve estetik bir doku kazandırmaya devam ediyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından kent genelinde sürdürülen çalışmalar kapsamında, 9 Eylül Meydanı da baştan sona yenilendi. Yaklaşık 4 bin metrekarelik meydanda ilk olarak zemin düzenlemesi yapıldı. Ardından, yıldız formundaki peyzaj tasarımı hayata geçirildi. Yepyeni tasarım Yeni tasarımı ve ilkbaharın gelişiyle birlikte 9 Eylül Meydanı cıvıl cıvıl bir görünüme kavuşuyor. Meydandaki yeşil varlık artırılırken, alana 11 palmiye ağacı, 6 bin 595 bravo taflan ile alev çalısı ve biberiye dikildi. Daha yeşil bir görünüm sağlamak amacıyla ayrıca 30 bin 750 adet koyungözü ve 12 bin godetya olmak üzere toplam 42 bin 750 yer örtücü kullanıldı. İzmir’in 89 yıllık simgesi Büyük İzmir Yangını’nın ardından Kültürpark’ın kurulmasıyla birlikte, 1937 yılında adını İzmir’in kurtuluşundan alan 9 Eylül Meydanı kent hafızasında önemli bir yer edindi. Basmane Garı’ndan kente gelen misafirleri karşılayan meydan, üzerindeki dünya heykeli ve Kültürpark’ın 9 Eylül Kapısı ile bütünleşen yapısıyla 95 yıllık İzmir Enternasyonal Fuarı’nın da simgelerinden biri haline geldi. İzmir’in en çok cadde ve bulvarını birleştiren meydanlarından biri olan 9 Eylül Meydanı; Gazi Bulvarı, Hürriyet Bulvarı, Dr. Refik Saydam Bulvarı, Mürselpaşa Bulvarı ve Anafartalar Caddesi’ni birbirine bağlıyor.