KENT HABERLERİ - 16 Mayıs 2013 Perşembe 10:45

Tarihi yazıldı

A
A
A
Tarihi yazıldı

Esenler’in tarihini ilk kez gün yüzüne çıkaran 272 sayfalık “Esenler’in Tarihi” adlı kitap halkla buluştu. Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, “Bundan sonraki yapacağımız ilk iş bu kitabı çocuklarımıza okutmaktır” dedi.

ABBAS RAMAZANOĞLU
İSTANBUL

Esenler’in 5 buçuk asırlık tarihini ilk kez gün yüzüne çıkaran 272 sayfalık Esenler’in Tarihi adlı kitap tanıtım toplantısı ile gün yüzüne çıkarıldı. Esenler Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen tanıtım toplantısında “Esenlerin Tarihi’ kitabını hazırlayan Fatih Gürdal ve Ahmet Uçar kitabın nasıl bir aşamadan geçildiğini anlatarak eski ve yeni Esenler’i gözler önüne sererek tarihi bir yolculuk gerçekleştirdi.

Toplantıda; 1939 yılında Esenler ismini alan Litros ve Avas’ın, Esenler’in 1489’dan bu yana nüfus ve sosyoekonomik yapısı ve dini hayatına, kültürel yapısından tabii afetlerine, Yeniçeri isyanlarından yağlı güreş müsabakalarına kadar her türlü sosyal hayat, tarihi gelişim ve değişimi gibi konular ele alındı.

Esenler Belediyesi Kültür Yayınları arasında basılan kitap, 5 bölümden oluşturuldu. Kitabın 1’inci bölümünde “Litros ve Avas Köyleri’nin Tarihi”, 2’inci bölümünde “Esenler’in Tarihi Yapıları”, 3’üncü bölümünde “Esenler’e Göçler ve Mübadele”, 4’üncü bölümünde “Cumhuriyet Devrinde Esenler”, 5’inci bölümünde ise “Esenler Belediyesi ve Esenler’de İlkler” konuları yer alıyor.

Esenler için anlamlı bir gün olduğunu dile getiren Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, “Esenler’in tarihiyle ilgili bu çalışma bize sunulduğunda Esenler’in gerçek tarihinin yansıtılması için arzu ediyorduk. Allah’ta bu arzumuzu bugün nasip etti. Bugün aslında bir meyveyi yediğimiz bir gün oldu. Bu yüzden hem Ahmet Uçar’a hem de Fatih Gürdal’a Esenler halkı adına binlerce teşekkür ediyorum” dedi.

Esenler’in tarihi hakkında bilgiler veren Tevfik Göksu sözlerini şöyle konuştu:

“1400’lü yıllarda 130 kişinin 170 kişinin yaşadığı iki köydü. Esenler, kökeni itibariyle İstanbul’un en eski Rum köylerinden olmasına rağmen İstanbul’da ki seçkinlerin bile sayfiye ettiği yerdi. Esenler, tarihi yarım adanın süt ve sebze kaynağı. Esenler, küçücük bir yerden büyük bir şehrin doğuşu. Bu yüzden ‘Esenler’in Tarihi’ kitabı bu söylediklerimin çok güzel bir kaynağıdır.”

“Bundan sonra ki yapacağımız iş bu kitabı çocuklarımıza okutmaktır” diyen başkan Göksu, ‘Esenler’in Tarihi’ kitabını okuduğunda çok istifade ettiğini söyleyerek, Esenler halkının da bu kitabı okuduğunda aynı şekilde istifade edeceklerine inandıklarını belirtti.

“BÜTÜN OKULLARDA ESENLER SAATİ DİYE VAKİT AYIRACAĞIZ”

Önümüzdeki eğitim-öğretim yılı başlangıcı itibariyle Esenler’deki bütün okullarda ‘esenler saati’ diye bir vakit ayıracaklarını ifade eden Başkan Tevfik Göksu, “Esenler saati kapsamında gerekirse yazarlarımızı da davet edeceğiz. Çocuklarımıza doğup büyüdüğü ve hayatını sürdürdüğü şehrin hikâyesini anlatacağız. O hikâyeyi çocuğumuza öğreteceğiz. Bu şehir nereden gelmiş nereye gitmiş. Çünkü o çocuk nereden geldiğini bilirse bu şehrin hikâyesini unutmaz” şeklinde konuştu.

Esenlerin Tarihi kitabını hazırlayan Fatih Gürdal, Esenler’in geçmişine bakıldığında sadece iki küçük köyden ibaret olduğunu, nüfusunun büyümesiyle de İstanbul’un en büyük ilçelerinden biri olduğunu ifade etti.

Bu süreç içerisinde de Esenler’in önemli bir tarihi hafıza oluştuğunu söyleyen Gürdal, “Bunun sonucunda da bu hafızayı kâğıda döküp bilinir olması için uğraştık” dedi.
Esenlerin Tarihi kitabını hazırlayan bir başka isim ise Ahmet Uçar idi. İstanbul’a ilk geldiğinde Esenler İlçesi’ne geldiğini dinleyicilerle paylaşan Uçar, onun için bu ilçeyi yazmanın onurların, şereflerin en büyüğü olduğunu, sadece Esenler’in değil, İstanbul’un da tarihini yazmak istediklerini söyledi.

Esenler’in yerlilerinden Mustafa Tetikli ise doğup büyüdüğü ve tanıdığı Esenler’i anlattı. Tetikli, “Günümüzde Esenler’i anlatan bir kitabın olması beni çok mutlu etti. Biz buranın yerlisiyiz. Burada doğup büyüdük. Esenler’in eski durumunu biz çok iyi biliyoruz. Bu yüzden Esenler’in şu anki durumunu gördüğümüz zaman hem başkanımıza hem de hükümetimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Daha sonra Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, Esenler’in en yaşlı iki amcasına “Esenler’in Tarihi’ kitabını hediye etti.

Göksu, program bitiminde kitapları imzalamayı da ihmal etmedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarında sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılacak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında imzalanan ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarının çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ kapsamında Sıfır Atık İş Birliği Protokolü imzalandı. Protokolü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, OPET adına ise Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk imzaladı. Protokol kapsamında akaryakıt istasyonlarının yalnızca hizmet sunulan alanlar olmaktan çıkarılması, çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje çerçevesinde sıfır atık ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir seyahat kültürüne dikkat çekmek amacıyla ‘Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması’ düzenlenmesi planlanıyor. Akaryakıt tesislerinde sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanım süreçlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca sosyal sorumluluk faaliyetleriyle toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilecek 7 ilde karayolu kenarlarındaki ceplerde çevre temizliği etkinlikleri düzenlenmesi, toplanan atıklarla ‘Sıfır Atık Yolu’ ve ‘Sıfır Atık Duvarı’ gibi konsept uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. "90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık" İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eş değer bir su tasarrufu sağladıklarını belirten Çevre Yönetimi Genel Müdürü Turan, "Akaryakıt tasarrufu olarak baktığımızda yine ülkemizdeki kayıtlı motorlu taşıtların dağıtım şirketi olarak OPET’in uzmanlık alanına giriyor. Bir yıldaki tükettiği akaryakıta eş değer akaryakıtı tasarruf etmiş olduk. Doğa ve çevreyle ilgili istatistik şöyle: 90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık. Düzenli depolama alanına ihtiyacımız olacaktı. 55 bin futbol sahasına eş değer bir alan söz konusu. Alt alta baktığımızda aslında küçük bir hareket, ki buna biz sıfır atık diyoruz" diye konuştu. "Petrol ve türevli ürünlerinde biz ülke olarak dışa bağımlıyız" Petrol ve türevi ürünlerde Türkiye’nin dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Turan, "Son bir ayda yaşanan bölgesel savaşta da gördük ki en ufak bir kriz anında özellikle petrole bağımlı ülkelerin ekonomik dengeleri sarsılıyor. Dolayısıyla küçük bir hareket ama çok kıymetli ve önemli bir hareket. Bu çerçevede bizler insanoğlu olarak sanki doğanın, tabiatın sahibiymiş gibi, onun efendisiymiş gibi bir davranış biçimine giriyoruz ama değiliz. Biz aslında bu doğanın bir parçasıyız" şeklinde konuştu. "Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz" OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk ise, gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakılması gerektiğini belirterek, "Her birimiz birey olarak üzerimize düşen görevleri tam yapıyor muyuz? Yaptığımızı zannediyoruz. Yeteri kadar duyarlı mıyız? Duyarlı olduğumuzu zannediyoruz. Evet duyarsız olanlar, bilinçsiz olanlar var ama en bilinçli olanlarımız, en duyarlı olanlarımızın dahi hatalarıyla çevremizi kirletiyoruz. Hepimiz kirletiyoruz. Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz. Bize ait olmayan, çocuklarımıza ait olan bir dünyayı çocuklarımıza sağlıklı bir şekilde bırakamıyoruz. Oysa bunu bırakamamak bizim için bir suç, bir utanç olmalı. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek, dünyamızın geleceğini düşünmek öncelikli görevlerimiz arasında olmalı" dedi.