GÜNDEM - 08 Kasım 2017 Çarşamba 00:20

Trafikte gazileri darp eden gencin annesi özür diledi

A
A
A
Trafikte gazileri darp eden gencin annesi özür diledi

Ankara’da trafikte tartıştığı gazileri darp eden Doğan Ç.’nin annesi Feyza Ç., mağdur gazilerden özür dileyerek, “Gazi olduklarını bilmediğimiz kişilerle karşılaşıp trafikte sorun yaşaması, gazimizin ‘Siz terörist misiniz, neden bakıyorsunuz’ gibi sözleri üzerine oğlumun arabadan inip de yanlarına gittiği sırada arabayla çarpıp kaçmaları sonucu olaylar bu hale geldi” dedi.

Ankara’da 4 Kasım Cumartesi günü trafikte tartıştığı iki gazi ve ailelerini darp eden ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Doğan Ç.’nin ailesi, İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Çocuklarının bir cahillik yaptığını ifade eden aile, terörist damgası yediklerini ve sürekli tehdit mesajları aldıklarını söyledi. Gazilere ve Türk milletine karşı çok mahcup olduklarını kaydeden anne Feyza Ç., “Doğan Ç.’nin annesiyim ben. Öncelikle milletimizden, Cumhurbaşkanımızdan, gazilerden ve ailelerinden ailem adına çok özür diliyorum. Hiç onaylamadığımız bir olayla karşı karşıya geldik. Benim oğlum 19 yaşında, gazi olduklarını bilmediğimiz kişilerle karşılaşıp trafikte sorun yaşaması, gazimizin ‘Siz terörist misiniz, neden bakıyorsunuz’ gibi sözleri üzerine oğlumun arabadan inip de ‘Neden böyle diyorsunuz’ diyerek yanlarına gittiği sırada arabayı oğlumun üzerine sürüp araçla çarpıp kaçmaları sonucu olaylar bu hale geldi” şeklinde konuştu.

“BİZ VATAN HAİNİ DEĞİLİZ Kİ, BİZİ VATAN HAİNİ OLARAK GÖSTERİYORLAR”

Oğullarının hatasını onaylamadıklarını ve gereken cezayı çekmesini istediklerini söyleyen Feyza Ç., “Hiçbir anne baba böyle bir şeyi onaylamaz. Biz çok üzülüyoruz, oğlum terörist olarak yargılanıyor. Bizim ailemizi sorsunlar, araştırsınlar. Oğlumuzun hatasını onaylamıyoruz, cezası neyse onu çeksin. Vatanımıza bizim canımız feda, 15 Temmuz’da biz gittik nöbetlerimizi tuttuk. Biz vatan haini değiliz ki, bizi vatan haini olarak gösteriyorlar. Herkes bilip bilmeden yargılıyor, konuşuyor. Tehditler geliyor, bizi bir dinleyin” ifadelerini kullandı.

“BEN OĞLUMU ASKERE GÖNDERECEKTİM, ELLERİNİ KINALAYACAKTIM”

Oğlunun tecilini bozdurduğunu, 3 ay sonra askere gideceğini belirten Feyza Ç. şunları söyledi:

“Ben oğlumu askere gönderecektim, ellerini kınalayacaktım. Devlet büyüklerime yalvarıyorum. Tek taraflı olmayın. Biz sosyal medyadan tehditler alıyoruz. Devlet büyüklerimiz böyle konuşursa bizler ne yaparız. Benim ve ailemin canı bu vatana kurban olsun. Bu bayrağa biz kurban oluruz. Ben oğlumu askere göndereceğim, şehit mi olur, gazi mi olur bilemem. Olsun vatanıma feda olsun. Bütün annelerden, ailelerden ben yardım istiyorum, anne olan beni anlar. Ben oğlumun terörist olarak yargılanmasını istemiyorum.”

“BEN HANIMIMLA BİRLİKTE BAHÇELİ BEY’İN YANINA ÖZÜR DİLEMEK İÇİN GİTTİM, KAPIDAN İÇERİ KOYMADILAR”

Baba Saim Ç. ise, özür dilemek için eşiyle birlikte MHP Genel Merkezi’ne Devlet Bahçeli’yi görmeye gittiklerini ancak kapı dışarı edildiklerini söyledi. Milliyetçi bir aile olduklarını ifade eden Çiçek, “Ben hanımımla birlikte Bahçeli Bey’in yanına özür dilemek için gittim. Kapıdan içeri koymadılar. Biz de milliyetçiyiz, biz de vatan evladıyız. Benim diğer oğlum asker, bu oğlumun da asker olmasını istiyorum. Beni mahallede araştırsınlar. İsmim Saim Ç. ama bu mahallede Muhammed Ç. diye bilirler. Benim kime zararım dokunduysa bana söylesinler. Bizi hain olarak itham etmesinler, silahları varsa gelsin bizi vursunlar. Biz hain değiliz, hainlik hiçbir şey yapmadık. Bugün Başbakanlığa dilekçemizi verdik, bizim can güvenliğimiz sorunlu. Herkes tehdit ediyor, sevgili Bahçeli Bey bunu yaptığı için herkes bizi tehdit ediyor. Bizim hatamız çocuklarımızın kavgasıysa ben herkesten özür dilerim ama bizi vatan haini olarak görmesinler” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye seslenen Saim Ç., şöyle konuştu:

“Sayın Devlet Başkanım, bu zamana kadar ben ne kötülük yaptım, ne kimseye zarar verdim. İki vatan evladı büyüttüm. Elim ayağım titriyor, ben ne yaptım bu vatana hainlik, teröristlik, ne yaptım bilmiyorum. 15 Temmuz’da oraları bekledik, gece gündüz oralarda yattık. Biz de milliyetçiyiz, biz de şerefli haysiyetli insanlarız. Bizim şeref, haysiyetimizle oynamayın lütfen.”

Caner Ünver - Musa Erdoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Bulanık’ta 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Muş’un Bulanık ilçesinde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri çerçevesinde program düzenlendi. Program çerçevesinde şehitler için Merkez Camisi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu ve dualar edildi. Akşam saatlerinde Bulanık Kent Meydanında 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili sinevizyon gösterisi ile devam eden programda bir konuşma yapan Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, "Bugün milletimizin birlik ve beraberliğinin tarihi bir sınavdan geçtiği, demokrasimize ve özgürlüğümüze karşı düzenlenen alçakça bir darbe girişiminin yıl dönümündeyiz. 15 Temmuz 2016 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin modern tarihinde unutulmaz izler bırakan, ancak milletimizin cesareti ve kararlılığıyla bertaraf edilen karanlık bir gecedir. Aziz milletimiz tarihinin her döneminde hem içeriden hem dışarıdan hain odakların hedefinde olmuştur. Ancak tarih hiçbir zaman ihanet şebekelerini değil, her zaman milletimizin kahramanlıklarını yazmıştır. Rengini şehitlerimizin kanından alan ay-yıldızlı bayrağımızın gölgesi altında sonsuza kadar hür ve bağımsız yaşamaya ant içmiş olan aziz milletimiz, 15 Temmuz gecesi yurdun dört bir köşesinde milli birlik ve beraberlik içerisinde kardeşlik ruhuyla büyük bir inanç, azim ve kararlılıkla gece boyunca tankın, tüfeğin, topun, uçağın, helikopterin karşısına imanıyla, inancıyla, yüreğiyle kendini siper ederek, darbe teşebbüsünde bulunanların hedeflerine ulaşmalarını engellemiştir. Aziz milletimiz, günlerce tuttukları demokrasi nöbetleri ile milli iradeye sahip çıkmış ve vatan sevgisini tüm dünyaya bir kez daha haykırmıştır. Bu kalkışma, ihanet ve darbe girişimi karşısında ’Halkın gücünün üstünde bir güç yoktur’ diyen Cumhurbaşkanımızın o anlamlı çağrısıyla feraset sahibi necip halkımız, gencinden yaşlısına, kararlı bir tutumla direnmiş, gözbebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vatansever gerçek mensupları ve emniyet güçlerimizin kahramanca mücadelesi sonucunda ülkemize ve devletimize sahip çıkılmıştır. Bugün demokrasimize kastedenlere karşı bir araya gelmiş bulunmaktayız. Bu birlik ve beraberlik, bize düşmanlık besleyenlere karşı en güçlü cevabımızdır. Unutmayalım ki, birlikte olduğumuz sürece, hiçbir güç bizi yıldıramaz, hiçbir saldırı bizi parçalayamaz. 15 Temmuz, sadece bir tarih değil, bir milletin iradesinin, özgürlük sevdasının ve demokrasi tutkusunun sembolüdür. Bu yüzden, bu gecenin kahramanları olan şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz. Onların azmi ve fedakarlığı, bizlere bu vatanı daha da büyük bir kararlılıkla koruma ve yaşatma sorumluluğu yüklemiştir. 15 Temmuz şanlı direnişimizin yıl dönümünde; darbe ve iç işgal girişimini savuşturan ve bastıran ve kurucu liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı Türkiye Cumhuriyetini muhafaza etmemizde bizlere öncülük eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a saygılarımızı ve şükranlarımızı sunuyorum. Kıymetli Bulanıklılar, geleceğimiz için bu kutlu mücadeleyi unutmayalım. Birlik olalım, kardeşçe yaşayalım ve ülkemizi daha da ileriye taşıyalım. Allah bir daha böyle acı günler yaşatmasın, birlik ve beraberliğimizi daim etsin. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum” diye konuştu. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri okunan saladan sonra yapılan duayla son buldu.
Antalya Antalya 15 Temmuz’da tek yürek oldu Antalya’da, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla anma etkinlikleri düzenlendi. Programda konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, “Eğer 15 Temmuz başarılı olsaydı 16 Temmuz günü on binlerce insanımızı kaybedecektik, ondan sonra küresel dostlarımız ülkemizi işgal edeceklerdi.” diye konuştu. Antalya’da, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında bir dizi etkinlik gerçekleştirildi. 15 Temmuz şehitlerini hep birlikte anmak için Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran vatandaşlar, program sonuna kadar alanı boşaltmadı. 3. Piyade Eğitim ve Tugay Komutanlığı Bando Gösterisi ile başlayan program sırasında, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve katılımcılar meydanda oluşturulan anı defterini imzaladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından, Kur’an-ı Kerim Tilaveti yapılarak şehitler için dua edildiği programda, protokol konuşmaları yapıldı, 30’a yakın insandan oluşan sanacak koşusunu tamamlayan vatandaşlar Vali Şahin’e sancağı teslim etti. Etkinlik, Yivli Minare Camii’nde Teheccüd Namazı Kılınmasının ardından sona erdi. “Plan darbe değil, iç savaştı” Anma etkinliğinde konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimi sırasında canlarını kaybeden şehitlerin acısının kalplerde sıcaklığını muhafaza ettiğini ifade etti. Vali Şahin, “Aradan geçen 8 yıl, başımıza gelenleri salim kafayla değerlendirecek kadar da uzun bir süre. Ne oldu da o gece Türk milleti, Türk devleti uçurumun eşiğine geldi. Ne oldu da kendi tanklarımızla, kendi uçaklarımızla, kendi silahlarımızla kendi insanlarımızın şehit olacağı bir büyük bir ihaneti yaşadık. Yani kardeşlerim artık kefemizi önümüze koyup bu büyük ihaneti çok iyi sorgulayıp değerlendirmeliyiz. FETÖ’cüler 15 Temmuz’da darbe yaptıklarını ve iktidara geleceklerini zannediyorlardı. Küresel kuklacıların başka bir fikri vardı, aslında plan darbe değil iç savaştı. Çünkü küresel aktörler biliyordu ki, Türkiye’nin milli güçleri elbette direneceklerdi. Bu ne demek Türkiye’nin kendi silahlarıyla kendini vurması demek, işte bu bir iç savaştı. Aynı Suriye’de olduğu gibi. Eğer 15 Temmuz başarılı olsaydı 16 Temmuz günü binlerce on binlerce insanımızı kaybedecektik, ondan sonra küresel dostlarımız ülkemizi işgal edeceklerdi.” ifadelerini kullandı. “Evlatlarımızı kaptırmayalım” Antalya Valisi Hulusi Şahin, hain darbe girişimini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı duruşu, milletin gücü, milli kuvvetlerin hareketi ile atlatıldığına dikkat çekerek, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Uçurumun kenarına gelirken evlatlarımızı nasıl kaptırdığımızı da başka sayfa açarak düşünmek lazım. Nasıl oluyor da Anadolu’nun parlak çocuklarını böyle bir şarlatana teslim ettik? Aslında bunun da cevabı, maalesef bizim kutsal bir anlayışımızda saklı. Bizler birisinin arkasından gitmeye çok meraklıyız, bizim bilimi rehber etmemiz lazım. Eğer aklımızı kullanmazsak halimiz perişandır, soracağız sorgulayacağız hesap edeceğiz. Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde de geçiyor; ’Dikkat edin o çok aldatıcı şeytan, sizi Allah ile aldatmasın.’ Benim bildiğim 3 yerde geçiyor. İşte o sahte göz yaşlarına, bazı cümlelerin arkasında saklanan o kötü niyete çocuklarımızı teslim ederek, cebimizden paralar çıkararak, biz de hizmet ettik. Bir daha bu hataya düşmemek için önce dinimizi doğru kaynaklardan öğreneceğiz. Terörle mücadelede 2016’dan sonra büyük mesafeler kat ettik, attığımız her mermi yerini buldu. Ondan önce bulmuyordu, ihanetin haddi hesabı yok da ancak bugün anlayabiliyoruz. Evlatlarımızı kaptırmayalım, evlatlarımızı her zaman bu milletin emrine sunalım.” Programa; Antalya Valisi Hulusi Şahin, FETÖ’nün darbe girişimi sırasında Ankara Emniyet Müdürlüğünde şehit düşen polis Muhammed Oğuz Kılınç’ın Antalya’da yaşayan ailesi, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Bayram Ali Çeltik, Tuğgeneral Tarık Hekimoğlu, 3. Piyade Eğitim ve Tugay Komutanı Mehmet Kayhan, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Orhan Özdemir, Antalya İl Emniyet Müdürü Orhan Çevik, Antalya Milletvekilleri Hilmi Durgun, Mustafa Köse, İbrahim Ethem Taş, Aykut Kaya, Kaymakamlar, Siyasi Parti İl Başkanları, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Bitlis Ahlat’ta 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Bitlis’in Ahlat ilçesinde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir program düzenlendi. Program Ahlat Kaymakamlığı önünden bayrak yürüyüşüyle başladı. Dev Türk bayrağı ile yürüyen kalabalık sık sık ‘Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez’ sloganları attı. Yürüyüşün ardından ilçenin yukarı çarşı meydanında devam eden program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra bir konuşma yapan Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, “15 Temmuz, vatanımızın bölünmez bütünlüğünün, milletimizin azim ve kararlılığının, milli birlik ve beraberliğinin bütün dünyaya bir kez daha gösterildiği tarihi bir gün, dünya toplumlarına ve devletlerine ders veren bir destandır. Fethullahçı terör örgütü tarafından yapılan hain darbe girişimi karsısında halkımız sokaklara, meydanlara inerek, havalimanlarını doldurarak namluların, tankların, helikopterlerin, uçakların karsısına dikilerek bu menfur girişimi engellemiştir. O gece bu kahraman millet, büyük bir işgal girişimini engellemiş; kutsal vatan toprağını haçlı işgaline terk etmek isteyenlere bir kez daha tarihi bir ders vermiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bir işaretiyle yüzbinler, milyonlar meydanlara inmiş ve Türk Milleti iradesini ortaya koymuş, liderinin yanında adeta devleşmiştir” dedi. Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez ise, bundan 8 yıl evvel gerçekleşen ve halkın iradesini hiçe sayarak devletin kılcal damarlarına kadar sinip devleti ele geçirmek isteyen FETÖ belasını lanetlemek ve bu meşum darbe girişimini engellemek için canlarını ortaya koyan şehit ve gazileri anmak için bugün burada toplandıklarını belirterek, “15 Temmuz 2016 gecesi necip milletimiz, kendine yakışan bir feraset örneği göstererek göğsünü silahlara, tanklara ve uçaklara siper ederek bir kez daha, bizden görünüp ama bütünüyle dış mihrakların güdümünde olan hain fetö darbe girişimini engellemiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bir tek sözüyle aziz milletimiz; sokakları, caddeleri, havaalanlarını hatta hainlerin kendilerine sığınak ettikleri bazı askeri alanları darbecilere dar etmiş ve elhamdülillah Rabbim bizlere bir kez daha hainler karşısında muzafferiyet nasip etmiştir. Tarih bilincimizi artırarak, milli ve manevi değerlerimizi yücelterek birlik ve beraberliğimizi taçlandırmalıyız. Bunun için de vatanımızı payidar kılıp her türlü hain girişimleri gerçekleştirmek isteyenlere gereken cevabı dik durarak, direnerek ve unutmayarak vermeliyiz. Bu vesileyle 15 Temmuz 2016 gecesi vatanını canı pahasına savunan şehitlerimize rahmet, geride kalanlara sabır, gazilerimize sağlık ve afiyet temenni ediyor, sizleri de Allah’a emanet ediyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından program Kur’an-ı kerim tilaveti, dua ve ilahilerin okunmasıyla devam etti. Daha sonra video gösterimi ve öğrenciler tarafından şiirler okundu. 15 Temmuz programı Mevlidi şerif okunmasıyla devam etti. Programa kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.