DÜNYA - 15 Nisan 2025 Salı 11:08 | Son Güncelleme : 15 Nisan 2025 Salı 11:18

Trump, isteklerini reddeden Harvard’ın 2.2 milyar dolarlık federal fonlarını durdurdu

A
A
A
Trump, isteklerini reddeden Harvard’ın 2.2 milyar dolarlık federal fonlarını durdurdu

ABD’de Trump yönetimi, 10 farklı kategoride köklü değişiklikler yapılması taleplerini reddeden Harvard Üniversitesi'ne sağlanan 2.2 milyar dolarlık federal fonları durdurma kararı aldı.

Beyaz Saray geçtiğimiz hafta Harvard Üniversitesi’ne; üniversitenin yönetim, öğrenci kabul ve işe alım uygulamalarında köklü değişiklikler yapılması gibi konuların yer aldığı 10 farklı kategorilik talep listesi göndermişti. Harvard Üniversitesi de bu talepler listesini dün reddetmişti. Harvard’ın Trump yönetimine karşı bu adımı karşılıksız kalmadı. Trump yönetimi, üniversiteye yapılan 2.2 milyar dolarlık federal fon ve 60 milyon dolarlık anlaşmaları durdurma kararı aldı. ABD Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Harvard'ın yaptığı açıklama, ülkemizin en prestijli üniversitelerinde ve kolejlerinde yaygın olan rahatsız edici hak sahibi olma zihniyetini pekiştirmektedir" dedi. Harvard, bu kararla Trump yönetiminin politikalarını değiştirmesi yönündeki baskıya boyun eğmeyen ilk büyük ABD üniversitesi oldu.

Harvard, Trump yönetiminin isteklerini kabul etmedi

Beyaz Saray, kampüste antisemitizmle mücadele gerekçesiyle hazırlanan ve yönetim, öğrenci kabul ve işe alım uygulamalarında köklü değişiklikler içeren listeyi geçtiğimiz hafta üniversiteye göndermişti. Harvard da dün, Trump yönetiminin bu talebinin "üniversiteye müdahale" olduğunu ifade ederek dün reddetti.

Harvard Üniversitesi Başkanı Alan Garber, Beyaz Saray’ın Cuma günü "güncellenmiş ve genişletilmiş bir talep listesi" gönderdiğini ve üniversitenin hükümet ile "finansal ilişkisinin" sürmesi için "buna uyması" uyarısının yapıldığını dile getirdi. Garber, "Sundukları anlaşmayı kabul etmeyeceğimizi yasal danışmanımız aracılığıyla Trump yönetimini bilgilendirdik. Üniversite bağımsızlığından vazgeçmeyecek ya da anayasal haklarını başkasına devretmeyecek" ifadelerini kullandı. Üniversitenin antisemitizm ile mücadeleyi "hafife almadığını" kaydeden Garber, "Hükümet tarafından özetlenen taleplerin bazıları antisemitizmle mücadeleyi amaçlamasa da çoğunluğu Harvard’daki ‘entelektüel şartların’ direkt olarak hükümet tarafından düzenlemesi anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.

Üniversiteye 2.2 milyar dolarlık federal fon durduruldu

Harvard Başkanı Garber’in bu açıklamasının ardından ABD Eğitim Bakanlığı, Harvard’a sağlanan 2.2 milyar dolarlık federal fon ve 60 milyon dolarlık anlaşmaları durdurduğu açıklandı. Bakanlık açıklamasında, "Son yıllarda kampüslere yayılan öğrenimin aksaması kabul edilemez. Yahudi öğrencilerin taciz edilmesi kabul edilemez. Seçkin üniversitelerin bu sorunu ciddiye almalarının ve vergi mükelleflerinin desteğini almaya devam etmek istiyorlarsa anlamlı bir değişim taahhüt etmelerinin zamanı gelmişti" denildi.

Listede öğrencilerin hükümete bildirilmesi de yer alıyor

Beyaz Saray tarafından gönderilen talep listesinde ABD değerlerine karşı "düşmanca" tavır sergileyen öğrencilerin hükümet bildirilmesi, her akademik bölümün "bakış açısı çeşitliliğine sahip" olmasını sağlamak, "antisemitik tacizi en çok körükleyen" programları ve bölümleri denetlemesi için hükümet tarafından onaylanmış bir taraf tutmak gibi maddeler yer aldığı kaydedildi. ayrıca listede, üniversiteden son 2 yıldır üniversite kampüslerinde gerçekleştirilen eylemlerdeki "ihlaller" için disiplin cezası alması isteniyor. Ayrıca üniversitenin çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık politika ve programlarına son verilmesi talep ediliyor.

Filistin’e destek protestoları dikkat çekmişti

ABD’de özelikle Filistin destek protestoları kısa sürede geniş kitlelere yayılmış ve çok sayıda üniversitede eyleme katılan öğrenci ve akademik personele şiddet uygulanmıştı. ABD Başkanı Donald Trump da üniversiteleri Yahudi öğrencileri korumada başarısız kalmakla suçlamıştı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TİGEM’den ’değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ iddialarına yalanlama Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), ’değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ iddiaları hakkında açıklama yaptı. TİGEM’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Genel Müdürlüğümüze bağlı Malatya Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğü bünyesinde 25 Aralık 2025 tarihinde meydana gelen olayla ilgili, çeşitli mecralarda yer alan ’Değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ şeklindeki iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu işletmede bulunan Çiftçibaşı Tay Tavlası’ndaki 19 tay, henüz nedeni kesin olarak belirlenemeyen şekilde padok servis kapısının açılması sonucu işletme sahası dışına çıkmıştır. Tayların karayoluna ulaşması neticesinde meydana gelen trafik kazalarında 6 tay telef olmuş, 4 tay yaralanmıştır. 9 tay ise sağlıklı bir şekilde aynı gün işletmeye geri getirilmiştir. İddia edildiği gibi kayıp olan tay veya at yoktur. Telef olan 6 tayın toplam değeri ise iddia edildiği gibi 100 milyon TL değil, yaklaşık 800 bin TL’dir. Olayın hemen ardından gerekli idari ve adli süreçler başlatılmış olup, Malatya Valiliği ile TİGEM tarafından konuya ilişkin soruşturma da titizlikle yürütülmektedir. Ayrıca olayın hemen akabinde Malatya Valiliği tarafından kamuoyuna resmi açıklama yapılmıştır. Kamuoyunun asılsız ve spekülatif beyanlara itibar etmemesi önemle rica olunur" denildi.
Muş Muş’ta evlat nöbeti sürüyor Muş’ta 235 haftadır DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde evlat nöbeti tutan aileler, çocuklarına teslim olmaları için çağrıda bulundu. Muş’ta çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa götürüldüğünü öne süren ailelerin DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Haftalardır kararlılıkla sürdürülen eylemde aileler, her çarşamba günü olduğu gibi bu hafta da soğuk havaya rağmen bir araya geldi. Ellerinde çocuklarının fotoğraflarını taşıyan anne ve babalar, "Artık Yeter", "Yakamızdan Düşün" ve "Anneler Direniyor" yazılı pankartlarla seslerini duyurmaya çalıştı. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı eylemde aileler, çocuklarına güvenlik güçlerine teslim olmaları yönünde çağrıda bulundu. Soğuk hava ve yağışa rağmen eylem alanını terk etmeyen aileler, evlatlarına kavuşuncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı. Aileler, bölgede barış ve huzur ortamının güçlenmesini temenni ettiklerini belirterek, çocuklarının da bu ortamdan faydalanarak yuvalarına dönmesini istediklerini dile getirdi. Eyleme katılan annelerden Naciye Sönmez Yıldız, 10 yıldır oğlundan haber alamadığını belirterek, "Osman bu yağmurda, soğukta hep senin için buradayım. Neredeysen, sesimi duyuyorsan çık gel. Biz de seni bekliyoruz. Seni özledik. Televizyonda, telefonda, sokakta, haberlerde her yerde sizi dinliyor, sizi bekliyoruz. Bak barış da oldu, her şey güzel olmuş. Siz de çıkın gelin. Bir damla kanım kalana kadar seni bekleyeceğim. 10 senedir oğlumun hasretini çekiyorum. Değil 10, 100 sene de geçse oğlumun peşini bırakmam. Ben oğlumu kimseye vermem. Ben oğlumu istiyorum" dedi. Eyleme katılan bir diğer anne Şahinaz Özcan ise 9 yıldır oğlundan hiçbir haber alamadığını söyledi. Özcan, oğluna seslenerek, "9 yıldır oğlum kayıp, hiç haber alamadım. Barış da oldu. Gelin teslim olun, yeter artık. Kürt diyorlar bu Kürtlük mü? Biz de Kürt’üz. Kürt olsa insanı bu hale mi getirir? Atilla oğlum sesimi duyuyorsan gel teslim ol" dedi.