DÜNYA - 25 Mart 2024 Pazartesi 23:54 | Son Güncelleme : 25 Mart 2024 Pazartesi 23:56

Trump’ın "sus payı" ödediği suçlamasıyla hakkında açılan ceza davası 15 Nisan’da başlayacak

A
A
A
Trump’ın "sus payı" ödediği suçlamasıyla hakkında açılan ceza davası 15 Nisan’da başlayacak

ABD’nin eski Başkanı Donald Trump'ın yetişkin film oyuncusu Stormy Daniels'e 2016 Başkanlık seçimleri sırasında "sus payı" ödediği suçlamasıyla hakkında açılan ceza davasının ilk duruşması 15 Nisan'da jüri seçimiyle başlayacak.

ABD’nin eski Başkanı Donald Trump hakkında açılan dört ceza davasından biri olan yetişkin film oyuncusu Stormy Daniels'e 2016 Başkanlık seçimleri sırasında "sus payı" ödediği suçlamasıyla ilgili davanın ilk duruşması 15 Nisan'da jüri seçimiyle başlayacak. Yargıç Juan Merchan, bugün yapılan duruşmada Trump’ın davanın düşürülmesi ve ertelenmesine yönelik taleplerini reddederek, "Bu arada, planlanan duruşma tarihi 15 Nisan'dır" dedi.

"Seçmen sindirme ve seçimlere müdahale davası"

Trump, açılan davayı "seçmen sindirme ve seçimlere müdahale davası" olarak nitelendirerek, "Bu üç buçuk yıl önce açılabilecek bir davaydı ve şimdi, tam da seçim sırasında başlamaya karar verdiler. Böylece kampanya yapamayacağım" dedi.

Trump, "Elinizde öyle bir dava var ki, bu davayı başlatmak için can atıyorlar. Yargıç daha hızlı ilerleyemezdi. Başlamasını o kadar çok istiyor ki" ifadelerini kullanarak, başkanlık seçimine aylar kala söz konusu davanın açılmaması gerektiğini savundu. "İfade vermekte hiçbir sorun yaşamam. Ben yanlış bir şey yapmadım" diyen Trump, "Duruşmanın yapılıp yapılmayacağını bilmiyorum. Bir seçimin, bir başkanlık seçiminin ortasında böyle bir duruşmayı nasıl yapabileceğinizi bilmiyorum” dedi.

“Bu bir Biden davası”
Davada mahkumiyet almasının kasım ayındaki başkanlık seçimlerini kaybetmesine neden olabileceğinden endişe edip etmediği sorusu üzerine Trump, "Bu beni daha popüler de yapabilir. Çünkü insanlar bunun bir aldatmaca olduğunu biliyor. Bu bir Biden davası” dedi.
Söz konusu davada yargılama, Trump’a suçlamaların yöneltilmesinden bir yıl sonra başlamış olacak. Trump'ın dört ceza davasından ilki olan davanın muhtemelen başkanlık seçimlerinden önce gerçekleşecek tek dava olması bekleniyor.

“Sus payı” davası

Yetişkin film oyuncusu Daniels, Trump ile yaşadıkları ilişki konusunda sessiz kalması için 2016 yılında 130 bin dolar ödeme karşılığında bir anlaşmaya imza attığını ifade etmişti. Daniels, anlaşmanın Trump tarafından imzalanmadığı gerekçesiyle geçersiz olduğunu savunmuştu. Trump ise Daniels'ın iddialarını yalanlamıştı. Ancak Trump’a 2016'daki seçim kampanyasından önce avukatlık yapan Michael Cohen, Daniels'a Trump adına kendi hesabından 130 bin dolar ödeme yaptığını doğrulamıştı. Cohen, daha sonra kendisine Trump’ın şirketleri tarafından ikramiyelerle birlikte yaklaşık 420 bin dolar geri ödeme yapıldığını iddia etmişti. Cohen, Trump'ın seçim kampanyasına yönelik yürütülen soruşturmada "vergi kaçırma" ve "Kongre’ye yalan söyleme" suçlamalarıyla gözaltına alınmış, çıkarıldığı mahkemede kampanya finansmanı ihlalleri de dahil olmak üzere 9 federal suçlamayı kabul etmiş, Aralık 2018’de 3 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Trump, geçtiğimiz sene 4 Nisan’da söz konusu ödemeyi örtbas etmek için mali kayıtlarda tahrifat yapmakla suçlandığı dava kapsamında hakim karşısına çıkmış ve duruşmada kendisine yöneltilen suçlamaları dinledikten sonra 34 suçlamanın tümünü reddetmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı destekli yedi UR-GE projesi kapsamında 160 kişilik dev bir ticaret heyetiyle Etiyopya’ya çıkarma yaptı. Mobilya, inşaat ve yapı malzemeleri, kimya, bebek ve çocuk konfeksiyonu ile ev tekstili sektörlerinde faaliyet gösteren Bursalı firmalar iki gün boyunca 2 binin üzerinde Etiyopyalı firma ile ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projelere imza atan BTSO, Türkiye’den Etiyopya’ya gerçekleştirilen en geniş kapsamlı ticaret heyeti faaliyetini düzenledi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da gerçekleştirilen B2B organizasyonuna iki gün boyunca 2 bini aşkın Etiyopyalı firma katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursalı firmaların ihracat potansiyellerini güçlendirmenin ve nitelikli alıcılarla buluşmalarını sağlamanın öncelikli görevleri arasında yer aldığını söyledi. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttükleri UR-GE projeleriyle önemli başarılara imza attıklarını ifade eden Burkay, şunları söyledi; "Bu projelerimizde Afrika ülkelerine özel bir önem veriyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan Afrika açılım stratejisi kapsamında Bursa iş dünyası olarak Afrika ülkelerinde ortak iş ve yatırım forumları, toplantılar ve fuarlar gerçekleştiriyor, ikili iş birliği alanlarını genişletiyoruz. Bugüne kadar Cezayir’den Gana’ya, Nijerya’dan Fas ve Libya’ya kadar pek çok Afrika ülkesinde iş birliklerine imza attık. Etiyopya’ya ise bugüne kadar düzenlenen en büyük ticaret heyetlerinden birini organize ettik." Küresel ticarette trendlerin değiştiği bir süreçten geçildiğini kaydeden Burkay, Bursa’nın farklı sektörlerdeki üretim yeteneğiyle Afrika ülkelerine güçlü bir ortaklık sunduğunu söyledi. Burkay, "130 milyonu aşkın nüfusuyla Etiyopya ile iş birliğinin bizim için ayrı bir yeri var. Bu ülke ihracatçılarımız için önemli fırsatlar barındırıyor. BTSO’nun gücü ve vizyonuyla bundan sonra da Türkiye’nin ihracat hedeflerine yön veren öncü çalışmalara imza atmaya ve 2030 hedeflerimize kararlı adımlarla yürümeye devam edeceğiz." dedi. Burkay, ayrıca Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a, etkinliği ziyaret eden İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya’ya, Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran’a ve Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a destekleri için teşekkür etti. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya da programa davetleri için BTSO’ya teşekkür ederek organizasyonun çok güçlü olduğunu söyledi. Genel Müdür Kılıçkaya, "Türkiye’den çok güçlü bir katılım oldu. Bursa’mızın bebek çocuk giyiminden inşaat sektörüne, kimyadan mobilyaya bütün UR-GE’lerin olduğu güçlü bir karmayla çok güçlü bir çıkarma yapıldı. Etiyopya önemli bir ülke. 130 milyonu aşkın nüfusuyla Afrika’nın önemli giriş noktalarından biri. Ülkemizin de bu coğrafyada rekabet avantajı var. Birçok sektörde lider ülkeyiz." ifadelerini kullandı. Kılıçkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının sahadaki karşılığını gördüklerini söyledi. UR-GE projelerinin Ticaret Bakanlığı’nın önemli desteklerinden biri olduğunu belirten Kılıçkaya, BTSO’nun UR-GE çalışmalarını en etkili kullanan iş birliği kuruluşlarından biri olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi; "Bugüne kadar BTSO 48 UR-GE projesi hayata geçirmiş, 17’si aktif olarak devam ediyor. Pazar araştırması, fuar destekleri, tanıtım destekleri ve e-ihracat destekleriyle BTSO ve Bursalı ihracatçılarımıza katkı sunmaya devam ediyoruz. Firmalarımız için altyapı oluşturmak ve destek vermek devlet olarak bizim görevimiz. Girişimcilerimiz çok cesaretli. Afrika pazarında güçlü bir şekilde varız, var olmaya da devam edeceğiz." Heyete katılan firma temsilcileri de Etiyopya pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün üretim kalitesini dünyanın farklı coğrafyalarına taşımak için çalıştıklarını belirterek, Etiyopya organizasyonunun bu hedef açısından önemli olduğunu söyledi. Bayezit, Ticaret Bakanlığı ve BTSO’ya destekleri için teşekkür etti. BTSO üyelerinden Ömer Annaç, organizasyon kapsamında çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, "Beklentimizin üzerinde bir program oldu. Afrika pazarına ürün satabilir miyiz diye endişelerimiz vardı ancak düşündüğümüzden çok daha iyi geçti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın liderlik ettiği UR-GE projeleri firmamızın bakış açısını değiştirdi. Bursa ile sınırlı kalmadık, dünyaya açıldık. Bu projelerin devam etmesini diliyoruz" dedi. Mobilya sektörü temsilcilerinden Defne Sabahyıldızı ise ilk kez bir UR-GE projesiyle yurt dışındaki bir etkinliğe katıldıklarını belirterek, "Yeni bir markayız. Bu kadar kısa sürede yurt dışına açılacağımızı düşünmüyorduk. BTSO sayesinde ikinci yılımız dolmadan Etiyopya’dayız. Çok yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Gelen talepler dolayısıyla çok mutlu ve gururluyuz" ifadelerini kullandı. Asansör sektöründe faaliyet gösteren BTSO Meclis Üyesi Osman Arslan, Etiyopya’yı önceden araştırdıklarını ve ciddi bir potansiyel gördüklerini belirtti. Görüşmelerin çok yoğun geçtiğini kaydeden Arslan, "Birçok firmadan ofislerine davet aldık. Hepsini planlayıp ziyaret edeceğiz. Bu pazarı değerlendirmek adına tekrar seyahat etmeyi düşünüyoruz" dedi. BTSO Meclis Üyesi ve Mobilya UR-GE katılımcısı Sevgi Saygın ise beş farklı sektörün aynı organizasyonda yer almasının önemli bir zenginlik oluşturduğunu belirterek, "Etiyopya genç nüfusu ve büyüme potansiyeliyle gelecekte parlayan yıldızlardan biri olacak gibi görünüyor. Gelecek adına umut verici bir pazar" diye konuştu. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mehmet Şah Baylan ise Etiyopya’nın 130 milyonluk genç nüfusuyla büyük bir pazar olduğunu belirterek, "İlk etapta ticaret kadar bu pazarı tanımak ve doğru partnerler bulmak da önemli. Afrika pazarına ilk gelişimiz. BTSO sayesinde burayı tanıma fırsatı bulduk" dedi. BTSO 25. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Uğur Yıldırım da Etiyopya’nın Afrika pazarında stratejik bir role sahip olduğunu ifade ederek, "Burada yaptığımız görüşmeleri bir tohum olarak görüyoruz. Yeni bir pazar ancak Türk ürünlerine karşı ciddi bir talep var. Bu talebi karşılayabilecek güçteyiz" diye konuştu. Patentli ısı cam üretimi gerçekleştiren Selma Özsabuncu da organizasyona yoğun ilgi olduğunu belirterek, "Etiyopya’da böyle bir potansiyel olduğunu düşünerek gelmemiştim. İnşaat sektörü ve teknoloji alanında ciddi ihtiyaçlar var. Türk ürünlerinin kaliteli olduğundan özellikle bahsediyorlar" ifadelerini kullandı. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mithat Özdemir ise organizasyonun beklentilerinin çok üzerinde geçtiğini belirterek, "Müşteriler ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Uzun vadeli düşünüldüğünde burada çok iyi işler yapılacağını düşünüyorum. Afrika’nın Türk milletine olan teveccühü de çok önemli" dedi. BTSO Meclis Üyesi Muzaffer Loyan ise Etiyopya’da beklediklerinden çok daha sıcak karşılandıklarını ifade ederek, "Nakliye konusunda Cibuti üzerinden kolay ürün gönderimi yapılabildiğini öğrendik. Sektörlerimize karşı ciddi bir ilgi var. BTSO’nun UR-GE projeleri gerçekten çok başarılı ilerliyor." değerlendirmesinde bulundu. Bebek ve çocuk konfeksiyonu temsilcilerinden Ömer Yıldız ise Etiyopya’nın büyük ve bakir bir pazar olduğuna dikkat çekerek, "Üretim gücümüz ve tasarım kabiliyetimiz çok ileri noktada. Belki kısa vadede değil ama önümüzdeki süreçte tüm sektörlerimiz burada önemli işler yapacaktır" dedi. Serkan Kral da Etiyopya pazarının beklentilerinin üzerinde bir katılım gösterdiğini belirterek, "Türk ürünlerini kaliteli buluyorlar. Çin’e göre daha iyi bir algımız var. Bu pazarda güçlü olacağımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Colorex firmasından Murat Doğan ise organizasyonun çok verimli geçtiğini belirterek, "Potansiyel müşteriler doğrudan geliyor. Bugün kartvizitlerim bitti, burada yeniden kartvizit bastırmak zorunda kaldık. Avrupa odaklı ihracatımızın yanında Etiyopya’dan da doğrudan sonuç alabileceğimizi düşünüyorum" dedi. Etkinliğe katılan bebek ve çocuk konfeksiyonu üreticileri, organizasyon sonunda sergiledikleri çocuk kıyafetlerini Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Etiyopya’daki yetimhanelere bağışladı.
Eskişehir Eskişehir Türk Ocağı 13. Gençlik Kurultayı sonuçlandı Eskişehir Türk Ocağı tarafından "Aile, Nüfus, Toplum ve Eğitim" ana temasıyla düzenlenen 13. Gençlik Kurultayı, iki gün süren yoğun çalışmaların ardından başarıyla tamamlandı. Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun açılış konuşmasıyla başlayan ve mezun gençlerin 21 bildiri sunduğu kurultay, Dr. Esma Yürük, Dr. Yılmaz Köprücü ve Dr. Alper Yıldırım’dan oluşan Değerlendirme Kurulu’nun hazırladığı sonuç raporunun oy birliğiyle kabul edilmesiyle sona erdi. Türk Ocakları Eskişehir Şubesi’nin millî kültürü yaşatma ve şuurlu bir gençlik yetiştirme ülküsü doğrultusunda düzenlenen kurultayda sunulan tebliğlerin büyük geneli, iki yıl boyunca uzman akademisyenlerden yoğun seminerler alan Millî Mefkûre Mektebi bünyesindeki Türk Ocaklı gençler tarafından hazırlandı. Kurultay sonrasında kamuoyuna ilan edilen sonuç beyannamesinde, Türk milletinin kültürel devamlılığının ve toplumsal dayanışmasının temel taşı olan aile kurumunun korunmasının millî bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişimlerin dikkatle takip edilerek genç nüfusu destekleyen uzun vadeli politikaların geliştirilmesi gerektiği belirtilen raporda, eğitim sisteminin millî kimliği, ahlaki değerleri ve tarih bilincini güçlendiren bir anlayışla yapılandırılması istendi. Dijitalleşmenin aile ve gençlik üzerindeki etkilerine karşı kültürel bilinç ile dijital okuryazarlığın artırılması gerektiğine değinilirken, gençlerin eğitim, istihdam ve gelecek kaygılarına çözüm üretecek sürdürülebilir sosyal politikaların hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı. Beyannamenin devamında, itibarı sarsılan öğretmenlik mesleğinin yeniden güçlendirilmesi için millî kültür, şahsiyet eğitimi ve toplumsal sorumluluk anlayışının esas alınması gerektiği ifade edildi. Çocuk işçiliği, suça sürüklenen çocuklar ve eğitim dışına çıkan gençler konusunda devlet-toplum iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği kaydedilirken, Türkçenin doğru, etkili ve bilinçli kullanımının millî kimliğin korunması açısından hayati önem taşıdığı aktarıldı. Türk dünyasıyla kültürel ve akademik bağları güçlendirecek gençlik çalışmalarının artırılması ve ortak medeniyet şuurunun yeni nesillere aktarılması gerektiği belirtilen raporda, Türk Ocakları’nın tarihî misyonuna uygun olarak millî mefkûre sahibi, ahlâklı, çalışkan ve vatan sorumluluğu taşıyan gençlerin yetiştirilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önemde olduğu hatırlatıldı. Geleceğe yön verecek gençliğin yetiştirilmesi bakımından anlamlı düşüncelerin ifade edildiği kurultayda, Türk milletinin güçlü geleceğinin ancak sağlam aile yapısı, nitelikli eğitim anlayışı ve millî şuura sahip genç nesillerle mümkün olacağı bir kez daha vurgulandı. Kurultayın kapanışında Değerlendirme Kurulu, önümüzdeki yıl düzenlenecek olan 2027 Yılı 14. Gençlik Kurultayı’nın ana konusunun "Küresel Dönüşüm Sürecinde Türk Dünyası: Stratejik İş birliği ve Gelecek Vizyonu" olarak belirlenmesini teklif etti.