DÜNYA - 26 Nisan 2026 Pazar 09:56 | Son Güncelleme : 26 Nisan 2026 Pazar 10:01

Trump'tan saldırı yorumu: "Bu, beni İran'daki savaşı kazanmaktan alıkoymayacak"

A
A
A

ABD Başkanı Donald Trump, katıldığı Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu, beni İran'daki savaşı kazanmaktan alıkoymayacak. Bunun İran'la bir ilgisi var mı bilmiyorum. Bildiklerimize dayanarak öyle olmadığını düşünüyorum. Ama biz harika işler yapmaya devam edeceğiz" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, kendisi ve kabinesindeki isimlerin katılımıyla Washington D.C'de düzenlenen Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde düzenlenen silahlı saldırının ardından Beyaz Saray'da basın toplantısı yaptı. Saldırıyı "beklenmedik" olarak niteleyen Trump, Gizli Servis ve kolluk kuvvetlerinin olaya müdahalesinin inanılmaz derecede iyi olduğunu ifade etti. Saldırının ifade özgürlüğünü korumayı amaçlayan bir etkinliği hedef aldığının altını çizen ABD Başkanı, "Bir adam, birden fazla silahla donanmış bir şekilde güvenlik kontrol noktasına saldırdı ve Gizli Servis'in cesur üyeleri tarafından etkisiz hale getirildi. Bir memur çok yakın bir mesafeden çok güçlü bir silahla vuruldu, ama kurtuldu. Giydiği çelik yelek işe yaradı. Az önce o memurla konuştum ve çok iyi durumda. Yaptığı görevden oldukça gururlu" ifadelerini kullandı.

Trump'tan birlik çağrısı

Olayla ilgili tüm detayların araştırılacağını ifade eden Donald Trump, "Olayın yaşandığı bina özel güvenlikli bir bina değildi. Bunu söylemek istemiyordum ama Beyaz Saray'da planladığımız tüm değişikliklerin nedeni bu. Gizli Servis kurşungeçirmez cam, insansız hava aracı (İHA) saldırılarına dayanıklılık gibi önlemleri bu yüzden talep ediyor" dedi.
Hiç olmadığı kadar yüksek güvenlik tedbirlerine ihtiyaç duyduklarını vurgulayan ABD Başkanı Trump, "Ancak bu akşam yaşanan olayın ışığında, tüm ABD'lilerden farklılıklarımızı barışçıl bir şekilde çözme konusunda kararlı olmalarını rica ediyorum. Farklılıklarımızın üstesinden gelmek zorundayız. Şunu söylemeliyim ki; orada Cumhuriyetçiler, Demokratlar, bağımsızlar, muhafazakarlar, liberaller ve farklı görüşten insanlar vardı. Muazzam bir sevgi ve birliktelik vardı. İzledim ve bundan çok ama çok etkilendim. Ancak, First Lady ve ben çok iyi korunduk, çok hızlı bir şekilde oradan çıkarıldık. Başkan Yardımcısı James David Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio da aynı şeyi yaşadı. Savunma Bakanı Pete Hegseth de oradaydı. Pete başta kimsenin ona yardım etmesini istemedi, ancak sonra biraz yardım aldı" şeklinde konuştu.

"Saldırgan hasta biri"

İlk belirlemelere göre saldırganın California eyaletinde yaşadığının tespit edildiğini aktaran Trump, "Güvenlik birimleri şu an onun yaşadığı daireye gidiyorlar. Bu saldırgan hasta biri. Biz böyle şeylerin yaşanmasını istemiyoruz. Yine de çok güzel bir akşamdı. Etkinlik gerçekten ifade özgürlüğünü genişletmeyi ve anayasamızın öngördüğü hakları yaşatmayı amaçlıyordu. Bu etkinliği önümüzdeki 30 gün içinde tekrar yapacağız. Bu yüzden emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum. Basına da bu olayı yansıtma biçimleri nedeniyle teşekkür etmek istiyorum. Haberlerinizde oldukça sorumlu davrandınız" ifadelerini kullandı.

"Apar topar, çok hızlı bir şekilde uzaklaştırıldık"

ABD Başkanı Donald Trump, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Silah seslerini duyunca ne hissettiği yönündeki soruya yanıt veren Donald Trump, "Böyle bir şey yaşandığında her zaman şoke edici oluyor. Benim başıma birkaç kez geldi ve bu his hiç değişmiyor" dedi.

Bunun bir saldırı olduğunu başta anlamadığını belirten Trump, "Bir gürültü duyduğumda bunu yere düşen bir tepsi sandım. Oldukça yüksek bir sesti. Ayrıca epey uzaktan geliyordu. Saldırgan etkinliğin yapıldığı salona sızamamıştı; çünkü onu kıskıvrak yakaladılar. Epey uzaktaydı ama bu bir silahtı ve bazı insanlar bunu oldukça çabuk fark etti, bazıları ise fark etmedi. Ben ne olduğunu anlamak için etrafa bakıyordum. Muhtemelen daha da hızlı yere eğilmeliydim. Sanırım Melania ne olduğunun farkındaydı ve anında anladı. 'Bu kötü bir ses' diyordu. Diğer insanlarla birlikte apar topar, çok hızlı bir şekilde uzaklaştırıldık ve tekrar söylüyorum, Gizli Servis'in ve polisin, tüm kolluk kuvvetlerinin performansının gerçekten çok iyi olduğunu düşündüm" değerlendirmesinde bulundu.

Her şeyin çok hızlı geliştiğini yineleyen ABD Başkanı, "Düşünecek pek fazla zaman yoktu, çünkü kapıdan çıkarılıp güvenli bir alana götürülmemiz sadece saniyeler sürdü. Etkinliğe devam etmeyi çok istedik çünkü bu hasta insanların, bu haydutların, bu korkunç kişilerin hayatımızın dokusunu, yaptıklarımızın seyrini değiştirmesine izin vermeyi sevmiyorum. Bu yüzden son ana kadar direttik ama yetkililer riske girmek istemediler. Bunun bir protokol olduğunu anlıyorum. Umarım önümüzdeki 30 gün içinde bu etkinliği tekrar yaparız" diye konuştu.

"Hedef alınan kişiler her daim etkili insanlar"

Trump, neden birden çok saldırıya hedef olduğu yönündeki soru üzerine, "En çok iş yapanlar, en büyük etkiye yol açanlar, her daim peşine düşülenler oluyor. Fazla bir şey yapmayanların peşine düşmezler. Çünkü böylesi onların işine gelir. İster bir suikast girişimi olsun isterse başarılı bir suikast olsun, hedef alınan insanlara baktığınızda onların çok etkili kişiler olduğunu görürsünüz. Sadece isimlere bir bakın. Hedef alınanlar büyük isimler. Ve bundan onur duyduğumu söylemek hoşuma gitmiyor ama ben çok şey başardım. Biz çok şey başardık. Yıllarca alay konusu olan bu ülkeyi devraldık ve şu an dünyanın en gözde ülkesi konumundayız. Biz bu ülkeyi değiştirdik ve bundan hiç memnun olmayan pek çok insan var" değerlendirmesinde bulundu.

"Saldırı öncesinde istihbarat almadık"

Saldırı nedeniyle bundan sonraki etkinlik programlarında bir değişiklik yapmayacaklarını söyleyen Trump, "O zaman hiç etkinlik yapmamanız gerekir, bu imkansız" ifadelerini kullandı.
Kolluk kuvvetlerinin müdahalesinden övgüyle söz eden Trump, "Bence çok etkileyiciydiler. Çok etkileyici olduklarını düşündüm. Biliyorsunuz ki böyle düşünmesem açıkça söylerdim" şeklinde konuştu.

Donald Trump, "Ekibiniz herhangi bir tehdidin farkında mıydı? Ve bu geceki olayın hedefi siz miydiniz" sorusuna da, "Sanırım öyle. Yani, bu insanlar deli. Ne olacağını asla bilemezsiniz. Benden çok uzaktaydı. Aşması gereken çok engel vardı. Her tarafta görevlilerimiz vardı. Masalarda sivil kılıkta görevlilerimiz vardı, belki sizin masanızda bile oturuyorlardı. Yani katetmesi gereken uzun bir yol vardı. Onu gerçekten ilk savunma hattında yakaladılar. Öncesinde herhangi bir bildirim veya istihbarat ise almadık. Hiçbir fikrimiz yoktu" dedi.

"Saldırgan 'yalnız kurt' olabilir"

Saldırganın politik bir motivasyonunun olup olmadığı konusunda kesin bir yorum yapmayan Trump, "Bunu şu an bilemezsiniz. Cevabını belki yarın ya da ertesi gün verebiliriz. Biliyorsunuz, şu an gözaltında ve ona pek çok soru soruyorlar. Şimdiden dairesine girildi. California'da yaşıyor. İlerleyen süreçte detaylı bilgi verilecek" diye konuştu. Saldırganın tek başına hareket eden bir "yalnız kurt" olduğunun değerlendirildiğini aktaran Trump, "Ben de öyle hissediyorum" diye konuştu.

"İran savaşı ile bağlantılı olduğunu sanmıyorum"

Trump, "Bu silahlı saldırının İran'daki savaşla bağlantılı olabileceğine dair herhangi bir belirti var mı" sorusu üzerine, "Sanmıyorum ama bunu asla bilemezsiniz. Dünyanın alanında en iyi kişileri bunun üzerinde çalışıyor. Pek çok şeyi öğreneceğiz" yorumunu yaptı.

Daha önce farklı saldırı ve saldırı girişimlerine hedef olduğu hatırlatılan Donald Trump, tehlikelerin başkanlık görevinin bir parçası olduğunu belirterek, "Bundan daha tehlikeli başka bir meslek olduğunu hayal edemiyorum ama ülkeyi seviyorum ve bu görevi yapmaktan çok gurur duyuyorum" şeklinde konuştu.
Dünyanın dört bir yanında siyasi figürlere yönelik sayısız suikast yaşandığını hatırlatan Trump, "Güney Amerika'ya bakıyorsunuz; bazı rakamlar tek kelimeyle korkunç. Bu tehlikeli. Bunlar tehlikeli şeyler. İster burada olsun ister başka bir yerde, hiçbir ülke bundan muaf değil" değerlendirmesini yaptı.

Trump'tan saldırı ile ilgili İran iması

Göreve geldiğinden bu yana İran kaynaklı nükleer tehdidi ortadan kaldırmak dahil sayısız başarıya imza attığını söyleyen Trump, "Ve dedim ki, 'İran'a bir yolculuk yapmak zorunda kalacağız. Eğer bunu yapmazsak nükleer bir silaha sahip olacaklar.' Onları B-2 bombardıman uçaklarıyla etkisiz hale getirdik. İlk dönemimde, tam bir felaket olan Obama anlaşmasını, yani İran nükleer anlaşmasını feshettim. Bu, İran için nükleer silaha giden bir yoldu. Eğer sahip olsalardı, nükleer silahları yüzde yüz kullanırlardı. Yani, bilirsiniz, böyle şeyler yaptığınızda hedef haline gelirsiniz. Eğer bunları yapmıyor olsaydım, sanırım çok daha az hedef olurdum, ama bundan onur duyuyorum" ifadelerini kullandı.

"Saldırganı yakalama şekilleri çok etkileyiciydi"

ABD'nin alanında en iyi insanlara sahip olduğunu vurgulayan ABD Başkanı Trump, "Biz en iyi insanlara sahibiz. Bu, bu gece kanıtlandı. Saldırgan koşmaya başladı ve çok hızlıydı. Adeta rüzgar gibiydi. Hızla geliyordu. Döndüler. Onu yakalama şekilleri çok etkileyiciydi çünkü pek çok insan sadece bakakalır ve 'bu tuhaf bir his' diyerek geçmesine izin verebilirdi. Ama onlar geçmesine izin vermediler. O silahları o kadar hızlı çektiler ki" diye konuştu.

"Bunlar hiçbir iş yapmayan insanların başına gelmez"

Son saldırının İran'la bağlantılı olup olmadığını henüz kesin olarak bilmediğini kaydeden Trump, "En büyük başkanlarımızdan bazılarının başına gelenlere bir bakın. Bunlar hiçbir iş yapmayan insanların başına gelmez. Ve bu, beni İran'daki savaşı kazanmaktan alıkoymayacak. Bunun İran'la bir ilgisi var mı bilmiyorum. Bildiklerimize dayanarak öyle olmadığını düşünüyorum. Ama biz harika işler yapmaya devam edeceğiz" dedi.

"Şüpheli, silahlı saldırı ve ateşli silah bulundurma gibi farklı suçlamalarla yargılanacak"

ABD Adalet Bakanı Vekili Todd Blanche ise şüphelinin silahlı saldırı ve ateşli silah bulundurma gibi farklı suçlamalarla yargılanacağını belirterek, "Soruşturma yeni başladı ve devam ediyor. Arama izinleri üzerinde halihazırda çalışan ve işlerini yapan federal kolluk kuvvetleri var. Erken konuşarak onların önüne geçmek istemiyorum. Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Kash Patel ve ben kısa bir süre önce olay yerindeydik. Herkesin içi rahat olsun çünkü Büyükşehir Polis Departmanı, FBI, Gizli Servis, kısacası herkes olay yerinde görevini yapıyor" diye konuştu.

FBI Direktörü Patel'den "olayla ilgili herhangi bir bilginiz varsa FBI hattını arayın" çağrısı

FBI Direktörü Kash Patel de herkesin yaşanan olay nedeniyle ABD kolluk kuvvetlerinin kararlılığını gördüğünü söyledi. FBI'ın diğer güvenlik birimleri ile işbirliği içinde hızla olaya müdahale ettiğini aktaran Patel, "Uzun namlulu silah ile boş kovanlar da dahil olmak üzere olay yerinde bulunan tüm balistik deliller inceleniyor. Tanıklarla görüşmeler yapıyoruz. Bu olayla ilgili herhangi bir bilginiz varsa FBI hattını arayın. Hiçbir bilgi kırıntısı önemsiz değildir. Hepsini değerlendireceğiz. Bu şahsın geçmişini derinlemesine inceleyeceğiz. Onun tek başına hareket eden bir 'yalnız kurt' mu olduğunu yoksa başkalarının adına mı hareket ettiğini kesinleştireceğiz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İEÜ Yayınevi dünya sahnesinde İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Yayınevi, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın (ÜAK) belirlediği tüm kriterleri yerine getirerek ‘uluslararası yayınevi’ statüsü kazandı. İEÜ Yayınevi’nin hazırladığı kitaplar, dünyada ilk 500’de yer alan birçok üniversitenin kütüphanesinde yer alarak gençlerle buluşmaya başladı. İEÜ Yayınevi’nden Sorumlu Rektör Danışmanı Prof. Dr. Gözde Yazgı Tütüncü, "Üniversitemizin 25’inci yaşını kutladığımız bu özel yılda, dünyanın en iyi yayınevleri arasına adımızı yazdırdığımız için mutlu ve gururluyuz" diye konuştu. İzmir’in kültürel ve entelektüel birikimini besleyen, akademik üretimi görünür kılan ve bu üretimi kalıcı eserlere dönüştüren İzmir Ekonomi Üniversitesi Yayınevi, ‘uluslararası yayınevi’ statüsünü kazanmak için planlı ve stratejik adımlar attı. ÜAK tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda hareket eden İEÜ Yayınevi, bilginin kampüs dışına çıkarak topluma yayılmasına öncülük etti. En az dört yıl uluslararası düzeyde düzenli faaliyet yürütülmesi, yayımlanan eserlerin yurt dışındaki üniversitelerin kütüphanelerinde kataloglanması ve aynı alanda farklı yazarlara ait en az 20 kitabın yayımlanmış olması gibi birçok kriteri yerine getiren İEÜ Yayınevi, uluslararası akademik ağın bir parçası haline geldi. "İzmir’in bilgi ekosistemi güçleniyor" İEÜ Rektör Danışmanı Prof. Dr. Gözde Yazgı Tütüncü, akademik ve bilimsel içeriklerin nitelikli biçimde yayımlanmasının, toplumsal gelişimin en temel yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, "Yayınevimizin uluslararası statü kazanması, üniversitemizin bilgi üretme ve bu bilgiyi toplumla paylaşma konusundaki kararlılığının güçlü bir göstergesi oldu. Bilgi; erişilebilir ve sürdürülebilir hale geldiğinde gerçek etki meydana getirir. Bu anlamda yayınevimiz, üniversitemizin ürettiği bilginin kampüs sınırlarını aşarak topluma, kente ve dünyaya ulaşmasını sağlayan kritik bir köprü görevi üstleniyor. Yayınevimiz, İzmir’in bilgi ekosistemini güçlendiriyor. Aynı zamanda yerel ile evrensel arasında bağ kurarak İzmir’i uluslararası akademik dolaşımın bir parçası haline getiriyor" ifadelerini kullandı. "Küresel ölçekte etki artacak" Prof. Dr. Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yayınevimizin rolü, yalnızca kitap basmakla sınırlı değil. Biz; gençlerin eleştirel düşünme, araştırma ve üretme becerilerini geliştiren bir yapı olarak hareket ediyoruz. Nitelikli kaynaklara erişim imkanı sağlayarak öğrencilerin kişisel ve akademik gelişimini destekliyoruz. Bu yönüyle yayınevimiz, üniversitemizin eğitim misyonunu tamamlayan ve derinleştiren önemli bir unsur. Eserlerimizin, dünyanın önde gelen üniversitelerinin kütüphanelerinde yer alması ise üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun somut bir çıktısı. Bu başarı, sadece akademik üretimin kalitesini değil, aynı zamanda üniversitemizin küresel ölçekte görünürlüğünü ve etkisini de artıracak."
Manisa Mesir Fener Alayı şölene dönüştü 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen Fener Alayı, binlerce kişinin katılımıyla dev bir şölene dönüştü. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen Halk Dansları Gala Gecesi ise 12 ülkeden gelen misafirlerin performanslarıyla festivale uluslararası bir renk kattı. UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan köklü gelenek, bir hafta süren etkinliklerle kentte büyük bir heyecana neden oldu. Festivalin en görkemli anlarından biri olan fener alayı, Kafe Sera önünden başlayarak Manisa sokaklarını adeta bir karnaval alanına çevirdi. Yürüyüşe; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Özge Arslan, belediye meclis üyeleri, Manisa’yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Şehir merkezinde halkın yoğun sevgi gösterileri eşliğinde ilerleyen kortej, Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Cumhuriyet Meydanı’ndaki programın devamında düzenlenen Halk Dansları Gala Gecesi, tam bir görsel şölene ev sahipliği yaptı. 12 farklı ülkeden Manisa’ya gelen dans grupları, kendi kültürlerine özgü performanslarını sergiledi. Renkli kostümleri ve etkileyici koreografileriyle izleyenleri büyüleyen ekipler, festivalin evrensel kardeşlik mesajını sahnede bir kez daha perçinledi. Gala gecesinde konuk ülke temsilcilerine plaket takdim eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Tam mesirin ruhuna uygun; tiyatrosu, doğa sporları, gastronomisi ve misafir ülkelerden gelen halk oyunlarıyla dopdolu bir festival yaşıyoruz. Manisa’yı bir kültür şölenine çeviren tüm misafirlerimize ‘hoş geldiniz’ diyor, onları en iyi şekilde ağırlayan hemşehrilerime teşekkür ediyorum." Başkan Dutlulu, pazar günü öğle saatlerinde Sultan Camii külliyesinde gerçekleştirilecek tarihi saçım törenine de tüm halkı davet ederek, "486 yıldır ecdadımızdan miras kalan bu güzel geleneği, hiçbir ayrım gözetmeksizin herkesle paylaşmaya devam edeceğiz. Tüm vatandaşlarımızı bu büyük coşkuya ortak olmaya bekliyoruz" dedi. Kortejden galaya uzanan bu renkli geceyle festival coşkusu zirveye taşınırken, Manisalılar tarihi miraslarına sahip çıkmanın gururunu bir kez daha yaşadı.
İstanbul Barış Manço’nun şarkılarından esinlenilerek yapılan eserler sanatseverlerle buluştu Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) bünyesinde gerçekleştirilen ArtıKÜME ODAK 2025 seçkisi kapsamındaki "Mümkün" sergisi, Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun hatırasını sanatla buluşturdu. Kaligrafi sanatçısı tarafından Barış Manço’nun ölümsüz şarkı sözlerinden ilhamla hazırlanan 50 eser, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Doğukan Manço, "Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor. İşte o mesajların burada farklı yorumlanmasını görüyorum. Bu bana ayrı bir heyecan veriyor. Bu oluşumun içerisinde olmaktan çok duygulandım çok mutlu oldum" dedi. İstanbul’un tarihi mekanlarından Karaköy Palas’ta; ArtıKÜME 2025 seçkisi ile Türkiye genelindeki kültür sanat etkinliklerini sistematik biçimde kayıt altına alan ODAK projesinin tanıtım sergisi aynı çatı altında buluştu. Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından yürütülen çalışmalar doğrultusunda sanatın üretimiyle, kültürün verisi yan yana geldi. "Mümkün" isimli sergi de 25 sanatçının eserleri sanat severlerle buluştu. Barış Manço şarkıları kaligrafiyle hayat buldu Serginin en dikkat çekici bölümlerinden birini, Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun unutulmaz eserlerinden esinlenerek hazırlanan özel koleksiyon oluşturuyor. Kaligrafi sanatçısı Erhan Olcay imzasını taşıyan ve sanatçının şarkı sözlerini görsel bir şölene dönüştüren 50 tablo, ziyaretçileri nostaljik bir yolculuğuna çıkarıyor. Sergi alanını ziyaret eden Barış Manço’nun oğlu Doğukan Manço, babasının eserlerinin kaligrafi sanatıyla yorumlandığı tabloları incelerken duygu dolu anlar yaşadı. Eserler hakkında sanatçı Erhan Olcay’dan detaylı bilgi alan Manço, projenin babasının mirasını yaşatmak adına çok değerli olduğunu ifade etti. "Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor" Heyecanlı ve duygu dolu anlar yaşadığını ifade eden Şarkıcı ve DJ Doğukan Manço, "Burada Barış Manço’yu ciddi bir tema olarak işlemişler. Barış Manço’nun bizlere anlattığı o eserleri kendi yorumuyla görselleştiren ve bize bunları aktaran çok değerli bir serginin içerisindeyiz. Bu sergi insan oğlunun var oluşundan başlıyor ta ki ölümüne kadar. Bunları başka bir ağızdan dinliyor olmakla resmedilmiş halini görüyorum. Çok büyük bir heyecanla bakıyorum. Burada dört kapı eserinin yorumlanmasını görüyoruz. Ben bile dört kapıyı dinlerken bir dakika dur bir daha başka bir gözle bakayım diyorum. Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor. İşte o mesajların burada farklı yorumlanmasını görüyorum. Bu bana ayrı bir heyecan veriyor. Bu oluşumun içerisinde olmaktan çok duygulandım çok mutlu oldum" dedi. "50 parçanın hepsinde de Barış Manço’yu baz aldım" Sergide bulunan 50 eserinin hepsinde de Barış Manço’nun şarkılarından esinlendiğini belirten kaligrafi sanatçısı Erhan Olcay, "Sergimin ismi yolculuk. 3 yıldır üzerinde çalıştığım bir proje 50 parçadan oluşuyor. 2 bölüme ayırdım sergiyi birincisi insanın yolculuğunu anlattığım bir seçki diğeri de müzikal grafi diye adlandırdığım çalışmalardan oluşuyor. 50 parçanın hepsinde de Barış Manço’yu baz aldım. Sergimin ismi yolculuk o da Barış Manço’nun 2023, 2024 ikinci yolculuk, 2025 son yolculuk diye şarkıları var. Ben de eserlerimi o yıllarda oluşturduğum için aynı zamanda sergime isim vermiş oldu bu şarkılar. Her şarkıya bir eser yaptım" dedi.