EKONOMİ - 26 Nisan 2019 Cuma 11:08

TSM Global CEO’su Taner Sönmezer: '500 kişilik yeni istihdam oluşturarak ülkemiz ekonomisine katkı sağlayacağız'

A
A
A
TSM Global CEO’su Taner Sönmezer: '500 kişilik yeni istihdam oluşturarak ülkemiz ekonomisine katkı sağlayacağız'

Yük taşıma, kaldırma ve istifleme sektöründe 150 yıllık geçmişi olan, forklift ve depo içi ekipman üreticisi Yale, Türkiye’de TSM Global’in iştiraki Quick Lift ile distrübütörlük anlaşması imzaladı. Yale ile Quick Lift, forklift ve depo içi ekipman üretiminde verimliliği arttırarak, daha az maliyetle müşterilerinin istifleme sorunlarını çözmeyi hedefliyor.

Yale’in son teknoloji forklift ve depo içi ekipmanlarını da tanıtılacağı basın toplantısı, Intercity İstanbul Park’ta gerçekleştirildi. Yale Avrupa Başkanı Harry Sands ve TSM Global Ceo’su Taner Sönmezer gerçekleştirilen toplantıda; yük taşıma, kaldırma ve istifleme alanında Türkiye’de yeni yatırımları, sağlayacağı yeni istihdam olanakları, sektöre öncülük eden robotik ürün gamı ve istif makineleri sektörünün Türkiye ve Avrupa’daki geleceği hakkında bilgi verdi. 

"Türkiye’de 8 bin kişiye 1 forklift düşüyor"
Toplantıda konuşan TSM Global CEO’su Taner Sönmezer, TSM Global’in 2014 yılından bu yana Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Özbekistan’da satış ve satış sonrası hizmetler alanında faaliyet gösterdiğini söyledi. Türkiye’nin forklift pazarındaki durumuna da değinen Sönmezer, "Türkiye forklift pazarı normal dönemlerde yılda 10 bin adet ortalamasına sahiptir; ama bu sene maksimum 6 bin civarında bir pazar büyüklüğü söz konusu olacak. Biz 2019 yılını fırsat yılı olarak görüyoruz. Pazarın önü açılıyor, bu yıl beklenenden iyi durumdayız. Pazarda yükselen ivme 2020 Mart’ından sonra katlanarak artacak. İngiltere ve Fransa’da her 600-2 bin kişiye 1 forklift düşerken Türkiye’de her 8 bin kişiye 1 forklift düşüyor. Türkiye de kısa zamanda bu seviyeye çıkacaktır. İngiltere ve Fransa’da pazar yıllık yaklaşık 80-100 bin adet. Türkiye’nin bulunduğu coğrafi konumu düşünürsek, liman ülkesi olmamız ve kıtalar arası köprü görevi görmemiz açısından potansiyelimiz oldukça yüksek. Pazar büyüklüğünün önümüzdeki 5 yıl içinde 30 bin adede çıkmasının öngörüyoruz. TSM Global iştiraki olan Quick Liftfirması da Yale iş birliği ile gelişen bu pazarın lideri olacak" diye konuştu.

"500 kişilik yeni istihdam oluşturarak ülkemiz ekonomisine katkı sağlayacağız"
Yale ve Quick Lift arasındaki bu iş birliği ile özellikle lojistik, otomotiv, perakende, içecek, gıda, ambalaj, beyaz eşya ve elektronik sektörlerini hedeflediklerini de ifade eden Sönmezer, “Türkiye’ye yatırımları arttırmayı planlıyoruz. Türkiye’nin tüm sanayi şehirlerine yatırım yapmayı hedefliyoruz. Bünyemize 10-12 tane daha yeni bölge ve bayi ağı ekleyeceğiz. Yeni yapılanmalarda satış, servis, yedek parça, kiralama ve eğitim akademileri de kurduk. 3 sene içerisinde Quick Lift ve tüm bayi ağı olmak üzere 500 kişilik yeni istihdam oluşturarak ülkemiz ekonomisine ve istihdamına katkı sağlayacağız" dedi.

"Robotik ürünler Türkiye’ye geliyor"
Her yıl 40 milyon euroluk AR-GE yatırımı yapan Yale Grup’un 10 yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı robotik ürünlerinin Türkiye pazarına gireceğini söyleyen Sönmezer, "Bu yeni endüstri 4.0 teknolojisi ürünlerin çalışma maliyetlerini düşürüp verimliliği arttıracak. Robotik ürün gamının farklılaşma noktası navigasyon teknolojisi ile bağlantılı. Bu teknoloji sayesinde Yale robotik ürünleri özel bir altyapı yatırımına ihtiyaç duymayacak. Bu çözümü tek bir makineden büyük bir filoya kadar sunabileceğiz. Yakıt yerine batarya ile çalışan forklift teknolojisi maliyetleri oldukça düşürecek" diye konuştu. 

Gelecek 10 yılın teknolojisini bu günden öngörerek robotik ürünlerin üretildiğinin de altını çizen Sönmezer, bu yeni ürünlerin hem KOBİ’ler hem de büyük ölçekli firmalar için önemli bir kaynak tasarruf kalemi olacağını ifade etti.

"24 saat içinde ürün ve yedek parça temin edebiliyoruz"
Yale’in Avrupa’daki geniş dağıtım ağı sayesinde gerek makine teslimatlarını gerekse ihtiyaç halindeki yedek parça teminlerini çok hızlı gerçekleştirebildiklerini de belirten Sönmezer, Quick Lift’in geniş bayi ve servis ağı ile 24 saat içinde Türkiye’nin her noktasına erişebildiklerini, özellikle yedek parça taleplerinin yaklaşık yüzde 90’lık bir oranını raftan karşılayabildiklerini bildirdi.

"Türkiye’nin büyümesine büyük önem veriyoruz"
Quick Lift’in Yale firmasının ürettiği forklift, ve depo içi ekipmanların satış, kiralama ve satış sonrası hizmetlerinden sorumlu olacağını söyleyen Hyster-Yale Grup Emea Bölgesi Başkan Yardımcısı Harry Sands ise "Bu işbirliği sayesinde Türkiye’nin tüm bölgelerinde yaygın, etkin satış ve satış sonrası hizmetlerimizi sunabileceğiz. Türkiye’deki potansiyeli bildiğimiz için buraya yatırımlar yapıyoruz. Türkiye’nin büyümesine önem veriyoruz. Türkiye pazarı önemli bir pazar, Quick Lift ile Türkiye’de önemli bir yol kat edeceğiz" şeklinde konuştu.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Turizm gelirlerimiz güçlü performansını sürdürüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,2 artan turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Turizm gelirlerimiz güçlü performansını sürdürüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,2 artan turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı. Ziyaretçi sayısındaki artış ve kişi başı harcamadaki yükseliş bu performansı destekledi. Bölgemizde artan jeopolitik gerilimlere rağmen ekonomik aktivite üzerindeki etkileri sınırlamak ve dayanıklılığımızı güçlendirmek için adımlarımızı kararlılıkla atıyoruz. Bu çerçevede, döviz kazandırıcı hizmet ihracatımızın önemli bir bileşeni olan turizm sektörünü desteklemek amacıyla Turizm Destek Paketi’ni devreye aldık ve böylece sektöre 60 milyar lira ilave teminat ve kredi imkanı sağlamış olduk. Cari açığın azaltılmasına, istihdamın güçlendirilmesine ve büyümeye katkı sunan sektörlerimizi desteklemeyi sürdürecek; artan bölgesel risklere rağmen programımızın temel önceliklerinden taviz vermeden ekonomimizin dayanıklılığını güçlendirmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
İstanbul İstanbul’un kentsel dönüşümüne küresel sermaye Türkiye’nin inşaat ve gayrimenkul sektörü, sadece yerel dinamiklerle değil, uluslararası yatırım ağlarıyla entegre bir büyüme sürecine giriyor. Bu sürecin merkezinde yer alan İstanbul 2020 A.Ş., "Selvi" markası çatısı altında geliştirdiği projelerle hem kentin çehresini değiştiriyor hem de yabancı sermayenin Türkiye’ye gelişinde önemli bir rol üstleniyor. İstanbul 2020 A.Ş., Selvi Park Evleri, Selvi Comfort ve Selvi Konakları ile başladığı yolculuğuna, Selvi markası adı altında hayata geçireceği çok sayıda yeni projeyi eklemeyi planlıyor. Yapılan açıklamaya göre, şirketin belirlediği pusula; sadece modern konutlar inşa etmek değil, toplu konut hamleleriyle İstanbul’un en kritik ihtiyacı olan kentsel dönüşüm sürecine kalıcı çözümler sunuyor. Bu vizyon doğrultusunda planlanan yeni projeler, deprem dirençli ve modern şehircilik anlayışına uygun yapısıyla İstanbul’un geleceğine dair somut bir vizyon çiziyor. Şirketin bu genişleme stratejisi; Mehmet Şerif Kızılgüney, Faruk Aydın, Ömer Faruk Kızılgüney, Mustafa Konukız, Abdullah Kızılgüney, Fatih Kızılgüney, Ahmet Kızılgüney, Gülsevim Gür, Mehmet Işık, Bilge Kocaoğlu ve Hüseyin Bisky’den oluşan kadronun koordinasyonuyla sahaya yansıtılıyor. Yabancı sermaye Türkiye’nin kentsel dönüşümüne kaynak oluyor Kurumsal yapılanma sürecini tamamlayan Kurum Company Group adına Dubai’den süreci yöneten Ahmet Hüsrev Kurum, kentsel dönüşümün finansmanında yabancı sermayenin önemine dikkat çekti. Dubai’deki çalışma ve gözlemlerini aktaran Kurum, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dubai şu an ekonomik anlamda bir ’koza süreci’ yaşıyor; bu dönemin ardından çok daha güçlü bir şekilde sahalara dönecektir. Ancak bu 1-2 yıllık geçiş döneminde bizim önceliğimiz, Türkiye ile Orta Doğu arasındaki yatırım köprüsünü daha sarsılmaz bir hale getirmektir. İstanbul 2020 A.Ş. ile çizdiğimiz gelecek vizyonunda kaynağımızı sadece yurt içi sermaye ile sınırlı tutmuyoruz. Yabancı yatırımcıların güvenle Türkiye’ye gelmesi ve bu sermayenin İstanbul’un kentsel dönüşüm ihtiyacını karşılayacak büyük toplu konut projelerine aktarılması için yoğun bir çalışma yürütüyoruz." Genç iş insanı Ömer Faruk Kızılgüney ile yürütülen iş birliğinin profesyonel bir yöneticilik anlayışına dayandığını belirten Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ömer Faruk Kızılgüney’in sahadaki tecrübesi ve ’Selvi’ markasının oluşturduğu güven, uluslararası sermayenin rotasını Türkiye’ye çevirmesinde en büyük etkenlerden biridir. Gelen bu yatırımları Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ve Portföy Yönetim Şirketleri aracılığıyla, şeffaf ve denetlenebilir bir sistemle yöneterek hem yabancı yatırımcıya güvenli liman sağlıyor hem de ülkemizin kentsel dönüşüm hedeflerine küresel bir finansman desteği oluşturuyoruz. Hedefimiz, ticari hacmi güçlendirirken iki taraf arasındaki bu bağı profesyonel bir yöneticilikle korumaktır."
Kayseri Zehra Kardaş: "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş, aşının önemine dikkat çekerek, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" dedi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı tarafından Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde "24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası" kapsamında bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, sağlıklı bireyler ve güçlü toplumlar için aşının vazgeçilmez rolüne dikkat çekildi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş yaptığı açıklamada, "Aşılar, modern tıbbın en etkili ve güvenli koruyucu sağlık uygulamalarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşılar sayesinde her yıl milyonlarca insan ciddi hastalıklardan korunmakta ve yaşamını sürdürmektedir. Geçmişte büyük salgınlara yol açan pek çok hastalık, aşılama programları sayesinde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da nadir görülür hale gelmiştir" dedi. "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir. Çocukluk çağından erişkinliğe kadar yaşamın her döneminde aşılar, bireyleri enfeksiyonlara karşı korurken aynı zamanda toplum sağlığını da güçlendirir. Özellikle bebekler, yaşlı bireyler ve kronik hastalığı olan kişiler için yaygın aşılama, koruyucu bir kalkan oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Ulusal aşı takvimine uygun olarak yapılan aşılar; kızamık, difteri, boğmaca ve daha birçok hastalığın önlenmesinde büyük başarı sağlamıştır. Aşılar sayesinde çocuklarımız daha sağlıklı büyümekte, hastalık yükü azalmakta ve yaşam kalitesi artmaktadır. Bu özel hafta kapsamında toplumumuzu, aşı takvimine uygun şekilde aşılarını yaptırmaya, sağlık profesyonellerinden doğru bilgi almaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden aktif şekilde yararlanmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
Karabük Karabük Belediyesinden yaşlılara yönelik dev proje Karabük Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında yaşlı ve engelli vatandaşlara yönelik hizmetlerini genişletiyor. Yaşlı Destek Programı (YADES) ile yürütülen çalışmaların kapsamı büyütülerek 65 yaş üstü ihtiyaç sahibi tüm vatandaşları içine alacak şekilde yeniden düzenlendi. Daha önce evden çıkamayan ve yatağa bağımlı hastalara yönelik sürdürülen bakım hizmetleri, yeni düzenlemeyle birlikte yalnız yaşayan, gündelik ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan ve desteğe ihtiyaç duyan yaşlı vatandaşları da kapsayacak. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Yaşlı ve Engelli Bakım Birimi ekipleri, belirli program dahilinde vatandaşların evlerini düzenli olarak ziyaret edecek. "Hem bakım hizmeti hem gönül bağı" Proje kapsamında vatandaşlara yaşam alanı temizliği, çarşaf değişimi, banyo, saç kesimi, tırnak kesimi ve kişisel bakım hizmetlerinin yanı sıra psikososyal destek de verilecek. Alanında uzman ekipler tarafından sunulacak hizmetlerle, yaşlı bireylerin hem ihtiyaçlarının karşılanması hem de kendilerini güvende ve değerli hissetmeleri amaçlanıyor. Ekiplerin ziyaretlerinde sadece hizmet sunulmayacağı, aynı zamanda vatandaşlarla birebir iletişim kurularak sosyal bağların güçlendirileceği belirtildi. "Büyüklerimiz bu şehrin hafızasıdır" Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, yaşlıların toplumdaki önemine dikkat çekerek, "Büyüklerimiz bu şehrin hafızası, bereketi, duasıdır. Onlara uzanan her elin aslında geleceğimize uzandığını biliyoruz. Bugüne kadar evden çıkamayan hastalarımıza ulaşarak yanlarında olduk. Şimdi YADES ile bu desteği daha da büyütüyor, 65 yaş üstü tüm ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın hayatına dokunmayı hedefliyoruz" dedi. Çetinkaya, "Kapılarını çaldığımız her büyüğümüzün yüzünde bir tebessüm, kalbinde bir huzur bırakmak istiyoruz. Onlara sadece bakım hizmeti değil; evlat sıcaklığı, aile şefkati götürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Hedef daha fazla vatandaşa ulaşmak" Karabük Belediyesi’nin halihazırda yaklaşık 140 vatandaşa evde bakım hizmeti sunduğu, aylık ziyaretlerle 400 haneye destek sağladığı belirtildi. Yeni proje ile birlikte evde bakım hizmetinden yararlanan kişi sayısının 300’e, temizlik ve teknik destek hizmeti sunulan hane sayısının ise 1000’e çıkarılması hedefleniyor. "Sıcak Yemek Desteği Sürüyor" Başkan Çetinkaya, sosyal destek çalışmalarının önemli bir parçası olan aşevi hizmetlerine de değinerek, "Aşevimizde her gün pişen sıcak yemekleri ihtiyaç sahibi ve yaşlı vatandaşlarımızın kapısına kadar ulaştırıyoruz. Biz bu şehirde kimsenin kendini yalnız hissetmesini istemiyoruz" diye konuştu. Karabük Belediyesi’nin YADES kapsamında hayata geçirdiği bu kapsamlı destek modeli, yaşlılara yönelik vefa örneği olarak öne çıkıyor.